• BIST 73.391
  • Altın 133,104
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585
  • Ankara : -7 °C
  • İstanbul : 5 °C
  • İzmir : 8 °C
  • Trabzon : 7 °C
  • Antlaya : 0 °C

Fıkhi Sorulara Cevaplar

29.02.2008 09:11
Fıkhi Sorulara Cevaplar
Gazetemiz Yazarı Prof.Dr.Halit Ünal sizden gelen fıkh-i soruları yanıtladı.

Sorulara Cevaplar



Mürşit Gerekli midir?



“Mürşit”, doğru yolu/sırat-ı müstakimi gösteren demektir. Sırat-ı müstakim İslam"dır. “Ya Rabbi bizi sırat-ı müstakime ulaştır” duasını her namazımızda tekrarlarız. Doğru yolu bulmak ve o yolda devam etmek çok önemlidir. Dünya ve ahirette kurtuluşumuz buna bağlıdır.

Peygamberler ve onlara indirilen kitaplar insanlığa sırat-ı müstakimi gösterirler. O halde bir mürşit(=yol gösteren) olmaksızın sırat-ı müstakim bulunamaz. Kur"an ve Peygamberlerin sonuncusu Hz. Muhammed (sav.) insanlığın son ve en mükemmel mürşididir.



Peygamberimiz, peygamberlerin sonuncusudur ve O"nun vefatıyla vahiy kesilmiştir. Artık Allah"tan hiçbir şahsa vahiy gelmemektedir. Bugün dinimizi yalnız O"nun bize miras bıraktığı Kur"an ve Sünnet "dan, Kur"an ve Sünneti açıklayan ehliyetli İslam alimlerinden öğrenebiliriz. Bir hadiste alimlerin peygamberlerin varisi olduğu bildirilmiştir.



İnsanlar farklı kabiliyet ve yaratılışta oldukları için dini hükümleri anlayıp kavramaları ve uygulamaları da farklı olabilir. Allah"ın akıl ve düşünce kabiliyetiyle yarattığı değerli varlık olarak insanın sorumluluğu şahsidir. Herkesin yaptığı iyiliğin sevabı kendisine, yaptığı kötülüğün cezası yine kendisinedir. Hiç kimse bir başkasının suçundan ve günahından sorumlu tutulamaz (Bakara 286; İsrâ 15) Bu bakımdan her Müslüman zarurat-ı diniye (bilmesi gerekli dini hükümleri) kendi çabasıyla, okuyarak, sorarak ve hikmetlerini düşünerek öğrenmeli ve uygulamaya gayret etmelidir. Bu her müslümanın şahsi sorumluluğudur.



İslam"ı, İnsanların anlayışına ve eğitim seviyesine göre anlatmak, örnek olmak ve iki dünyada kurtuluşuna vesile olmak da ebeveynin ve toplumdaki alimlerin/mürşitlerin sorumluluğudur. Bu maksatla toplumda iyi niyetle çalışan alim ve fâzıl(bilgili ve değerli) kişiler vardır. Müslümanların vazifesi böyle kimselerden faydalanmak ve güçleri yettiğince öğrendikleriyle amel etmektir.



Allah Vardır Ve Birdir



İslam inancının temeli Allah"ın varlığına ve birliğine iman dır. Bütün peygamberler bu temel akideyi insanlığa sunmuşlardır. Bir kimsenin dünya ve ahirette kurtuluşu bu iman a bağlı olduğu için insanlığı saptırma hususunda kendisine ruhsat verilmiş olan şeytan en çok vesveseyi bu noktada vermektedir. Onun için mel"un şeytanın vesvesesinden Allah"a sığınıp ihlas ve muavvizeteyn surelerini okumak gerekir. İhlâs suresinde Yüce Allah şöyle buyurur:

“De ki O Allah birdir. Doğurmamış ve doğurulmamıştır. O"nun hiçbir eşi ve benzeri yoktur.”(İhlas 1-4)

İmam-Hatip öğrencisi olduğunu tahmin ettiğimiz sevgili kardeşimizin hem kendisini hem de başkalarını bu vesveseden kurtarması için Allah"ın sıfatlarını bir daha tekrarlayalım: Allah"ın 14 sıfatı vardır. Altısı zâtî (yalnız O"na mahsus), sekizi sübutî dir.

Zâtî olanlar: Vücud,(var olmak) kıdem (varlığının başlangıcı olmamak), bakâ (varlığının sonu olmamak), vahdaniyet (bir olmak), muhalefetün lil-havadis (yaratılmışlardan hiçbir varlığa benzememek), kıyam bi-nefsihî (kendi zatıyla, hiçbir şeyin yardımı olmaksızın varlığını sürdürmek)

Sübutî olanlar: Hayat (diri olmak), ilim (her şeyi bilmek), semi" (her şeyi duymak), basar (her şeyi görmek), irade (her şeyi dilemek ve dilediğini yapabilmek), kudret (her şeye gücü yetmek), kelâm (konuşmak) tekvin (yaratmak)

Bir hadiste: “Allah"ın zatı üzerinde düşünmeyiniz, sıfatları ve fiilleri üzerinde düşününüz.” buyrulmuştur. Çünkü Allah"ın zatını bu sınırlı aklımızla anlayamayız. Ancak kendi vücudumuzdaki ve kâinattaki hârikulâde düzeni ve işleyişi düşündüğümüz zaman Sübhanellah=Ey Rabbim Sen ne yücesin! Deriz. Kur"an"ı, anlamını düşünerek okumalıyız. Bu kâinatta, hikmetini anlayamadığımız birçok hadise karşısında Allah"a iman ve bağlılığımızı kuvvetlendirmeli, bu dünyanın “hangimizin daha iyi amel yapacağı”ortaya çıksın diye yani bir imtihan dünyası olarak yaratıldığını”(Mülk 2) unutmamalıyız.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Ali...
19 Ağustos 2010 Perşembe 11:40
MÜRŞİT-İ KAMİLE BAĞLANMAK ZARURİDİR
mezhep imamımız imamı Azam ebu hanife(numan bin sabit) hazretlerinin "levlalessenetan le haleken numan(şu mürşid-i kamile bağlandığım son 2 yıl olmasaydı numan helak olmuştu)sözünü unutmayalım o mübarek helak olurdum sözünü cehenneme giderim manasına değil, bağlandıktan sonraki mertebesinin öncekine bakarak çok yüksek olduğundan söylemiştir.

Padişahlarımızdan Kanuni Sultan Süleyman hz.lerinin "zahire baksan denizlerin ve kıt'aların padişahıyım ama ben ulu bir dergahın tozuyum" sözünü unutmayalım.
Seydi Şerif Cürcani hazretlerinin "Hace ubeydullah Ahrar'ın hizmetine kendimi vermeyince Allah'u Teala'yı bilemedim sözü meşhurdur.

Ankara savaşında Yıldırım Beyazıt ile savaşan Emir Timur vefat ettiğinde orada bulunan bir Allah dostu yüzlerde adam öldürmüş Emir Timur'un acaba imanlı mı yoksa imansız mı gittiğini öğrenmek amacı ile Emir Timur'un cenazesinin yanına gelir baktığında malum olur ki imanlı gitmiş ,böyle birisinin imanlı gittiğine çok şaşırır ve ona bunun sebebi bildirilir; Emir Timur birgün buhara sokaklarında adamları ile dolaşırken bir duvarın dibine otururlar duvarın üzerinden üstlerine halı çırpılır adamları hemen bunu önlemek için kalkarlar Emir Timur halı çırpanlara kim olduklarını sorar onlarda ŞAHI NAKŞİBEND HAZRETLERİNİN talebeleri olduklarını söylerler Emir Timur bunu duyunca adamlarına bırakın dokunmayın der bu olay sebebi ile Emir Timur PEYGAMBER EFENDİMİZİN o devirdeki temsilcisi ŞAHI NAKŞİBEND HAZRETLERİNİN teveccühünü kazanmiştır.

Mürşidi kamiller mili milimine PEYGAMBER EFENDİMİZİN yolundadırlar bizde mürşidi kamil ararken her şeyhim diyene değilde PEYGAMBER EFENDİMİZİN yaptığını yayıp yapmadığını yapmayana bakacağız peki PEYGAMBER EFENDİMİZ ne yaptı,
1. KURANI KERİMİ ÖĞRETTİ
2. İLMİHAL BİLGİLERİNİ ÖĞRETTİ
3. KENDİSİNE BAĞLANAN SAHABE-İ KİRAMIN AHLAKLARINI GÜZELLEŞTİRDİ
4. ONLARA ERSAR(RABITA-İ ŞERİF)İLMİNİ ÖĞRETTİ

Bunlar şu anda PEYGAMBER EFENDİMİZİN asrımızdaki temsilcisi SÜLEYMAN HİLMİ TUNAHAN efendi hazretlerinin kurslarında mevcuttur.
Diğer Haberler
  • Bir Çok Hayrı Barındıran Hadis-i Şerif11 Mart 2010 Perşembe 17:03
  • Namazın Önemi10 Mart 2010 Çarşamba 14:04
  • Zekat ve Hazin bir Salebe hatırası!..05 Eylül 2009 Cumartesi 03:20
  • A.Somuncu,Orucun Yararları21 Ağustos 2009 Cuma 15:04
  • Bu gece Mevlid Kandili (Dua)08 Mart 2009 Pazar 08:14
  • Kabe 24 Saat Canlı27 Ocak 2009 Salı 14:18
  • Günlük hayatınızı aydınlatacak SIR22 Kasım 2008 Cumartesi 22:06
  • En sık sorulan 25 zekat sorusu27 Eylül 2008 Cumartesi 09:03
  • Dualarımız niye kabul olmuyor?20 Eylül 2008 Cumartesi 15:15
  • Esmaul Hüsna Hazinesi16 Eylül 2008 Salı 07:53
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Cubuk Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0543 432 5192 / cubukhaber06@hotmail.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim