Belediye Başkanlığı mı?

Sevgili dostlar bir yazı kaleme alıyoruz kalem kavgası başlıyor. Benim yazdığım yazılarda edebiyat ile ilgili olanların okunma sayısına bakıyorum veya tıklanma sayısına diyelim daha doğru olur belki tıklayıp okumayanlar vardır az, ama ne zaman belediye başkanı falan diyecek olsam hem yazımız dikkat çekiyor hem de yorumlar yapıldığı gibi yorum yapanlar arasında sürtüşmeler başlıyor. İnanın ben bu yazıları başkaları didişsinler diye kaleme almıyorum. Üslubumuz böyle. Yazılarıma başlarken hatırlayanlar olacaktır zaman zaman kulis, zamanla edebi, mizah veya rahat okunacak yazılar kaleme alacağımı ifade etmiş ve bununla ilgili birkaç kez yazı kaleme alarak söylemiştim. Ancak şimdi görüyorum ki belediye başkan aday adayları veya aklından adaylık geçenler veya onların dostları isimleri zikretmeye başladılar. Ben de Çubuk"ta bizim dışımızda yayın yapan refiklerimizden alıntı yaparak bir yazı kaleme aldım. Aman Allahım yorumlar peş peşe gelmeye başladı. Sağ olsunlar yöneticimizde bizim yazıyı aldı manşete çıkartınca üstüne tuz biber ekilmiş oldu.

 

Kardeşlerim sonuçta Çubuk için bir kişi belediye başkanı olacak. Aday adayı kardeşlerimizden istirhamımız ileriki günlerde birbirlerinin yüzüne bakamayacakları ifadeler kullanmamalarıdır. Yorum yapan kardeşlerimize saygı duyuyorum. Özgür bir ortamda görüş ve düşüncelerini aktarıyorlar ve yazımıza katkı veriyorlar. Özellikle teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Yukarıda ifade etmeye gayret ettiğim gibi lütfen birbirinizi kırıcı ve üzücü ifadelerden kaçının. Hem ramazan arınma ayıdır, hem de mü"mine yakışan güzel sözlerdir. Kötü söz sahibinindir geleneğinden gelen bizlere yakışan da budur.

 

Gelelim aday adayları konusuna şimdi birkaç isim üzerinde dursak diğer isimler kırılacak. Bildiklerimizi söylesek “Her doğruyu her yerde söylemek doğru değildir” düsturunu söyleyen kanaat önderimize ayıp olacak. Onun için zaman, zemin ve imkan dedik değil mi? İşte o gün daha henüz gelmedi gelince biz de kendi fikirlerimizi hem buradan, hem de gerekli yerlere ulaştırma imkanımız olacak. Bunu böyle bilirsek yazdıklarımızdan rahatsızlık duymamış olursunuz. Mahsun Kırmızıgül bir şarkısında “ Hepimiz kardeşiz, bu öfke ne diye” derken dostluklarımızı bizlere hatırlatmış olmuyor mu?

 

Dostlar,

Evet, sizlere,  siz değerli kardeşlerime müsaadenizle dostlar diye hitap etmek istiyorum. Gelin akıl okumalarını bırakalım, belediye başkanlığı konusunda hırsı bırakalım. Soruyorum sizlere bundan iki veya üç dönem önceki belediye başkanının ismini bilen kaç kişi var. Çubuk sokaklarında bir anket yapılsa acaba kaç kişi hatırlar. Veya Ankara milletvekillerinden kaçının ismini kaç kişi biliyor. Geçtiğimiz dönemlerde görev yapmış Başbakanlardan kaçının adını soyadını tam bilebiliyoruz. Yani çok da önemli değil belediye başkanlığı veya muhtar olmanız. Önemli olan kul olabilmemizdir. İşte kul olduğunuz zaman millete de hizmete talip olabiliriz, olmalıyız da.. ancak gelin önce kulluğumuzu kendi nefsimizle tartışalım. Belediye başkanlığını niye istediğinizi kalbinize aklınıza bir daha danışın. Hizmet dışında bir başka düşünceniz varsa şu andan itibaren vazgeçin. Bunu kendinizle iç hesaplaşma yoluyla yapınız. Kimseye bir şey söylemek zorunda değilsiniz. Hırsları akıllarının önüne geçen dostlarım lütfen kanaat önderlerimizle görüşünüz. Ha aday olmayın falan demiyorum. Herkes aday adayı olabilir. Sakınca yok. Kimsenin kimseden üstünlüğü yok. Herkesin aklı var, parası var, imkanı var. Ancak bir yorumcunun yaptığı gibi arsa peşkeşi çekecekler ifadesini de iyi düşünmek lazım. Yani toplumda belediye başkanına bu gözle bakan, hatta kasasını doldurmaya geldi diyenler çoğunluktadır. Sokakta dolaşırsanız bunları gördüklerinize anlatın cevaplarını alırsınız.

Bu seferlik bu kadar güzel Çubuk"un güzel insanları..

Başka Söze Ne Hacet

İşte Erbay Kücet!...