Îsâ Aleyhisselâm’ın kıyamete yakın yeryüzüne yeniden ineceği meselesi, İslâm akaidinde köklü bir yere sahiptir. Bu yazımızda yalnızca Kur’ân-ı Kerîm, sahih hadisler ve Ehl-i Sünnet’in muteber âlimlerinin eserlerinde yer alan delilleri bir araya getirmekteyiz.
Kur’ân-ı Kerîm’den Deliller
Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
“Onu öldürmediler ve asmadılar; fakat onlara öyle gösterildi.”
“Bilakis Allah onu Kendisine yükseltti.”
(Nisâ Sûresi, 4/157-158)
Bu âyet-i kerîme, Îsâ Aleyhisselâm’ın öldürülmediğini ve Allah Teâlâ tarafından bedenen katına yükseltildiğini açıkça bildirmektedir.
Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
“Ehl-i Kitap’tan hiç kimse yoktur ki ölümünden önce ona iman etmiş olmasın.”
(Nisâ Sûresi, 4/159)
Bu âyetin tefsirinde sahabe ve tâbiîn döneminden itibaren farklı açıklamalar nakledilmiştir. Birçok müfessir, âyeti Îsâ Aleyhisselâm’ın âhir zamanda yeryüzüne inişiyle ilişkilendirmiştir.
Sahîh-i Buhârî
Ebû Hüreyre radıyallahu anh’tan rivayet edilmiştir:
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Nefsim kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, Meryem oğlu Îsâ’nın aranıza adaletli bir hâkim olarak inmesi yakındır.”
(Sahîh-i Buhârî, 3448)
Bu hadiste geçen “Meryem oğlu Îsâ’nın aranıza inmesi” ifadesi, gelecekte hakiki olarak gerçekleşecek bir nüzûlü haber vermektedir.
Ebû Hüreyre radıyallahu anh’tan gelen bir diğer rivayette Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
“Meryem oğlu aranıza indiğinde ve imamınız da sizden olduğunda hâliniz nasıl olur?”
(Sahîh-i Buhârî, 3449)
Bu rivayet de nüzûlün vuku bulacağını açıkça bildirmektedir.
Sahîh-i Müslim
Nevvâs b. Sem‘ân radıyallahu anh, Deccal hakkında uzun bir hadis rivayet etmiştir.
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Deccal’in fitnesinden söz ettikten sonra Yüce Allah’ın Meryem oğlu Îsâ’yı göndereceğini, onun Şam tarafındaki beyaz minareye ineceğini ve Deccal’i etkisiz hâle getireceğini haber vermiştir.
(Sahîh-i Müslim, 2937)
Şam Emevi Camii – Beyaz Minare
Sünen-i Tirmizî ve Sünen-i Ebî Dâvûd
Tirmizî: Câbir b. Abdullah radıyallahu anh ve diğer sahabilerden gelen rivayetlerde, kıyamet alametleri arasında Îsâ Aleyhisselâm’ın inişi zikredilmiştir. İmam Tirmizî, bu hadisleri eserinin Fiten bölümünde toplamıştır.
Ebû Dâvûd: Sünen adlı eserin Melâhim bölümünde de nüzûl-i Îsâ, Deccal ve âhir zaman fitneleriyle ilgili rivayetler yer almaktadır. Bu durum, rivayetlerin birden fazla tarikle gelerek ümmet arasında yaygın olduğunu göstermektedir.
Sahabe Devri ve Erken Dönem Akaid İmamlarının Yaklaşımı
İbn Mes‘ûd radıyallahu anh: Abdullah b. Mes‘ûd radıyallahu anh’a nispet edilen rivayetlerde, Îsâ Aleyhisselâm’ın kıyamet öncesindeki dönüşünden ve o dönemde meydana gelecek hâdiselerden söz edilmiştir.
İmam Tahâvî: Ehl-i Sünnet’in temel akaid metinlerinden biri olan el-Akîdetü’t-Tahâviyye’de İmam Tahâvî rahimehullah, kıyamet alametlerini zikrederken Deccal’in çıkışından ve Meryem oğlu Îsâ’nın gökten inişinden bahsetmiştir.
İmam Ahmed b. Hanbel: İmam Ahmed rahimehullah’ın sünnet ve akaid anlayışında da nüzûl-i Îsâ, iman edilmesi gereken âhir zaman hâdiseleri arasında yer almıştır.
Müteber Şarihlerin ve Müfessirlerin İzahatı
İmam Nevevî: Sahîh-i Müslim şerhinde nüzûl-i Îsâ hadislerini ele almış ve bunların mecazî değil, lafzî ve hakikî bir nüzûl olduğunu izah etmiştir.
İbn Hacer el-Askalânî: Fethu’l-Bârî adlı Buhârî şerhinde bu hadisleri genişçe tahlil etmiş ve Îsâ Aleyhisselâm’ın bizzat inerek İslâm şeriatıyla hükmedeceğini belirtmiştir.
İbn Kesîr: Nisâ Sûresi’nin 157-159. âyetlerini tefsir ederken, Îsâ Aleyhisselâm’ın öldürülmediğini, göğe yükseltildiğini ve âhir zamanda nüzûl edeceğini bildiren sahih rivayetleri bir araya getirmiştir.
İmam Âlûsî: Rûhu’l-Meânî adlı tefsirinde nüzûl-i Îsâ meselesi hakkında şu dikkat çekici ifadeyi kullanmıştır:
“Ona iman etmek gerekir ve onu inkâr edeni kâfir sayarım.”
Netice
Netice olarak; Kur’ân-ı Kerîm, Îsâ Aleyhisselâm’ın vefat etmeyerek göğe yükseltildiğini haber vermektedir. Sahih Sünnet ise onun âhir zamanda adil bir hâkim olarak yeryüzüne ineceğini müjdelemektedir.
Ehl-i Sünnet’in muteber âlimleri de bu meseleyi asırlar boyunca temel akaid meselelerinden biri olarak muhafaza etmişlerdir.
Bu meselede ölçümüz şahsî kanaatler değil; Yüce Allah’ın Kitabı, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in sahih Sünneti ve Ehl-i Sünnet âlimlerinin icmâ ve izahatıdır.