UNUTMAYALIM Kİ; HERKES BİR ENGELLİ ADAYIDIR...

Şuayip Yaman Görünen Köy

Birleşmiş Milletler tarafından 1992 yılında kabul edilen “3 Aralık Dünya Engelliler Günü” ile çeşitli nedenlerle toplumsal yaşam alanlarında, çeşitli engellerle karşı karşıya bırakılan bireylere yönelik farkındalık oluşturulması amaçlanmaktadır.

Dünya Engelliler GünüBirleşmiş Milletler tarafından 1992 yılından bu yana 3 Aralık'ta kutlanan uluslararası bir farkındalık günüdür. Bu günde dünya çapında organizasyonlar düzenlenmektedir. Hükümet desteği ve sivil toplum organizasyonlarıyla birlikte bu günün kutlanması çeşitlilik göstermektedir. Her yıl bu gün için değişik bir tema edinilmektedir.

3 Aralık Birleşmiş Milletler tarafından Dünya Engelliler Günü olarak kabul ediliyor. Böylece engellilerin politik, ekonomik, sosyal ve kültürel hayattaki görünürlüğünü sağlamak, daha rahat bir yaşam sürmeleri için çözüm üretmek, sahip oldukları haklara dair farkındalığı artırmak, yaşadıkları zorluklara son vermek hedefleniyor.

Böylece dünyanın her yerinde engellilerin istihdamı, eğitimi, sosyal ve kültürel hayata katılımı için farkındalık esastır.

ENGELLİLERİN SORUNLARI SADECE BİR GÜN VE HAFTA DA DEĞİL SÜREKLİ ELE ALINMALI...

Engelliler Haftası, bir kutlama değil, farkındalık oluşturma günleridir. Engelli vatandaşlarımızın sorunları sadece bir gün ve haftada değil, sürekli ele alınmalı, gündemde tutulmalıdır.

Engellilerimizin hatırlanması, onların sorunlarının çözümlenmesi ve seslerinin duyurulması aşamasında bu hafta oldukça önemlidir.

Ülkemizdeki engelli vatandaşlarımız, çözüm bekleyen birçok sorunuyla toplumsal hayatın içerisinde yer almaktadır. Bu sorunların çözümü kadar engelliliği ortadan kaldıracak tedbirleri almak da önemlidir. Bu konuda devletin yanı sıra sivil toplum örgütlerine de büyük görevler düşmektedir.

Ülkelerin gelişmişlikleri, vatandaşlarına verdiği değerle ölçülmektedir. Bir devlet, bütün vatandaşlarını kucaklayabiliyor, onların hayat kalitesini yükseltiyor ve sıkıntılarını giderebiliyorsa, sosyal devlettir.

Devlet, özellikle dezavantajlı vatandaşlarına pozitif ayrımcılık yapmalı, onların hayat şartlarını kolaylaştırmalı ve üretime katkıda bulunmalarını sağlamalıdır.

Eğitimde fırsat eşitliğinin olması, engelli vatandaşlarımızın daha rahat ve kaliteli eğitim almaları olmazsa olmazdır.

Eğitim kurumlarının engelli vatandaşlarımıza uygun hale getirilmesi ve eksikliklerin giderilmesi, çalışan engellilerimizin yaşadığı sorunların sağlıklı bireyler olarak takipçisi olmalıyız olmaya da devam etmeliyiz.

Engellilerin çalışma ortamlarının uygun hale getirilmesi, çalışma şartlarının iyileştirilmesi ve kullanacakları materyallerin temini konusunda üzerimize düşeni yapmanın çabası içerisinde olmalıyız.

Ayrıca;

  • Engellilerin kamusal hayatın her alanına tam ve bağımsız kişiler olarak katılımı,
  • Çalışma alanında fırsat eşitliğinin sağlanması,
  • Kişisel gelişim imkânlarından istifade edebilmeleri,
  • Eğitim-öğretim hizmetlerine erişimlerinin kalıcı olarak temini,
  • Yapılan düzenlemelerin engelli vatandaşlarımız da düşünülerek planlanması ve uygulanması;
  • Engellilerini dört duvar arasına kapatmayan, sosyal alanda imkân ve kamusal alanda istihdam oluşturan bir Türkiye ve dünya için herkes duyarlı olmalı ve elinden geleni yapmalıdır.

Engelli kardeşlerimiz sadece insanların iyilikseverliğine terk edilmeden ayrımcı olmayan iyi kanunların imkânına da kavuşturulmalıdır.

İnsan onuruna yaraşır ve toplumla kaynaşan bir hayat tarzı, engellilerin en tabii hakkı ve devletin de öncelikli görevidir.

Anayasa ve kanunlarımız, engellilerle ilgili olarak evrensel değerlerle düzenlemeleri öngörmüş ve devleti engellilerin sorunlarına yönelik olarak yükümlü kılmıştır. Devlet, bu yükümlülüğünü yerine getirmelidir. 

Engellilerimizin sorunlarının çözümü ve kazanımların daha da artması için, şimdiye kadar olduğu gibi, bundan sonra da her türlü mücadeleyi vermeyi, sorunların üzerine kararlılıkla gitmeyi sürdüreceğiz.

ENGELLİLERE DESTEK OLMALIYIZ...

Engelli olmak, toplum dışında kalmak, toplumdan soyutlanmak ve hiçbir işe yaramamak gibi düşünülmemelidir.  Çünkü asıl büyük engellilik sevgisizlik, saygısızlık, merhametsizliktir. Yeter ki zihniyetimizde, kalplerimizde ve vicdanlarımızda engel olmasın . Diğer engeller elbirliği ile aşılır.

  • Engelliler yardıma değil, şefkate muhtaçtır.
  • Engelli bir birey olmak sorunlar oluştursa da en büyük sorun engelliye engel olmak sorunudur. Tohum toprağı bağrına, engelli birey de topluma emanettir.
  • Düşüncedeki engelden kurtulmanın yolu sabır ve azimle önüne gelen engelleri aşacağına inanmakla başlar.
  • Engelli olmak bir engel değildir. Sadece aşılması gereken bir düşüncedir.
  • En büyük engel sevgisizliktir.

En büyük sorun fiziki engeller değil, kalplerdeki engellerdir. Her şeyden önce zihinlerdeki engellerin kaldırılması gereklidir. Önemli olan engelli vatandaşlara yönelik bakış açısı nın, zihniyetin kökten değişmesidir. 

  • Hayat küçük şeylerden oluşur, sen seversen büyük olurlar.
  • Sadece sevgi dolu bir bakış bir insanın hayatını değiştirebilir.
  • Kalbinde sevgi barındıran insan için bütün dünya tek bir ailedir.

HER İNSAN BİR ENGELLİ ADAYIDIR...

Unutmayınız ki; her sağlıklı insan bir engelli adayıdır.

Allah esirgesin, Kaldırımda yürürken başımıza düşebilecek bir tuğla, yolda yürürken ayağımızın kayması ile bir yerinizden yaralanmamız,  ya da yine bir yolda yürürken sorumsuz bir sürücünün yaptığı hata sizin hayatınız boyunca bir engelli olarak yaşamanıza sebep olabilir. 

Yani engelli olmak hiç kimsenin kendi tercihi değildir. Bu yüzden engelli insanlara karşı bakışımızı bu gerçeği dikkate alarak şekillendirmeliyiz. 

Toplum olarak bir yanlışımız da engelli insanları eksik ya da acınacak kimseler olarak görmektir.

Oysa hiçbir engelli başkaları tarafından acınılmayı beklememektedir. Engellilerin diğer insanlardan beklediği tek şey “onları anlamak ve saygı göstermektir”. 

Kendinizi onların yerine koyarak bir engellinin hayatını diğer insanlar gibi rahatlıkla sürdürebilmesi için çevrenin nasıl olması gerektiğini düşünmemiz çevreyi buna göre düzenlememiz yeterli olacaktır.

Engellilere acıyarak bakmak yerine, onlara destek olmak daha önemlidir...

ENGELLİLER İÇİN YAPILMASI GEREKENLER...

Engellerimiz bazen doğuştan bazen de sonradan bünyemize intikal eden bir durumdur.

Toplumumuzun önemli bir bölümü engelli bireylerden oluşuyor.

Devletimiz son yıllarda engelliler için güzel imkânlar sağladı;

  • Sosyal hayata katılımları,
  • Eğitimlerine devam etmesi,
  • İstihdam hakkından yararlanabilmesi maksadı ile yine birçok imkânlar sağlandı.

Bunlar memnuniyet verici bir durum, bu bir lütuf değil bu kardeşlerimize verilmesi gereken bir haktır.

Ama bunlar yeterli mi? Tabii ki hayır...

Daha yürüyecek çok yolumuz var.

Engellilerin özellikle sokaklarda gezerken, sosyalleşirken birçok engelle karşılaşıldığını biliyoruz, özellikle esnafımızdan rica ediyorum kaldırımları işgal etmesinler, kaldırımlarda engelli vatandaşlarımız engelli araçları ile yürümek isterken sıkıntı çıkabiliyor ya da görme engellilerinde bu tür sıkıntılar yaşadıklarını biliyoruz.

Bazı engelli vatandaşlarımız engelli araçları ile Ankara Bulvarı üzerindeki kaldırımlara çıkarken bordür taşları yüksek olduğu için kaldırıma çıkmakta güçlük çekiyorlar.  

Keza görme engelli vatandaşlar için yine Ankara Bulvarı üzerinde ve Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan kaldırımlardaki “Sarı Şeritli Çizgilerin” çoğu sorumsuz kişiler tarafından kaldırılmış ve rastgele yerlere atılmış durumda. Bunların en kısa zamanda yerlerine konularak ivedi olarak görme engelli vatandaşlarımızın hizmetine sunulması gerekir. Bu bir yurttaşlık görevidir.

Ayrıca kaldırımlardaki plastik olan “Sarı Şeritli Çizgiler” yağmur ve kar yağdığında kayganlaşıyor. Bırakın görme engellileri, sağlam insanlar bile buralarda kayıp bir yerlerini sakatlıyorlar. Bunlar “Beton Aksamı” olan Sarı Şeritlerle değiştirilirse daha emniyetli ve kullanışlı olur...

‘3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde bir toplumsal duyarlılık oluşturulmalı, bu bir taraftan bir kutlama günü diğer taraftan ise toplumsal farkındalığı oluşturma günü aslında.

Başımıza gelmeyince anlayamayacağımız bir alan ki onun için empati yapmamız gerekir, engelli kardeşlerimiz ne tür sıkıntılarla karşılaşıyor düşünmemiz gerekir.

Unutmayınız ki; her normal insan bir engelli adayıdır. Allah korusun, birkaç saniye içinde bizin de bir engelli olamayacağımızı kim garanti edebilir?

Uzun süredir kurumlarımızda engelli bireylerimiz için alt yapı oluşturulmaya çalışılıyor,

Şöyle ki;

  • Asansörler, görme engellilerle ilgili bantların çekilmesi, özel merdiven ve platformlar yapılması ile ilgili bazı kurumlarda kurulan erişilebilirlik komisyonlarında çok ciddi çalışmalar yapılıyor. Bu konuda belli başlı aşamaya da gelindi.
  • Bazı cami, okul, kamu kurum ve kuruluşlarımızda bu sağlandı. Yeterli mi? tabii ki değil...
  • Bu önlemlere rağmen engellilerimiz hala birtakım sorunlar yaşıyor. Sorunlar olduğunu da görüyoruz. Bunun için eksikliklerimizi onların gözü ile bakıp onların ihtiyaçlarını göz önüne alarak eksikliklerimizi gözden geçirmeliyiz.
  • Özellikle belediyelerimizin ve resmi kurumlarda görevli arkadaşlarımızın bu gözle bakıp onların eksikliklerini tamamlamak, onların sosyalleşmesi, belli alanlarda aileleri ile beraber iyi vakit geçirebilmesi için alt yapı hazırlıklarına öncülük etmesi gerekir.
  • İlçe Belediyesi, Çubuk Engelliler ve Engelli Dostları Derneği için yer kiraladı. Örnek  ve güzel bir davranış, ama yeterli değil. Onların sosyal yaşamda karşılaşacağı engelleri de en kısa zamanda ortadan kaldırmak gerekir.

Engellilerin 365 gün süren dertleri yılda bir gün hatırlanıyor. Oysa engelliler sadece 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde değil, her gün hatırlanmalı...

Bu duygu ve düşüncelerle  ‘3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nün toplumsal farkındalığı ve hassasiyeti arttırmasını temenni ediyor, tüm engelli vatandaşlarımıza ve ailelerine sağlıklı ve mutlu bir ömür diliyorum...