Abdurrahim SOMUNCU(Emekli Müftü)

Abdurrahim SOMUNCU(Emekli Müftü)

SEVGİ HAYATIN TEMELİDİR

 

                                                                                                             

        Sevgi yazımıza Yunus Ermenin “Yaratılanı severim yaratandan ötürü” deyimiyle başlayalım. Varlık âleminde her şey’in bir sevgi yumağı içinde hayat bulduğunu görüyoruz. Sevgi; fert ve toplumu kaynaştıran harçtır. Dünyamız sevgi üzerine kurulmuştur. Sevginin olmadığı yerlerde dikenler bitmekte Nemrutlar Firavunlar, Ebu cehiller, Ebu Lehepler türemektedirler. “Vatan sevgisi imandandır”hadisi şerifi doğrultusunda tefrikaya yer verilmemiştir.                  

       Peygamber efendimiz (s.a.v.) bir hadislerinde “ kişi sevdiği ile beraberdir.” Buyurmuşlardır. Sevgi; maddi yönden olan sevgi ve manevi yönden olan sevgi olmak üzere ikiye ayrılır.                                  

 Aslında bunların ikisi de güzeldir. Maddi yönden olan sevgi geçici olan bir sevgidir. Yemek içmek gezmek… Manevi yönden olan sevgi ise; Allah sevgisidir.Şehitler tatlı canlarını; Allah’ı yurdunu, mukaddes varlıklarını sevdikleri için verirler.             

       Kuş yavrusunu, Tavuk civcivini, yılan neslini sevdiği için korur. Yaratan Rabbimizde yarattıklarını seviyor. Güneşini doğduruyor, mevsimlerini sırasıyla getiriyor, gecemizi istirahat, gündüzümüzü de çalışmak ve maişetlerimizi temin için seyir ettiriyor.       

      Rabbimiz, bizi çok sevdiği için, Denizleri, Nehirleri, bitkileri, bulutları varlık âlemindeki her şeyi bizim emrimize verdiğini kur’an-ı kerim lokman süresi ayet 20 de “ Allah’ın göklerde ve yerdeki ( Nice varlık ve imkânlarını) sizin emrinize verdiğini, nimetlerini açık ve gizli olarak size bolca ihsan ettiğini, görmediniz mi?” beyanıyla bizi kendisini hatırlamayı ve sevmeyi istemektedir.  

      Kıyamette Kullar Allah’ın huzuruna varınca sorguya çekilecekler “ Sen dünyada iken ne işler yaptın “sorusunu soracak;“Yarabbi senin emrettiğin namazımı kıldım, Orucumu tuttum…” Deyince  “bunların hepsi senin görevin cümlesindendir. Sen Allahın sevgisini kazanmak için bir kimse ile dost oldun mu? Yine Allah için düşman oldun mu?” Sorusuna muhatap olacaktır.                                         

       Bir fakirin ihtiyacın gidermek, Bir hastayı ziyaret etmek, Komşunun bir işte başarısını paylaşmak, kederiyle üzülebilmek, kederiyle kederlene bilmek, bir nimete kavuştuğunda hayırlı olsun diye bilmek, bunlar sevgiyi celp etmezmi?                                                   

         Nimetleri Paylaşma yönünde Peygamberimiz (s.a.v) “Evinde çorba pişirdiğinde suyunu fazla koy komşuna da ikram et” buyurmuşlardır. Kur’an-ı kerim Ali İmran süresi ayet 31 de “ (Resülüm !) deki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyunuz ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlaşın.” buyurmaktadır. Biz neden birbirimizi sevmiyelimki? Bayrağımız bir, vatanımız bir, ezanımız bir, vergide biriz, pazarımız bir, yürüdüğümüz yollar bir, neden gönlümüzde bir olmasın? Ziya Paşa bir şiirinde “Girmeden tefrika bir millete düşman giremez, toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez. Demiştir. Sevgi birliğin, dirliğin en iyi ilacıdır. Allah’a emanet olunuz.             

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum