İRAN’IN 25 TANE ATOM BOMBASI VAR

                

 

 

            ( Şii-Sünni Savaşı Çıkarmak İsteyenlere Duyurulur.)

 

Nereden biliyoruz?

Açıkçası bu yazıda yazanların dışında hiçbir bilgiye sahip değiliz. Tüm bildiklerimizi de buraya yazıyoruz, birlikte karar verelim. Var  mı? Yok mu?

 

İran, Nisan 2006’da uranyum zenginleştirdiğini ilan ederek kutlamalar yaptı. İsrail ayağa kalktı ve İran’a müdahale için ABD’yi kışkırtmaya başladı.(İsrail’den başka kimsenin atom bombası olmayacak)

 

İran, nükleer enerjinin barışçıl amaçlı olduğunu ve nükleer santrallerde kullanılacağını açıklamasına rağmen batıyı ikna edemedi ve yaptırımlar birbiri ardına geldi.

Barışçıl amaçlı olan ve nükleer santrallerde kullanılan nükleer enerji  yüzde 20 zenginleştirilmiş uranyumdan oluşuyor.

Atom bombası amaçlı nükleer enerji için uranyumun yüzde 95’e kadar zenginleştirilmesi gerekiyor. Bir atom bombası için de 240 KG gerekiyor.

Pek çok ülkede nükleer santraller var ama kullanılacak yüzde 20 zenginleştirilmiş uranyumu ithal ediyorlar. Yani uranyum zenginleştirecek reaktörleri yok. İran ise doğrudan bu reaktöre sahip ve uranyumu kendisi zenginleştiriyor. Yani yüzde 20 yerine yüzde 95 de zenginleştirebilir.

İran reaktör kurmadan nükleer santral yapsaydı ne itiraz olurdu ne de kutlama. İtirazın da kutlamanın da amacı atom bombası olmalı. Takdir sizin.

-      “Efendim, yapabilir ama hala yapmadı.”

Peki dereyi görmeden paça sıvanmayacağına göre kutlama niçin yapılır?

Nükleer denemeler 6 ila 6.5 büyüklüğünde depreme neden oluyor. İran’da son on yıl içinde olan depremler, hem de periyodik bir şekilde.. Acaba niçin oluyor?

-          “ABD deprem bombası atıyordur.”

O zaman niçin nüfusun yoğun olduğu yerlerde atmıyor da insan kaybının en az olacağı yerlerde atıyor? Çünkü ABD’nin İran’da deprem bombası falan attığı yok İran resmen nükleer deneme yapıyor.

Otuzdan fazla deprem oldu ve iki bombadan birini denediyse en az 25 atom bombası  var diye tahmin ediyoruz.

Bir de açıklamalar var tabi..

İran’ın dini lideri “İran’a yapılacak bir saldırı anında İsrail’in Tel Aviv ve Hayfa kentlerini yok ederiz” dedi.

Bir kenti yok etmek.. Hiroşima ve Nagazaki gibi..

Ve İran dışişleri bakan yardımcısı “İsrail’in İran’a yapacağı ilk saldırı son saldırısı olacaktır” dedi.

Bu ne anlama geliyor? İsrail yok olmadığı müddetçe İran’a saldırabilir. Saldıramayacaksa yok olacak anlamına geliyor.

Ve İran basını sürekli dalgasını geçiyor. Son manşet “İran’a saldırılırsa elveda DUBAİ”

 

Bu açıklamalar bize İran’ın nükleer silaha sahip bir ağızla konuştuğunu anlatıyor. Takdir sizin.

Peki  ABD ve İsrail bu işe ne diyor?

İsrail, “İran atom bombasını bir yıla kadar yapacak”, “altı aya kadar yapacak” diye ABD’yi kışkırttı ama ABD  müdahale etmedi. Neden?(İki yıl geçti)

Eğer İran henüz atom bombası yapmamışsa ABD derhal müdahale eder, ama yaptığını öğrendi ve İsrail’in oyununa gelmedi. Suriye planını devreye soktu. Oradaki oyun İran’a ihraç edilecek ve İran’ın kendi ülkesinde atom bombası patlatamayacağı varsayımıyla hareket ediliyor.

Peki İran’ın atom bombası varsa niçin açıklanmıyor?

Bunu açıklayabilecek dört devlet var. İran, Rusya, ABD ve İsrail.

İran ve Rusya:  NPT’ ye üye oldukları için açıklayamazlar. NPT’ ye üye olan İran’ın atom bombası yapması suçtur. Yine NPT’ ye üye olan Rusya’nın İran’ın kendi yardımıyla atom bombası yaptığını açıklaması da düşünülemez. O da suçtur.

İran önümüzdeki aylarda NPT’ den çekilirse şaşmayalım. Niçin çekilir? Atom bombasına sahip olduğunu açıklamak için.

Tartışma konusu ise “ABD ve İsrail bildikten sonra kime, niçin açıklayacağız” olabilir. Türkiye ve Suudi Arabistan da açıktan yapsın diye mi açıklayacak?

ABD ve İsrail: Tüm dünya kamuoyuna “İran’ın nükleer silah yapmasını engelleyeceğiz” derken

“engelleyemedik, acze düştük, biz bu konuda yenildik” demeleri beklenemez. Karizmayı çizdirirler yani.

 

Her yerde aynı manşetler var.

“Şİİ-Sünni Savaşı Çıkarılmak İsteniyor.”

Manşetlerin altını okuyoruz ve hayretler içinde kalıyoruz. Ünlü bir kişi “Şii-Sünni Savaşı çıkarılmak isteniyor” demiş ve yazının altında bu savaşı Şiiler çıkarmak istiyormuş gibi Şiiliği, İran’ı, Maliki’yi bombardımana tutmuş.

El insaf ve Allah’tan korkun.

Vicdan sahibi her Müslümanın dediği şudur:

-Sünni ve Şii alimler bir araya gelsin,

-Konferanslar düzenlensin,

-Bayramlar ve benzeri kutlamalar birlikte yapılsın,

-İslam düşmanlarına karşı birlik olunsun,

-Müslümanlar kendi aralarında tefrikaya düşmesin.

 

Allah için, bu meselenin çözümüne her Müslüman bunları söylemez mi?Elbette söyler.

Peki başka kim söylüyor?İran, Irak ve Lübnanlı Şii alimler aynı şeyleri sürekli söylüyorlar.

Ama bakınız bazı Sünni alimleri bu çözümleri önermiyor ve yüksek sesle Şiileri suçluyor.

 

O kadar ileri gidenler var ki.

Mısırlı ünlü Sünni alimi Yusuf El Kardavi “Esad askerlerinin katli caizdir, Şiilerin katli caizdir, Suriye’deki savaş cihattır” diye fetva veriyor. Bırakın bu adamın Sünni alimliğini, bunun Müslümanlığı bile tartışılır. Bazı alimler de  buna “CIA ajanıdır” diyor. Vicdan sahibi Tunuslu bir alim de “Cihat Suriye’de olmaz, cihat yapacaklar İsrail’e gitsin’ diyor. O da alim, bu da alim. Takdir sizin.

Güzel bir gelişme Irak’ da yaşandı.

Biliyorsunuz Irak’ da her gün bombalı bir araç patlıyor ve onlarca insan ölüyor. Bombaları patlatan El Kaide ve genelde asimetrik eylemler yapıyor. Bir gün  Şiileri öldürüyor, diğer gün Sünnileri.

Şiiler Sünnileri, Sünniler de Şiileri katil bilecek ve kan gövdeyi götürecek. Emri veren ABD, uygulayan El Kaide’dir.

Şii alimler bunu önlemek için Sünnilerin ve Şiilerin Cuma namazlarını aynı camilerde beraber kılmalarını önerdiler. Ve birlikte namazlar kılındı.

Bu çözümü Şii alimleri önerdi .Peki  Sünni olup da takdir etmeyen var mıdır? Elbette yoktur.

Sünni alimiz diye piyasada türeyip de “Sünnileri Sünnilikten uzaklaştıran bu sahtekarları dikkate almayalım” dersek yanlış mı demiş oluruz? Takdir sizin.

 

Sonuç:

Şii Sünni savaşını, İsrail için ABD çıkarmak istiyor ve Suudi yönetimi ile Katar yönetimi de canla başla çalışıyor. Arabistan’daki Sünni alimlerin fetvalarını lütfen okuyunuz ve kendiniz karar veriniz, bunlar alim mi? Aynen Arap Baharı da İsrail için ABD tarafından başlatıldı ve Suudi  Yönetimi ile Katar yönetimi canla başla çalıştı. Engellemeye çalışan da Hizbullah (Nasrallah),Suriye (Esad),Irak (Maliki) ve İran’dır. Arkalarında da Rusya ve Çin vardır. Olay budur. Nereye varacağını önceki yazılarımızda yazmıştık. Arkasındayız, aynen çıkıyor.

Bu yazı toplam 9608 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum