• BIST 1.284
  • Altın 447,232
  • Dolar 7,8066
  • Euro 9,3509
  • Ankara : 0 °C
  • İstanbul : 8 °C
  • İzmir : 13 °C
  • Trabzon : 10 °C
  • Antlaya : 0 °C

ÖNCE AİLE HEKİMİ SONRA HASTANE...

18.03.2020 16:01
GÖRÜNEN KÖY...   Şuayip Yaman

GÖRÜNEN KÖY... Şuayip Yaman

 

İlaç yazdıran da, başı ağrıyan da, kronik hastalar da Hastane’ye koşuyor muayene sırası alıyor. Bu durumda asıl (gerçek) hastalar muayene olamıyor.

 

Bu nedenle Sağlıkta kamuculuğa dönmeli.

 

Aile hekimliklerinde tedavi hasta oranı % 35, oysa bu oranı % 85’i bulursa Sağlıktaki sorunları çözeriz.

 

Sağlıktaki harcamalarda ise kişi başına Norveç de 6140 lira, Türkiye de 1475 lira düşüyor.

 

Gerçek hastalar dururken başı ağrıyan, ilaç yazdıracak olan hastaneye koşuyor. Bunun acilen  önlenmesi gerekir.

 

Özel hastane sayısının artması nedeniyle vatandaşlar geçmiş yıllara oranla son dönemde yaşadıkları en küçük bir sağlık sorununda dahi hastaneye koşuyor. Özel hastanelerin dışında kamu hastaneleri ve anne-bebek sağlık merkezlerinde ise her gün binlerce vatandaş sağlık hizmeti alıyor.

 

Son dönemde artan reçete sayısı, “başı ağrıyan hastaneye koşuyor” yorumlarını doğru çıkartıyor.

 

Bu durumda Sosyal Güvenlik Kurumu İlçe Müdürlüğü’nün yine artan reçete sayısı ve diğer gündeme ilişkin gelişmelerle ilgili olarak ilerleyen günlerde bir basın toplantısı düzenlemesi kaçınılmazdır.

 

Bugün Akyurt Devlet Hastanesi’nde bir doktor günde en fazla 35 hastaya bakarken Çubuk Devlet Hastanesi’nde ise bir doktor en az 50-60 en fazla da 196 hastaya bakıyor.

 

Doktor hastaya bakmazsa bu defa da hastalar tarafından “doktor bize bakmadı” diye çeşitli mercilere şikâyet ediliyorlar...

 

Oysa günde 60’dan fazla hastaya bakan bir doktorun; hastasına, ailesine ve devlete faydası olur mu? Nihayetinde doktor da insan...

 

Halil Şıvgın Çubuk Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Nevzat Kılınç, her ne kadar Hastane’deki polikliniklerde doktor açığının genelde kapandığını ifade etse de Hastane’deki doktor sayısı maalesef yetersiz, doktor sayısının ivedilikle artırılması gerekir. 

 

Başhekimi Dr. Nevzat Kılınç, Hastane’de son altı ayda yapılan yenilikleri şöyle sıraladı:

 

  • Hastanemiz bünyesinde 10 yataklı Palyatif Bakım Merkezi açılmıştır. Palyatif servisimizde palyatif bakım ihtiyacı (yatağa bağımlı, ileri devre kanser, nörolojik bozukluğu, bası yarası bakımı ve benzeri) olan hastalarının tedavi işlemleri gerçekleştirilmektedir.

 

  • Hastanemiz bünyesinde A Grubu Fizik Tedavi Rehabilitasyon Merkezi açılmış olup; fizik ünitemizde (kol ve bacaklarında güçsüzlüğü olan ya da yürüme bozukluğu olan hastalara gerekli Fizyoterapi ve tedavi uygulanmaktadır.)

 

  • Hacamat ve Kupa Tedavi polikliniğimiz hizmete girmiştir.

 

  • Akapunktur tedavi polikliniğimiz hizmete girmiştir.

 

  • Enfeksiyon hastalıkları polikliniğimiz hizmete girmiştir.

 

  • Radyoloji birimimize bir adet Digital Röntgen cihazı kurulmuştur.

 

  • Hastanemizin tüm servisleri ve acil servis bölümünün tamamı boyatılmış olup özellikle çocuk servisi ve polikliniği çocuklara yönelik çizgi film karakterleriyle resimize edilmiştir. (Hasta çocukların hastane korkularını yenmeleri için.)

 

(Konuyla ilgili fotoğraflar aşağıda yer almakta...)

 

  • Acil servisimizdeki doktor eksikleri giderilmiş olup daha kaliteli ve verimli bir hizmet sağlanmıştır.

 

  • Eksik olan kardiyoloji, göz, genel cerrahi, cildiye, ortopedi, çocuk nöroloji, üroloji, dahiliye uzman doktor istemleri yapılmış olup; Bu konuda gerekli istemler il sağlık müdürlüğümüze ve bakanlığımıza iletilmiştir. Bu eksik branşlar giderilirse hastanemizde hastalarımıza daha iyi ve kaliteli hizmet verilecektir.

 

  • Hastanemiz bünyesine 1 adet kadın genel cerrahi uzmanı başlamıştır.

 

  • Endoskopi birimi yeniden hizmet vermeye başlamıştır.

Ayrıca Hastanemizin en büyük eksiği olan Emar (MR) Cihazı kazandırılması için çalışmalar tüm hızıyla devam etmektedir.

“Hastanemizde herkes görevini yapıyor” diyen Başhekim Dr. Kılıç, Günde 60 kişi Sağlık Raporu için Hastanemize müracaat ediyor.

Bunun yanı sıra Kurul bekleyen 70-80 kişi var.

Ayrıca Poliklinik hastası, Yatan hasta ve vizite hastası var.

 

Hastanemiz 320 bin nüfusa (Çankırı, Çubuk, Akyurt, Kalecik) sağlık hizmeti hizmet veriyor...

 

Hastanedeki Poliklinikler ve Kadro Durumu ile ilgili de bilgiler veren Başhekim Dr. Kılınç konuyla ilgili olarak şu bilgileri verdi;

 

Göz Polikliniği:

 

Kadrolu bir doktor ile hizmet veriyor. Bunun yanı sıra haftada iki gün geçici görevli bir doktor geliyor (Pazartesi ve Perşembe günleri) .Yeni doktor atandı.

 

Günde 150 hastaya bakılıyor. Haftada ortalama 70-100 arasında hastaya bakılıyor.

 

Kadrolu doktorumuzun günlük rutin ameliyatları var. Haftada 3 gün ameliyat yapıyor.  Bir gün de Şehir hastanesine gidiyor.

 

Ortopedi Polikliniği:

 

Kadronun 3 olması gerekir.

 

Şu anda birisi geçici görevle gelen 2 uzman doktorumuz var. Üçüncü doktor atandı.

 

Bir doktorumuz tayin oldu.

 

Günde ortalama 100 hastaya bakılıyor.

 

Cildiye Polikliniği:

 

Bir uzman doktorumuz var.

 

Günde ortalama 70 hastaya bakılıyor.

 

Beyin Cerrahi Polikliniği

 

Bir uzman doktorumuz var.

Günde ortalama 40-50 hastaya bakılıyor.

 

Genel Cerrahi Polikliniği::

 

Mevcut 2 uzman doktor var. Birisi haftada bir gün geçici görevle geliyor. Üçüncü doktor atandı.

 

Günde ortalama 40 hastaya bakılıyor.

 

Nöroloji Polikliniği:

 

2 doktor kadrosundan sadece bir uzman doktor var.

 

Günde ortalama 100 hastaya bakılıyor.

 

Bu Polikliniğin görevleri arasında Evde Bakım, Yoğun Bakım, Palyatif Yataklı Servis, İşyeri Hekimliği hizmetleri de yer alıyor.

 

Bu polikliniğe ek doktor talep ettik.

 

Enfeksiyon Polikliniği:

 

Bu polikliniğimizde bir yıldır doktor yoktu. Şimdilerde var.

 

Çocuk Hastalıkları Polikliniği:         

 

Mevcut 4 uzman doktor kadrosu var. Birisi Hakkari de geçici görevli biri raporlu, biri izinli.

 

Hali hazırda 2 uzman doktorumuz var.

 

Günde ortalama 140 hastaya bakılıyor.     

 

Nikotin Polikliniği:

 

Alerji ve göğüs hastalarına bakılıyor.              

Kardiyoloji Polikliniği:

Bir uzman doktorumuz görev yapmakta. Günde ortalama 50-60 hastaya bakılıyor.

Üroloji Polikliniği:

Kadrolu 2 uzman doktor var iken birisinin tayini çıktı.

Günde ortalama 60 hastaya bakılıyor.

Psikiyatri Polikliniği:

Mevcut 2 uzman doktor var. Biri Şehir Hastanesi’nde görevli.

Günde ortalama 60 hastaya bakılıyor.

Kulak-Burun-Boğaz (KKB):

3 uzman doktorumuz mevcut.

Günde ortalama 70 hastaya bakılıyor.

Bu poliklinikte şu anda bir sıkıntı yok.

Kadın Hastalıkları Polikliniği:

Kadrolu 3 uzman doktorumuz var.

Birisi ücretsiz izinli.

Şu anda ikisi görevde.

Günde ortalama 115 hastaya bakılıyor.

Fizik Tedavi Polikliniği:

2 uzman doktor var.

Günde ortalama 100 hastaya bakılıyor.

Acil Servis...

İki doktorla günde ortalama 400 hastaya bakılıyor...

(Ortalamalar Sağlık Kurulları ve Sağlık Raporları dışında yer almaktadır)

Yukarıda da görüldüğü gibi Hastanemizde her türlü olumsuzluk ve acımasız eleştirilere rağmen personelimiz elindeki imkânlarla canla başla görevini en iyi şekilde yapmaya çalışmaya devam etmektedir.

SAĞLIKTA YENİ DÖNEM: ÖNCE AİLE HEKİMİ SONRA HASTANE...

Sağlık Bakanlığı'nın hazırladığı taslakta, hastaların, Aile Sağlık Merkezi ‘ASM’den sevk aldıktan sonra hastaneye gitmeleri sağlanacak...

Sağlık Bakanlığı’nca hazırlanan yeni taslakta, acil durumlar ve kronik hastalıklar hariç, aile hekimlerinden sevk alınmadan doğrudan hastaneye gidilememesi hedefleniyor. 

Hastanelerdeki yoğunluğu azaltmayı ve sosyal güvenlik kurumunun yükünü hafifletmeyi hedefleyen bu uygulamada, hastanın hangi basamaktaki hastaneye sevk edileceğine aile hekimi karar verecek.

HASTANELERDE GEREKSİZ YIĞILMA VAR... 

Aile hekimliklerinin 2009’da kurulmasıyla beraber uygulamaya geçirmeyi planladıkları bu uygulama yeniden gündeme geldi.

                

Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Gürsel Özer, Sağlıkta sevk zinciri taslağını şöyle değerlendiriyor:

 

Sevk zinciri Aile Hekimliği uygulamasının olmazsa olmazıdır. Sağlık sunumundan faydalanmak isteyen tüm fertlerin öncelikle aile hekimine başvurması gereklidir.

 

 Ancak, hastaların, ilk muayenelerinde % 60 oranında direkt hastanelere başvurduğu, % 40 oranında aile hekimlerine gittiği görülmektedir.

 

Oysa hastalıkların % 90'ının teşhis ve tedavisi aile hekimlerince gerçekleştirilebilmektedir. % 60 direkt hastane başvurusu, hastanelerde gereksiz yığılmalara ve asıl hastanede tedavi olması gereken hastaların mağduriyetine neden olmaktadır.

 

Hastanın hangi basamaktaki hastaneye gideceğine veya hastanede tedaviye gerek olup olmadığına aile hekimi karar vermelidir.

 

SEVK ZİNCİRİ KALİTEYİ ARTIRACAK... 

 

Oysa aile hekimliğinin başarı ile uygulandığı ülkelerin tamamında sevk zinciri uygulaması yapılmaktadır.

 

Etkin ve bilimsel uygulama budur. Ancak ülkemizde Aile hekimi başına kayıtlı kişi sayısı ortalaması 3800 civarındadır. Sevk zincirinin uygulandığı ülkelerde ise bu sayı 1500-2000 arasındadır.

 

2010 yılında 3750 kayıtlı kişi ile Aile hekimliğine başladım; ancak bugün kayıtlı kişi sayım 4535'e ulaştı.

 

Bu yetmezmiş gibi, Aile hekimliği görev tanımında olmayan, belediyelerce gerçekleştirilmesi gereken “defin nöbetleri”,

 

adli makamlarca gerçekleştirilmesi gereken “adli tabiplik hizmetleri”,

 

askeri hekimlerce gerçekleştirilmesi gereken “asker muayeneleri”,

 

hatta iş yeri hekimlerince gerçekleştirilmesi gereken “işe giriş muayeneleri”, hiçbir hukuki gerekçesi olmamasına rağmen, Aile hekimlerine yıkılmıştır. Sağlık Bakanlığı'nın hedefi, kayıtlı kişi sayısını 2500'lere çekmektir.

 

Bu hedef gerçekleştirilir ve Aile hekimlerinin görev tanımındaki angaryalar kaldırılırsa, “sevk zinciri” uygulaması, sağlık sunumunda kaliteyi arttıracaktır. Söz konusu uygulama, birinci basamak sağlık hizmetlerini istenen seviyeye getirdiği gibi, hastanelerdeki yığılmaları da önleyecektir.

AİLE HEKİMLERİNİN GÖREVLERİ NELER?

Aile hekimleri üzerindeki yükü bir örnekle açıklamamız gerekirse,
 

İstanbul'da 3970 kayıtlı kişisi olan bir aile hekiminin hasta profili;
 

  • 2505 özelliksiz nüfus (15-49 yaş aralığı kadınlar ve 0-5 yaş çocuklar harici),
  • 330  0-59 ay bebek ile çocuk,
  • 47 gebe,
  • 9 loğusa,
  • 1079 kadın olarak tanımlanabilir.

 

Aile hekimi, özelliksiz nüfus olarak tanımlanan 2505 kişiye yönelik, ev ziyaretinde bulunma, yılda en az bir kez sağlık kayıtlarını tutma ve güncelleme; gerekli bildirimleri yapma hizmetleri veriyor. Kabaca bir hesapla, bir aile hekimi, günde 80 dakikasını bu izlemlerle geçiriyor.

 

Aile hekimi, 0-59 ay bebek ve çocukların, periyodik sağlık muayenesi; yaş, cinsiyet ve hastalık gruplarına yönelik izlem ve taramalar ile aşılarını yapıyor.

 

Kontrol ve aşılar hesaplandığında, aile hekimi, günde 85 dakikasını çocuk izlemi ve aşılamayla geçiriyor.

 

47 gebeye bakan bir aile hekimi, günde 20 dakikasını, ana-çocuk sağlığı ve aile planlaması hizmetleri, periyodik muayene ile izlem ve taramalarla geçiriyor. Aile hekiminin kendisine kayıtlı 9 lohusa için de günlük 10 dakika izlem yapması gerekiyor.

 

Aile hekimi kendisine kayıtlı 1079 kadın için, periyodik sağlık muayenesi; yaş, cinsiyet ve hastalık gruplarına yönelik izlem ve taramalar (kanser, kronik hastalıklar, gebe, loğusa, yeni doğan, bebek, çocuk sağlığı, adölesan, erişkin, yaşlı sağlığı vb) yaptığında günde toplam 70 dakikasını kadın izlemleriyle geçiriyor.

 

Tüm bu sağlık hizmetlerinin yanı sıra, aile sağlığı merkezinin yönetimini de üstlenen aile hekimleri, birlikte çalıştığı ekibi denetlemek; hizmet içi eğitimleri sağlamak; resmi yazışmalar yapmak, malzemelerin teminini sağlamak, soğuk zincir takibi, muhasebe ve SGK işlemleri gibi bir dizi sorumluluğa uğraşmaktadır. Tüm bu çalışmalar da günde yaklaşık 45 dakikasını almaktadır.

 

DOKTORLAR DA İNSAN...

 

Oysa günde 60’dan fazla hastaya bakan bir doktorun; hastasına, ailesine ve devlete faydası olur mu? Nihayetinde doktor da insan...


Doktor olmak yedi yirmi dört çalışmaktır. Özel hayatının olmamasıdır. Kafana esince her şeyi bırakıp gidememektir. Gece telefonunu kapatamamaktır. Doktor olduğunu öğrenen her insanın senden ayaküstü muayene  istemesi, ilaç sorması, bir yakınının hastalığını anlatması demektir.

 

Omuzlarınızda bir insanın hayatını taşırken stresinizi kimseye yansıtmamak, gülümsemek, pozitif olmak ama yapacağınız en ufak bir hatada yılların emeğinin elinizden alınması hatta zaman zaman dayak yemek, daha kötüsü hayatını tehlikeye atmaktır...


Uzun nöbetler tutulur, uykusuz kalınır.

Bir günde kaç hasta bakabilirsin? Bunlardan kaçı gebe, kaçı hasta olur?  

 

Doktorlar da insan, süper güçleri yok. Uyumaları, dinlenmeleri, kendilerine ve ailelerine zaman ayırıp şarj olmaları gerekir.


Sistem onları korumuyor madem, onların kendilerini koruması şarttır. Bu koruma alanını onları bu güne getiren deneyimler, gebeler, aileler, korkular, duygular, içgüdüler, mesleki deformasyonlar, başka doktorlardan duydukları korkunç hikayeler, vizyon, bilgi, yaşadıkları travmalar ve hatta kendi doğumları oluşturur. Konu bir bebeğin ve anne adayının hayatıysa önce bilgiler, deneyimler ve sonra travmalar konuşur.


Doktorlar, duyguları, korkuları, hatıraları olan ve dünyanın en zor mesleklerinden birini yapan, omuzlarında kocaman yükler taşıyan kişiler. 

 

En büyük desteği almaları ve kendilerine çok iyi davranılmaları gerekirken üstüne bir de hayatları bile risk altında.

 

Bakınız; dayak yiyen, ölümle tehdit edilen ve öldürülen doktorlarla ilgili haberleri gazetelerin 3. sayfalarında görmek mümkün...
 

Sistemin gereği, hastane kuralları ve doktoru hiçbir şekilde koruyamayan kanunlar çoğu zaman, çoğu doktor için bunları gerektiriyor.


Kimse doktorları suçlamasın artık. 

 

Beğenmiyorsanız, size ve isteklerinize hitap etmiyorsa, bir orta noktada buluşamıyorsanız başka bir seçenek bulmalısınız. Doktorunuzu zorlayacağınıza, doktorunuzu değiştirin, çünkü o değişmeyecek!

 

Onlar da bizim gibi etten, kemikten insanlar. Gözleri ile ultrason çekemiyorlar. Normal bir tedavide size bir garanti veremiyorlar. Taşın altına elinizi sokmalısınız doktorunuza inanmalısınız...

Kapatılacak 13 hastane arasında Çubuk Devlet Hastanesi yok.

İlçede bazı kesimlerde Halil Şıvgın Çubuk Devlet Hastanesi’nin kapatılacağı ve ilçedeki vatandaşların (hastaların şehir hastanesine yönlendirileceğine dair asılsız ve mesnetsiz dedikodular dolaşmakta...

 

Ankara da kapatılacak hastaneler arasında şu hastanelerin adı geçmektedir;

 

  • Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi,
  • Dışkapı Eğitim ve Araştırma Hastanesi,
  • Türkiye Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi,
  • Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi,
  • Zekai Tahir Burak Eğitim ve Araştırma Hastanesi,
  • Sami Ulus Eğitim ve Araştırma Hastanesi,
  • Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi,
  • Etlik Zübeyde Hanım Eğitim ve Araştırma Hastanesi,
  • Gazi Mustafa Kemal Devlet Hastanesi,
  • Ulus Devlet Hastanesi,
  • Ankara Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi,
  • Ulucanlar Göz Eğitim ve Araştırma Hastanesi,
  • Dışkapı Çocuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi.

Görüldüğü gibi listede Çubuk Devlet Hastanesi’nin adı kesinlikle geçmemektedir.

 

Halil Şıvgın Çubuk Devlet Hastanesi’ne EMAR (MR) cihazının ivedilikle gelmesi ve her ne kadar hastane yönetimi kadromuz yeterli dese de, doktor kadrosunun daha da artırılması için başta iktidar partisinin İlçe Başkanlığı olmak üzere diğer partilerin ilçe teşkilatlarının da birlikte hareket etmesi gerekir.

 

Hatta bu birliktelik ilçenin diğer hayati sorunlarında da devam etmeli...

 

Bu birlikteliğin amacı ise; Çubuk halkının hayatını kolaylaştırmak, huzur, güvenlik ve refahını sağlamak olmalıdır.

 

Çubuk kamuoyuna önemle duyurulur...

resim1-vert.jpg

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı toplam 16400 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Çubuk Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 9110397 / cubukhaber06@hotmail.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim