Fıkhi Sorulara Kısa Cevaplar

Fıkhi Sorulara Kısa Cevaplar

Prof.Dr.Halit Ünal"Okuyucularımın ilgisine teşekkür ediyor, soru çok olduğu için kısa cevap vermek zorunda kaldığımı ifade etmek istiyorum".

 

Savaş esirleri İslam hukukunda savaş sonrası alınan esirler ve ganimetler hakkında yapılacak işlem devlete aittir. Esir alan asker aldığı esire herhangi bir zarar veremez. Bedir harbinde alınan esirlerden maddi gücü yerinde olanlar para (fidye) karşılığında, imkânı olmayanlar ise bir esir on müslümana okuma yazma öğretme karşılığında serbest bırakılmıştı. Bu konuda genel ilke mütekabiliyet (karşılıklılık) ve toplum menfaatı (kamu yararı)  ve sulh (anlaşma)dır. Yani muharip düşman tarafı esirlere nasıl muamele ediyorsa bu tarafın da aynı muameleyi yapması ve toplumun menfaatının gözetilmesidir. (Ganimetlerin taksimi hk. Bkz. Enfal 41; esirlere yapılacak işlem hk. Bkz.  Enfal, 67, 70; Muhammed 4)

Dört Büyük Kitap İman esaslarından üçüncüsü Allah"ın peygamberleri vasıtasıyla gönderdiği kitaplara imandır. Tevrat Hz. Musa"ya yazılı levhalar halinde indi (bkz.A"raf 150, 154) İslamda da geçerli olan on emir Tevratta yer alır (Bkz. Bakara 83, 84) Tevrattan sonra Hz. Davud"a indirilen Zebur"da Hz. Davud"un güzel sesiyle okuduğu ilâhiler ve dualar vardır. İncil Tevrat hükümlerini tasdik etmek üzere Hz. İsa"ya indirilmiştir. Hz. İsa"nın vaazlarını ve ahlâki öğütlerini ihtiva eder. Tevrat ve Zebura ahd-i atîk (= eski sözleşme) İncile ise ahd-i cedîd (yeni sözleşme) denilir. Bu kitaplarda zamanla  birçok tahrif ve değiştirmeler olmuştur. Kur"an bunlara işaret eder.  Kur"an-ı Kerim âhir zaman peygamberi Hz. Muhammed (sav) e kendisinden önce indirilen ilâhi kitapları tasdik etmek, tashih etmek (düzeltmek) ve tekmil etmek (tamamlamak) üzere gönderilmiştir. Kur"an-ı Kerim geldikten sonra diğer ilâhî kitapların uygulamada bir geçerliliği kalmamıştır. Yalnız, müminlerin bu kitapların asıllarının Allah tarafından gönderildiğine inanmaları imanın  şartıdır. (Geniş bilgi için bkz. Diyanet İslam Ansiklopedisi, Şamil İslâm Ansiklopedisi.)

Kader ve Evlilik : Hangi erkeğin hangi kıza, hangi kızın hangi erkeğe nasip olacağını Allah"tan başka kimse bilemez. Sadece sevmek bunun için yeterli değildir. Anlaşmak ve uyum için sevgi şarttır, fakat yeterli değildir. Tek taraflı sevgi de yeterli olmaz. İki tarafın karşılıklı sevgisi olur ve diğer şartların yanında bu sevgi ağır basarsa o zaman nasip ten söz edilebilir. Fakat yine de kesin bir şey söylenemez. Biz hakkımızda hangisinin hayırlı olacağını bilemeyiz. Bizim dediğimiz değil Allah"ın dediği olur . Sonra evlilik yalnız iki kişi arasında olan bir hadise değildir. Bu bakımdan, bize düşen, istişare ile ve anlaşarak, dînî kurallara ve bu kurallara aykırı olmayan örf ve âdete uyarak gerekli çalışmaları yapmak, sebeplere tevessül etmek ve takdiri Allah"a bırakarak hayırlısı olması için Allah"a dua etmektir.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum
Fıkıh Köşesi