Sosyal Medya Hesaplarımda böyle uzun yazılar gitmiyor ve aşağılara doğru kaydığı için Köşemde sizlerle paylaşıyorum, bilginize saygılarımla.
Kur'an Ayetlerinden sonra VEDA HUTBESİ'nin bende ayrı bir yeri vardır ve bu sözler ancak Peygamberimiz sav. 'in yüreğinden gelin dilinden aktarılmış olabilir diye düşünürüm.
Yalnız bir iki yerde problem var ve en önemli yer: Sizi iki şey bıraktım, sözü... Birincisi Kur'an'dır, ikincisi şirk ehli tarafından bir grup sünnet, bir grup ehl-i beytimi diye ekleme yapmışlardır. Bu bid'at'tır! Yani sonra eklenmiştir. Kur'an böyle bir anlayış vermez. Kur'an'da çelişki ve şirk bir arada barınmaz.
Bakara 2
~ «ŞTE bu Kitap içinde çelişkili, şüphe duyulacak hiçbir şey yoktur, tamamen kusursuzdur! Takva sahipleri, Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için bir yol göstericidir.»
Ömrünü bu Kitap ile geçiren Peygamberimizden Kur'an'ın yanına bir başka şeyi tavsiye çıkar mı? Onun yaşamı zaten Kur'an'ın kendisiydi. Kur'an'ı bırakıyorum demesi yetmez mi? Demek ki, bazılarına yetmemiş ki bu vb. eklendileri yapmışlar. Sonra sırasıyla: Kur'an, Sünnet, İcma-i Ümmet, Kıyas-ı Fukaha daha neler neler eklenmiş, ancak yaşamlarında KUR'AN bir türlü maalesef İLK SIRAYI alamamış, hep en sonlarda kalmış, raflara kaldırmışlar, öpüp öpüp başa koyarak saygıdan başka bir şey kalmamış geriye.
İşte biz İlim Ehli insanların da bugün yaptığı Peygamberimiz sav. gibi KİTABI yeniden Miilletimiz ve Dünya İnsanlığının BİRİNCİ SIRADA YERİNİ ALMASINI sağlama mücadelesi.
Paylaşım ve Uyarılarımızla bu görevi bir MÜSLÜMAN olarak üstlenmişiz yaşamımız boyunca ve ölüm gelip çatıncaya kadar da biizinillah devam edilecek.
Gelelim Veda Hutbesi'nde şu duygusal konuşmaya. İşte ben bu sözleri hep hayatıma örnek almışım, her an ölecekmişim gibi geride görevimi yapmış olarak, yani Ailemii, içinde yaşadığım Toplumumu ve Dünya İnsanlığı için bu vazifemi yapmış olarak HUZURA varmaktır duam.
Peygamberimiz (s.a.v.), Hicretin 10. yılında (Miladi 632) gerçekleştirdiği Veda Haccı sırasında, Arafat’ta 100 binden fazla Müslümana hitap ettiği Veda Hutbesi'nde vefatının yaklaştığını ima eden şu sözleri ifade etmiştir:
"Ey insanlar! Sözümü iyi dinleyiniz! Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha buluşamayacağım."
Bu Sözün Önemi ve Bağlamı:
Veda İması: Peygamberimiz bu sözle, risalet görevini tamamladığını ve Allah'a kavuşma vaktinin (vefatının) yaklaştığını sahabelerine bildirmiştir.
Vasiyet Niteliği: Bu hitap, Müslümanlara son vasiyetlerini içerdiği için "Veda Hutbesi" olarak adlandırılmıştır.
Zamanlama: Bu hutbeden yaklaşık üç ay sonra Peygamber Efendimiz vefat etmiştir.
İnsan Hakları: Hutbe, can, mal, namus dokunulmazlığı, kadın hakları, faiz yasağı ve adalet gibi temel İslami prensipleri vurgular.
Peygamberimiz bu sözleri Arafat'ta irad ettiği ilk hutbede dile getirmiş ve sahabelerle vedalaşmıştır.
Ve hep Nuh as.'ı hatırlarım böyle zamanlarda.
Allah'ım; Nuh kuluna toplumu nasıl bir zulüm etmişler ki böyle bir beddua ile sana yalvarıp yakarmış :((
Ben 66 yaşındayım ancak 660 yıl yaşamışım gibi hissediyorum, bizim içinde yaşadığımız toplum da çok zalim el Rabbim, doğurduklarını müşrik ve Kâfir olarak yekiştiriyorlar da farkına bile varmıyorlar: Çünkü çocuklarının bu dünyalığını düşünüp ahiretlerini hiç düşünmüyorlar, ben bu insanlara nasıl acırım; açıktan ve gizli gizli uyarılarım hiç fayda vermiyor :((
~ Kur'an'dan Hikmet Dolu Ayetler: Her gün bir ayet oku, üzerinde düşün, anlamını özümse, içsel yaşa (73/1-9) ve başkalarıyla da paylaş! (74/2) İşte Kur’an’ı, İslâm’ı yaşamak bu?! Sonrası inşaallah: “İyi kullarım arasına katıl, Cennetime gir” (92/29-30) Fecr’deki müjdesine muhatap olmayı ummak!
~ Kur’an kıyamete kadar insanlık için rehber, yol göstericidir. Allah ve Rasûlü: İnsanları uyaran bir ELÇİ olarak yalnızca Kur’an’ı bırakmıştır.
71/Nuh 26-28
~ «NUH dedi ki: “Rabbim! Yeryüzünde müşrik kâfirlerin, inkârcıların tüten tek bir ocağını bırakma! Çünkü Sen onları bırakırsan kullarını saptırırlar. Ve onlar doğurduklarını; suçlu, müşrik kâfir bir kişi olarak yetiştiriyorlar! Rabbim! Beni, anamı-babamı ve inanmış olarak evime giren kimseyi, gerçeklere inanan, mümin erkekleri ve mümin, gerçeklere inanan kadınları bağışla. Hain zalimlerin ise ancak yıkımlarını, yok oluşlarını artır!»