Tarık Sezai KARATEPE

Tarık Sezai KARATEPE

YEZİD’İ KİM SEVER!


 
Kerbela, müslümanın bağrına saplanan bir hançer; bir yürek yarası.
Resulullah"ın en sevgili Hüseyin"inin aç, susuz bırakıldığı acılar diyarı.
Hüseyin, yeryüzünde duruluğun, sevginin, fedakarlığın simgesi.
O"nun yasını tutmak, şuurun zirvesi.
Hangi taşlaşmış kalpler, bu mü"min yüreği çöle hapsetti.
Nasıl bir vahşetti ki sevgiyi yok etti, fitne kazanını kaynattı?

Her musibetten ders alan olgun bedenler,
bu acının müsebbiblerini Allah"a havale ederek, yeryüzünü fethe çıktılar,
belki de Kerbela"dan uzaklaşarak yüreklerini kinden arındırdılar.

Hem, acıyı her an yaşamak, her hayra mani olurdu.
Bu yüzdendir ki Kerbela, bütün sarsıntılarına rağmen akl-ı selimle karşılandı.

Kerbela"yı anlamak, bize bir imkan sunuyor;
Uyanık olmayı, “kendinden” yönetici seçmeyi, Allah"ın ipi"ne sımsıkı sarılmayı, dağılmamayı, parçalanmamayı;
inandığını yaşamayı; yaşadığına inanmamayı…

Bir an için hafızamızı dün"e kapayalım:
Kerbela yaşanmasaydı ne olurdu?
Birlik olurdu.
Yezid"e kim taraftar?
Hiç kimse.
Sorunun kaynağı ne?
Bugün dünyayı parselleyenler, o gün fitne ateşini yakanlardır.
Ayrılık nereye kadar?
Nöbet değişimine kadar.

On beşinde İslam"ı kabullenen,
Hicret gecesi canı pahasına Resul"ün evini koruyan,
bütün cephelerde yüreğini ortaya koyan Ali"ye bağlılık, bugün de bir samimiyet sınavı.

Kavramlar dünyasında boğulmadan,
sadece “Müslümanlık” üst kimliğiyle varolan sorunların üstesinden gelmek mümkün.

“Böyle gelmiş, böyle gider.” tembelliğiyle bu dünyaya sunacağımız bir katma değer yok!

Sınırlı dünyamızdan sıyrılarak, sınırsız ufuklara yelken açmak!

Bir Alevi dedesi:
“İsrail, Gazze"den derhal çekilmeli, yoksa!..” dese;
bir başkası,
Afganistan"daki NATO varlığının kan ve gözyaşı getirdiğini,
diğeri,
kapitalist düzenin dünyayı kararttığını,
Kuzey"in Güney"i ezdiğini…

bir diğeri de,
"kamusal alanın halkın alanı olduğunu,
temel insan haklarının halka rağmen çiğnenemeyeceğini,
kıyafetin bedenin bir parçası olduğunu,
tep tip insan modelinin çağdışılığını"
dile getirse,

oyları çantada keklik gören zavallılar, fena halde bozulacaklar.

Yaşadığımız toprakların daha müreffeh olması,
öbekler arasındaki söylem farkının giderilmesinden geçer;

“Söylersem dışlanırım”
“Dışlan!”
Dışlandıkça, kendini daha iyi ifade edersin.
İyi de partim, grubum, ekibim ne der?
Olmaz olsun, ya da seninle beraber olsun!

Şu dünyada saygıyla anılanlar, herkes gibi olanlar değil, sadece kendisi olanlardır.
“Başkası olma kendin ol, böyle çok daha güzelsin!”

Yeniden Büyük Anadolu; eylemde bir, söylemde bir; özü, sözü aynı; aydın yüreklerle kurulur.

Dün Hiroşima… Bugün Kerbela… Yarın…

“Kurşun adres sormuyor!”
 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
26 Yorum