Büyük Zafer'in 88.Yıldönümünü Kutladık

Büyük Zafer'in 88.Yıldönümünü Kutladık

30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 88. Yıldönümü ve Silahlı Kuvvetler Günü” ülkemizde ve dış temsilciliklerimizde coşkulu bir şekilde kutlanırken ilçemizde “sade” bir törenle kutlandı.

 

             Şuayip YAMAN

 

            Törene; İlçe Kaymakamı Meftun Dallı, Garnizon Komutanı Prs. Yzb. Sıtkı Akgöz, Belediye Başkanı Lokman Özden, Cumhuriyet Başsavcısı Zafer Dur ile birlikte subaylar, siyasi partiler, sivil toplum örgütleri ve bankaların temsilcileri katıldı. Halktan katılım hiç yok denecek kadar (neredeyse bir elin parmakları kadar) azdı.

 

            Sunuculuğunu Personel Kıdemli Üst Çavuş Birol Arslan’ın yaptığı Atatürk Parkı’ndaki tören, protokolün Atatürk Büstü’ne çelenk sunması ile başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Jandarma Astsubay Çavuş İsmail Kuran’ın günün anlam ve önemini belirten konuşması ile sona erdi.

 

            Jandarma Astsubay Çavuş İsmail Kuran yaptığı anlamlı konuşmada, “ Bugün Türk Ulusunu esir etmek, aziz vatanımızı parçalamak isteyen düşmana son ve kesin darbenin vurulduğu, Büyük Taarruz Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin 88. Yıldönümünün kutlamanın mutluluğu içerisindeyiz.

 

            …30 Ağustos zaferi, Anadolu’nun ebedi Türk yurdu olduğunu bir kez daha tüm dünyaya ilen etmiş, Türk tarihinin dönüm noktalarından oluştur.

 

            Atatürk tüm gücünün milletinden alıyor ve tüm başarısını milletinin eseri olarak görüyordu.

 

            Atatürk; “Ben 1919 senesi Mayıs’ı içinde Samsun’a çıktığım gün elimde maddi hiçbir kuvvet yoktu, Yalnız büyük Türk milletinin asaletinden doğan ve benim vicdanımı dolduran yüksek ve manevi bir kuvvet vardı. İşte ben bu ulusal kuvvete, bu Türk milletine güvenerek işe başladım” demiştir.

 

            1919 senesinin Mayıs’ında milletine güvenerek yola çıkan ve medeniyet savaşını başlatan ATATÜRK’ü Türk Milleti hiçbir zaman yanıltmamıştır.

 

            Bizler Türkiye Cumhuriyeti’nin şimdiki sahibi olarak başta ATATÜRK olmak üzere ebediyete intikal etmiş kahramanlarımızı ve aziz Şehitlerimizi minnet ve rahmetle anar, hayatta olan gazilerimize şükranlarımızı sunarız” diyerek Atatürk’ün Gençliğe Hitabesini okuyarak sözlerini noktaladı.

 

            Teröre 57 Şehit veren ve 25 Gazisi olan ve “Şehitler Diyarı” olarak bilinen yaklaşık 100 bin nüfuslu ilçemizde ne hikmetse Milli bayramlara katılım ve ilgi hiç yok denecek kadar az olmakta.. Çubukluların bu konuda basiretleri bağlanmış.. Halktan sadece Şehit ve Gazi yakınları katılıyor. Bir başka ifade ile ateş düştüğü yeri yakıyor. Bunlar da tam olarak katılmıyor.

 

            Protokol de olmasa neredeyse bayramlara kimse katılmayacak. Oysa milli bayramlar bir ülkenin bağımsızlığına kavuştuğu bayramlardır.

 

30 Ağustos zaferi ile; Yok olmak üzere olan bir milletin küllerinden doğmasını sağlayan Atatürk ve silah arkadaşlarının ve milli mücadeleye kanlarıyla, canlarıyla emek veren Türk halkının 7 düvele karşı verdiği büyük bir mücadeleye tanık oluyoruz.

 

Türk Milleti 30 Ağustos zaferi ile bir “Kurtuluş Destanı” yazmış ve ülkemiz uzun uğraşlardan ve mücadelelerden sonra tam bağımsızlığına kavuşmuştur. Böyle bir günü coşkuyla kutlamak her Türk vatandaşı gibi Çubuklularında görevi olması gerekirdi. Ama olmadı ve ne hikmetse olmuyor. Böylece bayramlarda formaliteden öteye geçmiyor. Bunda hiç kuşkusuz Çubuk Alayı’nın 2005 Mayıs’ında Çankırı’ya gitmesinin de büyük rolü olmakta. İyi ki protokol var..

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.