Hakkı ve Sabrı Tavsıye

 

 

Müslüman için önemli ve öncelikli olan iki temel değer vardır: Allah ve O"nun son elçisi Hz. Muhammed (sav.). Müslüman yaptığı işlerde Allah ve Resulünün rızasını gözetir, hayatını bu “rıza” istikametinde düzenler. Kur"an  “büyük kurtuluşu” Allah ve Resulüne itaata bağlamaktadır: “Kim Allah ve Resulüne itaat ederse büyük kurtuluşa ermiş olur.” (Ahzab 71)

 

 Nefsimize ağır da gelse, nefsin kötü isteklerine karşı sabırla, dirençle karşı koymalı, onlardan uzak durmağa çalışmalıyız. Unutmamalıyız ki hayat bir mücadeledir Bu mücadeleyi, Hakkın yanında, onun yolunda nefse ve  şeytana karşı azimle yürütmeliyiz. Böyle olursa Allah"ın yardımına nail oluruz. Zor gibi görünen işleri kolayca hallediveririz. Çünkü Allah kendi yolunda cihad eden, çaba gösteren kullarına yardımı vaad ediyor: “Bizim uğrumuzda cihad edenleri elbette kendi yollarımıza eriştireceğiz. Hiç şüphe yok ki Allah, iyi davrananlarla beraberdir.” (Ankebut 69)

 

Bazı kardeşlerimizi görüyoruz, kötü alışkanlıklarının esiri olmuşlar. Mü"mine esir olmak değil özgürce yaşamak yakışır. Mü"min Allah"ın kendisine verdiği beden emanetini kendi eliyle tahrip eder mi? Kendi helal kazancını harama bulaştırır, kendi vücudunu zehirler mi?

 

 Allah"ı ve Resulünü seven bir müminin onların rızasına aykırı bir işi yapmaktan ateşe düşmekten korkar gibi korkması, yılandan kaçar gibi kaçması gerekir. Çünkü Yüce Allah “kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın” (Bakara 195) buyuruyor. İslam"da bedene, mala, akla zararlı olan; şahsiyeti namus ve şerefi rencide eden her şey haramdır, yasaktır.

 

Kötü alışkanlıkları bırakmak, çok kıymetli olan ömür sermayemizi boş şeylerle harcamamak için birbirimize yardımcı olmalıyız, birbirimize hakkı ve sabrı tavsiye etmeliyiz. Ayette:”İyilik ve (Allah"ın yasaklarından) sakınma hususunda yardımlaşın, günah ve düşmanlıkta yardımlaşmayın. Allah"tan korkun; çünkü Allah"ın cezası çetindir.” (Nisa 2)

 

 Nefis ve şeytan insana daima: “Bak filanca senden daha bilgili olduğu halde  şöyle yapıyor, böyle yapıyor diyerek hep kötü örnekleri gösterir ve onu kötülüğe teşvik eder.” Buna kanmamalıyız. İyi insanları, Alah"ın salih kullarını örnek almalıyız.

 

Allah"ın bize emanet olarak verdiği can, mal, evlat, sıhhat ve zenginliğin değerini iyi bilmeli bunları iyi korumalı ve yerli yerince kullanmalıyız. Muhakkak Allah emanet olarak verdiği bütün nimetlerden hesaba çekecektir: “Ey kulum sıhhatını ve gençliğini nerede harcadın? Malı nereden kazandın ve hangi yolda kullandın? Ailene ve topluma karşı yapman gereken görevleri yaptın mı?” Bu ve benzeri sorularla karşılaşacağımızı Kur"an bize haber vermektedir. Tekasür suresinde: “Nihayet o gün dünyada kazanıp harcadığınız nimetlerden hesaba çekileceksiniz.” (Tekasür 8)

 

Pişmanlığın fayda vermeyeceği gün gelmeden önce kendimizi hesaba çekelim. Kötülüklerimizi iyiliklerle değiştirelim. Günahlarımıza tevbe edelim. Birbirimize iyilik hayır ve takva yolunda destek olalım. Mehmed Akif"in Asr suresinin anlamını ihtiva eden şu mısralarını unutmayalım:

Halikın namütenahi adı var en başı Hak

Kul için ne büyük şey Hakkı tutup kaldırmak

Hani Ashab-ı Kiram ayrılalım derlerken

Mutlaka sure-i vel-Asrı okurmuş bu neden?

Çünkü meknun o büyük surede asar-ı felah

Başta iman-ı hakiki geliyor sonra salah

Sonra hak sonra sebat, işte kuzum insanlık

Bu dördü birleşti mi yoktur sana hüsran artık

Bu yazı toplam 178 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar