Payıma Yalnızlık Düştü

Hülya Uğur

Bugünde akşam oldu. Yavaş yavaş çekildi gün, gecenin karanlığına. Güneş tüm kargaşaları, kavgaları, sevinçleri, aşklarıyla maziye kaydı. Bir daha o gün yaşanmayacak.

   Ama hep bir şeyi unuttuk. Bugünün dünün yarını olduğunu unuttuk. Hep yarın dedik. Yarınların ardı arkası olmadığını anlayamadık. Kısacası yarının oyununa geldik. Bütün hayallerimizi, umutlarımızı, sevdalarımızı gönderdik yarınlara. Ve yarının hiçbir zaman gelmeyeceğini idrak edemedik.

   Bugünde akşam oldu. Bugünde kalp kırıkları, yalnızlıklar, umutsuzluklar düştü payıma. Yalnız başımayım, oysa dermanım yok. Yarına bir şeyler yükleyecek kadar umudum yok. “Az vermekten utanma, umut kırmak daha utandırıcıdır” sözü geldi aklıma Hz. Ali"nin. Utanmıyoruz, utanmıyorlar.

   Tebessüm yok oldu önce yüzümüzden, sonra iyilik yapmayı yitirdik. “Hasbünallahü ve ni"mel vekil”( Allah bize yeter, O ne güzel bir vekildir) demedik ümitsiz olduğumuzda. Ümidini yitiren insan her şeyini yitirmiştir oysa. Ümidi olmayan bir hastayım sanki şimdi. Geçmiş zamanı kaybettik ve elimizdeki zamanda birazdan kayıp gidecek.

   Yinede her şeye inat, yarının gelmeyeceğini bile bile, ümidimi kaybetmeyeceğim. Çünkü biliyorum ki; bugünün Rabbi, yarınında Rabbidir. Umudu kırılanda, umut kıranda O"nun kuludur. Ve O"nun fermanıyla silkeleniyorum; - Allahın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah"ın rahmetinden ümit kesmez. (Yusuf, 87)

   Bugünde akşam oldu. Birazdan gün doğacak, yeni ümitlerle, yeni hayallerle doğacak. Biliyoruz ki, Allah kimseye kaldıramayacağından fazlasını yüklemiyor. Öyleyse umutsuz olmaya hiç gerek yok değil mi?  Yusuf (a.s) zindandan çıkıp Mısır"a sultan olmadı mı? Adem (a.s)"in yalnızlığı doğurmadı mı Havva"yı? Bugün yalnızsam, yarın için ümidim var…

 

“Atiyi karanlık görerek azmi bırakmak
Alçak bir ölüm varsa eminim budur ancak.”
“Gamı-tasayı bırak, iraden canlı ise!
Ümit kaynağı ol, olabilirsen herkese!” M.Akif Ersoy