Yabancı Dil yoktur, ‘Dil’ vardır!

Tarık Sezai Karatepe

 

İngilizce nerde başlar, nerde biter?

Dil, hayatla içiçe, hayatla birlikte bir kavram.

İngilizce, Fransızca, Arapça’yı ana dili gibi konuşan Afrikalı, Malezyalı, Endonezyalı… 10 yaş grubu çocuklarına önce “Yabancı dil yoktur, diller evrenseldir”mesajı yükleniyor.

Bir dili öğretmeden önce, o dilin öğrenilebileceği kabul ettiriliyor. Öğrenci, sudaki balık, gökteki kuş gibi, dili tabii seyri içinde öğreniyor.

İnsan zihninin bilgiye şartlanmışlığı ortadan kaldırılınca, dil öğrenmek oldukça zevkli hale geliyor. Ülkemizde 15-16 yaşında 6-7 dil bilen çok sayıda gencimiz var.

Yaşam kalitelerine baktığımızda, her biri öz güven sahibi, “Ben başarırım” rahatlığı içinde gençler. Milli manevi duyguları da son derece gelişmiş.

Öyle, “Dil öğrenirse kültürü bozulur” eski zaman fukaralığı da yok!

Bir başka dili şakır şakır konuşan hiçbir fert, ana dilini unutmuyor; aksine daha da bilinçli bir biçimde konuşuyor.

Zaten ailede ve okulda desteklenen, motive edilen gencin başaramayacağı iş yok. Sadece, dile yaklaşımımız değişsin yeter.

60’larda başlayan moda bir tabir var: “Gavurca!”

Halen okullarımızda şaka yollu, “Dersimiz gavurca” işleniyor.

“Gavurca” yoktur. “İnsanca” vardır. O da insanoğlunun dilidir. Dili bir ders formatından çıkarıp, kolay, zevkli, kullanılabilir hale getirmek mümkün.

MEB’de, 20binden fazla İngilizce öğretmeni var. Sadece müfredat değişikliğiyle tüm ilk, orta, lise öğrencilerine İngilizce öğretmek mümkün.

Dersler İngilizce şiir, tiyatro, skeç, sunum…ile işlenir; ayrıca her aktivite notla desteklenirse bir anda dii öğreniminde patlama yaşanır.

5. sınıflarda yıl boyu sadece İngilizce öğretme çalışması, son derece olumlu.

Çünkü, diğer derslerden kurtulmanın rahatlığıyla “Bu yıl, benim dil yılım” diye sevinçten havaya uçacak milyonlarca dil heveslisi çıkacaktır.

Zaten Matematik, Fen, Türkçe… 2. Sınıftan itibaren her yıl tekrar edilen, üzerine bir şey konmayan dersler.     

Öğrencinin, hiç olmazsa İngilizcesi olsun.

Benzer bir durumu İmam Hatip Ortaokulu için de önermek mümkün. İlk 4 yılını ilkokul sıralarında geçirmiş öğrenci, İmam-Hatipli olma bilincini 5. Sınıfta sırf Arapça öğrenerek geliştirsin.

Yoksa, 12. Sınıfta hutbeye çıkıp, ayın’a gayın’a dili dönmeyen sayısız İmam Hatip öğrencimiz var.

Dilimiz körelmesin

Dil dile değsin

Yaban yok ki yabancı dil olsun! Ecdadımız İspanyolcayı, Portekizceyi, Malaycayı, İngilizceyi… yabancı dil olarak görmemişti.

Cesaret başarı getirir ve sadece güçlüler ayakta kalır.

Dil kursları, treni kaçıranlarla dolu!

İmkan bulan,  dil öğrenmek için Amerikalara Fransalara Katarlara gidiyor; mümkünü olmayansa, bütün dil barajlarında takılıyor.

MEB’in “5. Sınıf Dil Haırlık olsun”düşüncesi bir devrim.

Tartışmaya açarak sulandırılmasın, yeter!