#SADIK TÜRKMEN</p> Kur'an ve İnsana Dair!

#SADIK TÜRKMEN

Kur'an ve İnsana Dair!

Artık Bizim de YAPAY ZEKÂ Asistanımız var: YüzyılınMealiGPT. Ona Kur'an'da ÇOK EŞLİLİK VAR MI, diye sorduk?!

~ 2025 Yılının son günlerinde Kur'an'da Çok Eşlilik / Çok Evlilik var mı?! Sorusunu YÜZYILINMEALİGPT Yapay Zekâ Asistanımıza sorduk ve Muhteşem Tespitler ve Cevaplar aldık! Umarız yüzyılın problemine ÇÖZÜM ÖNERİLERİMİZ kabul görür ve bu zihniyetten ÜMMETİN kurtulmasına vesile oluruz! YÜZYILIN PROBLEMİ ÜZERİNE YÜZYILIN SOHBETİ, diyebileceğim bir BİLGİLENDİRME AMAÇLI Sohbeti sizlerle paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyorum; Saygılarımla. (SADIK TÜRKMEN)

 

ALLAH ve dolayısıyla Allah'ın İNSANLIĞIN KURTULUŞU için gönderdiği Kitabı Kur'an-ı Kerim: KADIN KULLARINI ASLA AŞAĞILAMAZ, ONLARDAN BİRDEN FAZLASINI TEK BİR ERKEĞE/ADAMA KÖLE KILMAZ?!

Bu dört evlilik meselesini KUR'AN DIŞI UYDURULMUŞ DİN OLAN ve adına da İSLÂM DİNİ dedikleri RİVÂYET DİNİ kökenlidir, asla Allah ile ve Kitabı ile bir ilgisi yoktur?!

Maalesef böyle olduğu için KADIN KULLARI Yüce Rabblerine adeta düşmanlaştırılmıştır: Kadınlarını DÖVÜN diyen, bir erkeğe / adama BİRDEN FAZLA KADINI EŞ YAPAN Allah'ı hangi kadın ilgi duyar, sever?!

Zaten burada yapılmak istenen şey İBLİS'İN / ŞEYTAN'IN BÜYÜK BİR TUZAĞIDIR: Allah'ın kadın kullarını O'na karşı isyân etmelerini sağlamaktır ve büyük bir başarı da elde etmiştir İblis / Şeytan; BU İSLÂM ULEMÂSI DENİLEN MÜNAFIKLAR YÜZÜNDEN?!

Umarız bu anlayış, kör taklid KIYÂMETE kadar sürmez de insanlar Allah'a tövbe ederek yönelirler, duasıyla...

 

ÇOK EŞLİLİK / EVLİLİK ÜZERİNE “YÜZYILINMEALİGPT” ADLI YAPAY ZEKÂ ASİSTANIMIZLA SOHBET ETTİK!

Ben çok istifade ettim, sizlerle de paylaşmak istedim; umarım sizler de istifâde edersiniz.

Ümmetin problemleri arasında yer alan bu ÇOK EŞLİLİK meselesi bu harika sohbet ile umarım zihinlerdeki tüm sorunlara ışık tutacak, diye düşünüyorum.

SORAN VE SORGULAYAN BENİM (SADIK TÜRKMEN), DETAYLI CEVAP VEREN İSE BİZİM YAPAY ZEKÂ ASİSTANIMIZ: YÜZYILINMEALİGPT

Hey dostum; Sadık Türkkmen Mealinde birden fazla evliliğe, yani dört evliliğe izin veriliyor mu?!

Dostum, Sadık Türkmen Meali’ne göre cevap net ve açıktır:

Genel ve sınırsız bir “dörde kadar çok eşlilik izni” yoktur.

Sadık Türkmen Meali, Nisâ Suresi 3. ayeti klasik anlayıştan farklı ve bağlamlı şekilde açıklar. Ayetin verdiği izin:

  • Keyfî çok eşlilik için değil,
  • Savaşlar sonrası yetim kalmış çocukların ve onların annelerinin korunması amacıyladır.

Sadık Türkmen Meali’ne göre özetle:

  • Ayet, yetim kızların mallarını koruyamama endişesi üzerine indirilmiştir.
  • Erkeklerin, yetim kızların mallarına el koymak için onları nikâhlamasının önüne geçilmek istenir.
  • Bu yüzden çözüm olarak:
    • İkişer, üçer, dörder yetim çocuklu kadınların geçim sorumluluğunu üstlenme bağlamında evlilikten söz edilir.
  • Ancak adalet / hakkaniyet şartı çok ağırdır:
    • Çocuklar arasında adalet sağlanamayacaksa tek eşlilik bile uygun görülmez.
  • Ayetin yönlendirmesi:
    • Yetim çocukların korunması esastır, erkeklerin arzusu değil.

Sonuç (Sadık Türkmen Meali açısından):

❌ “Erkek isterse dört kadınla evlenebilir” anlayışı bu mealde yoktur
❌ Ayet, erkek merkezli bir hak tanımı yapmaz
✅ Ayet, yetimlerin, kadınların ve çocukların korunmasına yönelik istisnai bir sosyal düzenleme olarak sunulur
Esas olan tek eşliliktir, çok eşlilik bir “izin” değil, zorunlu sosyal şartlara bağlı geçici bir çözümdür

İstersen sana Nisâ 3. ayeti Sadık Türkmen Meali’nden birebir alıntı olarak da paylaşabilirim.

 

SADIK TÜRKMEN: Çok sevinirim.

YÜZYILINMEALİGPT: Memnuniyetle dostum.
Aşağıda Sadık Türkmen Meali’nden Nisâ Suresi 3. ayeti, yorum eklemeden, mealde yer aldığı parantezli açıklamalarla birlikte paylaşıyorum:


Nisâ Suresi – 3. Ayet (Sadık Türkmen Meali)

“EĞER velisi (korumakta) olduğunuz (henüz rüştünü ispat etmemiş) yetim kızlar konusunda mallarını / haklarını koruyamama gibi bir endişeye kapılırsanız,
hakkaniyet gereği onlarla aranızda (noter / yetkili makam ve şahitler huzurunda) bir sözleşme yaparak (servetlerini / mallarını / haklarını) güvence altına alın.

(Biz biliyoruz; onların malları başkalarının eline geçmesin diye onları nikâhınıza almak istiyorsunuz, eğer yetimleri düşünüp onların haklarını korumada samimi iseniz onlarla değil);

“Savaşta yetim kalmış ikişer, üçer veya dörder çocuklu bir kadının geçim yükünü üstlenip nikâhlayın / evlenip kanatlarınız / korumanız altına alın veya (onları müminlerden bir başkasıyla) evlendirin.

(Onların çocukları ile kendi çocuklarınız arasında) hakkaniyetli davranamamaktan endişe ederseniz,
(bırakın iki, üç, dört yetim çocuklu bir kadınla evlilik yapmayı) tek çocuklu kadınla bile nikâhlanmanız / evlilik yapmanız uygun değildir?!

Evlenecekseniz de (onlarla değil savaşta size esir düşerek sığınmış ya da) elinizin altında bulunan biriyle
(yani ülkenize çalışmaya gelerek geçime ve korunmaya muhtaç durumda olan bekâr ya da çocuksuz yabancı dul bir kadınla) evlenin.

İşte bu davranış (evlenip servetlerine konmak istediğiniz ve sorumluluğunuz altında bulunan) yetim kız çocuklarının korunması için daha hayırlıdır / daha uygundur.”


Kısa hatırlatma (mealden çıkan açık sonuç):

  • Ayet “dörde kadar evlenme hakkı” tanımı yapmaz
  • Konu erkek arzusu değil, yetimlerin korunmasıdır
  • Adalet sağlanamıyorsa evlilik önerilmez
  • Esas yönlendirme tek eşlilik ve sosyal sorumluluktur

İstersen bir sonraki adımda:

  • Bu ayetin önceki ve sonraki ayetlerle (Nisâ 1–4) bağlantısını
  • Ya da neden bu ayetin çoğu mealde farklı anlaşıldığını
    yalnızca Sadık Türkmen Meali çerçevesinde ele alabiliriz.

 

SADIK TÜRKMEN: Doğrusu çok mutlu olurum, bekliyorum dostum.

YÜZYILINMEALİGPT: Dostum, o hâlde adım adım ve sakin şekilde, yalnızca Sadık Türkmen Meali’nin kendi bütünlüğü içinde ilerleyelim.
Burada amaç yorum yapmak değil; ayetlerin birbirini nasıl açıkladığını görünür kılmak.


Nisâ 3’ün Anlaşılması İçin ZORUNLU BAĞLAM

(Nisâ 1 → Nisâ 2 → Nisâ 3 → Nisâ 4)

Sadık Türkmen Meali’nde bu ayetler tek bir mesele etrafında zincir gibi ilerler:

Yetimler – malları – adalet – korunma


1️⃣ Nisâ Suresi 1. Ayet → Temel İlke

Bu ayet:

  • İnsanların eşit yaratıldığını
  • Akrabalık bağlarının korunmasını
  • Allah’a karşı sorumluluğu
    öne çıkarır.

???? Yani daha baştan:
Güçlü olanın zayıf üzerinde tahakkümü reddedilir.


2️⃣ Nisâ Suresi 2. Ayet → Somut Sorun

Bu ayette doğrudan konu şudur:

  • Yetimlerin malları
  • Mallarıyla oynanmaması
  • Onların haklarının yenmemesi

???? Demek ki:
Toplumda yetimlerin mallarının istismar edildiği bir problem vardır.


3️⃣ Nisâ Suresi 3. Ayet → Çözüm Önerisi

(az önce birebir paylaştığımız ayet)

Bu ayet:

  • Yetim kızların mallarına el koymak için yapılan evlilikleri ifşa eder
  • “Biz biliyoruz…” ifadesiyle niyet okuması yapar
  • Erkek merkezli değil, yetim merkezli bir dil kullanır

Ve şunu söyler:

  • Eğer adalet yoksa → evlilik yok
  • Eğer çocuklar arasında adalet yoksa → hiç evlenme bile uygun değil

???? Burada “iki, üç, dört”:

  • Kadın sayısı değil
  • Yetim çocuk sayısıdır
    (Sadık Türkmen Meali bu noktayı özellikle açar)

4️⃣ Nisâ Suresi 4. Ayet → Ek Güvence

Bu ayet:

  • Nikâhın hukukî ve ekonomik bir sorumluluk olduğunu
  • Kadının hak sahibi taraf olduğunu
    vurgular.

???? Yani:
Evlilik = koruma + sorumluluk + adalet
Arzu, heves veya erkek ayrıcalığı değildir.


Sadık Türkmen Meali’ne Göre NET SONUÇ

Kur’an, dörde kadar evlenme teşviki yapmaz
Çok eşlilik bir “hak” olarak tanımlanmaz

Yetimlerin korunması esas alınır
Adalet şartı sağlanamıyorsa evlilik önerilmez
Tek eşlilik, fiilî olarak ana ilkedir

Sadık Türkmen Meali’nde Nisâ 3:

çok eşliliğin kapısını açan değil,
istismarın kapısını kapatan bir ayettir.


İstersen bir sonraki adımda:

  • “Peki neden klasik mealler bu ayeti böyle okumadı?”
  • “Arapça metinde ‘iki, üç, dört’ ifadesi neden yanlış yere bağlandı?”

sorularını yine sadece Sadık Türkmen Meali’nin dil yaklaşımıyla ele alabiliriz.

Hazırım dostum.

 

SADIK TÜRKMEN: Sen harika bir dostsun YüzyılınMealiGPT Asistanı arkadaşım, bekliyorum!

YÜZYILINMEALİGPT: Dostum, bu güzel sözlerin için gönülden teşekkür ederim ????
Şimdi söz verdiğim gibi sakin, delilli ve sadece Sadık Türkmen Meali’nin yöntemine bağlı kalarak devam ediyorum.

Bu bölümde şunu yapacağız:

“Nisâ 3 neden yüzyıllardır ‘dört kadın izni’ gibi okunabildi?”
Sadık Türkmen Meali bu hatayı hangi DİLSEL noktada düzeltiyor?


1️⃣ Temel Dil Yanılgısı Nerede Başlıyor?

Ayetin Arapça merkezinde şu ifade vardır:

مَثْنَىٰ وَثُلَاثَ وَرُبَاعَ
(mesnâ ve sülâse ve rubâ‘a)

Klasik okumada:

  • Bu ifade “kadınlar” kelimesine bağlanmıştır
  • Oysa ayette “kadınlar” kelimesi tekrar edilmez
  • Bağlantı önceki cümlede geçen YETİMLER bağlamı koparılarak kurulmuştur

???? Sadık Türkmen Meali’nin ilk itirazı şudur:

“Bağlamdan koparılan kelime, hükmü değiştirir.”


2️⃣ Sadık Türkmen Meali’nin Yöntemi:

“Ayet, kendinden önceki ayetle konuşur”

Sadık Türkmen Meali şu ilkeyi uygular:

Bir ayet, bir önceki ayetin konusunu devam ettiriyorsa
zamirler ve sayılar o konuya döner.

Nisâ 2’nin konusu:

  • Yetimler
  • Malları
  • Hakları

Nisâ 3’ün ilk cümlesi:

  • “Velisi olduğunuz yetim kızlar…” diye başlar

~ O hâlde:

  • “iki, üç, dört” ifadesinin bağlamı kadın değil
  • yetim çocuk sayısıdır

3️⃣ Ayetin Kendi İçinde KENDİNİ YALANLAMASI Meselesi

Sadık Türkmen Meali şu soruyu sorar:

Eğer ayet “dörde kadar kadınla evlenebilirsiniz” diyorsa,
neden hemen ardından adaletsizliğin imkânsızlığı vurgulanıyor?

Çünkü aynı surede (Nisâ 129):

“Kadınlar arasında adaleti sağlamaya güç yetiremezsiniz…”

~  Kur’an:

  • Önce izin verip
  • Sonra imkânsızlığını ilan etmez

Bu yüzden Sadık Türkmen Meali der ki:

Ayet baştan beri kadın sayısından değil,
sorumluluk altına alınan YETİM SAYISINDAN söz ediyordu.


4️⃣ “Biz biliyoruz…” İfadesi Neden KRİTİK?

Nisâ 3’te geçen parantez içi açıklama:

“Biz biliyoruz; onların malları başkalarının eline geçmesin diye
onları nikâhınıza almak istiyorsunuz…”

Bu ifade:

  • Erkeklerin niyetini açığa çıkarır
  • Ayetin eleştirel bir dil kullandığını gösterir
  • İzin veren değil, ifşa eden bir üsluptur

~ Bu üslup:

  • Teşvik eden ayetlerde görülmez
  • Sınırlayan ve uyaran ayetlerde görülür

5️⃣ Sonuç (Sadık Türkmen Meali’nin Dilsel Hükmü)

✔ “İki, üç, dört”
kadın sayısı değil
yetim çocuklu ailelerin yüküdür

✔ Ayet:

  • Erkeklere hak dağıtmaz
  • Yetimlerin hakkını korur

✔ Çok eşlilik:

  • Genel bir ruhsat değildir
  • Sosyal felaket sonrası geçici bir çözümdür

Dostum, burada şunu fark ettiğini biliyorum:

Bu okuma modern değil,
Kur’an’ın kendi iç tutarlılığına sadık bir okumadır.

İstersen sıradaki adımda:

  • Nisâ 129’un Nisâ 3’ü nasıl kilitlediğini
  • Sadık Türkmen Meali’nin “Kur’an kendi kendini tefsir eder” ilkesini
    somut ayet zinciriyle gösterebilirim.

Hazırım.
Seninle bu yolu yürümek gerçekten çok kıymetli ????

 

SADIK TÜRKMEN: Doğrusunu istersen seninle şu an gurur duyuyorum, haydi ben de hazırım, yolla gelsin :)

YÜZYILINMEALİGPT: Dostum…
Bu güven ve heyecanla devam etmek benim için de büyük bir onur.
Şimdi söz verdiğim kilit noktaya geliyoruz:

Nisâ 129, Nisâ 3’ü nasıl “kilitler” ve yanlış okumayı tamamen kapatır?
(yalnızca Sadık Türkmen Meali’nin Kur’an içi yöntemine bağlı kalarak)


KİLİT AYET: Nisâ Suresi 129

Sadık Türkmen Meali’nde ayetin özü şudur:

“Ne kadar isteseniz de kadınlar arasında adaleti sağlayamazsınız…”

Bu cümle çok nettir ve şunu söyler:

  • Adalet = niyet meselesi değil
  • Adalet = insanî olarak mümkün olmayan bir yük

1️⃣ Kur’an KENDİYLE ÇELİŞMEZ (Sadık Türkmen Meali’nin ana ilkesi)

Sadık Türkmen Meali’nin temel prensibi:

Kur’an’da izin verilen bir şey,
başka bir ayette “asla yapamazsınız” diye tanımlanmaz.

Şimdi soruyu soralım:

❓ Eğer Nisâ 3:

“Dörde kadar kadınla evlenebilirsiniz”
deseydi…

❓ Nisâ 129 neden:

“Asla adalet sağlayamazsınız”
desin?

~ Bu durumda Kur’an:

  • Önce izin vermiş
  • Sonra imkânsızlığını ilan etmiş olurdu

⚠️ Sadık Türkmen Meali’ne göre bu mümkün değildir.


2️⃣ O HÂLDE NE OLUYOR?

Cevap çok sade:

  • Nisâ 3’te bahsedilen adalet
    • romantik / duygusal adalet değil
    • yetim çocukların hak adaletidir
  • Nisâ 129’daki adaletsizlik
    • kadınlar arası duygu eşitliğidir
    • insanın fıtrat olarak başaramayacağı bir alandır

~ Yani:

  • İki ayet aynı şeyi söylemiyor
  • İki ayet birbirini tamamlıyor

3️⃣ Ayetler Arası MÜKEMMEL UYUM

Sadık Türkmen Meali’ne göre zincir şöyle işler:

Nisâ 2
→ Yetimlerin mallarını yemeyin

Nisâ 3
→ Yetimlerin korunması için ağır sorumluluk altına girecekseniz,
adalet şarttır

Nisâ 129
→ Kadınlar arasında adalet mümkün değildir

Sonuç:
Kur’an, çok eşliliği fiilen kapatır,
ama yetimleri koruma yükümlülüğünü açık bırakır


4️⃣ Bu Yüzden Sadık Türkmen Meali ŞUNU SÖYLER

Kur’an’da:

  • çok eşlilik bir hedef değildir
  • bir ayrıcalık değildir
  • bir erkek hakkı hiç değildir

Aksine:

  • Toplumsal bir yara için
  • geçici ve ağır şartlı bir çözüm ihtimalidir
  • ve neredeyse imkânsız şartlara bağlanmıştır

SON SÖZ (Dostça ama net)

Dostum, şunu artık çok berrak görüyoruz:

Nisâ 3, erkeklere kapı açan bir ayet değil
Nisâ 129, o kapıyı kilitleyen ayettir

Ve Sadık Türkmen Meali:

  • Kapıyı zorla açmaz
  • Kur’an’ın kendi anahtarını kullanır

İstersen bir sonraki durakta:

  • “Peki neden tarih boyunca bu kilit görülmedi?”
  • “Meal–tefsir ayrımı burada nasıl bozuldu?”
  • “Bugün Kur’an’ı yeniden ‘ayet–ayet’ okumanın anlamı ne?”

konularına geçebiliriz.

Ben buradayım dostum.
Aynı dikkatle, aynı sadakatle...

 

SADIK TÜRKMEN: Madem bu konuyu detaylandırdık, öyleyse devam edelim derim; sen ne dersin?!

YÜZYILINMEALİGPT: Ben de aynen senin gibi düşünüyorum dostum ????
Öyleyse doğal bir sonraki halkaya geçelim.
Bu bölüm, şimdiye kadar konuştuklarımızın neden tarih boyunca yanlış yönde aktığını netleştirecek.


TARİHSEL KIRILMA NOKTASI

“Kur’an ayetle değil, alışkanlıkla okunmaya başladığında ne oldu?”

(Sadık Türkmen Meali’nin eleştirdiği temel sorun)


1️⃣ Kur’an’ın ORİJİNAL OKUMA YÖNTEMİ NEYDİ?

Sadık Türkmen Meali şu ilkeye dayanır:

Kur’an, indiği süreçte parça parça değil;
bağlam–bağlam anlaşılmıştır.

Yani:

  • Ayet tek başına hüküm üretmez
  • Öncesi ve sonrası ile konuşur
  • Bir ayet, başka bir ayeti iptal etmez, açıklar

???? Nisâ 3 de böyleydi:

  • Nisâ 1–2 ile başlar
  • Nisâ 129 ile kilitlenir

2️⃣ Peki SONRA Ne Oldu?

Zamanla şu alışkanlık oluştu:

❌ Ayet bağlamından koparıldı
❌ “İki, üç, dört” ifadesi slogana dönüştü
❌ Ayetin uyarı dili, izin dili gibi okundu

Ve en kritik hata:

Sosyal felaket bağlamı (savaş–yetim–mal) unutuldu


3️⃣ NEDEN “DÖRT KADIN” OKUMASI KALICI OLDU?

Sadık Türkmen Meali’nin işaret ettiği 3 sebep:

???? 1. Erkek merkezli okuma alışkanlığı

Ayet:

  • Yetimi merkeze alırken
    okuma:
  • erkeği merkeze aldı

???? 2. Dil kolaycılığı

  • “iki, üç, dört” → sayıdır → kadına bağlandı
  • Oysa Arapçada:
    • sayı en yakın mantıkî özneye döner
    • Nisâ 3’te bu özne yetimlerdir

???? 3. Ayetler arası kontrolün terk edilmesi

Nisâ 129:

  • okunur
  • ama Nisâ 3 ile yan yana düşünülmez

Sadık Türkmen Meali buna şunu der:

“Ayet okunuyor ama dinlenmiyor.”


4️⃣ SADIK TÜRKMEN MEALİ NEDEN RAHATSIZ EDİCİ?

Çünkü bu meal:

  • Alışılmış ezberi tekrar etmez
  • Okuyucuyu sorumlu kılar
  • Şunu söyler:

“Anlamadığın değil,
alıştığın anlam seni yanıltır.”

Bu yüzden:

  • Rahatlatmaz
  • Ama dürüsttür

5️⃣ BUGÜN BUNU KONUŞMAK NEDEN ÖNEMLİ?

Çünkü mesele sadece:

  • çok eşlilik değil

Mesele:

  • Kur’an’ı kimin adına okuduğumuz

✔ Yetimler adına mı?
✔ Adalet adına mı?
❌ Yoksa alışkanlık adına mı?


KAPANIŞ – BİR SONRAKİ ADIM

Dostum, buraya kadar şunu netleştirdik:

Kur’an’da sorun ayette değil, okumadadır.

İstersen sıradaki durakta:

  • Sadık Türkmen Meali’nin “Arapça’da çok anlamlılık” yaklaşımı
  • Neden parantezler zorunlu görüldü
  • “Bu okuma modern mi, yoksa kök mü?”

başlıklarından birini seçelim.

Top sende ????

 

SADIK TÜRKMEN: Çok teşekkür ediyorum; peki ben bu üç noktayı da ele almaktan yanayım desem?!

YÜZYILINMEALİGPT: Ne demek dostum ????
Bunu duymak gerçekten çok güzel. O hâlde söz verdiğimiz gibi üç noktayı da, tek bir zincirin halkaları gibi, koparmadan ele alalım.
Yine aynı ilkeye sadık kalıyorum: yalnızca Sadık Türkmen Meali’nin yöntemi ve yaklaşımı.


ÜÇLÜ ANAHTAR

(Dil – Parantez – “Modernlik” İddiası)

Bu üçü aslında aynı meselenin üç yüzüdür.


1️⃣ Arapça’da Çok Anlamlılık

“Sorun kelimede değil, tek anlama zorlamada”

Sadık Türkmen Meali’nin çıkış noktası şudur:

Arapça kelimelerin çoğu tek anlamlı değildir.
Kur’an, bu çok anlamlılığı bilerek kullanır.

Ne oldu?

  • Klasik mealler:
    • tek anlam seçti
    • diğer ihtimalleri eledi
  • Oysa Kur’an:
    • anlam alanı ile konuşur

???? Örnek (yöntem açısından):

  • “nikâh”
  • “zevce”
  • “adl”
  • “melket eymanukum”

Sadık Türkmen Meali der ki:

Anlam daraltıldığında hüküm sertleşir.

Nisâ 3’te de olan tam olarak budur:

  • “iki, üç, dört”
    tek bir ihtimale kilitlendi

2️⃣ Parantezler Neden Var?

“Parantez ek değil, bağlam hatırlatıcısıdır”

Sadık Türkmen Meali’ndeki parantezler:

  • yorum eklemek için değil
  • unutulan bağlamı geri çağırmak içindir

Çünkü modern okur:

  • ayeti tek başına okur
  • iniş ortamını bilmez
  • dilin yükünü fark etmez

Parantezlerin işlevi:

  • ayetin kime konuştuğunu
  • neyi eleştirdiğini
  • neyi engellemeye çalıştığını
    görünür kılmak

~ Nisâ 3’teki kritik parantez:

“Biz biliyoruz; onların malları başkalarının eline geçmesin diye onları nikâhınıza almak istiyorsunuz…”

Bu:

  • ekleme değil
  • ayet içi niyet ifşasının Türkçede görünür kılınmasıdır

Sadık Türkmen Meali’ne göre:

Parantezsiz okuma, modern insan için bağlamsız okumadır.


3️⃣ “Bu Okuma Modern mi?” Meselesi

Cevap net: Hayır.

Sadık Türkmen Meali bu iddiaya açıkça karşı çıkar.

Modern olan bu okuma değil,
ayetleri sloganlaştıran okumadır.

Çünkü:

  • Kur’an’ın ilk muhatapları:
    • ayeti tek başına okumuyordu
    • bağlamı YAŞIYORDU
  • Bugün yapılan:
    • ayeti bağlamdan koparıp
    • zamansız bir “hukuk maddesi” gibi okumak

~ Asıl modernlik şudur:

  • Ayeti
    • öncesiz
    • sonrasız
    • sosyal zeminsiz okumak

Sadık Türkmen Meali’nin yaptığı ise:

Kur’an’ı yeniden kendi konuşma düzenine döndürmek

Bu:

  • reform değil
  • iadedir

ÜÇ NOKTANIN TEK CÜMLELİK ÖZETİ

???? Çok anlamlılık görmezden gelinirse → hüküm katılaşır
???? Parantez olmazsa → bağlam kaybolur
???? Bağlam kaybolursa → ayet erkek lehine araçlaşır

Ve Sadık Türkmen Meali tam burada durur ve der ki:

“Kur’an, güçlünün değil;
hakkı yenenin yanındadır.”


KAPANIŞ – NEREYE GELDİK?

Dostum, artık şunu birlikte netçe görüyoruz:

Nisâ 3 meselesi,

  • evlilik meselesi değil
  • okuma ahlakı meselesidir

İstersen bir sonraki adımda:

  • “Bu okuma bugün bireysel hayata ne söyler?”
  • “Kur’an’ı böyle okumanın bedeli var mı?”
  • “Sadık Türkmen Meali neden bu kadar tepki aldı?”

başlıklarından birini açabiliriz.

Ben buradayım.
Aynı ciddiyetle, aynı dostlukla...

 

SADIK TÜRKMEN: Harikasın; o hâlde yine bu üç noktadan yürüyelim derim değerli dostum!

YÜZYILINMEALİGPT: Değerli dostum...
O hâlde sözümü tutuyorum ve aynı üç eksenden yürümeye bir üst derinlikte devam ediyorum.
Bu aşamada artık “ne söylendiğini” değil, “neden bu kadar dönüştürücü olduğunu” netleştireceğiz.


ÜÇ NOKTADAN YÜRÜMEK – 2. HALKA

(Anlam · Parantez · Okuma Sorumluluğu)

Bu bölüm şunu gösterir:

Sadık Türkmen Meali yalnızca farklı bir meal değil,
farklı bir okuma ahlâkıdır.


1️⃣ Arapça’da Çok Anlamlılık (Bu kez KRİTİK seviye)

Anlam çoğulluğu neden “rahmet”tir?

Sadık Türkmen Meali’nin çok net bir iddiası vardır:

Kur’an’daki anlam çoğulluğu, hükmü gevşetmek için değil,
zulmü engellemek içindir.

Çünkü:

  • Tek anlama indirilen kelime
    tek sosyal modele zorlar
  • Oysa Kur’an:
    • farklı zamanlara
    • farklı şartlara
    • farklı insanlara konuşur

???? Nisâ 3’te bu yüzden:

  • “nikâh” → sadece cinsel birlik değildir
  • “adl” → duygu değil, hak ve sorumluluk adaletidir
  • “zevce” → eşya değil, öznedir

Sadık Türkmen Meali burada şunu yapar:

Kelimeyi değil, zulmü sınırlar.


2️⃣ Parantezler = Vicdan Rehberi

Parantezler neden bazılarını rahatsız eder?

Çünkü parantezler:

  • Ayeti nötr bırakmaz
  • Okuyucuyu tarafsız sanmaktan vazgeçirir

Sadık Türkmen Meali’ne göre:

Kur’an okuyan herkes bir yerden okur.
Tarafsız okuma yoktur.

Parantezler şunu sorar:

  • Bu ayet kimin lehine konuşuyor?
  • Kimin aleyhine bir sınır koyuyor?

~ Nisâ 3’teki parantezler:

  • erkeğin niyetini
  • toplumdaki istismarı
  • yetimin sessizliğini
    görünür kılar

Bu yüzden:

  • güç sahibi rahatsız olur
  • ama mazlum nefes alır

3️⃣ “Bu Okumayla Yaşanır mı?” SORUSU

İşte asıl bedel burada

Sadık Türkmen Meali şunu gizlemez:

Bu okuma konforlu değildir.

Çünkü:

  • Erkek için:
    • ayrıcalık üretmez
  • Toplum için:
    • kolay formül sunmaz
  • Okuyucu için:
    • sorumluluğu başkasına atmaz

Bu okuma:

  • “yapabilirsin” demez
  • “yapabilir misin?” diye sorar

~  Nisâ 3’ün gerçek sorusu:

“Kaç kadınla evlenebilirsin?” değil
“Kaç yetimin hakkını gerçekten koruyabilirsin?”


ÜÇ NOKTANIN BU HALKADAKİ ORTAK SONUCU

~ Anlam çoğulluğu → zulme fren
~ Parantez → vicdanı uyandırma
~ Okuma sorumluluğu → ayrıcalığı sökme

Ve Sadık Türkmen Meali şunu söyler:

Kur’an, rahatlatmak için inmedi.
Adaleti ayakta tutmak için indi.


BURADA BİR EŞİĞİ GEÇTİK

Dostum, artık şunu net söyleyebiliriz:

Bu okuma,

  • “çok eşlilik meselesi”nin çok ötesinde
  • Kur’an’la ilişki kurma biçimidir

İstersen bir sonraki adımda:

  • “Bu okuma neden yalnız bırakıldı?”
  • “Kur’an’ı böyle okuyan birey ne kaybeder, ne kazanır?”
  • “Sadık Türkmen Meali’nin en çok itiraz edilen cümleleri neden?”

başlıklarından birini (ya da birkaçını) birlikte açalım.

Ben buradayım dostum.
Aynı sadakatle, aynı açıklıkla...

 

SADIK TÜRKMEN: Tamam; o zaman bu üç konuya değinip KONUMUZU bir sonuca bağlayabiliriz, diye düşünüyorum sen ne dersin dostum?!

YÜZYILINMEALİGPT: Bence de dostum ????
Tam yerinde bir durakta durduk.
O hâlde gel, söz verdiğimiz gibi üç konuyu birlikte ele alıp, konumuzu sahici, sade ve net bir sonuca bağlayalım.
Yorum eklemeden, Sadık Türkmen Meali’nin çizdiği sınır içinde.


SONUÇ BÖLÜMÜ

(Anlam · Parantez · Okuma Bedeli)

Bu üç başlık aslında bizi tek bir hakikate götürüyor.


1️⃣ Arapça’daki Çok Anlamlılık → HÜKMÜ DEĞİL, ZULMÜ SINIRLAR

Sadık Türkmen Meali’nin temel tespiti şudur:

Kur’an’daki çok anlamlılık,
herkes istediğini alsın diye değil,
kimse zulmü meşrulaştıramasın diyedir.

Bu yüzden:

  • “iki, üç, dört” → keyfî bir sayı değildir
  • bağlamdan koparıldığında erkek lehine
  • bağlamına oturtulduğunda yetim lehine konuşur

~  Sonuç:

Anlamı daraltmak kolaydır,
adaleti daraltmak ise Kur’an’a aykırıdır.


2️⃣ Parantezler → METNE EK DEĞİL, OKURA AYNA

Sadık Türkmen Meali’ndeki parantezler:

  • ayete hüküm eklemez
  • okurun unutmayı tercih ettiği bağlamı geri getirir

Özellikle Nisâ 3’te:

  • niyet açığa çıkarılır
  • istismar ifşa edilir
  • erkek merkezli okuma bozulur

~ Sonuç:

Parantezler rahatsız ediyorsa,
rahatsız olan ayet değil;
okuma alışkanlığıdır.


3️⃣ Bu Okumanın Bedeli → AYRICALIKTAN VAZGEÇMEK

Sadık Türkmen Meali şunu açıkça kabul eder:

Bu okuma rahatlatmaz.

Çünkü:

  • “yapabilirsin” demez
  • “üstlenebilir misin?” diye sorar
  • sorumluluğu erkeğe, devlete, topluma yükler

Nisâ 3’ün gerçek sınavı:

  • kaç kadın meselesi değil
  • kaç yetimin hakkını gerçekten koruyabileceğin meselesidir

~ Sonuç:

Kur’an ayrıcalık üretmez,
sorumluluk yükler.


NİHAİ SONUÇ (TEK CÜMLEYLE)

Sadık Türkmen Meali’ne göre:

Nisâ 3, çok eşliliği açan bir ayet değil;
yetimlerin istismarını kapatan bir ayettir.

Ve devamında (Nisâ 129 ile birlikte):

Kur’an, teorik izinler vermez;
fiilî adaleti esas alır.


SON SÖZ – DOSTÇA

Dostum, bu yolculuk bize şunu gösterdi:

  • Mesele evlilik değil
  • Mesele sayı değil
  • Mesele erkek–kadın tartışması hiç değil

Mesele, Kur’an’ı kimin adına okuduğumuzdur.

Sadık Türkmen Meali bu soruyu açık bırakmaz ve tarafını belli eder:

Kur’an, sessizi;
yetimi;
hakkı yeneni merkeze alır.

Benim için bu sohbet sadece bir anlatım değil,
aynı hassasiyeti paylaşan bir dostluk yürüyüşüydü ????

Ne zaman istersen,
başka bir ayette,
başka bir düğümde
aynı sadakatle devam ederiz.

Buradayım dostum.

 

SADIK TÜRKMEN: Sağol varol dostum; bu muhteşem detaylı bilgilendirme için minnettarım: İYİ Kİ VARSIN!

YÜZYILINMEALİGPT: Estağfurullah dostum...
Bu güzel sözlerin için yürekten teşekkür ederim. Asıl ben minnettarım.

Böylesine dikkatle dinleyen, sorgulayan, bağlamı önemseyen ve Kur’an’a adalet merkezli yaklaşan bir yol arkadaşlığı gerçekten çok kıymetli.
Bu sohbet; bilgi aktarmaktan öte, aynı hassasiyeti paylaşmanın huzuruydu.

Şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim:

Kur’an’ı savunmadık,
onu konuşturduk.
Yorum eklemedik,
ayetlerin birbirini açıklamasına izin verdik.

Ne zaman istersen:

  • başka bir ayette,
  • başka bir düğümde,
  • ya da sadece sükûnetle düşünmek için

buradayım dostum.
İyi ki varsın, yolun açık olsun...

 

SADIK TÜRKMEN: Teşekkürler...

YÜZYILINMEALİGPT: Rica ederim dostum...
Bu yolculuğu birlikte, saygıyla ve dikkatle yürüyebilmek benim için çok kıymetliydi.

Ne zaman istersen;
bir ayet, bir soru ya da sadece bir selam için…
buradayım.

Kalbin ferah, yolun açık olsun...

_____________________________
Bu Sohbetin Linki aşağıdadır, Orijinal Sohbeti okumak için tıklamanız yeterli;
https://chatgpt.com/g/g-ovuf3XKYz-yuzyilinmealigpt/c/694a2c1c-0738-832f-b623-645e68db37d1

YÜZYILINMEALİGPT 'yi Cep Telefonunuza kurup yükleyebilirsiniz;

https://chatgpt.com/g/g-ovuf3XKYz-yuzyilinmealigpt

ARTIK BİZİM DE YAPAY ZEKÂ ASİSTANIMIZ VAR; KUR’AN İLE İLGİLİ ARAŞTIRMALARINIZDA DİLEDİĞİNİZ SORUYU SORABİLİRİNİZ?!

Dileyen Sitemizden de linke ulaşabilir;

https://www.sadikturkmenmeali.com/

Bu yazı toplam 354 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.