Erdem Yazaroğlu

Erdem Yazaroğlu

HAYAT OKULU DERSLERİ-3

Hayat Okulu Dersleri-3

1-Ayaklarının dibine kadar pisliğe battığı halde, özgürlük şarkıları söyleyebilen tek hayvan horozdur. 

2-İyilik ettiği insanlardan kötülük gelmeyeceğini düşünmek, Vejeteryan olduğu için bir boğanın kendisine saldırmayacağını düşünmek gibidir.

3-Sakın cahillerle tartışma!  Zira cahillerle tartışmak ısırgan otuyla taharetlenmek gibidir. 

4- Hayat; ben kendimi idare edemem diyene, uygun çobanlar bularak onu güder.

5-Yaşamımız, önem verdiğimiz olaylara karşı sessiz kaldığımız zaman kararmaya başlar. 

6-Yumurta içerden bir kuvvetle kırılırsa yeni bir doğumdur. Dışardan bir kuvvetle kırılırsa ölümdür. Kendi kabuğumuzu delip çıkmaya çalışalım. Tırtıl kozasından kendi çabasıyla çıkarsa, kelebek olabilir. Dışardan bir kuvvetle kozasından çıkarsa, sakat kalır ve kelebek olamaz.

7-Giden birisine sakın “kal” diye yalvarma! Bırak gitsin. Kimse kimseyi kaybetmez. Giden başkasını bulur, kalan da kendisini. Sevdiklerimiz oksijen tüplerimiz değildir. Onlar olmadan da yaşayabiliriz. Bağlılık başka, bağımlılık başkadır. Muhtaçlıktan gelen sevgi sahtedir. Mutluluk kendi kendine yetebilmektir. Mutluluk parfüm gibidir. Kendine bulaştırmadan başkasına bulaştıramazsın. 

8- Hayatta düzeni tutturmak kolaydır. Eşyaları uygun yere, insanları hak ettiği yere koyarsanız sorun çözülür. Her insan neyi hak ediyorsa onu veriniz; kimine otunu, kimine notunu!

9-Aklının sildiği bir insanı, duygularının müdafaa etmesine izin verme.

10- İnsan çok sevmekten, kıyamamaktan, kızamamaktan, üzememekten ve hep alttan almaktan kaybeder. Hayat ilk olarak kendini yok sayanları harcar. Yüzümün yumuşaklığından donumun ağı kurumadı diye bir atasözümüz vardır. Vakit geç olmadan kibarca “hayır” demeyi öğrenmek lâzım.

10- Pahalı giysiler giymek, size "baha" katmaz. Postundan dolayı değerli olsaydı ayı, beyefendi olurdu. Yıllarca o postu üzerinde taşımasına rağmen, hayvanlıktan kurtulamamıştır.

11- Bir insan isterse, yanında olmanın birçok yolunu bulur. Bahaneler, uzak kalmayı tercih edenler içindir. Müslüman mazeret üretirken yalan üretmez!  Kaldı ki mazeret terazisinin tartamayacağı yük yoktur. Mazeretler, vicdanın ağrı kesicileridir. Burada şu soruyu sormamız gerekir: Her mazeret gerçekten engel midir?

12-Bir yük olanlar, bir büyük olamazlar. Sırtındaki yüke aşık bir hamal yoktur.

13-Hayatta belli hamleleri, belli zamanda yapmak gerekir. Yaşlandıktan sonra hayatta dikiş tutturmaya çalışmak, kubbede ceviz durdurmaya benzer. 

14-İnsanlar hiçbir zaman iddia ettikleri kadar meşgul değillerdir. Öncelikler meselesi vardır ve bazen sıra size hiç gelmez. Eğer bir insan için önemliysen, her durumda senin için zaman oluşturur. 

15- Dünyada korku ve menfaat kaynaklı saygıdan, daha iğrenç bir şey yoktur.

16- Bizim şiir gibi konuşanlara değil, şiir gibi davranışlara ihtiyacımız var. Seni seviyorum diyenlere değil, sevdiğini hissettirenlere ihtiyacımız var. Çünkü, tavırlar bedenin konuşan kelimeleridir. Çünkü, davranışa dökülmeyen hiçbir şeyin kıymeti yoktur.

17-Sevmek zaman ayırmaktır, boş zamanları doldurmak değil!

18-Seni sende olmayan özelliklerle methedenler, seni senden olmayan özelliklerle matederler. Zira ifrat eden, tefrit de eder. Hayatı sarkacın uçlarında yaşamak tehlikelidir!

19-Yaşın değil, yaşadıkların öğretir hayatı. Tecrübe hayatta yenen kazıkların bileşkesidir.

20- Tavrıyla sözleri birbirini tutmayan insanlar, yağ ile su gibidir. Aynı kapta olsalar da kendi içlerinde bir bütün olamazlar.

21- Yakıcı pişmanlık yaşamadan kolay af gören insanlar, daha da arsızlaşırlar!

22-Eline azıcık imkân geçince şımaran insanlar, basit insanlardır. Çünkü, bir tas su bir sinek için denizdir. Yoksa asiller asla bozulmazlar. 

23-Ucuz piyasa insanlarına dikkat ediniz. Zira insanın ucuzu, insana pahalıya mal olur. 

24- Biri sizi üzüyorsa mutlaka mutlu ettiği başkaları vardır. Sizin bulunmaz Hint kumaşı yaptıklarınız, bir başkasının elinde toz bezi kadar bile değer ifade etmiyordur. Dikkatli olunuz!..

25-Bir insan kendisini aptal yerine koyanlara hala değer veriyorsa, o zaman onlar haklı demektir.

26- Garibin hikayesini dinlemek için, yine bir garip kulağı gerekir. Halden anlamayana dil dökmek, öküzlerin boynuna inci-gerdanlık takmak gibidir. Bir kargayla, bir bülbülün arkadaşlık ettikleri görüldü. Hikmet ehli buna taaccüp ettiler... Dikkatle bakınca anlaşıldı ki ikisinin de bir ayağı kırıktı. 

27- Yüksek karakter, karaktersizlere üç beden dar gelir. Asalet anser balı gibidir. Ona “alçaklarda” rastlanılmaz.

28- İyilere yaklaş ki onlardan olasın. Kötülerden uzaklaş ki şerlerinden kurtulasın.

29-Yalnız başına bir şey değilsen, başkalarının yanında hiçbir şeysin. Bulunduğun yeri cennete çeviremiyorsan, gittiğin her yer cehennemdir. Çünkü İnsan nereye giderse kendisini de oraya götürür. O yüzden kaçışlar hiçbir zaman çözüm değildir. Bir musibetten mağlup olarak kaçma ki, diğer musibetin kucağına mağlup olarak düşmeyesin. Zira düşen tutunacağı ağacı seçemez. 

30- Karakteri zengin olanın tercihi sadeliktir. Gösteriş kültürel fakirliğin bir dışavurumudur. Bir insanın dışı ne kadar çok bağırıyorsa, içinde örtmek istediği bir defo vardır. İçi dolu bir adam, dışını çok bağırtmaz. Olgun başakların başı eğri olur çünkü. Sık, sık boyanan evler, iyice eskimiş yıpranan evlerdir. Mübarek inek kova, kova süt verir gıkı çıkmaz, tavuk bir yumurta verir, yedi mahalleyi velveleye verir. Çünkü bir tas su, bir sinek için denizdir.

31- Öyle idealler vardır ki o yolda mağlup olmak bile bir şereftir. Bir taş altın kâseyi kırmakla değer kazanmaz. Taş yine taştır. Altın kâsenin parçaları da yine altındır.

32-Ormanda en çok bodur kalan ağaçlar, başka ağaçların gölgesine sinen ağaçlardır.  

33-Dünyada hiçbir çıkar, verdiğiniz sözü tutmamaya ve kendinize olan saygınızı kaybetmeye değmez. Hangi çıkar için hangi doğrudan vazgeçtiysen, o fiyata satıldın demektir ve değerin de o kadardır.

34- Bir insan ömründe bir defa yalan söyler. Sonradan söylediği yalanlar, o yalanın tekrarıdır. 

35-İnsan zamanı yaşayarak olgunlaşır. Zamanla yaşlanarak değil! Zamanla yaşlanan armutlardır. 

36- Asıl olan dişinle-tırnağınla bir yerlere gelebilmektir. Bir kuyruğa yapışarak bir yere gelen yine kuyruktur!

37-Sahte tevazu, gizli kibirdir.

38-Başkalarının bize yaptığı davranışları ona biz öğretmişizdir. Uygun sınırlar çizmeyerek, gerektiğinde hayır demeyerek, sürekli verici olarak…

39-Zehir olmayan hiçbir şey yoktur. Farkı oluşturan dozdur.

40-Sadakati olmayandan kapıma köpek bile olmaz, değil ki gönlüme dost!

41-Nice bebeksi suratlar, nice köpeksi ruhlar saklar!

 

Bu yazı toplam 2453 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
21 Yorum