Fıkhi Sorulara cevaplar-5

Fıkhi Sorulara cevaplar-5

Prof.Dr.Halt Ünal Hocamız sizden gelen fıkhi sorulara cevap vermeye devam ediyor.

Sorulara Cevaplar 5
 

                                                         

Peygamberimizden önce İslam var mıydı?  Allah Teala"nın ilk insan ve ilk Peygamber Hz. Adem"den son Peygamber Hz. Muhammed (sav) e kadar bütün peygamberlere gönderdiği dinin adı İslam"dır. İslâm, âlemlerin Rabbi olan Allah"ın tek, benzersiz ve ortaksız olduğuna, O"nun gönderdiği Peygamberlerin ve Kitapların Hak olduğuna inanmaktır. Bunu bize  Kur"an-ı Kerim haber vermektedir: “Allah uğrunda, hakkını vererek cihad edin. O, sizi seçti; din hususunda üzerinize hiçbir zorluk yüklemedi; babanız İbrahim"in dininde (de böyleydi). Peygamberin size şahit olması, sizin de insanlara şahit olmanız için, O, gerek daha önce (gelmiş kitaplarda), gerekse bunda (Kur"an"da) size “Müslümanlar” adını verdi. Öyle ise namazı kılın; zekâtı verin ve Allah"a sımsıkı sarılın. O, sizin mevlânızdır. Ne güzel mevlâdır, ne güzel yardımcıdır.” (Hac 78) Bu konuda  Bakara 132-133; Şuara 105-183 e bakınız.)

Allah, hiçbir kavmi peygambersiz bırakmamıştır. İnsanlar Hak yoldan sapmaya başlayınca Allah onlara doğru yolu göstermek için peygamberler göndermiştir. Tarih boyunca Tek Allah"a iman, yani İslâm"ın dışında genellikle putperestlik (=putlara ve heykellere tapma) inancı mevcut olmuştur. Yani İslâm"a inanmayanlar, kendi elleriyle yaptıkları çeşit çeşit putlara tapmışlar ve bunların kendilerini Allah"a ulaştıracağına inanmışlardı. Bu konuda Kur"an-ı Kerim"de çok bilgi mevcuttur. Hz. İbrahim"in putlarla mücadelesi ve put yapımcısı olan babası (veya amcası) nı uyarması konusunda bakınız: (Enbiya 53-69; En"am 74)

 

Takva ne demektir? Takva, Allah"ın yasak kıldığı şeylerden korunmak demektir.  Haramlardan korunan bir kimse Allah"a gerçek manada saygı göstermiş ve O"nun azabından kendisini korumuş olur. Takva genel olarak Allah korkusu olarak tanımlanmaktadır. Fakat bu korku saygı ve ta"zimden kaynaklanan bir korkudur. Allah korkusu, mümini O"nun razı olmadığı işlerden koruduğu, ve O"na ibadet ve itâata sevkettiği için takva sahibi kişiye müttaki( Allah"tan korkan, haramlardan korunan) denir. Kur"an"da en çok vurgulanan hususlardan birisi takva dır. İbadet, insanı günahlardan ve Cehennem azabından korumak için emredilmiştir: “Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize kulluk ediniz. Umulur ki, böylece korunmuş (Allah"ın azabından kendinizi kurtarmış) olursunuz.”(Bakara 21) “Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz (Bakara 183)

 

Kız arkadaşı İslâm"da kadın-erkek (kız – erkek) ilişkileri ile ilgili bazı kurallar ve sınırlamalar vardır. Sosyal hayatın bir gereği olarak toplumda kadın ve erkek bir arada bulunabilir, birbirleriyle alış verişte bulunabilir.

Toplumda kadın ve erkeğin birbirlerine göre durumlarını belirleyen iki İslâmî terim vardır: Mahrem (kendileriyle evlenilmesi yasak olan yakın akraba) ve nâmahrem (kendileriyle evlenilmesi yasak olmayan yabancı). Bu kavramlar daha çok kadın için kullanılır. Nur suresinin 30 ve 31. âyetlerinde mümin erkek ve kadınların iffetlerini korumak için nelere dikkat etmeleri gerektiği hususu açıklanmıştır. Mü"min kadınların süslerini kimlerin yanında gösterebilecekleri sayılmıştır.

Kız arkadaşı ifadesi, bizim, kaynağını İslâm"dan alan geleneğimize yabancı, Batı kaynaklı bir ifadedir. Bizim geleneğimizde kadınlara/kızlara “bacı”  “hemşire” ve “kardeş” gibi saygı ifade eden kelimelerle hitap edilir. İslâm geleneğinde bir kadın/kız, ancak nikâh akdiyle yani evlenmek suretiyle bir erkeğin arkadaşı olabilir ve bu arkadaşlık ömür boyu sürer.

Bir Müslüman nâmahrem olan bir kadın/kız ile toplumdan uzak, kapalı bir yerde yalnız başına bir arada bulunamaz. Toplum içinde bir sınıfta, bir markette veya otobüste.. böyle bir kadın/kız ile ancak zaruret ve ihtiyaç varsa o zaruret ve ihtiyaç çerçevesinde ve medenî bir şekilde konuşulabilir. Meselâ bir tanıdığı ise selâmlaşabilir ve ailesinin hal ve hatırını sorabilir. Gereksiz konuşmalarda bulunamaz.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum
Fıkıh Köşesi