Boğazı Kesilen, Ateşe Atılan, Betona Gömülen…

Tarık Sezai Karatepe

“Evimizde en kamil manada hürriyetten söz edebiliriz. Güveniriz oğlumuza, sonuna kadar kızımıza. Gecenin bir yarısı yedek anahtar, koşar imdadına.

Pek medenidir, bölmez uykumuzu aklı sıra. Bizi ilgilendiren kısmı, sağlıklı mı değil mi? Kocaman oldu, kim karışır kankasına!

Çok uğraştı, ablalar, hocalar. Neymiş, alıp götüreceklermiş eğitim kampına. Verir miyiz yaban ellere, az mücadelesini vermedik çağdaş yaşam kavgasının!

Bilinçlidir kızım, biri musallat oldu mu haber verir çabucak. Tedbirimizi alırız, kaptırmayız beyni yıkanmışlara(!)

Sekiz Yıllık köklerini kurutamadı, çok canım sıkılıyor çok! Sanki başıma ahlak bekçisi kesildiler. Ama bizim de emeğimiz var kızımızda. Bilinçlidir; tanır, dostu düşmanı.

Geçenlerde çantasını karıştırdım. Baktım, doksan dokuzluk.

Dedim:

"Bu ne hal kızım?"

"Şey baba, hediye!"

"Hediye de olsa, Mekke Medine"yi anımsatan her şeyden uzak duracaksın. Hakkımı helal etmem yoksa sana!"

"Hakkını helal etmek… Dini bir kavram değil mi! Hani her türlü rituelden uzaktık!"

"Dilimi eşek arısı soksun, söylemem bir daha."

Bu minval üzere konuştuk, epey de terletti hani.

…………………..

“Sustun.”

“Ne deyim, evlat senin! Telefon çalıyor!

 ”Karakola buyurun, acele edin lütfen!”

“Komşu, olur böyle vakalar, geçen de fazla kaçırmış alkolü, sızmıştı. Haber verdiler, gittim aldım, kafebardan.”

…………………….

“Arkadaşlar hastaneye götürecekler sizi, telaşlanmayın lütfen!”

“Memur bey, hastanede hangi serviste kızım?”

“Beyefendi söylemek güç, metin olun. Kızınız morgda! Kafası ayrılmış gövdesinden! Tanınmayacak halde yüzü!”

“Kime ne zararı vardı yavrumun, kim getirdi bu hale?”

“Tanırsınız katilleri, soğukkanlı olun!”

“Medeni bir ortamdı gittiği yer, yanlış olmazdı oralarda.”

“Acınızın arasında bile savunuyorsunuz, çekip kafayı, kelle kesen canileri!”

“Sustum. Anladım, bir ömre malolan hatamı.”

…………………….

“Komşu haklıymışsın, canımdan bir can gitti, bu gece. Meğer yedirip içirmek, giydirip kuşandırmak değilmiş ana babalık.

Zaten bunlar en temel ihtiyaçmış. Gönlüne katmamışız, Vahiy"den bir eser. Nasıl döneriz bu yoldan, nasıl?”

“Cana karşılık can kurtar! Çağır kızının arkadaşlarını.

De ki onlara:

 "Sizde kızımı görüyorum. Koşun Hakkın Yolu"na. Tuzak kuruldu, tuzak. Hem de ne tuzak! Vahiy"le aranıza mesafeler koydular.

Yüz Temel Eser diye önünüze sürdüklerine bir bakın! Hayat Kitabı var mı içinde?

Musa"nın haberi ulaşmasın, İbrahim bilinmesin, Asiye"nin saraydaki zulme karşı mücadelesini ruhunuz bile duymasın, Sümeyye"nin şehadeti yolunuza ışık tutmasın! diye yapılan her şey, atılan her adım.

"Hoca camide!" dedirtmek için bir filme milyon dolar vermişler, geç anladım.

Çoktan seçmeliler arasında sınav delisi oldunuz.  Yarış atı misali.

Mumlarla caddeleri kuşatmak, onun hatırasını yaşatmak değil. Yapacaksanız bir iyilik, çıkın ana babanızın karşısına, sorun onlara:

 "Yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten, kendinizi ve ailenizi koruyun! Yüce Mesaj"ından yok mu haberiniz!

Ne vakit görseniz bir iyilik, kuşkuya düştünüz oracıkta. Okular tatil olunca bari bırakın yakamızı, dedik. "Rahle başında ömür tüketeceğinize, gezin eğlenin, arşınlayın sokakları!" cevabınız.

İşte şimdi hesap zamanı!

Sorgulayacağız, okuduğunuz gazeteyi, gittiğiniz kafeyi. Siz bizi değil, biz sizi takipteyiz bundan böyle. Sızlanmak geçti artık.

Komşusunun sobaya attığı dördündeki yavrucağın da, anasının "Gördü rezilliğimi, gider de anlatır!" diyerek betona gömdüğü sabinin de biz soracağız hesabını.

Biz, yeni nesil, bugün daha iyi anlıyoruz Şair"i:

"Üç katlı ahşap evin, her katı ayrı alem         / Üst kat: Elinde tesbih, ağlıyor babaannem

 Orta kat: Annem ve mavs oynayan aşıkları / Alt kat: Kız kardeşimin tamtamda çığlıkları!"

Kutlu Önder"e kulak vereceğiz sadece:

"Gördüğünüzde bir kötülük, mümkünse elinizle, sonra dilinizle düzeltin. En zayıfı buğz etmek, imanın."

Acılar yaşanmasın, hayatlar kaybolmasın, umutlar tükenmesin.

Bin sekiz yüz vampirist, senin vebalin.

Tarık Sezai KARATEPE