Abdurrahim SOMUNCU(Emekli Müftü)

Abdurrahim SOMUNCU(Emekli Müftü)

YAPILAN TOPLANTILARIMIZDA, KAR VE ZARAR ÖLÇÜLERİMİZ NELER OLMALIDIR?

 

   

 

                   Yazıma bir hadisi şerifle başlamak istedim.    Peygamber efendimiz (s.a.v) bir hadisi şeriflerinde  “iki Müslüman bir araya geldiklerinde biri diğerini yıkayan iki el gibidir” buyurmaktadır. Bu hadisi şerifte kadınlar veya erkekler,  bir araya geldiklerinde, iki elin biri diğerine yardım edip, biri diğerini yıkayıp temizlediği gibi, ilmi, ahlakı, edebi maddi ve manevi yönden bilgi alış verişinde bulunmalarına, işaret edilmektedir.

              Hanım ve erkeklerin bir araya gelmeleri, çeşitli kültürel faaliyette bulunmaları, bu amaçlarla toplanmaları, güzel bir davranıştır. Hanımların evlerde, erkeklerinde buna benzer kahvelerde, gazinolarda, kulüplerde… Bir araya geldiklerini bilmekteyiz. Bir araya gelmenin güzelliği yanında, o toplantılarda neler yapılmakta ve neler konuşulmaktadır. Bu mekânlarda zamanlar, ömürler, israfmı ediliyor, yoksa dünya ve ya ahırete ait faydalı, faaliyetlere mi yer veriliyor?

                 İnsanlığın gelişmesinde kadının ve erkeğin ortak payının olduğunu geçmişimizden ve yaşantımızdan bilmekteyiz. Yapılan toplantılarda, bilmeyenler, bilenlerden bir şeyler öğrenip,  yararlana bilir. Fakat bilmediğini bilmeyenlerden, kim ne öğrene bilir. Peygamber efendimiz (s.a.v) bir hadisi şeriflerinde Hz. Aişe (r.a.) için “Dininizin yarısını Aişe den alınız” buyurmuşlardır.         

             Hanımların bir araya gelmelerinde gelenek ve göreneklerinden, yararlanmaları, din ve dünyaya ait bilgilerini bir birlerine aktarmaları, Kur’an-ı kerim ve ilmihal kitaplarından bölümlerin okunması, hatimlerin yapılması, bilenlerin bilmeyenlere, bildiklerini öğretmeleri,ve öğrenmeleri “ müslünın müslümana olan görevleri cümlesindendir”.

              Cemaatleşmede, birliktelikte olmada, rahmet olduğu Peygamber efendimiz (a.s.v) bir hadisi şeriflerinde şöyle yer almaktadır.“ Elcemaatü rahmetün vel firkatü azabun/ cemaatleşme bir araya gelmede rahmet, ayrılıkta, bir araya gelmemekte ise azab vardır” buyurmuşlardır. Tefrika, vatan millet bütünlüğünü bozmak için bir araya gelmekte ise, vebal vardır. Şairin dediği gibi “Girmeden tefrika bir millete düşman giremez. Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez.”Okuyan bilen bir insan, ışık gibidir, ışığından kendisi yararlandığı gibi, başkası ondan yararlanır.

 

        Eğitilmemiş insanların toplantılarına katılmada yarar yoktur. Kur’an-ı kerim Furkan süresi ayet 63 de “Rahmanın (has) kulları onlardır ki yeryüzünde tevazu ile yürürler ve kendilerini bilmez kimseler onlara laf attığında (incitmeksizin) selam derler (geçerler)” buyrulmaktadır. Yine Araf süresi ayet 199 da “(Resülüm) Sen af yolunu tut, iyiliği emret ve cahillerden yüz çevir” buyurmaktadır.

                  Dinimizde okumak ve öğrenmek için yer zaman mefhumu yoktur. Bilmediğini okumak ve öğrenme konusunda,Peygamber efendimiz ( s.a.v) “Erkek ve kadın üzerine ilim tahsili farzdır” buyurduğunu bilmekteyiz.   Müslüman yararlı bulduğu bir şey-i nerede bulursa alır hadisi şerifi “ELhikmetü daalltün mümini eyne vecedeha ehazeha/ mümin yararlı bir şey-i nerede bulursa onu alır” buyrulmaktadır.  Bizler yararlı olan,konferanslara,ev toplantılarına katılmalıyız.          

               Toplantı yerlerimiz, illim irfan mekânları olmalıdır. Yersiz yere, onu bunu çekiştirerek o, yere günahsız gelip bir yığın vebal ile ayrılmamalıyız. Allah’a emanet olunuz.

Bu yazı toplam 1535 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
SON YAZILAR