Murat Kaymakcı
Gönle Açılan Sevgi Kapısı
Kıymetli gönül dostları,
İnsan, hayat yolculuğunda nice insanla karşılaşır. Fakat bazı insanlar vardır ki Rabbimiz Celle Celâluhu onları bize yalnızca yol arkadaşı değil, aynı zamanda emanet olarak verir. Eşimiz de işte böyle bir emanettir.
Nikâh, iki insanın sadece aynı çatı altında yaşaması değildir. İki gönlün birbirine emanet edilmesidir. Bu sebeple evlilikte sevgi kadar edep, merhamet, sabır ve güzel muamele de gerekir.
Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in aile hayatı, bizler için en güzel örnektir. O Sallallahu Aleyhi ve Sellem, hanımlarına karşı sevgisini gizlememiş, onlara değer vermiş ve gönüllerini incitmemeye büyük önem göstermiştir.
Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur:
«“Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en hayırlı olanınızdır. Ben de aileme karşı en hayırlı olanınızım.”»
(Tirmizî, Menâkıb, 63)
Bu hadis-i şerif, bize çok büyük bir hakikati hatırlatıyor:
İnsanın güzel ahlâkı, en önce kendi evinde görünmelidir.
Dışarıda herkese güzel davranıp kendi eşinin gönlünü kırmak, güzel ahlâkın ruhuna yakışmaz. Asıl marifet, insanın en yakınına karşı da merhametli olabilmesidir.
Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in mübarek hayatında bunun nice güzel örneklerini görüyoruz. Hanımlarının rahatını gözetmiş, onlara yardımcı olmuş, onlarla güzel şekilde konuşmuş ve sevgisini hâlleriyle göstermiştir. Mübarek zevcelerinin bineğe binmelerine yardımcı olduğu, hatta mübarek dizini basamak yaptığı nakledilir.
Düşünün sevgili okuyucular…
Âlemlere rahmet olarak gönderilen Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem, eşinin rahat etmesi için dizini basamak yapıyor.
İşte aşkın edebi burada gizlidir.
Aşk, yalnızca güzel sözler söylemek değildir. Aşk; sevdiğinin yükünü hafifletmek, gönlünü hoş etmek, onun yüzündeki tebessümü kendi saadeti bilmektir.
Bir başka hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem:
«“Müminlerin iman bakımından en olgunu, ahlâkı en güzel olanıdır. Sizin en hayırlınız da kadınlarına karşı en hayırlı olanınızdır.”»
buyurmuştur.
(Tirmizî, Radâ’, 11)
Öyleyse gelin, yuvalarımızı sadece duvarlarla değil, muhabbetle kuralım.
Eşimize bir tebessümü çok görmeyelim.
Bir güzel sözü esirgemeyelim.
Yorulduğunda yükünü paylaşalım.
Gönlü kırıldığında gönlünü alalım.
Ve bazen hiçbir şey söylemeden sadece elini tutalım.
Çünkü bazı sevgiler dile sığmaz. Bir bakışta, bir tebessümde, bir duada ve küçük bir iyilikte kendisini gösterir.
Kıymetli kardeşlerim,
Gerçek sevgi, nefsin istediğini yapmak değil; sevdiğinin gönlünü Allah için gözetebilmektir.
Bir gün gençliğimiz geçecek. Yüzümüzde çizgiler, saçlarımızda aklar olacak. Belki de ömür yetmeyecek. İşte o zaman geriye dönüp baktığımızda, eşimizin gönlünde bıraktığımız güzel hatıralar en kıymetli servetimiz olacaktır.
Öyleyse bugün başlayalım.
Eşimizin kapısını açalım; ama yalnızca arabanın kapısını değil, gönlümüzün kapısını da açalım.
Bir tebessüm edelim.
Bir güzel söz söyleyelim.
Bir dua edelim.
Çünkü sevgi Allah için yaşandığında ibadete, güzel muamele ise gönül kazanmaya dönüşür.
Rabbimiz Celle Celâluhu bütün yuvalarımıza muhabbet, merhamet ve huzur nasip eylesin. Eşlerimizi birbirimize göz aydınlığı kılsın. Bizleri Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in sünnetini yalnızca dilinde değil, hâlinde ve evinde yaşatan kullarından eylesin.
Muhabbetimiz daim, gönlümüz birbirine emanet, yolumuz Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in yolu olsun.
Âmin.
YAZIYA YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.