Teşekkür Etmek...

Değerli dostlar, insanları memnun etmek mi istiyorsunuz? O halde teşekkür etmeyi bilmelisiniz. Yaşınız, mesleğiniz, mevkiiniz, sosyal durumunuz ne olursa olsun hiçbir durum sizi teşekkür etmekten alıkoymamalıdır. İnanan insanlar şükretmeyi çok önemserler. Karşınızdaki kapıcı, garson, temizlikçi, kim olursa olsun herkesin teşekkürü hak edecek bir yanını bulmak marifetini göstermelisiniz. İnsanların hizmetlerini para ile satın alabilirsiniz; ama gönüllerini ancak teşekkürle kazanabilirsiniz. Eğer size teşekkür ediliyorsa karşılığını uygun sözlerle ve tebessümlü bir yüzle vermelisiniz.

 

Teşekkür dedim de, Yaşar Amca"nın "Budala" lakabını nereden aldığı bilinmez ama onunla ilgili anlatılan hikâyelerden birisi çocukluğumdan beri aklımda yerini almıştır. Kamyon, kamyonet gibi nakliye araçlarının olmadığı veya az bulunduğu bir Ankara"da ülkemize mübadele yoluyla Arnavutluk"tan göç eden Yaşar Amca, at arabası ile taşımacılık yapmaktadır. Yani o zamanların nakliye ararıdır. Zamanın zengin bir beyi evine kışlık yakıt almak için şimdiki İtfaiye Meydanı o zamanların Hergele Meydanı"dır, oraya gider. Ankara"nın odun ve kömür ardiyeleri de buradadır. Oduncu ile anlaşırlar ve ev adresini verir. Yaşar Amca atları kırbaçladığı gibi adamın verdiği adrese gide ver odunları boşaltınca adam “Teşekkür ederim amcacığım!” der. Yaşar Amca tekrar odun ardiyesine geldiğinde at arabası nakliyesi ile uğraşan diğer arkadaşlarına adamın söylediği kelimeyi anlamadığını "Teşekkür"ün ne anlama geldiğini sorunca kendisine bilgisizliğinden dolayı bir oyun oynamak isteyen arkadaşları da "Teşekkür"ün çok kötü bir küfür olduğunu söylediklerinde Yaşar Amca atları kırbaçladığı gibi odunları yıktığı apartmanın önünde soluğu alır. Adam daha odunları içeri taşıtmakla meşgul olduğundan Yaşar Amca"yı görünce şaşırır ve neden geldiğini sorar sormaz Yaşar Budala “Anana teşekkür, babana teşekkür, sülalene teşekkür” diyerek sıralar ve Hergele Meydanı"na döner. Arkadaşları ne olduğunu sorduklarında da “Bre adam boynuzlu galiba! Ben onun sülalesine teşekkür ettim adam bana "sağ ol amca" dedi” deyince arkadaşları katıla katıla gülmüşler.  

 

Konuyla ilgisi ne kadar olacak ama bir de Temel"den örneklesek;

Temel"in çalıştığı yerden ilk maaşını fazla vermişler. İkinci aylığı ise eksik. Hemen muhasebeye gitmiş; “hata var” demiş. “Haklısın amma sana ilk maaşını fazla vermişiz, daha önce niye gelmedin” demişler.

Temel:

- Pen ilk hataları affederum. Onun içun kelmemiştum.

 

Sevgili dostlar, güzel Çubuk"un güzel insanları karşımızdaki insanlara bir şekilde zarar verdiğimizi, üzdüğümüzü ya da kalplerini kırdığımızı hissettiğimizde hemen telafi yoluna gitmeli ve gönlünü alacak şeyler bulmalıyız. Ancak, aslında en ideali, insanlardan özür dileyecek bir söz ya da davranışta bulunmamaktır. Ama hata yapmanın da insana has bir şey olduğunu unutmamak lazım diye düşünüyorum. Selamların en güzeli ile…

Bu yazı toplam 862 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar