Bir İsim Anılınca Gözlerin Doluyorsa...

Murat Kaymakcı

 

Bazen bir insanın sevgisini anlamak için uzun cümlelere ihtiyaç yoktur. Bir bakış yeter… Bir sessizlik… Ya da yıllar sonra anılan bir isim…

Düşünün… Aradan yıllar geçmiş… Hayat değişmiş, şehirler değişmiş. Nice acılar yaşanmış, nice sevinçler görülmüş. Fakat bir isim anıldığında kalbinizin ritmi değişiyor, gözleriniz uzaklara dalıyor, yüreğiniz ince bir sızıyla doluyorsa; işte gerçek sevgi budur.

Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed'in (aleyhisselam) kalbinde de böyle bir isim vardı: Hazreti Hatice (radıyallahu anhâ).

O, yalnızca hayat arkadaşı değildi. İlk vahyin heyecanına şahit olan, Hira'dan korku ve heyecan içinde dönen Efendimizi (aleyhisselam) teselli eden, "Allah seni asla mahcup etmez." diyerek gönlüne huzur veren ilk insandı.

Herkesin sustuğu yerde o konuştu.

Herkesin tereddüt ettiği yerde o iman etti.

Herkesin geri çekildiği yerde o, Resûlullah'ın yanında dimdik durdu.

Belki de bu yüzden, aradan yıllar geçmesine rağmen Efendimizin gönlündeki yeri hiç değişmedi.

Bir gün bir koyun kesildiğinde, Efendimiz (aleyhisselam), "Hatice'nin dostlarına da gönderiniz." buyurdu.

Çünkü sevgi, sadece aynı sofrayı paylaşmak değildir.

Sevgi; ayrılıktan sonra da hatırlamaktır.

Vefa göstermektir.

Yapılan iyiliği unutmamaktır.

Hazreti Âişe Validemiz bir gün hayret ederek, "Yâ Resûlallah! Hatice'yi hep anıyorsunuz." dedi.

Efendimizin (aleyhisselam) cevabı ise sevginin en güzel tariflerinden biri oldu:

"İnsanlar beni inkâr ederken o bana iman etti. Herkes beni yalanlarken o beni tasdik etti..."

İşte o gün anlıyoruz ki sevgi; güzel sözlerden önce güzel hatırlamaktır.

Bugün bizler sevgiyi çoğu zaman büyük hediyelerde, gösterişli sürprizlerde arıyoruz.

Oysa bazen içten edilen bir dua, bir gönlü mutlu etmeye yeter.

Samimi bir teşekkür, kalbe huzur verir.

İçten bir tebessüm ise kırılmış gönülleri onarır.

Kendimize şu soruları sormaya ne dersiniz?

Sevdiklerimize en son ne zaman "İyi ki varsın." dedik?

En son ne zaman onların yükünü hafifletmeye çalıştık?

En son ne zaman kırmadan, incitmeden konuştuk?

Gerçek sevgi; gitmeden kıymet bilmektir.

Çünkü insan, sevgisini kaybettikten sonra duyduğu pişmanlıkla değil; sevdikleri yanındayken gösterdiği vefa ile ispat eder.

Kıymetli Dostlar;

Rabbimiz Celle Celaluhu bizlere, sevdiklerimizin kıymetini onlar yanımızdayken bilmeyi, gönül kırmaktan sakınmayı ve Resûlullah'ın (aleyhisselam) zarafetini hayatımıza taşımayı nasip eylesin.

Çünkü bir gün geriye dönüp baktığımızda hatırlanacak olan ne servetimiz olacak ne de makamımız…

Hatırlanacak olan, bir gönülde bıraktığımız güzel iz olacaktır.