“MİLLİ VE YERLİ OTOMOBİL” ÇUBUK’TA ÜRETİLMELİ...

Şuayip Yaman Görünen Köy

 

 

Milli ve Yerli Otomobil” Çubuk’ta üretilmeli.. Dolaysıyla fabrikası da Çubuk’ta kurulmalı...

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN ortak girişim grubu olarak anılan ve Türkiye'nin ilk yerli otomobilini üretecek olan kuruluşları açıkladı.

Yerli ve Milli üretimde yıllanmış hayali artık gerçeğe dönüştürecek olan projeye resmen start verildi.

Ve Türkiye ilk yerli otomobilini üretecek.

İşte yerli otomobili üretecek olan firmalar;

Anadolu Grubu, BMC, Kıraça Holding, Turkcell ve Zorlu Holding’ dir.

İnşallah üretim yeri de Çubuk olur.

 

Çubuk’ta fabrika kurulacak arazi oldukça fazla. Örneğin;

 

Yazır Mahallesi Sanayi Sitesi Mevkii’nde Çubuk Belediyesi’nin 258 dönüm, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin ise 364 dönüm arazisi var. Bunlar birleştirilebilir. Ayrıca çevredeki arazilerle birleştirilebilir.

 

 Bunların yanı sıra ilçemiz yüzlerce fabrika kurulacak araziye sahip ve bu araziler atıl durumda bekletiliyor. Tarım arazisi olarak kullanılanların ise verimi çok çok az. Ve de formaliteden öteye geçmiyor.

 

Bu araziler fabrika için kullanılırsa ilçeye ekonomik girdisi oldukça fazla olacaktır. 

 

Ankara’da Çubuk ve Polatlı İlçesi hariç “DENİZ” bitti. Çubuk’ta “OKYANUS” var. 

 

Yeter ki, ‘Milli ve Yerli Otomobil’ üretilecek fabrikanın Çubuk’ta kurulmasına yeşil ışık yakılsın...

 

Cumhuriyet’ten beri elle tutulur gözle görülür bir hizmet alamayan Ankara’nın tek ilçesidir.

Oysa Çubuk halkı devletine ve hükümetlerine hep destek vermiş bir ilçedir.

 

Çubuk Ankara’nın; Tarihi, kültürel ve doğa güzellikleri ile anılan Karadeniz ve İç Anadolu ikliminin hüküm sürdüğü en eski ilçesidir.

Teröre karşı verdiği 68 şehit 25 gazisi ile de “Şehitler Diyarı” olarak anılan bir ilçesidir.

 

Aynı zamanda da Ankara’nın 25 ilçesi içerisinde tek milletvekili çıkartamayan ilçesi

Unvanını maalesef kimseye kaptırma niyetinde değildir...

 

“Yerli ve Milli Otomobil” Çubuk İlçesi’nin hakkı..

 

Çubuk İlçesi;

 

  • Devletine ve hükümetlerine her zaman en büyük desteği vermiştir.

 

  •  (87.603) nüfusu, (1.248 Km2.) son yüzölçümü ile yüz ölçümü ile (ilçeden ayrılmayı düşünen yerleşim yerleri yüzünden değişkenlik gösterebilir) büyük bir ilçedir. Genç birnüfusa sahiptir. Buna karşılık işsiz sayısı yüksek, iş sahası ve fabrikası olmayan Başkent’in tek ilçesi.

 

  • Başkent Ankara’nın yanı başında Orta Doğu Sanayi ve Ticaret Merkezi (OSTİM) ’e de çok yakın.

 

  • Uluslar arası “Esenboğa Havaalanı” ile dünyanın her yerine ulaşımı çok kolay.

 

  • ARGE çalışmaları için Esenboğa Külliyesi’nde Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nin fakülteleri ve Çubuk Yerleşke’sinde de yüksekokulları var. Ankara’daki diğer 5 büyük üniversite de yarım saatlik mesafede.

 

  • Fabrika kurulabilecek oldukça fazla araziye sahip.

 

  • Ara eleman ihtiyacı için ilçede faaliyet gösteren Çubuk Mesleki Eğitim Merkezi, Çubuk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Çubuk Çıraklık Eğitim Merkezi gibi okullarda ilgili bölümler açılabilir.

 

  • Arazi yönünden Hava, Kara ve Demiryolu yapımı açısından tüm şartlar uygun...

 

Elimizdeki yüzlerce fabrika ve diğer yatırımları birer birer kaptırdık.

Şöyle ki;

·         Çubuk’a bağlı bir nahiye iken 20 Mayıs 1990 tarihinde ilçe olan Akyurt’a 92’si küçük 232 ise küçük ve orta ölçekli işyerini kaptırdık.

Çubuklular bir zamanlar (ilçede faaliyet gösteren siyasi partilerin ilçe başkanları; Arif HORAT, Tahsin YILDIZ ve İzzet NEŞELİ gibi rahmetlilerin dönemlerinde çevrede faaliyet gösteren kurum ve fabrikalarda rahatlıkla iş bulmakta ve hatta üst görevlerde bulunmakta iken; Şimdilerde ise buralarda temizlikçi, paspasçı, askıcı, getir-götür v.s. işlerde genel olarak asgari ücretle çalışmakta (yanlış anlaşılmasın bu işleri kesinlikle küçümsemiyorum. Tabii ki ülkemizin bu işleri yapacak insanlara da ihtiyacı var.). Bu işlere girmek için de bakan ve milletvekili torpili gerekiyor...

·          Sanki ilçede üniversite kurulacak arazi yokmuş gibi Askeri Garnizon’un 2005 Haziran ayında Çankırı’ya gitmesine seyirci kaldık. Oysa Askeri Garnizon’da yaklaşık 3000 er ve erbaş, 750 subay - astsubay bir o kadar da onların aileleri vardı. Bu da ilçe için büyük bir ekonomik kazançtı.

·         Ödüllü Çubuk Askerlik Şubesi Abidinpaşa’da bulunan Yenimahalle Askerlik Şubesi Başkanlığı’na taşındı. Her yıl Çubuk ve köylerinden 1000 asker buradan askere gidiyordu. İlçeye ekonomik bir girdi sağlıyorlardı. Şimdi bu gençler Ankara’ya gidiyor.

·         Gazi Üniversitesi,  2005 yılında Bağındaş Mevkii’nde kurulacaktı. Ama bu arazi yüksek diye akademisyenler tarafından beğenilmedi, Askeri Garnizon’un bulunduğu arazide kuruldu.

·         Askeri Garnizon’un bulunduğu Yerleşke’ye gele gele Gazi Üniversitesi’nin 2 yıllık 2 yüksek okulu geldi.

·         Yerleşke’nin Gazi Üniversitesi’nden, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’ne devri ile de şimdilik toplamda 500 öğrencisi bulunan 2 yıllık yüksekokullar geldi.

·         Esenboğa ve çevresine kurulan Yıldırım Beyazıt Üniversitesi tahsis edilen yaklaşık 4.000 dönüm arazi birinci derece tarım arazisi iken ve bir zamanlar burada dünyanın en değerli “Kunduru Buğdayı” Makarnalık Buğdayı üretilirken arazinin ve çevresinin betonlaşmasına izin verilmişti.

·         Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Esenboğa Külliyesi’nde 6 bin, Çubuk Yerleşkesi’nde ise 500 öğrenciyle eğitim ve öğretime başladı. Bunlardan ancak 1000 öğrenci Çubuk’taki yurtlarda kalıyor. Çünkü kalacak yer yok. Öğrencilere de kiralık ev verilmesine sıcak bakılmıyor.

Esenboğa Külliyesi’nin çevresinde konut yapımına ruhsat yok, sıcak ta bakılmıyor.

Çünkü Çubuk üniversiteyi hala kabullenemedi. Yurtlar yeterli değil. İlçemiz Konut Bölgesi ama müteahhitler öğrencilere yönelik 1 +1 daire yapımına tam olarak başlayamadı. Oysa bu sistem müteahhitler açısından daha karlı...

·          İlçedeki etkili ve yetkililerin ifadesine göre Esenboğa Külliyesi’nde 2.500 Çubukluya istihdam yaratılacaktı. Ama bu sayı yerleşke ve Külliye’de henüz 150 kişiyi geçmedi. Ama olsun yine de Çubuk arazisi içerinde kalıyor, bu da bizim için bir sevinç! Kaynağı.

·         Şu anda ‘Bağındaş Mevkii’nde (1324  + 183 ) 1507 dönümlük arazi atıl durumda bekletiliyor. Bu arazi şu anda Milli Emlak’ın uhdesinde..Buraya ilçenin stratejik önemine binaen fakülteler kurulabilir. Örneğin; Ziraat ve Veterinerlik fakülteleri kurulabilir. Ama kim yapacak?

·         İlçeye 1000 konutluk TOKİ yatırımı gelecekken bu yatırımı da yine Çankırı’ya kaptırdık. İlçeye gele gele 484 konutluk (1+1) TOKİ evleri yapıldı. Onun da yerleşime ne kadar uygun olduğuna siz karar verin...

·         Her yıl 1000 gencimizin askere gittiği ilçemizin ödüllü Askerlik Şubesi Ankara’ya gitti.

·         İlçede tarım ve hayvancılık bitirildi/bitirilmek isteniyor...

·         2004 yılında başlayan Organize Sanayi Bölgesi (OSB) atılım ve proje çalışmaları 2006 yılında onaylanmış, 2010 yılının yarısında ancak bitmişti.

27.09.2010 tarihinde başlayan alt yapı çalışmaları ise 31.10.2014 tarihinde bitecekti!.. Alt yapı çalışmaları nitekim bitti de..

İlçede hayvan ahırlarının yerleşim merkezlerine yakın oluşu, büyük çoğunluğunun mahalleler içinde kalması ve hayvansal atıkların gelişigüzel depolanması, meskûn yerleri ve özellikle uluslararası niteliği bulunan Esenboğa Havalimanını olumsuz etkilediğini düşünen üst düzey yetkililerin tepkisi üzerine geliştirilen milyonluk bir proje ile Çubuk Şabanözü Yolu üzerinde bulunan Mutlu Köyü’nde (Deliören Köyü) Hayvancılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi oluşturulmuştu.

Oysa asıl kokuyu yapan Esenboğa Havaalanı’nın hemen yanı başında bulunan Akyurt’taki ahırlar ve özellikle tavuk çiftlikleri olduğu halde, fatura Esenboğa Havaalanı’na ‘Kuş Uçuşu’ 18 km. Uzaklıktaki gariban Çubuk’taki besicilere çıkartılmıştı.

Çünkü dönemin Başbakan’ına konuyla ilgili açıklamalar gereği gibi yapılamamıştı.

Proje kapsamında güya yaklaşık 255 hektarlık (2550 dönüm) alanda Organize Hayvancılık Bölgesi (OSB) kurularak dağınık vaziyette ve yerleşim merkezlerinin içinde kalmış ahırların burada toplanması planlanmıştı.

Toplamda 99 ahırın olacağı bölgede 18 bin hayvanın barınması sağlanacaktı. Ve içerisinde mezbaha, yem fabrikası, hayvan karantina merkezi, hayvan hastaneleri ve et entegre tesisleri de bulunacaktı. Ayrıca bölgede yarı açık sistemle toplanacak gübrelerin enerjiye dönüştürülmesi de planlanmıştı.

Nitekim alt yapı çalışmaları bitti. Besi ahırlarının çekilişleri Noter huzurunda yapıldı.

Ankara İli Kırmızı Et Ürünleri Tarımsal Üreticileri Birliğinde bir araya gelen besiciler, Hayvancılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi'nde (OSB) arsa ve hafriyat bedellerine, yüksek olduğu gerekçesiyle tepki gösterdi.

 

OSB’ye üye 119 besici çareyi, imza toplayarak Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN başta olmak üzere ilgililere iletilmek üzere mektup yazmakta buldu.

 

·         Bir zamanlar tarım ve hayvancılık ürünleri yönünden neredeyse Ankara’nın tüm ihtiyaçlarını karşılayan Çubuk İlçesi yanlış politikalar sonucu bu vasıflarını hızla kaybetmeye başladı. (Özellikle Ankara’nın et ihtiyacının yüzde 45-48’ ini karşılıyordu)

Kesilen cezalardan bıkan ve 4.500-5.000 büyükbaş besisi olan üreticiler Çubuk’ta barınamayarak Polatlıya kaçmak zorunda kaldı. Oysa Polatlı da Metropol’e girdi. Bu kadar büyükbaş hayvanı olan besicilere nasıl izin verildi? Demek bakış açısı ve siyasi güç çok önemli...

Çubuk’ta sözde tarım arazilerinin çevresi de konutlarla dolmaya başladı. Hni buralar tarım arazisi idi?

·         Temeli atıldıktan sonra atıl halde kalan Akyurt’taki ‘Fuar Alanı’nın kentin başka bir bölgesine taşınacağı bizim için büyük bir üzüntü kaynağı oldu. Fuar Alanı’nın Çubuk ve Çubuklulara bir faydası olmayacağını bilsek de, yine de bize yakın bir yerde olması bile büyük bir sevinç kaynağı idi. Çünkü biz Çubukluların en büyük karakteristik özelliği ülkemizde veya çevremizde, nerede olursa olsun her türlü yatırımı kendimize yapılmış gibi görür ve bundan son derece mutlu oluruz.

·         İlçede işsizlik hat safhada iktidara yakın olanlar bile işsiz. İlçede fabrika olarak sadece “Onur Fiber” var. Ona da yeterli destek verilmiyor. Aldığım bilgiye göre asfaltını bile Büyükşehir atmış. Allah onlardan razı olsun...

Ama bu işletmeye zamanında destek veremeyen bazı siyasiler bile hiç sıkılmadan işçi gönderebiliyormuş. Sonuçta işe girecekler Çubuklu olunca İşletme Sahibi (O.U) da yok diyemiyor. Allah işini-gücünü rast getirsin. Allah ekmek veren eli boş çevirmez...

·         Üniversite mezunu kızlarımız çevredeki fabrikalarda (özellikle Şabanözü’ndeki ‘Gelal Çorap Fabrikası’nda asgari ücretle çalışıyor. Bu kızlarımıza yazık değil mi?

·         İlçede çoğu işyeri siftah yapmadan kepenk kapatıyor. Hatta bazıları açılmamak üzere birer birer kapanıyor.

·         İlçe halkı genel olarak şimdiye kadar ebe ve dededen kalma tarla ve araziyi sattı. Şimdi de ana ve babadan kalma ev ve araçları satıyor (birkaç aile hariç). Onlar da zamanla sıkıntıya düşünce satacaklar... Hiç değilse onlar hayatlarını kurtarsınlar.  

·         İlçe 23 Temmuz 2004 tarihinde “Metropol İlçe” ilan edildi. Dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı GÖKÇEK 24 Temmuz 2004 tarihinde Çubuk’ta yaptığı teşekkür konuşmasında, “Ankara’da ne varsa Çubuk’ta da o olacak “ demişti. Ama O da gitti.

Çubuk şu anda Ankara’nın üvey evladı konumundadır.

Bir zamanlar Ankara’nın başta tarım ve hayvancılık olmak üzere tüm ihtiyaçlarını karşıladığı Çubuk İlçesi siyasilerimizin hoşgörüsü, yaptıkları hata ve yanlışlarından dolayı bugün bu vasıflarından hızla uzaklaşmaktadır.

3 Kasım 2002 tarihinden bu güne ülkemizde yapılan genel ve yerel seçimlerde oy oranına göre AK Parti’ye en fazla oy veren ilçe unvanına sahip bir ilçeyiz...

Milletvekilimiz yok, dolaysıyla bürokratımız da yok. Olanların da ilçeye faydası yok denecek kadar az.  İlçeye faydası olanlar da, arkalarında yeterli siyasi destek olmadığı için görevlerinden alınıyor, pasif görevlere getiriliyor. Ya da emekli olmaya zorlanıyorlar.

“Artık Ankara’nın üvey evladı olmak istemiyoruz. Hizmet istiyoruz”

Diyen veya diyebilen İlçenin Mülki amirinden en sıradan vatandaşına kadar ilçede yaşayan tüm Çubukluların (bu ilçenin ekmeğini yiyen, suyunu içen, havasını teneffüs eden herkes Çubukludur) sadece elini değil, tüm vücudunu taşın altına koyarak bu “Dev” yatırımın Çubuk’a gelmesi için gece-gündüz demeden yasal bir mücadele içine girmeleri tarihi bir görev olmalıdır.

Metropol fayda yerine zarar getirdi.

Metropol ilçe olmanın nimetlerinden tam olarak faydalanamadıklarını söyleyen Çubuk esnafı yıllarca, kendilerine yeni bir yol ve araç muayene istasyonu desteğinin verilmesini istedi. Ama ne duyan ve ne de gören oldu.

 

Çubuk esnafının sıkıntıları gittikçe artmaya devam ediyor.

 

Sıkıntıların ilçe halkını maddi ve manevi olarak yıprattığını belirten Çubuk oda başkanları yetkililere sesleniyor. Ama muhatap bulamıyorlar. Bu gidişle bulmaları da zor gibi görünüyor.

 

İlçedeki Oda Başkanları;

 

·         Metropol Çubuk bize yaramadı.

 

·         Servisçi esnafımız Çubuk dışına çıkamıyor.

 

·         Araç muayene istasyonu bizden binlerce lira kaybettiriyor.

 

·         Sorunlarımızın çözümü için GÖKÇEK bize hakemlik yapsın" dediler. Ama bu feryatları GÖKÇEK dâhil kimse duymadı.

 

·         Sonuçta GÖKÇEK’ de istifa etti.

 

·         Yeni Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa TUNA Çubuk için bakalım ne yapacak? Bakalım yeni Başkan Çubuklu esnafları feryadını duyacak mı? Bekleyip göreceğiz...
 

Minibüs ve otobüs esnafı mağdur...

 
Çubuk'un 2014'te Metropol olmasının kendilerine zarar verdiğini savunan Çubuk Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Zekeriya ERDOĞMUŞ zaman zaman, "Servislerimiz ilçe dışına çıkamıyor. “1 kilometre yol bize deva olacak" diye konuşmuş ve şunları söylemişti:

"Otobüslerimizle şu anda Gençlik Parkı'na kadar gidiyoruz, uzatsalar Sıhhiye Köprüsü'ne kadar gidebileceğiz. Bu sadece esnafın değil Çubuk halkının da sorunudur. Çünkü vatandaş bizim araçlarımızı tercih ettiğinde ikinci bir araç kullanmak zorunda kaldığı için bizim araçlara binmiyor.

 

Minibüslerimiz Ülker kavşağına, servis araçlarımız da Çubuk merkezli Pursaklar'a kadar gitsin diyoruz ama şu anda Yenice Kavşağına kadar gidiyoruz. Çubuk dışına çıkamıyoruz."

 

İlçede servisçilikten geçinen bin 150 esnafın kan ağladığını da öne süren ERDOĞMUŞ, Melih Gökçek bize hakemlik yapsın. Çözüm ve karar mercisi kendisidir" demişti. GÖKÇEK’te istifa etti. 

 

Yeni Başkan Mustafa TUNA servisçilerinde sorunlarına eğilecek mi?

'26 bin araç sahibi mağdur durumda'

Çubuk'un sürekli büyüdüğüne ve ihtiyaçlarının arttığına dikkat çeken Madeni ve Ağaç İşleri Odası Başkanı Selahattin KALAYCI yaptığı açıklamada, 26 bin araç sahibinin "istasyon" mağduru olduğunu söyleyerek, "Esnafımın yüzde 87'sini tamirci ve kaportacılar oluşturuyor. İlçemiz 90 bin nüfusa sahip olmasına rağmen araç muayene istasyonumuz yok. Bunun için çevre ilçelere gitmek ciddi sıkıntı.

 

Tüm araçlarımız muayene için Akyurt ya da Ankara'ya gidiyor, bu sıkıntımız hat safhada. İstasyonun yapılmasıyla hem 26 bin araç burada muayene olacak hem de pazar canlanacak, Çubuk'a çok şey katacak.

 

Biz istasyon istiyoruz. Buradan Akyurt'a giden bir araç 44 kilometre yol gidip geliyor bu da 15 lira benzin ücreti ile 26 bin aracı düşünürsek 390 bin yol parası ödüyor. Şimdilerde ise, benzin ve mazota yapılan uyarlamalardan sonra 20 X 26000 = 520 bin liradan fazla benzin veya mazot parası ödüyor)

 

Ayrıca bu muayene için giden esnaf üç saatini de orada harcıyor" Diyerek bu konudaki şikâyet, dilek ve temennilerini dile getirmişti..

 

‘Tam 250 bakkal kepenk kapattı'

Çubuk Bakkallar Odası Başkanı Sadık KARABAL yaptığı bir açıklamada, "Çubuk'un merkezi büyüdü ama çevresi daraldı. 5 yılda 250 bakkal esnafımız dükkân kapattı" diyerek. , şöyle konuşmuştu: "Göç almasına rağmen Çubuk'ta ticaret büyümüyor.

 

Küçük esnaf kaybolmaya başladı. 450 bakkaldan 200 bakkala düştük. Nerdeyse her sokak da  şubesi olan büyük marketlerle esnafımız rekabet edemiyor. Bakkallar yok oluyor. Bizim istediğimiz esnafın eğitilmesidir, esnaf bilinçsiz iş yapıyor. Bakkallık Osmanlı'dan gelen bir kültürümüzdür. Eskiden Ankara ve çevre ilçelerden köy ürünleri almak için gelirlerdi, bu bizim için ciddi bir gelir kaynağıydı ama artık insanlar gelmiyor." Demişti.

 

Çanlar kimin için çalıyor?

Çubuk’ta sosyo-ekonomik yönden tehlike çanları çalmaya başladı. Yarınlar çocuklarımız ve torunlarımız için çok geç olabilir... 

Yaşanabilir bir Çubuk için; Bu dev yatırımın Çubuk’a gelmesi Çubuk halkının olmazsa  olmazıdır...

“Milli ve Yerli Otomobil” fabrikası Çubuk’ta kurulmalı ve Çubuk’ta üretilmeli...

 

İlçemiz her yönüyle “Milli ve Yerli Otomobil” üretimine müsait olmasına rağmen tercih edilmez ve eli tekrar boş dönerse;

 

·         “Metropol İlçe” olduğumuz 23 Temmuz 2004 tarihinden beri, Metropol’ün faydalarından yararlanamadık. Vergiye gelince Metropol hizmete gelince maalesef  mezra muamelesi gördük. Çubuk İlçesi bugün Kuzey’in ‘Kör Noktası’ (Çıkmaz Sokağı) konumundadır.

METROPOL bir kentin; Yolları düzgün, binaları estetik, sokakları temiz, kent möblesi, yeşil alanı boldur. Her şeyden önce her yaşam alanı belli bir ruha sahiptir. İçinde yaşayanlarda güvencededir. Bu durum aynı zamanda modern ve gelişmiş olmanın göstergesidir.

 

Bu durumda ilçenin hangi özelliği Metropol? Çubuk İlçesi şu anda ki haliyle zamansız atılan çöpler nedeniyle olsa olsa İlçe merkezi hariç “Çöp Kent” olur.

 

  • Metropol Kanunu esnekleştirilmeli, eskiden olduğu gibi tarım ve hayvancılık serbestçe yapılmalı,

 

  • Köyden mahalle olan 77 mahalle eski statüsüne kavuşturulmalı; yani eski haliyle köy olmalı,

 

  • Her ikisi de olmazsa Çubuk  “14. sırada Kalkınmada Öncelikli Yöre” olmalı (13. sırada Çankırı İli var.) 

 

  • Hiçbiri de olmazsa, Çubuk Çankırı’ya Bağlanmalı...

 

Çubuk, Çankırı"ya bağlanırsa, “Kalkınma da Öncelikli Yöre” kapsamına girer.

 

Böylece bizim de en az bir milletvekilimiz olur, bürokratlarımız olur. Bir takım vergilerden (SGK primlerinden) muaf oluruz, destek ve teşvik alırız.

 

Ayrıca Metropol"ün olumsuz sonuçlarından da kurtuluruz. Tarım ve hayvancılığımız tekrar ayağa kalkar, canlanmaya başlar. Eskisi gibi olmasa bile Çubuklu esnaf birazcık nefes alır.

 

Yıllarca Ankara"ya bağlı oldukta ne oldu? Hep horlandık, itildik, kakıldık. “Oy Deposu” olduk. Karşılığında da tabiri caizse “üvey evlat” muamelesi gördük.

 

Çubuk ilçesi şu anda emekli kenti konumundadır...

 

Gerekli önlemler alınmazsa cennet ilçemiz maalesef freni boşalmış bir kamyon misali hızla uçuruma doğru gidiyor.

 

“Çubuk Çankırı’ya bağlanmalı veya bağlanmamalı konusunda bir “referandum “ bile yapılabilir...

 

Eyy Çubuklular; ne zamana kadar elma şekeri ve horoz şekeri ile aldatılmaya ve kandırılmaya devam edeceğiz...

 

Geleceğimiz için; Çocuklarımız ve torunlarımız için artık büyük düşünmek zorundayız. Bunun için gerekli siyasi güç ve mekânlara da fazlasıyla sahibiz. Yeter ki hayata geçirelim... 

 

Tüm dargınlıkları ve kaygıları ortadan kaldırıp ilçenin menfaatleri doğrultusunda; İlçede birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularını pekiştirip,  tek vücut olursak üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir sorun kalmaz...

 

Ama bunu bir türlü gerçekleştiremiyoruz...

 

“Milli ve Yerli Otomobil” ya Çubuk’ta kurulmalı, ya da Çubuk’ta kurulmalı...

 

Başka seçenek var mı?

 

Çubuklular uyanın artık...