SEN HİÇ RAHMET PEYGAMBERİ İÇİN KURBAN KESTİN Mİ ?

YUSUF BOSTAN

                                       KURBAN’IM

                          Yâr adıyla başlayayım sözüme

                          Gülsüz bağda bülbül ötmez Kurbanım

                          Sözü önce söyleyeyim özüme

                                                                       Yoksa kalpten kalbe gitmez Kurbanım

 

Sözün özü derdi minnet bil cana

Yare can ver ki can yar olsun sana

Serdar isen serini koy meydana

Kurbanlara bıçak tutmaz Kurbanım

diyen; hepimizin yakından tanıdıgı, gönül sohbetleri adı altında bir çok programa imza atan Serdar TUNCER beyefendinin yukarıda ki satırları nasıl bir muhabbetle yazıya döktüyse, gönlüne ve kalemine sağlık.  

Gelelim asıl konumuza; Kurban Bayramında yapılabilecek ibadetlerin en güzeli, en üstünü ve en faziletlisi kurban kesip fakire fukaraya dağıtıp, gelen misafirlere izzeti ikramda bulunup,  kalan kısmıylada ev halkının iaşesini karşılamaktır. Yılda bir sefer yapılan islam alemindeki bu güzel ibadet Allah Zülcelal Hazretlerinin “Biz, (İbrahim'e) büyük bir kurbanlık vererek onu (İsmail'i) kurtardık. (Saffat Süresi-107) ayetiyle başlar. Büyük dedemiz Hazreti İbrahim Aleyhisselamdan bu yana, en faziletli ibadetler arasında geçen kurban ibatetini bayram ortamında, yani KURBAN BAYRAMI olarak ifa ediyoruz.

Kâinata Rahmet diye gönderilen Sevgili Peygamber Efendimizin mübarek kurban bayramlarında iki kurban kestiğini hepimiz biliyoruz. Efendimiz kestiği kurbanlar için “Biri kendim ve Ehl-i Beytim için, diğeri de Muhammed ve ümmetindendir” diyerek kurban kesmişlerdir. Bu hasepledirki; Gücü yeten kimsenin Rahmet Peygamberi Hazreti Muhammed Mustafa (s.a.v.) efendimizin  mübarek ruhu şeriflerine bağışlamak maksadıyla kurban kesmesi müstehab ve çok sevaptır.

Efendimiz büyük boynuzlu çok güzel iki koçun birisini yere yatırıp besmele çekip tekbir getirerek “Allahım bu Muhammed’den ve Ehl-i Beyt’imdendir.” diyerek kesmişlerdir. Sonra İkincisini keserken de “Allahım bu da Muhammed ve Ümmetindendir.” diyerek bizler için yani ümmeti için kesmiştir. Allahın aslanı, Efendimizin biricik damadı Hazreti Ali Efendimiz, rabbim şefaatlerine nail eylesin, her kurban bayramında iki kurban keserlerdi. Birinci kurbanı kendisi için, ikinci kurbanı ise Resulü Ekrem Efendimizin mübarek ruhları için kurban ederek arkasından şöyle buyururdu; “Resulüllah (s.a.v.), zatı şerifleri için kurban kesmeyi bana vasiyet buyurdular”

Unutmamak lazım ki; Hayatımızın degişik anlarında karşımıza çıkan bir takım olayları fırsat bilerek yapmış olduğumuz hayır ibadetlerinden hâsıl olan sevaplar Efendimizin mübarek ruhu şeriflerine de gönderilebilir. Örnek verecek olursak İbni Ömer Hazretleri, Peygamber Efendimiz için umre yapmıştır. Ebu Nasr Serraç Tusi Radıyallahu Hazretleri, Allah Resulü için onbin hatim okumuş, mübarek ruhu için kurban kesmişlerdir. Her mümin yaptığı ibadetlerin sevaplarını, başta Efendimizin mübarek ruhları olmak üzere, ana babasına ve bütün Müslümanlara hediye etmeleri büyük incelik ve zerafettir. Aynı zamanda kendi sevabından da bir şey eksilmez aksine üstüne kat kat koyar. Bu olaylar Allah Zülcelâl Hazretlerinin kullarına bahşetmiş oldugu bir lütüfüdür.

Peki ; Allah Resulü için kurban keserken nasıl niyet etmeli ve nelere dikkat etmeliyiz.? 

“Efendimizin mübarek ruhu başta olmak üzere, Allah rızası için kurban kesmeye niyet ettim” denmesi yeterlidir.

Ne diyelim, gayret bizden, yardım Yüceler Yücesinden.