• BIST 93.297
  • Altın 209,550
  • Dolar 5,3165
  • Euro 6,0196
  • Ankara : 1 °C
  • İstanbul : 9 °C
  • İzmir : 11 °C
  • Trabzon : 11 °C
  • Antlaya : 0 °C

Kandiliniz Mübarek olsun

19.03.2008 09:29
Kandiliniz Mübarek olsun
Bugün mübarek Mevlid kandili.Çubuk Müftüsü Ali Canbolat kandil dolayısı ile bir mesaj yayınladı.

 

Müftü Canbolat Yayınladığı mesaj'da Şöyle dedi: 

19 Martı 20 Marta bağlayan gece yani bugün Mevlid Kandilini idrak edeceğiz.

Mevlid Kandili; insanlığın yeniden doğması demektir. Çünkü insanlar insanlığını unutmuş, canavarlaşmış bir haldeyken, hak-hukuk altüst olmuş, zulüm tüm dünyayı kaplamışken, hak haklının değil de güçlünün sayılmışken, kardeş kardeşi katletmekten çekinmezken, alemlere rahmet olarak gönderilen, peygamberlerin son halkası Hz.Muhammed (S.A.V.)  Rebiü"l-evvel ayının 12. gecesi O, karanlık dünyayı aydınlatıyor ve İslam"ın nuruyla dünyaya ışık saçıyordu. Zulmu , haksızlığı ortadan kaldırmak için geliyordu. Dünya, insanlık kurtarıcısını bekliyordu. İşte böyle bir ortamda O dünyaya teşrif etti.

        

Bu gece biz o nurdan doğumu, peygamberimizin dünyaya teşrifini kutluyoruz. Bize düşen görev O"nun doğumunu sadece bir günde kutlamak, hatırlamak değil, bir ömür süresince O"nun getirmiş olduğu düsturları hayatımıza tatbik etmektir. İnsanlığa getirdiği nuru, kardeşliği, sevgiyi, Allah"a imanı, âhirete hazırlanmayı iyi anlayalım ve kandil münasebetiyle yaşantımızı bir daha gözden geçirip hayatımıza bir çeki-düzen verelim.Bu münasebetle MEVLİD KANDİLİNİZİ tebrik eder. Sağlıklı bir ömür dilerim.

        

Mevlid Kandilinin tüm insanlığa barış getirmesi dileği ile.                                             

 

                                                     Ali CANBOLAT

                                                                                Çubuk Müftüsü

Hayatın gayesi, yaratılışın mânâsı silinmiş, yok olmuştu. Herşey mânâsız başıboşluk ve hüzün örtülerine bürünmüştü.

Ruhlar birşey bekliyor, bir nurun zulmet perdesini yırtmasını içten içe hissediyordu.

O vahşet devrinde kâinat ufkundan bir güneş doğdu. Bu güneş âhirzaman Peygamberi Hz. Muhammmed Aleyhissalâtü Vesselam idi. Tarihin seyrini, hayatın akışını değiştiren bu eşsiz olay, dünyayı yerinden sarsan değişimlerin en büyüğü idi.

İşte insanlığın akıl ve kalbinde düğümlenen "Necisin, nereden geliyorsun, nereye gidiyorsun?" sorularını, düğümlerini çözüp kâinatın Sahibini ilân ve ispat edecek bir zatın teşrifi sadece insanların ruh ve kalbinde değil, diğer varlıklarda, hattâ cansız eşyada bile yansımasını bulacaktı.

Doğudan batıya bütün âlemin nurlara büründüğü, İlâhi değişimin tecelli ettiği o gece neler oldu neler?

Yahudi ileri gelenleri ve âlimleri kitaplarında daha önce rastladıkları işaret ve müjdelerin açığa çıktığını gördüler. Kimsenin haberi olmadan en önce onlar bu müjdeyi verdiler.

O gece Yahudi âlimleri semâya bakıp "Bu yıldızın doğduğu gece Ahmed doğmuştur" dediler.(1)

Bîr Yahudi İleri geleni Mekke'de Peygamberimizin doğduğu gece, içlerinde Hişam ve Velid bin Muğire, Utbe bin Rabia gibi Kureyş ileri gelenlerinin bulunduğu bir toplantıda,
- "Bu gece sizlerden birinin çocuğu oldu mu?" diye sordu.
- "Bilmiyoruz" diye cevap verdiler.
Yahudi, "Vallahi sizin bu ihmalinizden iğreniyorum!
"Bakın, ey Kureyş topluluğu, size ne söylüyorum, iyi dinleyin. Bu gece, bu ümmetin en son peygamberi Ahmed doğdu. Eğer yanlışım varsa, Filistin'in kudsiyetini inkâr etmiş olayım. Evet, onun iki küreği arasında kırmızımtırak, üzerinde tüyler bulunan bir ben var" dedi.

Toplantıda bulunanlar Yahudinin sözünden hayrete düştüler ve dağıldılar. Her birisi evlerine döndüğünde bu durumu ev halkına anlattılar. "Bu gece Abdülmuttalib'in oğlu Abdullah'ın bir oğlu doğdu. Adını Muhammed koydular." haberini aldılar.

Ertesi gün Yahudiye vardılar:
"Bahsettiğin çocuğun bizim aramızda dünyaya geldiğini duydun mu?" dediler.
Yahudi "Onun doğumu benim size haber verdiğimden önce midir, sonra mıdır?" dedi.
Onlar, "Öncedir ve ismi Ahmed'dir" dediler. Yahudi, "Beni ona götürün" dedi.
Yahudi ile beraber kalkıp Hz. Âmine'nin evine gittiler, içeri girdiler.
Pegamberimizi Yahudinin yanına çıkardılar. Yahudi Peygamberimizin sırtındaki beni görünce, üzerine baygınlık geldi, fenalaştı. Kendine gelip ayıldığı sırada,

"Ne oldu sana, yazıklar olsun" dediler.

Yahudi, "Artık İsrailoğullarndan peygamberlik gitti. Ellerinden kitap da gitti. Artık Yahudi âlimlerinin kıymet ve itibarları da kalmadı. Araplar peygamberleriyle kurtuluşa ereceklerdir.

"Ey Kureyş topluluğu, ferahladınız mı? Vallahi size, doğudan batıya kadar ulaşacak bir güç, kuvvet ve bir üstünlük verilecektir" dedi.(2)

Kâinatın Efendisini dünyaya getiren bahtiyar annenin henüz dünyaya gelmeden görüp gördükleri çok manalıydı..

Peygamber Efendimize hamileyken rüyasında, "Sen, insanların en hayırlısına ve bu ümmetin efendisine hamile oldun. Onu dünyaya getirdiğin zaman 'Her hasetçinin şerrinden koruması için bir ve tek olana sığınırım' de, sonra ona Ahmed yahut Muhammed ismini ver."

Yine kendisinden çıkan bir nurun aydınlığında bütün doğuyu ve batiyi, Şam ve Busra saray ve çarşılarını, hattâ Busra'daki develerin uzanan boyunlarını gördüğünü Abdülmüttalib'e anlatmıştı.(3)

Aynı gece Hz. Âmine'nin yanında bulunan Osman ibn Âs'ın annesinin gördükleri de şöyle:

"O gece evin içi nurla doldu, yıldızların sanki üzerimize dökülecekmiş gibi sarktıklarını gördük."

Evet bu ulvî anı dile getiren Mevlid'in yazarı Süleyman Çelebi bütün bu hakikatleri şu beytiyle şiirleştirmiştir:

"Hem Muhammed gelmesi oldu yakin
Çok alâmetler belürdi gelmedin"

Rabiülevvel ayının 12. Pazartesi gecesi, yapılan hesaplamalara göre, Miladi takvime göre 20 Nisan'a denk gelen gece idi.

Dünyayı şereflendiren iki Cihan Serverinin üzerini o günün bir âdeti olarak bir çanakla kapattılar.

Araplara göre o zaman, gece doğan çocuğun üzerine bir çanak koymak ve gündüz olmadan ona bakmamak âdetti. Fakat bir de baktılar ki. Peygamber Efendimizin üzerine konulan çanak yarılarak ikiye ayrılmış, Efendimiz gözlerini gökyüzüne dikmiş, başparmağını emiyordu.(5)

Evet, bu işaret her türlü küfrün, zulmün, şirkin ve her türlü bâtıl inanç ve âdetlerin parçalanıp yok olması, imanın, nurun ve hidâyetin kâinatı aydınlatması için gönderilmiş bir Peygamber idi.

Aynı gece Kabe'de tapılmakta olan cansız putların çoğunun başaşağı devrildiği görüldü.

Aynı gece Kisra sarayının beşik gibi sallanıp on dört balkonunun parçalanıp yerlere düştüğü öğrenildi.

Sava'da mukaddes tanınan gölün suyunun çekilip gittiği görüldü.

Bin senedir yakılan ve söndürülmeyen mecusi ateşinin sönüverdiği müşahede edildi.

Bütün bunlar işaret ve alamettir ki, yeni dünyaya gelen zat ateşe tapmayı, puta tapmayı kaldırıp, Fars saltanatını parçalayarak Allah'ın izni olmadan kutsal tanınan şeylerin kutsallığını ortadan kaldıracaktır.(6)

İşte bu geceye Veladet-i Nebi gecesi diyor ve onun bütün kalbimizle, ruhumuzla her sene yeniden yâd edip kutluyoruz. Bütün kâinatla bu geceyi karşılayarak onun âleme teşrifine kıyam ediyoruz.
Getirdiği ebedi nura, açtığı saadet caddesine ve sünnet-i seniyyesine yeniden sımsıkı sarılmak ve Mevlid Kandilini vesile ederek ona yeniden biatimizi, bağlılığımızı tazelemek ne yüce bir şeref ve ne büyük bir saadettir.

Yüce Rabbim bizleri sevgili Resulünün şefaatine nail eylesin.

Kaynaklar:
(1)İbn-i Sa'd, Tabakat, 1:60.
(2)A.g.e, 1:162-163.
(3)Taberî Tarihi, 2:125; İbn-i Sa'd, Tabakat, 1:102.
(4)A.g.e., 1:102.
(5)İbn-i Sa'd, Tabakat, 1:102.
(6)Bediüzzaman, Mektûbat,s:161,16


Tüm İslam Aleminin ve okuyucularımızn mübarek mevlid kandilini en içten dileklerimizle kutlar tüm insanlığa hayırlar getirmesini temenni ederiz.

                                                         Çubuk Haber

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
UFUK NEŞELİ
19 Mart 2008 Çarşamba 23:29
ALLAH DOĞRU YOLDAN AYIRMASIN
TÜM İSLAM ALEMİNİN VE ÇUBUKTA YAŞIYAN ÇUBUKLUNUN MEVLİT KANDİLİNİ KUTLAR,,HAYIRLARA VESİLE OLMASINI CENABI ALLAHTAN NİYAZ EDERİM...
ALLAH ÇUBUĞA YARDIM ETSİN YOKSA İŞİMİZ ÇOK ZOR YAMURLAR YAĞAR İŞALLAH BEREKET OLUR.
serserı
19 Mart 2008 Çarşamba 23:06
hayırlı kandıller
butun musluman alemının kandılını kutlar hayırlara vesıle olmasını dılerım YUCE RABBIM EL ACIP DUA EDEN BUTUN KULLARIN DUALARINI KABUL EYLESIN,
ÇUBUKLU
19 Mart 2008 Çarşamba 20:32
kandiliniz mübarek olsun
tüm müslüman aleminin KANDİLİ MÜBAREK OLSUN
Diğer Haberler
  • Bir Çok Hayrı Barındıran Hadis-i Şerif11 Mart 2010 Perşembe 17:03
  • Namazın Önemi10 Mart 2010 Çarşamba 14:04
  • Zekat ve Hazin bir Salebe hatırası!..05 Eylül 2009 Cumartesi 03:20
  • A.Somuncu,Orucun Yararları21 Ağustos 2009 Cuma 15:04
  • Bu gece Mevlid Kandili (Dua)08 Mart 2009 Pazar 08:14
  • Kabe 24 Saat Canlı27 Ocak 2009 Salı 14:18
  • Günlük hayatınızı aydınlatacak SIR22 Kasım 2008 Cumartesi 22:06
  • En sık sorulan 25 zekat sorusu27 Eylül 2008 Cumartesi 09:03
  • Dualarımız niye kabul olmuyor?20 Eylül 2008 Cumartesi 15:15
  • Esmaul Hüsna Hazinesi16 Eylül 2008 Salı 07:53
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Çubuk Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0312 9110397 / cubukhaber06@hotmail.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim