SAADET PARTİSİ KURTULMUŞ

                                      SAADET PARTİSİ KURTULMUŞ

                                 NECMEDDİN ERBAKAN KURTARMIŞ

 

Saadet’teki gelişmeleri dikkatle izliyoruz.Yazmak bugüne nasip oldu.

Numan Kurtulmuş Saadet’in başına geldiğinde Erbakan kerhen razı olmuştu.Çünkü parti yönetimindeki etkin isimler Şevket Kazan ve Oğuzhan Asiltürk “NUMAN” demişlerdi.

Hoca sessiz kalmayı tercih etti.

 

Önce Numan Kurtulmuş rüştünü ispat etmek,gerçek lider olmak amacıyla,Milli Görüş’ün temellerine dokundu.Çünkü Milli Görüş demek ERBAKAN demekti.Erbakan’ı hedef aldı.Erbakan oralı olmadı ama teşkilat rahatsız oldu.Kazan ve Asiltürk “oylarımızı artırmak,iktidara gelmek için gerekli” telkiniyle teşkilatın rahatsızlığını giderdi.

 

11 Temmuz kongresine gelindi.Hoca “kongreye gitmek için bir sebep” yok dedi.Hocaya rağmen gidildi.Numan Kurtulmuş’un amacı bu kongre ile Saadet’te istediği yönetimi oluşturmak,tek adam olmaktı.Yakın akrabalarını almayı da ihmal etmedi ama basın bunu“es” geçti.

 

Yeşil liste hazırlandı ve hep birlikte Erbakan’ın konutuna gidilip icazet istendi. Her şey düşünülmüş, karar verilmiş,iş bitmiş. Hoca da hayırlı olsun dedi.Yani hoca işin başından beri olayların hep dışında.

 

Ama Numan Kurtulmuş yeşil liste yerine-Kazan ve Asiltürk’ün de olmadığı- BEYAZ listeyi sunuyor.Asiltürk de ikinci liste olarak YEŞİL listeyi.

 

Numan Kurtulmuş “kongreye ikinci bir liste sundular,hizipçilik yaptılar”diyor.

Asiltürk “esas liste yeşil listeydi,Numan beyazı sundu,bizi sattı” diyor.

 

Hoca yine olayların dışında.Taraflar hocaya gidiyorlar,”hocam şu işi çöz” diyorlar.

Hoca, Milli Görüşe vurgu yapıyor,”esas liste yeşil listeydi,kongreyi yenileyin” diyor ve Numan Kurtulmuş’u haksız buluyor.Kurtulmuş kongreyi yenilemeye yanaşmıyor.

 

Kazan ve Asiltürk Önder Sav’dan akıl alıp dava açıyorlar ve parti, kongreye çağrı heyetine devrediliyor.Ama hoca bu Sav görüşmesi ve dava sürecinin de dışında.

 

Devreye medya giriyor ve olayı Numan Kurtulmuş-Erbakan çekişmesi diye lanse ediyor.İşin ilginç tarafı Ajans5 ten başka Erbakan’ı savunan yok.Kanal7,Haber5,Vakit,Milli Gazete,TV5,STV gibi muhafazakar basın,Doğan Grubu,Habertürk,Shovtv vb.kartel medyası ile birlikte ve hepsi Numan Kurtulmuş’un yanında.

Ertuğrul Özkök,Oktay Ekşi,Taha Akyol,Nazlı Ilıcak ,Dilipak’a kadar vs.vs.hepsi aynı safta.Yaa bu Numan Kurtulmuş ne bereketli adammış,tüm Türkiye’yi kenetleyiverdi.Sanki aday olsa banko cumhurbaşkanı.Allah Allah,bu ne iş?Oysa tek amaçları vardı,Kurtulmuş Saadet’te kalsın tek adam olsun,Erbakan ve Milli Görüş bitsin.

 

Biz bunları yeni seyrediyoruz ama Erbakan elli yıldır seyrediyor ve gülüyor.Çünkü olaylara müdahil olmadan istediği gibi yönleniyor ve Erbakan işte tam burada devreye giriyor.

Ve tüm delegeleri toplantıya çağırıyor.

 

Saadet’i tek bir aday ile tek bir liste ile kongreye götürecek ve Milli Görüşü emin ellere teslim edecek.

Çünkü Numan Kurtulmuş Milli Görüşün bir deniz,Saadet’in ise o denizde bir adacık olduğunu anlayamadı.Saadetin lideri olsa da Milli görüşün lideri olamayacağını kavrayamadı.

Bu yük ona ağır geldi ve alınacak.

 

Ve bu yazının tam burasını yazarken istifa haberi geldi.Biz zaten bir ay önce kongrede aday olamayacağını söylemiştik.Çünkü Numan Kurtulmuş’a biçilen rol Milli Görüşü bitirerek,AKP ye, AKP benzeri bir alternatif oluşturmaktı.Saadetin başında kalsaydı Milli Görüş yine bitecek ve Saadet ikinci bir AKP olacaktı.Hoca müsaade etmedi.

 

Bunlar olayın basına yansıyan bilinen yönleri bir de perde arkası var ki dünya çapında desek abartmış olmayız.Şöyle ki:

 

Şimdi şu sorulara cevap arayalım:

1-Ajans5 haricinde herkes neden Numan Kurtulmuş’un yanında yer aldı,Oktay Ekşi ilk seçimde Numan Kurtulmuş’a oy mu verecekti?

2-Ak Parti bu işin neresinde ve hangi durumda ne kazanıyor?

3-Erbakan niçin Kazan’ın Sav görüşmesi ile ilgili sessiz kalıyor?Yoksa Kurtulmuş’la Saadet’in iktidara geleceğini gördü de engellemeye mi çalışıyor?Neler dolaşıyor sitelerde neler..

4-Gülen Cemaati bu işin neresinde,Milli Görüşle çatışma var mı?Gülen hoca niçin Milli Görüşçüleri inciten açıklamalar yapıyor?

 

 

            İŞTE NAÇİZANE CEVAPLAR

 

1-2)Türkiye’de referandumdan sonra iki kesim tüm kesimlerden daha etkin hale geldi.Bir kesim Ak Partiyi bitirmek için her şeyi göze alanlar,diğeri ise bunu görüp Ak Parti’yi ne pahasına olursa olsun zirvede tutmak ya da her ihtimale karşı ikinci bir AKP oluşturarak aynı icraatları devam ettirmek isteyenler.

AKP yi bitirmek isteyenler Kurtulmuş’un kuracağı yeni partinin AKP nin oylarını böleceğini düşünüyor ve “yüzde otuzun altına insin yeter” diyor.MHP-CHP koalisyonu hazır.Bu nedenle Kurtulmuş çok önemli.

İkinci kesim AKP nin alternatifi olarak Saadet’i görüyor.Ve Saadetin AKP yi şiddetli muhalefet ile bitireceği kesin.Ya muhalefetin şiddetini kırmak lazım,ya da Saadeti bitirip AKP ye ilhak etmek.İşte bu nedenle ajans5 haricinde tüm kesimler Numan Kurtulmuş’un yanında yer aldı.Kurtulmuş ve arkadaşları yeni parti kurarsa birinci grubun,AKP ye geçerlerse ikinci grubun istediği olacak.

Kurtulmuş ve birkaç –milletvekili adayı-arkadaşı AKP ye hoplayarak gider de..(Genel başkan olma ihtimali var ya)Ya arkadaşları?Onlar ayrı parti ister,Kurtulmuş’u aşamazlarsa Saadete geri dönerler.En zor durumda olanlar onlar.

3-)Herkes Kazan ile Asiltürk’ü Erbakan’ın yanında sanıyor.Yanından hiç ayrılmadıkları doğru da Erbakan için çalışmadıkları kesin.Çünkü SAV görüşmesi Erbakan’ın asla tasvip etmeyeceği bir görüşmedir ve Erbakan’a zarar vermiştir. Bu olay bu ikilinin Erbakan’a verdikleri ilk zarar da değil.

Eser Karakaş’ın Erbakan’ı eleştirdiği 6 Eylül 1980 Konya-Kudüs-mitingini organize eden Nurettin Şirin’e Erbakan’a rağmen mitingi yaptıran da yine bu ikili.

Hatta meşhur Sincan-Kudüs-gecesini de Erbakan’a rağmen bu ikilinin desteğiyle Nurettin şirin yapmış..Ve Kazan adalet bakanı sıfatıyla Nurettin Şirin’i hapiste ziyaret etti ve Refah Partisinin kapatılma gerekçesini adeta hediye etti. Erbakan bunların hesabını Kazan ve Asiltürk’ten sorar.

Erbakan’ın Ergenekoncu olabileceği, Saadeti engellemeye çalıştığı iddialarına cevap  verebilmek için  hocanın 84 yıllık ömrünün her nefesine kadar nasıl geçtiğinin iyi bilinmesi gerekir.

Bu sorunun cevabını hocanın hayatını bir defa okuyan herhangi bir kişiye sorun.Ya da Oktay Ekşi’ye sorun ve söylediklerinin tam tersinde bir yargı çıkarın.Sonuç aynı olur.

 

4-)Gülen cemaatinin Saadet Partisi ile ilgili görüşleri AKP ile aynı çizgidedir.Ama buna ilave olarak Gülen hoca efendinin Milli Görüş ve Erbakan’la da sorunları olduğu sonucuna varıyoruz.Hoca efendi önce Gazze gemisine “otoriteye baş kaldırdı”,sonra da “ölenler şehit olamazlar bile bile ölüme gittiler” diyerek Milli Görüşçüleri kızdırdı.Yani Gülen hocanın Milli Görüşle sorunu var.

İşin aslı şu:

Gazze gemisini Erbakan’ın gönderdiğini Bülent Yıldırım’ın baskın gecesi Erbakan’a telefonla dakika ve skor verişinden anlıyoruz.Bu olaya kadar Türkiye,İsrail ve ABD stratejik ortaktı.Ve İran’a saldırının arefesiydi.Bu olayla birlikte stratejik ortaklık bozuldu ve İran’a saldırı önlenmiş oldu.

 

Şimdi Gülen hoca efendiye sormak lazım:

-ABD ve İsrail’in İran’a saldırma planları hakkındaki düşünceleriniz nelerdir? İran’ın mı yoksa ABD ve İsrail’in mi yanındasınız? Şahsen ben böyle bir saldırıya şiddetle karşıyım.Siz de söyleyiniz.

-Gazze gemisi  otoriteye başkaldırmak ise Hz.Ömer’in (R.A)Müslüman olması ile birlikte kırk kişi olan sahabenin,saldırıya maruz kalma,yaralanma,öldürülme tehlikesini bile bile Kabe’de namaz kılmak için Mescid-i Harama gitmelerini nasıl tanımlıyorsunuz?Sizin tabirinizle bu da Mekke otoritesine başkaldırı değil midir?

- O sahabeler müşrikler tarafından Kabe ziyareti esnasında öldürülselerdi,bile bile ölüme gittikleri için acaba şehit olamazlar mıydı?

Ya da Hz.Peygamber (S.A.S) efendimiz Tebük seferine orduyu hazırlarken,Cafer-i Tayyar (R.A) hazretlerine komutan olarak sende öleceksin senden sonra ALLAH(C.C.) içinizden birini -Seyfullah (Halit Bin Velid R.A.)-ünvanıyla size komutan yapacaktır derken,öleceğini bile bile savaşa giden ve ölen Caferi Tayyar hazretleri de mi şehit olamadı?

- Gazze de yaşayan o insanlar bile bile ölümü bekliyorlar.Her gün bir İsrail saldırısıyla birileri ölüyor.Öleceklerini bile bile vatanlarını terk etmeyip öldükleri için şehit olamazlar mı?

 

- Gülen hoca hiçbir amaç gözetmeksizin,hayattan bıktığı için ihtihar eden kişiyle,bir amaç uğruna hayatını feda eden kişiyi birbirine karıştırmaktadır.Kaldı ki o gemiye binenlerin hiçbiri öleceğini bilerek o gemiye binmemiştir.Öyle olsaydı o geminin yolcuları farklı kişiler olurlardı.Hoca için artık bu kadarı da fazla diyeceğim ama belki de bilmediğim şeyler vardır.

Hocanın sözleri Türkiye-İsrail ilişkilerinin gerilmesinden duyduğu rahatsızlığın bir ifadesidir.Bu ilişkilerin gerilmesinden bu ülkede hocadan başka rahatsız olan da yoktur.

- Türkiye de hiçbir cemaat hiçbir zaman bir siyasi partiyi ele geçirememiştir,geçirmesi de mümkün değildir.Cemaatler siyasi partilerin oy deposu olarak kullanılmaya mahkumdur.

Yani hocanın sözleri kendisini bağlar,Türkiye gideceği yere doğru kararlı bir şekilde yol almaktadır.Cemaatli de olsa cemaatsiz de olsa hedef bellidir.

 

SONUÇ:

 

Evet Erbakan bir idoldür.Engellenen adamdır.Savunan adamdır.Milli Görüşün ilkelerini yazan,milli uyanışa hayat mücadelesiyle damgasını vuran adamdır.Adam gibi adamdır yani.O’nun mücadelesi Türkiye’nin düzenine karşı değil Dünyanın düzenine karşı olmuş,ama hep KASITLI OLARAK Türkiye’nin düzenine karşı olarak algılattırıldığı için elli yıl kıymeti bilinememiştir.Yoksa siz biliyordunuz da Erbakan bilmiyor muydu,dünya konjonktürüne göre devlet politikalarının bazen batı bazen doğu yanlısı ama gerçekte ve derinde hep Türkiye yanlısı olması gerektiğini.Elbette ki biliyordu.

 

Siz bakmayın Saadetin oylarına ,yüzde üçmüş beşmiş.Bu millet Erbakan’ı sevmektedir ve bilinç altında hep Erbakan’a oy vermektedir.Seçmen 1983 ün ANAP’ına oy verirken Özal’ın Erbakan’ın talebesi olduğunu dikkate aldı.2003 ün Ak Partisine oy verirken de Erbakan’a verilen değer tek başına iktidar oldu.

 

Vatandaş oyunu verirken “Erbakan’a versem ya engellerler ya da devirirler,öyleyse Erbakan’a en yakın olana oy vereyim”diyor.Ak Parti yönetiminin Erbakan aleyhine hiçbir şey söylememesi de bence çok akıllıca bir taktiktir ve sekiz yıldır idare ediyor.Denemesi bedava:Ak Parti yönetimi ve Başbakan versin veriştirsin Erbakan’a.Bakalım 2011 de yüzde kaç oy alacak? Bu riski göze alamazlar,Numan Kurtulmuş’u konuşturmaya devam edecekler.

 

Ama Erbakan bunların hep farkında.Dört dörtlük bir  Saadet Partisi ile yola çıkılacak,seçime kadar AK Parti şiddetli bir şekilde eleştirilecek ve yukarıdaki iki kesimin de hiç arzu etmediği üçüncü bir alternatif olarak Milli Görüşçü bir Saadet Partisi iktidar alternatifi olacak.Hem bu sefer engellenemeyecek ve devrilemeyecek.Seçmen sizce ne yapar?

Bekleyip görelim.

 

NOT:Bu yazı Saadet Partisi Kongresinden önce yazılmıştı.Erbakan’ın genel başkanlığı milletimize ve Saadet Partisine hayırlı olsun der yazı geciktiği için okurlarımızdan özür dilerim.

 

Bu yazı toplam 5220 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum