Erdem Yazaroğlu

Erdem Yazaroğlu

GÖZÜ YAŞLI HATIRALAR-2

Tatlım Kalk! Tanrıya Yakarma Saatin Geldi.

Bir iş adamı iflâs ediyor. Hanımı, iflas sebebiyle kocasına boşanma davası açıyor ve boşanıyorlar. Adam bütün imkânlarını kaybetmiş ve iki odalı bir evde yalnız yaşıyor. Sonra bir vesileyle tanıştığı Rus hatunla yeni bir evlilik yapıyor. Ama oldukça mütevazı şartlarda evleniyor. Bütün mütevazı şartlara rağmen, kadın bu iş adamıyla evlenmekten ve Türkiye’de bulunmaktan son derece mutlu. Rusça Kur’an Mealini tam 9 defa altını çize, çize okumuş.

İş adamının bana ısrarla söylediği şu hususu aktarmadan geçemeyeceğim:

–Evleneli tam 10 yıl oldu. Eşim üç dil biliyor. Çok yetenekli bir hanım. İslam’a henüz girmedi ama çok sempati duyuyor ve sürekli araştırıyor. Sabah ezanını dinlemeyi çok seviyor. Bu on yıl boyunca ezanlar okunurken her sabah benden önce kalkar ve:

–Tatlım Kalk!

Tanrıya yakarma saatin geldi, ibadet saatin, dua saatin geldi diyerek beni mutlaka uyandırır. Uyumama asla izin vermez!

Rus hatun Müslüman olmadığı halde, kocasının ibadetine bu kadar düşkünken, sabah namazı vaktinde horul, horul uyuyan Müslüman hanımların ve erkeklerin kulakları çınlasın!      

Seni Psikoloğa Götürmek İstiyoruz

Bir genç üniversitede okurken, etrafındaki kızlara bakmadığı için arkadaşları tarafından yadırganıyor!

Arkadaşları bu gence diyorlar ki:

–Biz aramızda para toplayacağız, eğer kabul edersen. Senin psikolojik açıdan rahatsız olduğunu düşünüyor ve seni tedavi ettirmek istiyoruz. Seni Psikoloğa götüreceğiz ve tedavi masraflarını biz ödeyeceğiz.

 Bu güzel kızlara bakmayışın bizi üzüyor. İyileşince sende bu güzel kızlara bakarsın!        

  Haşiye:

“Allah’ı öyle çok zikredin ki, ta -insanlar- size mecnun / deli desinler.”

 (Ahmed b. Hanbel, 3/68; Hâkim, 1/499; Mecmau’z-Zevaid, 10/16)         

Seni Görünce Aklımıza Allah Geliyor…

Gayri ahlaki birçok fiilin rahatlıkla işlendiği bir üniversitede arkadaşları bir gence

“Hoca” lâkabını takmışlar. Hoca lakaplı genç sadece namaz kılıyor ve kızlara karşı mesafeli davranıyor.  Başka bir özelliği yok. Arkadaşları Hoca lâkaplı gence ara-sıra takılıyorlar:

 –Hoca, seni görünce aklımıza hep Allah geliyor… Bize Allah’ı hatırlatıyorsun!                   

Haşiye: 

“Birlikte oturduğunuz dostlarınızın en hayırlısı;

-görünüşüyle size Allah’ı hatırlatan,

-sohbetiyle sizin güzel amellerinizi arttıran,

-salih ameliyle/güzel fiil ve davranışlarıyla size ahireti hatırlatan kimsedir” (s.a.v)

(Suyutî, Camiu’s-Sağir, II/14).

Bizler Çirkinmiyiz ki…

Statüsü yüksek insanların sahip olduğu bir sitede, bir gurup üniversiteli genç kiracı olarak kalıyor. Bir gün karakoldan gençlere bir davetiye geliyor:

–Hakkınızda şikâyet vardır. Falan gün, falan saatte hazır bulununuz. Gençler denilen zamanda karakola gidiyorlar. Şikâyetin özeti şöyle:

Apartmanda giriş-çıkışlarda gençler hanımlarla karşılaşınca kafalarını yere eğiyor ve başlarını çeviriyorlar. Gençlerin bu davranışlarını, site sakinleri olan modern hanımlar hakaret olarak algılamışlar ve:

“Bu gençlerden şikâyetçiyiz. “Bizler yüzlerine bakılmayacak kadar çirkin kadınlar mıyız ki bizleri görünce başlarını çeviriyorlar?” diyerek şikâyette bulunmuşlar.

Taklitlerinden Hoşlanmıyorum!..

Modern hayat tarzına sahip bir aile, biricik oğullarını yurt dışına yüksek tahsil yapması için gönderiyor. Delikanlı okulunu bitiyor ve yurda dönüş tarihini ve birde sürprizi olduğunu ailesine bildiriyor. Aile, heyecanla çocuğun dönüş saatini bekliyorlar. Çocuk, uçaktan iniyor yanında oldukça modern! bir genç kız var. Genç kızın elinde de bir süs köpeği var.

Tabi ki baba bu emrivaki durumdan hoşlanmıyor. Eve gelince oğluyla aralarında şöyle bir konuşma geçiyor:

–Oğlum, biz sana modern ol dedik, ama sen baya bir modern olmuşsun. Modernliğin tadını değil, cılkını çıkarmışsın. Bu kız bizim ailemize olmaz.

Oğlan acı bir gülümsemeyle cevap veriyor:

–Babacım, siz beni Avrupa’ya yüksek tahsil için gönderdiğinizde bana dinimi öğretmediniz. Orda insanların kiliseye gittiğini gördüm. Beni dinden mahrum yetiştirdiniz. Ben orda büyük bir boşluk içine düştüm. Bu kız orda bana çok iyi davrandı. Gurbette limanım oldu. Şimdi ben size soruyorum… Bana alacağınız kız, bunun kopyası olmayacakmıydı? İşte ben size orijinalini getirdim. Taklitlerinden hoşlanmıyorum.

Baba bu haklı itiraza bir cevap veremez ve başını eğip susmakla yetinir.

Haşiye:

Katolik Papazdan Tarihi Uyarı:

Kızlarınızı uyarın, boyunlarına haç taksınlar, farklı olsunlar!
Farklı olsunlardan kasıt, Hristiyan oldukları belli olsun, Müslümanlara benzemesinler.
“Çünkü Müslüman kızlar artık bize çok benziyor.”       

KÖPEKLERİN ADETİDİR

Çok zalim bir adam,  bir islâm alimini yemeğe çağırarak, ona ihtişamını göstermek istedi. Gösterişli masalar, pahalı kaşıklar, herkese ayrı ayrı tabaklarda yemek ikramı vb. İslam Alimi yemek merasimini kenardan izlemeyi tercih etti. Yemek sonrası zalim adam, İslâm Alimine ne gördüğünü sordu:İslam Aliminin cevabı muhteşemdi

-Bu uygulama Hz. ibrahim Peygamberin sünnetidir. Köpekleri birbiriyle boğuşmasın diye ayrı kaplarda yal yedirirdi. Sofradaki altın takımlara gelince o da İbrahim Peygamberin sünnetidir. Köpeklerinin boynuna altından tasma takardı. Bu şekilde dünyaya tamah eden ancak köpeklerdir, mesajını vermek istemiştir.

Zalim adam bu cevaba çok öfkelendi ve:

-Benim bir dinim yok ve bütün dinlerden nefret ediyorum diye cevap verdi.

 (Haşa ve Kella)

İslam Alimi:

-Köpekler bulutlara havlıyor diye, yağmur yağmaktan vazgeçmez dedi.

Zalim adam bu cevaba çok öfkelenerek:

-Bütün peygamberlerden (a.s) en çok da Hz Muhammmed (s.a.v) nefret ettiğini söyledi. Hz Muhammed Mustafa (s.a.v) galiz tabirlerle hakaret etti. (Haşa ve Kella!)

İslam Alimi:

-Bu da köpeklerin adetidir. Yanına yaklaşamadığı kişilere; uzaktan köpekçe havlarlar.

Zalim adam büyük bir öfkeyle:

-Ona iman edenlere neler yaptığımı görmedin mi? diye haykırdı!

İslam Alimi:

-İşte buda köpeklerin adetidir.

Bazıları yemek yediği kaba “pisler!” dedi.

İslam aliminin verdiği cevaplara güç yetiremeyen zalim adam iyice kudurdu ve:

-Şimdi adamlarımı çağırtıp seni paramparça ederim dedi.

İslam alimi sakince cevap verdi:

“Muini zalimin dünyada erbâb-ı denâettir
Köpektir zevk alan sayyâd-ı bi-insafa hizmetten.”

(Dünyada zalimin yardımcısı, aşağılık kimselerdir; 

insafsız avcıya hizmetten zevk alan ancak köpektir!)

HAŞİYE:

Kâinatın medar-ı iftiharı,

Gönüllerimizin Sultanı,

İncilde Ahmet,

Tevrat’ta Ahyet,

Kur’an-da Muhammed (s.a.v) ismiyle müsemma Peygamber Efendimize ( s.a.v)

Onun ak ve pak zevcelerine, bütün Mü’min’lerin Annelerine;

Havlayan kilâb-ı kuduz sürüsü!

“Öfkenizden geberin”

Ve

Lütfen HOŞTUNUZ! 

Bu yazı toplam 1918 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
18 Yorum
SON YAZILAR