BORÇLANMA VE BORÇ ÖDEME

Abdurrahim Somuncu (Emekli Müftü)

 

                                         

                       Borçlanma ve borçların ödenmesi üç çeşittir.1. Kulun Allah’a karşı olan borçları. 2.kulun kula olan borçları.3. Üçüncü bir borçta insanların canlı varlıklara karşı olan borçlarıdır. Hepimizin bildiğimiz gibi çetin bir kış geçirdik. Çevremizde aç kalan yiyecek bulamayan, o, varlıklara olan görevlerimizi ifa etmemişsek sorumlu olmağımızı söyleye bilirmiyiz?  Bu borçlar içerisinde en zor olanı, kulun kula olan borcudur. Allah (cc) dilerse kulunu afv eder. Ama kul borcuna karışmaz.                                                                                                                                              

                Kulun Allah’a olan borçları, Mükellef bulunduğu borçların ödenmesiyle son bulur. Bunlar; İman esaslarını bilip iman etmesi ve ibadetle ilgili olan borçları ise; namaz, oruç, hac, zekât… Gibi borçlarıdır.                                                                                                                         

              Kulun, kula olan borçlarının yazılı kayda alınması, meblağların büyük küçük denmeden şahitlerin huzurunda yazılmasının gerektiği kur’an-ı kerim bakara süresi ayet 282.de yer almaktadır. “Ey iman edenler! Belirlenmiş bir süre için birbirinize borçlandığınız vakit onu yazın. Bir kâtip onu aranızda adetle yazsın. Hiçbir kâtip Allah’ın kendisine öğrettiği gibi yazmaktan geri durmasın ;(her şeyi olduğu gibi) yazsın …”beyanı yer almaktadır. 

                 Peygamber efendimiz (sav) bir hadisi şeriflerinde “ Bir kimse insanların malını ödemek niyetiyle alırsa Allah o kimseye yardım eder ve o kimse borcunu öder, Eğer bir kimse insanların malını ödememek niyetiyle alırsa Allah (cc)  o,kimsenin malını itlaf eder(yok eder) ve o, niyeti iyi olmayan kimse aynı zamanda hırsız sayılır.” Buruyorlar.                                                                              

                     Resulullah efendimiz (asv) bir duasında   “Ey! Allah’ım bana borcun galip gelmesinden, düşmanın sevinmesinden sana sınırım” buyurmuşlardır. Borç sıkıntısı içinde bulunanlara yardım etmenin faziletli ve erdemlilik olduğu, şu hadisi şerifte yer almaktadır. “ Bir kimse borç sıkıntısı içinde bulunan bir kimsenin sıkıntısını giderirse yahut borcunu silerse yahut bir kısmını bağışlarsa, Allah (cc) da o, kimseyi cehennemin yüksek ateşinden korur” buyuruyorlar.                                                                                                                                               

            Hz. Ömer (ra) ‘ın oğlunun kıyafeti düzgün değilmiş, bir gün hanımı derki Ya! Ömer okulda arkadaşları halifenin oğlunun kıyafetine bak, düzgün bir kıyafeti yok diyorlarmış, buda oğlumuzu üzüyor der. Bu söz üzerine Hz. Ömer ( ra) maliye vekiline bir mektup yazar. “Oğluma aybaşında maaşımdan kesilmek üzere bir elbise alacak mikdar para ister.” Zamanın maliye vekili Hz. Ö (rd) cevabı yazısında, “Ya! Ömer sen aybaşına kadar yaşayacağına bana bir senet verde bende sana isteğin meblağı vereyim der” Hz.Ömer (ra)maliye vekilinin cevabı yazısını namazlardan sonra okur ve gözyaşı dökerek  “ ya! Ömer aybaşına kadar yaşayacak ömrün varmı dermiş.”                                                                                                                                   

                      Resulullah efendimize (sav) kölelikten kurtulmak için bir kişi geliyor “Ya! Resulallah borcumu ödemekte zorlanıyorum bana yardım edermisin” talebinde bulunuyor. Peygamber efendimiz (sav) de şu düyı ayı öğretiyor. Ve bu düayı sadakatle okursan Allah (cc) senin duanın hürmetine borcuna yardım eder.  Allahummekfini bihalalike an harmike ve ağnini bi fazlike ammen sivake” Ey! Allahım beni helâlından yetindir, haramından uzaklaştır, fazlından ve kereminden ver” düasını öğretmiştir.

                          Rasûlullah (sav) şöyle buyurdu:”Satışta, alışta ve borcunu istemekte kolaylık gösteren kimseye Allahrahmet etsin.”(Buhârî, Büyû 16)                                                 

.     Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurur: “Eğer borçlu darlık içinde ise, bir kolaylığa çıkıncaya kadar ona mühlet vermek (gerekir). Eğer (gerçekleri) anlarsanız bunu sadakaya (veya zekâta) saymak sizin için daha hayırlıdır. (Bakara sûresi, 280)

Allah’a emanet olunuz.