PANDEMİ İLE MÜCADELEDE ÇUBUKTA DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK...

Şuayip Yaman Görünen Köy

 

Pandemi ile mücadele kapsamında İlçemizde değişen bir şey yok. Aksine vakalarda artış var...

 

Sorumsuz ve vurdumduymaz vatandaşlar hala bildiğini okumaya devam ediyor.

 

İlçede bu gidişle normal hayata dönüş biraz zaman alacak gibi. Ama ilk salgın vakasının rastlandığı 11 Mart 2020 tarihinden beri İlçe Kaymakamlığı, İlçe Belediyesi, İlçe Hıfzıssıhha Kurulu tarafından alınan önlemlere rağmen ilçemizde hiçbir şey değişmedi. Birileri hala normal yaşamlarına hiç salgın yokmuş gibi devam ediyor.


Oysa virüs hayatımızdan çıkana kadar kontrolü yaşama devam etmek zorundayız. 
 

Bu hem kendi sağlığımız için hem de sevdiklerimizin sağlığı için çok önemli.

 

MASKE TAKMAK, FİZİKİ MESAFE’Yİ KORUMAK, HİJYEN KURALLARINA UYMAK ve uyarıları dikkate almak zorundayız.

 

İLÇEDE 20 YAŞ ÜSTÜ VE 45 YAŞ ARALIĞI GENELDE KURALLARA UYMAMAKTA ISRAR EDİYOR...

 

Maske cezası uygulanmaya başladı ama hala kurala uymayanlar ve hatta yok sayanlar var.

 

900 lira cezası olmasına rağmen gençler maskeyi hala takmıyor.

 

Takanlar ise maskeyi burun ve çene altına indiriyor. Uzmanlar maskenin burun altında kaldığı durumda hiçbir faydası yok” diyor. 

 

Ya da kulaklarına, dirsek ve bileklerine takıyorlar.

 

Görevlileri görünce maskeyi kemerinin altında saklayanlar, cebinden ve çantasından maskeyi mecburen çıkartmak zorunda kalanları görmek mümkün... Maske bunlar için bir çeşit aksesuar...

 

Neden takmadıkları sorulduğunda ise, bunalıyoruz diyorlar.

 

Kimisi de görevlileri görünce cebinde veya çantasında taşıyor istendiğinde çıkartıyor. Yani görevliden korkuyor, virüsten korkmuyor...

 

Böyle hareket edenler arasında Nasıl olsa bu virüsü herkes taşıyacak. Biz de bir an önce bulaşalım ve atlatalım diye kendilerini savunanlar var.

 

Peki, virüse yakalandılar ve kurtulamadılar, ya da virüsü evdeki büyüklerine bulaştırdılar. Çok daha vahim sonuçlar ortaya çıkmayacak mı?

 

Bunlara rağmen kurallara başından beri uyanlar ise bu uygulamadan memnun.

 

Maske takma konusunda çocuklar daha duyarlı..

 

Bu durumda maske tedbirleri yetmez, mutlaka yeni tedbirler alınması gerekir.


Zaman zaman sokağa çıkıp dolaşıyorum, gördüğüm manzaralar hiç de iç açıcı değil! Çoğu vatandaş bana bir şey olmaz havasında!

 

Maskesiz dolaşanlar, sorumsuz gençler, kuralları çiğneyen duyarsız vatandaşlar, sanki hastalık tamamen hayatımızdan çıkmış gibi davranan insanlar canınızı sıkıyor, moralinizi bozuyor.

 

Yetkililerin uyarıları göz ardı edilmiş, sorumsuzluk ve duyarsızlık had safhada... Oysa kontrollü yaşam hepimizin sağlığı için çok önemli!


Maske konusundaki kanaatim şu: uyarılar devam etmeli, ama ısrarla uymayanlara cezai müeyyide uygulanmalı! Kurumlar ve işyeri sahipleri maskesiz giriş yapanları kurumlarına kabul etmemeli. Ama bunlar da formaliteden ibaret...

 

Maske kullanımı hayatımıza tam anlamıyla yerleşmeli. 
 

Bu zihniyetle uzun bir müddet daha buna mecburuz!
 

İkincisi “fiziki mesafe” konusunda herkes titiz davranmalı (gerçi halkın % 90’ı sosyal mesafe diyor. Ama olsun mesafeye uysunlar da adına ne derlerse desinler...)

 

Vatandaşlar fiziki mesafeye hem kendileri uymalı hem de karşısındakileri uyarmalıdır.

 

Tartışma ve çekişme olmaması için görevli birimlerin uyarılarına devam etmesi gerekiyor.

 

Bazıları bundan da rahatsız oluyor: Bana akıl mı veriyorsun? Havasındalar. Ama bunu yetkili birimler yaparsa çok daha iyi olur.

 

“Hemen ceza yazılsın” demiyorum, uyarılsın, uyarılara karşı çıkıyorsa o şahsa da ceza yazılsın, çünkü fazlasıyla hak etmiş oluyor.


Bu dönemde ekonominin canlanması gerekiyor. 
 

Esnaflarımız ciddi şekilde sıkıntıya düştüler. 
 

Piyasaların canlanması ise kuralların uygulanmasına bağlı. Kurallara uyan duyarlı vatandaşlar bırakın markete gitmeyi, mahalle bakkalına bile gitmeye çekiniyor...

 

Normal hayata dönüş için hepimize görevler düşüyor, uyarılara kulak vermek ve kontrollü hayata alışmak!.. Bu kurallar uyulması imkânsız kurallar da değil. 

Sadece biraz dikkat, anlayış ve sabır istiyor o kadar. Ancak Çubuk caddelerinde gördüğüm manzara bu kuralların önemsenmediğidir!

 

Bir de umursamaz tipler var bunlar daha tehlikeli.
 

Ceza yağdırmak ve vatandaşı sıkboğaz etmek de doğru değil. 
 

Çubuk ilçesi yoksul ve gariban insanların diyarı!

 

Çünkü “Metropol İlçe olduğumuz 23 Temmuz 2004 tarihinde sosyo-ekonomik ve kültürel yönden çok zayıf ailelerden oluşan bir göç aldık. Bu yüzden geçimini zar zor devam ettiren insanlar çoğunlukta... 


Hep ceza uygulamak ve tutanak tutmak da zulüm olur. Vatandaş önce uyarılmalı, dinlenmeli, talebi haklı ise yardımcı olunmalı. 


Talebi haksız ve keyfi ise bir defa olmak üzere ikaz edilmeli. 
 

Ama ısrar ediyor ve görevlilere kafa tutup ukalalık ediyorsa ona da ceza yazılmalı, çünkü o zaman hak ediyor demektir!
 

Ancak bazı konularda vatandaş da haklı olabilir. 
 

Örneğin ilaç almak için çıkmış, çocuğu hasta sağlık kuruluşuna götürüyor, annesi babası hasta olmuş onu ziyarete gidiyor, ya da zaruri bir işi çıkmış bunlar da göz önünde bulundurulmalı.

 

Onun için diyoruz ki, cezalar vatandaşa zulme dönüştürülmemeli? Cezalar hak edene verilirken mağdur vatandaşlar da korunmalıdır!


Kontrollü hayat uygulanırken sabırlı ve anlayışlı olmak hepimizin temel arzusu olmalı. Hani ne derler kırmadan, dökmeden ve dağıtmadan bu dönemi de atlatmak zorundayız. El ve gönül birliği ile... Biraz sabır, biraz anlayış biraz da duyarlılık hepimizin işine yarayacak...

 

Ucunda sağlığımız var, sevdiklerimiz var, insanlarımız var. Adam sendeciler, boş ver bana bir şey olmaz diyenler ve kural tanımaz olanlar varsa onlar için de kanun ve yasalar devreye girecek elbette... 
 

Çubuk caddelerindeki görünüm beni rahatsız etti işin doğrusu. Özellikle gençlerin pervasız tutumu, maskesiz dolaşanların sorumsuzluğu, özellikle bankamatik önlerinde ve marketlerde gişelerin önünde fiziki mesafeyi önemsemeyenlerin tavrı rahatsız etti...

 

Sağlık çalışanlarının gayret ve çabaları, yetkililerin uyarıları ve Sağlık Bakanımız ile Bilim Kurulumuzun, İçişleri Bakanlığımızın, İlçe Kaymakamımızın, İlçe Belediye Başkanımızın, İlçe Müftülüğümüzün, sağlık çalışanlarımızın,  kamu kurum ve kuruluşlarımızın, kolluk, zabıta ve temizlik görevlilerimizin duyarlılığı ne hikmetse birileri için hiç bir anlam ifade etmemiş!..


Salgına yakalanmış ve  sağlığına kavuşmuş olan bir vatandaşımızın bir TV kanalındaki uyarılarını can kulağı ile dinlemiştim...

 

Gerçekten tüyler ürperticiydi, hastalığın dehşetini ve ölenlerin dramını anlatıyordu! Onu işitince sokaktaki insanların sorumsuz ve duyarsızlığına sitem ettim. 


Ne yazık ki, bunları hiçe sayıp gelsin “bana bir şey olmaz” diyen zavallıların bundan haberi yok!

 

Allah tüm insanlığı esirgesin ama ne olur hepimiz bu kontrollü hayatta kurallara harfiyen uyalım ve  birbirimize anlayışlı davranalım. Birbirimizi uyaralım.


Bizler, özellikle de gençler biraz hırçın ve duyarsız yaşamaya alışmışız! Ama hayat hiçte öyle değil: Hayat, sabır, anlayış, hoşgörü ve merhamet istiyor! Karşılıklı saygı gerektiriyor. Sevmek, saymak, anlayış göstermek insan olmanın gereğidir.

 

Bir de vurdumduymaz, kural tanımazlar tipler var ya; onlara da sözüm var:

 

Yaşam hiç de sizin dediğiniz gibi gereksiz ve lüzumsuz değil: Rabbim hiç bir şeyi gereksiz yaratmamıştır. Kamu hakkı var, kul hakkı var, hesap var, kitap var, hiç bir şey başıboş değildir! Kul haklarına saygı gösterip birbirimize hoşgörü ve saygı ile yaşam hakkı tanımalıyız.

 

YENİ YASAKLAR GELEBİLİR...

 

Son günlerde yapılan toplantılarda kışa hazırlık için yeni kurallar konulması, en son kaldırılan yasakların yeniden getirilmesi, düğün, taziye, açılış, asker uğurlaması gibi faaliyetlere son verilmesi önerileri gündeme geliyor.

 

Okulların açılmasına da bayram verileri ve 15 Ağustos’tan sonraki vaka sayılarına göre karar verilmesi gerektiği dile getiriliyor...

 

Coronasız günler dileğiyle...

 

YAZARIN ÖZEL NOTU:

Çubuk Belediye Başkanı Av. Baki Demirbaş, sosyal paylaşım sitesi Twitter'daki hesabından yaptığı açıklamada;

 “Kıymetli hemşerilerim; dün (11.08.2020) yaptırdığım Covid-19 testinin sonucu maalesef pozitif çıktı. 

Sağlık durumum gayet iyi. Hastanemizde tedavi altında, emin ellerdeyim. Lütfen salgına karşı tedbirli olmayı ihmal etmeyin.

Sağlıklı günlerde, buluşmak dileğiyle dualarınızı bekliyorum” ifadelerini kullandı...

Bu vesile ile Corona virüs testi pozitif çıkarak Halil Şıvgın Çubuk Devlet Hastanesi’nde tedavi görev Belediye Başkanımız Sayın Av. Baki Demirbaş’a acil şifalar diler, Başkanımızın bir an önce iyileşip görevinin başında olmasını Yüce Allah’tan niyaz ederim...

 

Ayrıca Corona virüs (Covid-19) tedavisi gören hastalar başta olmak üzere evlerinde ve hastanelerde tedavi gören tüm hastalarımıza Yüce Allah’tan acil şifalar diliyorum...