• BIST 93.616
  • Altın 209,603
  • Dolar 5,3413
  • Euro 6,0898
  • Ankara : -1 °C
  • İstanbul : 9 °C
  • İzmir : 11 °C
  • Trabzon : 10 °C
  • Antlaya : 0 °C

ZAMANSIZ ÇÖP ATMALAR DEVAM EDİYOR...

03.04.2017 10:35
GÖRÜNEN KÖY...   Şuayip Yaman

GÖRÜNEN KÖY... Şuayip Yaman

 

İnsanın görme alanına girdiğinde insan tabiatına hoş gelen, onu rahatsız etmeyen görüntülere güzel; insanı rahatsız eden, bir şekilde olumsuz etkileyen görüntülere de çirkin denilebilir.

 

Bu çirkin görüntülerden birisi de çöptür...

 

Zamansız çöp atmalar üç yıldır önlenemedi...

 

İlçede köklü bir çözüm bulunamadığı için her yıl havaların ısınmasıyla birlikte çöplerin alınması da başlı başına bir sorun olmaya devam ediyor.  Hem de ne sorun, ilçeyi çöp götürüyor. Neredeyse hemen hemen her gün, her sokak ve caddede aynı çöp manzaraları ile karşılaşmak mümkün.

Özellikle ilçenin aynası konumunda olan Ankara Bulvarı evlere şenlik...

 

Sağlık kuruluşlarının çevreleri bile çöpten bundan nasibini alıyor.

 

Eski Hastane binasının arkasındaki alan bile çöplerden, inşaat molozlarından geçilmiyor.

Eski Hastane arkası ayrıca araç oto parkı olarak kullanılıyor. Hatta burada hurda araç bile var...

 

Araç sahiplerinin çoğu doktor veya sağlıkçı! Onlar bile bu çirkin manzaralardan rahatsız olmuyor... 

 

Eski Sağlık Lojmanı hala atıl durumda bekletiliyor. Lojmanın çevresi adeta çöp deposu haline gelmiş. Burada geçen yıldan kalma çöp var. 

 

Oyun parklarına bile çevredeki apartman sakinleri tarafından çöp dökülüyor. Oysa burada oynayan kendi çocukları…

 

Bazı mahalle sakinleri çöplerini gündüz saatlerinde bile lojmanın önüne ve arkasına rahatlıkla çöp dökebiliyor. Hatta çöpleri fırlatarak atanlar bile var...

 

Havaların ısınmasıyla birlikte ilçenin en büyük sorularından bir tanesi de; “TEMİZLİK VE ÇÖP ALMA”” sorunu; Buna bağlı olarak da kanalizasyonların temizlenmesi ve sineklerle mücadeledir.

 

Yollardaki rögar ve kanalizasyonların kötü kokulardan arındırılması için en az 6 ayda bir temizlenmesi gerekir.

 

Sineklerle mücadele için de çöplerin planlı, programlı, çağdaş ve modern bir sistemle alındıktan sonra her defasında yerlerinin ilaçlanması gerekir.

 

3 yıldır görevde olan Belediye Başkanı ve yönetimi maalesef çöp sorununa hala kalıcı bir çözüm üretemiyor.

 

Birtakım sağduyulu vatandaşlar, Bahar’ın gelmesini bile istemiyor. Neden mi? Çevredeki pis kokular yüzünden...

 

Zaman zaman görüştüğüm vatandaşlar çevredeki kötü kokular nedeniyle mağdur olduklarını ifade ederek, birtakım arsa ve apartman önlerinin çöp toplama merkezi haline geldiğini söylüyorlar. Bu manzaralara ben de her gün şahit oluyorum.

 

Gariban temizlik işçileri görev yerlerindeki cadde, sokak ve kaldırımları pırıl pırıl temizliyorlar. Geri dönüp tekrar izmarit ve çöp topluyorlar. Hatta yol ve kaldırımlar dışında kalan boş arsalardaki çöp poşetlerini bile alıyorlar.

 

Sıcak havalarda kanalizasyon ve rögarlardan pis kokular geliyor. Vatandaşlar pis kokulardan oldukça rahatsız, balkonlara çıkamıyor, yollarda yürüyemiyor. Sineklerden pencerelerini açamıyor.

 

Belediye ilaçlama yapmıyor. Zaman zaman Şehir Merkezi’nde özellikle Çarşı İçi’nde ilaçlama yapsa da yeterli değil, çünkü bu ilaçlamalar formaliteden öteye geçmiyor. Genelde de rüzgârlı havalarda ilaçlama yapılıyor.

 

Perşembe Pazarı’nda tezgâhlar arasındaki kanalizasyon ızgaraları ağzına kadar dolu hala pislikten geçilmiyordu. Tezgâh sahipleri onları hala kartonlarla kamufle etmeye (gizlemeye) çalışıyorlar. Peki, etrafa yayılan pis kokuya ne diyeceğiz?

Çöp deyip geçmeyiniz. İçinde her türlü zararlı maddeyi (mikrobu) ihtiva eden çöpler, Kuzey’in Parlayan Yıldızı” ve “Çağdaş ve Modern Çubuk” sloganlarıyla anılan ilçe de çöpler hala ilkel usullerle alınıyor.

Çöpler alındıktan sonra, çöp alanında mikroplu sular oluşuyor. Buralar ilaçlanmıyor.  

Ankara Bulvarı ilçenin aynası konumunda.. Yolun her iki yanında da çöp manzaraları ile karşılaşıyorum. Ama kimin umurunda!..

 

Hatta Başkan’ın evinin önünde bile her gün çöp manzaraları ile karşılaşmak mümkün! Gerçi Başkan atmıyordur, ama neden müsaade ediliyor?

 

Az sayıda turistin geldiği Cumartesi ve Pazar günlerinde bile yol kenarlarında çöpler var. Hiç değilse o günlerde biraz dikkat edilse daha iyi olmaz mı? Gerçi artık ilçeye turist de gelmiyor...

 

            Çağdaş ve Modern Bir Çubuk İçin:

 

·         Birtakım vatandaşlar gerek Belediye tarafından ve gerekse diğer çevrelerden gelen uyarı ve ikazlardan artık bir şey anlamıyor. Bu yüzden de zamansız çöp atmaya devam ediyorlar. Bu arada temizlik krallarına riayet edenleri tenzih ederim...

·         Belediye Temizlik İşleri ve Zabıta Müdürlüğü ekiplerinin  koordineli olarak yürüteceği çalışma ile kent merkezinde bulunan köprü ve gelişi güzel sokak köşelerine özellikle de boş arsa ve yol kenarlarına zamansız çöp bırakan vatandaşlara cezai işlemler artırılmalı. Bu suretle tüm cadde ve sokaklar ile ana arterlerdeki evsel, endüstriyel ve ambalaj atıklarının zamansız çıkarılması engellenebilir.

·         Belediye zamansız çöpe karşı açtığı mücadelede kararlı olmalı. Bundan dolayı da zamansız çöp çıkaranlara karşı uygulanan cezai müeyyideleri de etkin şekilde takip etmeli ve zamansız çöpe kesinlikle para cezası kesilmeli. Kesinlikle ayrım yapmamalı..

·         İzmarit, sigara paketi, kâğıt ve kuruyemiş kabuğunu yere atana, yere tükürene de para cezası kesilmeli.

·         Konuya ne denli ciddi bakıldığını içeren ve zamansız çöple alakalı uyarı metni bulunan el broşürleri ilçemizdeki tüm ev ve iş yerlerine ulaştırılmalı, vatandaşlar bu konuda bilgilendirilmeli. Ayrıca bu uyarıcı metinlerin bulunduğu el broşürleri Belediye hizmet binalarındaki broşürlüklere de konmalı.

·         Bu kapsamda apartman yöneticileri ile toplantılar yapılmalı..Bu toplantılara her mahallenin muhtarı da katılmalı... Apartman yöneticilerinden çöple ilgili kurallara uyulması için imzalı taahhütname (tebliğ-tebellüğ belgesi) alınmalı...

·         Hazırlanan bildirgeler apartman yöneticilerine imzalattırılarak, onlara da sorumluluk verilmeli..Kurallara uymayan apartmanlara cezai müeyyide uygulanmalı. Bu suretle apartman sakinlerine de sorumluluk yüklenmiş olur.

·         Çöpler genelde binaların istinat duvarlarının önündeki kaldırımların üzerine veya yol kenarlarına atılmaktadır. Oysa buralar kamuya aittir. Buralara çöp atılmamalı. Çünkü görüntü ve çevre kirliliğine neden olmaktadır.

·         Çöpler kalın poşetlerle ağızları sıkıca bağlanarak, temizlik işçilerinin görebileceği şekilde binaların girişinde bulunan ve üzeri kapaklı, temizliği ve taşınması kolay olan plastik çöp bidonlarına 20.00-22.00 saatleri arasında konmalı ve burada muhafaza edilmeli. Çöpler temizlik işçileri tarafından buradan alınarak çöp toplama aracına atılmalı.. Bu suretle hem sıvı çöpler yerlere dökülmemiş, hem kaldırımlar işgal edilmemiş ve hem de yollar araç ve kaldırımlar yaya trafiğine kapatılmamış olur.

·         Zamansız, özellikle gündüzleri çöp atıldığında (çoğu şeffaf ve ince poşetlerde muhafaza edildiğinden; Bu çöpler atıldığı andan itibaren kedi, köpek, tavuk, horoz ve kuşlar tarafından karıştırılıyor. En son olarak da hurdacılar tarafından yırtılıp karıştırılıyor. Sonuçta çöpün suyu akıyor, çevreye mikroplar saçılıyor. İlaçlama da yapılmadığı için kötü bir görüntü ortaya çıkıyor. Üstelik buralarda çocuklar oynuyor.

·         Çubuk Belediyesi tarafından zaman zaman, sivrisinek ve haşerelere karşı ilaçlama çalışmasına yoğunluk verildiği ve yetkililer tarafından yapılan açıklamalarda ise, merkez ve çevre mahallerde başta sivrisinek olmak üzere karasinek ve hamam böceği gibi halk sağlığını tehdit eden zararlı haşerelerle mücadele etmek için kısıtlı sayıda personel ve araçla ilaçlama çalışması yapıldığı ifade ediliyor ise de bunlar yetersiz kalıyor. Bu yüzden temizlik işinde görev yapan araç ve personel sayısı artırılmalı...

·         İlçemizin yüzölçümü 1.362 km.2 ve merkez ile birlikte (7’si merkez olmak üzere) 84 mahalleden ibaret. Sayıları yetersiz personel ve araçla geniş bir çevreye yayılmış ilçeye gerçek bir çöp alma ve ilaçlama hizmeti verilebilir mi?

·         Vatandaşlar ‘zamansız çöp atma’ konusunda Belediye hoparlörlerinden sürekli olarak uyarılmalı. Çünkü çöpler çevre ve görüntü kirliliği yapıyor.

·         Temizlik bilinci küçük yaşta başlar. Okullarda öğrenciler temizlik konusunda sürekli bilinçlendirilmeli. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile koordinasyon sağlanmalı.. Okullar tarafından her yıl eğitim ve öğretim yıllarının başlangıç ve bitiminde ‘Temizlik Kampanyaları’ düzenlenmeli, Belediye de bu kampanyalara destek vermeli.

·         İlçe Müftülüğü ile koordinasyon sağlanarak, müftülüğün camilerde özellikle Cuma günleri düzenlediği vaaz ve hutbelerde temizlik ve çöp konusu işlenerek, cemaatin bu konuda bilinçlenmesi sağlanmalı. Özellikle cemaatinin camii çıkışı yerlere tükürmesinin önlenmesi için imamlar tarafından “ikaz” edilmesi de başlı başına bir yurttaşlık görevi olmalı...

·         Özellikle Yaz aylarında sokak ve caddeler zaman zaman köpüklü ve hatta kokulu suyla yıkanmalı. Çünkü Metropol bir ilçeyiz. Metropol bir ilçenin tertemiz olması gerekir. Bu uygulama Avrupa ülkelerinde hemen hemen her gün ve saat 24.00’den sonra yapılıyor. 

·         Zamansız çöp çıkaranların ve gelişigüzel çöp atanların; Alo 153 Belediye İletişim Merkezi’ne ihbar edilmesi ve bu konuda vatandaşlarımızın Belediye’ye destek sağlaması tarihi bir görev olmalıdır. Bu suretle vatandaş yurttaşlık görevini yerine getirmiş olur. Kurallara uymayanlarda kendilerini yalnız hissederler. Neticede onların da sayısı azalacağından yasalara ve kurallara uymak zorunda kalırlar.

·         Belediye sokak ve caddeleri kamera sistemi ile izleyerek, zamansız çöp atanları tespit edebilir. (Bu sayede diğer sosyal olaylar da kontrol altına alınabilir.)

·         Araç sahipleri başta sigara küllüğü olmak üzere çeşitli atıkları ve çöpleri sokak ve caddelere aracın camını açarak rast gele boşaltıyor, atıyor ve hatta fırlatıyor. Bunu da rahatlıkla yapabiliyor. Hiçbir ikaz ve uyarıyı da dikkate almıyorlar. Üstelik kendilerine ikaz edildiğinde ise, “sana ne, sen ne karışıyorsun? İstediğim yere atarım. Çöpçünün görevi ne?” diyerek o insanlara hakaret edip ve hatta üzerlerine yürüyüp dövmeye yeltenenler bile oluyormuş. Bunlar otokontrol sistemi ile denetlenebilir.

·         Bir Çin atasözü vardır; “Herkes evinin önünü temizlerse, her yer tertemiz olur.” Bu  atasözünün Müslümanlara ait olması gerekmez miydi? İnsanlar temizlik kültürü konusunda bilinçlendirilmeli...

·         İlçe “Perşembe Pazarı”, bir gün önceden (çarşamba gününden) temizlenmeli..

Bir önceki Belediye Başkanı döneminde Pazar yeri (kanalizasyon ızgaraları da dâhil) tazyikli suyla temizlenir, her yer tertemiz olarak, ertesi güne hazır hale getirilirdi.

·         Birtakım pazar esnafı çürük meyve ve sebzeleri ortalık yerlere atıyor. Genel olarak hijyen kurallarına da riayet etmiyor. Bu da görüntü ve çevre kirliliği yapıyor. Pazar esnafı bu konuda uyarılmalı. Esnafın bağırarak satış yapması önlenmeli. Pazar esnafı ile temizlik konusunda sık sık toplantılar yapılmalı...

·         Ekmek satan bazı büfeler, lokantalar veya yiyecek satılan yerlerin bazıları tozlu ve pislik içinde ve kontrol yok. Bunlar sık aralıklarla denetlenmeli ve uyarılmalı..

·         Kuruyemiş satan işyerleri, kese kâğıtlarına “lütfen kabukları yere atmayınız!” gibi ikaz edici sözcükler yazmalı... Vatandaşlar belki bu sözcükleri okur da kabukları yerlere atmazlar...

·         Sokak ve caddelerde sokak satıcılarının kullandıkları hoparlörlerin ses seviyeleri ayarsız, bu da gürültü kirliliğine neden oluyor. Satıcıların kullandıkları ses cihazlarının arkasında yazılı olan güç 10 Watt civarında olduğu takdirde satıcılar, çevreyi rahatsız etmeden tanıtım ve satış yapabilir. Zabıta da bunları kolaylıkla kontrol edebilir. 

·         Sokak düğünleri görüntü ve çevre kirliliğine neden oluyor. Yol trafiğe kapatılıyor. Silah ve havai fişekler atılıyor. Müzik seviyesi de çok yüksek. Çoğu müziklerin de ne olduğu belli değil ve bizim kültürümüze de ters. Bunlara meydan verilmemeli...

Allah esirgesin düğün yapılan yerde bir yangın olsa itfaiye giremez, acil bir hasta olsa  ambulans giremez.

Konuyla ilgili olarak Belediye, yerleşim yerleri dışında ve yeterli büyüklükte, beton zemini ve elektriği olan toplantı çadırları yapabilir. Buraları da cüzi bir ücret karşılığı kiraya verebilir. Diğer masa, sandalye ve mutfak malzemelerini de düğün sahipleri tedarik edebilir.  

·         Tüm kirliliklerin, çöpün ve pisliklerin önüne geçebilmek için “Kent Temizliği”, “Çevre Koruma”, ve “Park Bahçe”  birimleri kurulmalı, bunlara eğitim verilmeli.

·         İlçede “Temizlik Gönüllüleri” birimi kurulmalı.

·         Belirli günlerde okullarda veya mahallelerde “Temiz Çevrem Kampanyası” düzenlenmeli..

·         En önemlisi de çöpler ayrıştırılarak alınmalı. Bu suretle geri dönüşümleri sağlanır, ilçe ve  ülke ekonomisine bir katkı sağlanmış olur..

·         Çöplerin ayrıştırılarak toplanması çok önemli bir olay. Burada en büyük görev ise ev hanımlarımızla çocuklarımıza düşüyor.

Çöplerin Ayrıştırılarak Toplanması...

İşin en can alıcı tarafı, çöplerin çeşitlerine göre ayrılmasıdır. Yöremizde ya da ülkenin başka bir yerinde dikkat çeken en önemli nokta, doğal koşullarda çözünmeyen plastik (PVC) ve benzeri ürünler, ağır metal artıkları ve pil ayrı bir sorundur. Ayrıca klorlu hidrokarbonlar (zirai ilaçlar), boyalar, yağlı maddeler, deterjanlar taban suyuna ve buradan yeraltı sularına gitmektedir.

 

Çöplerin ayrılma bilinci de bir eğitim işidir. Çöp sorununu en az zararla çözemeyen bir yerel yönetimin, diğer sorunlarda başarılı olması kolay değildir. Temiz olmayan bir beldede hangi hizmeti yaparsanız yapın, fazla önemsenmez ve dikkat çekmez. İlla da temizlik ve düzen en önemli olandır.

 

O halde çeşidine göre çöp ayırma bilincinin önce ailelere, sonra fertlere anlatılması gerekir. En doğrusu ilkokullara konulacak derslerle, uygulamayla ve filmlerle çevrenin nasıl temiz tutulacağı daha çocuk yaşlarda öğretilmelidir.

 

Belediyelerin bu hususta kurslar düzenleyip insanların bilinçlendirilmesi gayreti içinde olmaları gerekir. Evlere dağıtılacak bir kaç kalın naylon torbanın her birine farklı çöpler konularak belli yerlere bırakmaları ve Belediyelerin bunları toplayıp değerlendirmesi çıkar yol gibi gözüküyor.

 

Buna uymayanların cezalandırılacağı bildirilmeli...

 

Çöplerin Ayrıştırılması; Bunu 3 grupta toplayabiliriz;

 

1-) Evsel Atıklar (Mutfak atıkları): Yaş çöpler: Yiyecek hazırlanırken sebze – meyvelerin doğrama aşamasında ve tabakların temizlenme sırasında ortaya çıkan çöplerdir.

 

2-) Ambalaj Atıkları:

 

a) Kartonlar: Süt, meyve suyu ve yumurta kutuları bu grupta yer alır. Bu kategorideki çöpler geri dönüşümde kullanılabilir.

 

b) Pet şişeler: Kola, gazoz ve su gibi içeceklerin şişeleridir. Geri dönüşüm için uygundur.

 

c) Cam şişeler: Çeşitli alkollü – alkolsüz içecekler ve maden suları şişeleri cam şişelerdir.   Kırılma ihtimali nedeniyle diğer çöplerden ayrı bir yerde tutulması gerekir.Buna ek olarak metalleri de bu gruba alınabilir..

 

d) Boş teneke kutuları: Yağ, peynir, zeytin ve konserve kutuları tenekeler arasında yer alır. Kesici madde olduğu için diğer çöplerden ayrı tutulması gerekir.

 

Çöpleri ayrıştırarak evde hijyen sağlarken, aynı zamanda geri dönüşüme katkıda bulunursunuz.

 

3-) Kızartmalık ‘Atık Yağ’lar:

 

Evlerde kullanılan her çeşit atık yağ sulara, toprağa, lavabo gibi ortamlara döküldüğünde çevre tahribatına yol açmaktadır.

 

Yapılan araştırmalar; 1 litre atık yağın, 1 milyon litre suyu kullanılamaz, 5 milyon litre suyu içilemez hale getirdiğini ortaya koyuyor. Fritözlerde kirlenen yağlar, kızartma yapıldıktan sonra tavalardan dökülen yağlar denizlere, göllere, akarsulara ve içme suyu kaynaklarına geri dönülmesi imkânsız hasarlar yaratmaktadır. Bu tahribatları önlemek için yerel yönetimler ve vatandaşlar başta olmak üzere her kesimden insana büyük görevler düşmektedir.

 

Konutlardan çıkan artık kızartmalık yağlar; İlçe sınırları içerisinde ya bir firma tarafından toplanarak geçici depo alanında veya mahalle muhtarlıklarına yerleştirilecek atık yağ fıçılarında toplanabilir. Bunu yapan Ankara ilçeleri mevcuttur. Çubuk İlçesi’nde de neden yapılmasın... Bazı muhtarlarımız bunu yapıyor.

 

Örneğin; Yavuz Selim Mahallesi Muhtarı Hikmet Oran böyle bir uygulamayı yapıyor. Bu duyarlı davranışından dolayı kendisine teşekkür ederim. Muhtarımızın bu örnek davranışı  diğer muhtarlarımıza da örnek olur...

 

                  Vatandaşlar sorumsuz ve vurdumduymazlıktan vazgeçmeli...

 

Evet, çöpleri zamansız ve rastgele atan, çevre düşmanı yaratıklar, siz sorumsuz ve vurdumduymazlar. Sizler çağdaş ve modern bir kentte yaşamak istemeyebilirsiniz.

Ama bu ilçede sayıları az da olsa çağdaş ve modern bir kentte yaşamak isteyen insanlarında olduğunu unutmayınız. Hiç değilse onların temiz bir çevrede yaşama hakkına saygılı olun, yaşanabilir bir kent için çöpleri belirlenen saatlerde, Belediye’nin gösterdiği yerlere koyun. Buralarda sizin çocuklarınız, torunlarınız oynuyor. Üstelik bir de Metropol İlçe’yiz. Bu yaptıklarınız Metropol Kent insanına yakışıyor mu?

Vatandaşlar genelde kurallara riayet etmemekte ısrar etmektedir. Bu davranışlarından vazgeçmeleri hem insanlık ve hem de çevre sağlığı için çok önemlidir.

Belediye, çöp toplama konularında elindeki bütün imkânları kullanarak hassas ve titiz davranmaya çalışmalıdır.

İlçemiz de yaşadığımız çöp sıkıntısı ortadan böylelikle kaldırılmalı ve ilçemizde bu anlamda örnek gösterilecek bir çalışma yürütülmelidir. Çalışmalarda daha iyi bir noktaya gelmek adına modern çöp araçları alınmalı ve verilen bu hizmetlerin kalitesi daha da artmalıdır.

Öncelikli olarak da poşetle çöp atma uygulamasından ivedi olarak vazgeçilmelidir.

Alo 181 Çağrı Merkezi

 

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı atıkların çevre ve insan sağlığına zarar vermesini önlemek için başlattığı çalışmalara hız vermiştir.

 

Kamu spotları ile duyarlılığı artırıcı faaliyetler içinde olan Bakanlık, ALO 181 Çağrı Merkezi’nde kurdurduğu birimle de vatandaşların bu konuyla ilgili sorularını 24 saat yanıtlıyor.

 

Çöpte en büyük sorumluluk vatandaşlara aittir. Vatandaşlar kendilerine yapılmasını istemedikleri şeyleri başkalarına yapmamalı.. Sorunlar karşısında böyle düşünürsek, her sorunun altından kalkarız.

Gerçek bir Müslüman, vatanını, çevresini, yaşadığı mahalleyi, sokağını, binasını, dairesini, odalarını, mescidini ve tabii ki giyimini ve bedenini mümkün olduğu derecede temiz tutmalı... 

Maddi temizlik kolay sayılır, çöpler toplanır, su veya süpürge ile yerler temizlenir, halılar temizlenir.

Ama çöpler balkondan “pat” diye aşağıya atılmaz, kilim, yolluk, halı çırpılmaz, izmarit ve kabuklu yemiş kabukları rast gele atılmaz. Yere tükürülmez. Bu amaçla;

  • Çöplerimizi belediyenin belirlediği saatlerde; Ayrıştırıp sağlam poşetlere veya mümkünse taşınması ve boşaltılması kolay plastik çöp bidonlarına koyarak temizlik işçilerinin kolayca alabileceği şekilde muhafaza edelim. Başka binaların önüne ve boş arsalara rast gele çöp atmayalım.
  • Çevremizi temiz tutalım.
  • Kentimizi temiz tutalım, kirletmemeniz yetmiyor, kirleteni uyaralım.
  • Çocuk ve gençleri ‘temizlik elçisi’ olarak görevlendirelim.
  • İlçenin temiz tutulması için hazırlanan kalın çöp poşetlerinden dağıtalım.
  • Vatandaşlara dağıtılacak broşürlerde, “Çöpünü hiç düşünmeden sokağa atan, işyerini                   süpürüp tozlarını sokağa boşaltan bir Çubuklu, bu kente ne yaptığının farkında mıdır acaba?” ifadelerine yer verilmeli...

 

Kendimize yapılmasını istemediğimiz şeyleri başkalarına da yapmayalım.

 

  • Vatandaş sokağa sigara izmaritini, boşalan sigara kutusunu atmamalı,
  • Yediği kuruyemişin kabuğunu rastgele yere atmamalı,
  • Gribal durum nedeniyle boğazında ne var ne yok hepsini sokağın tam orta yerine çıkarıp, tükürmemeli,
  • Ev ve işyeri sahibi bırakın kapı önünü temizlemeyi, pisliğini, çerini-çöpünü ne varsa kapısının önüne bırakmamalı...


Bütün bunların sonucunda milletvekillerimiz çalışmıyor, yöneticilerimiz, idarecilerimiz uyuyor, diye yerli-yersiz dert yanmamalı ve her şey devletten beklenmemeli, vatandaşlarda kendilerinde bir sorumluluk hissetmeli...

 

Önce kendimizi eğitmeli ve aldığımız bu eğitimi sosyal hayata geçirmeliyiz, örnek olmalıyız.
 

Belediye Çöp araçlarının üzerine bir kez de “En iyi temizlik kirletmemektir” diye yazmalı...

 

Kurallara Uymayanlara Cezai Müeyyide Uygulanmalı...

 

Bazı belediyelerde, belediyece görevlendirilen 4 kişilik sivil ekip, yerlere tükürenlere, izmarit ve çöp atanları tespit edip 30 lira ceza kesiyor.

 

Zabıta Müdürlüğü bünyesinde kurulan sivil ekiplerle, şehrin işlek caddeleri tek tek dolaşılarak, çevre kontrol denetimleri yapıyor. Sivil giyimli zabıta ekipleri, yerlere tüküren, sigara izmariti ve çöp atanları tek tek tespit ediyor.

 

Belediye sınırları içerisinde bulunan ve vatandaşların sıklıkla kullandığı cadde ve bölgelerde dolaşan 4 kişilik ekipler, yere çöp ve izmarit atanlarla; yere tükürenleri tespit ederek Kabahatler Kanunu’na göre çevreyi kirletmek maddesinden cezai işlem uyguluyorlar.

 

Üniformalı ekiplerle de temas halinde olan sivil zabıtalar, karşılaştıkları olaylar hakkında da bilgilendirmede bulunuyor. Yere çöp, sigara izmariti atan ve tüküren kişilere Kabahatler Kanunu gereğince 30 lira para cezası uygulanıyor. Kısa süre önce başlayan uygulama ile şuana kadar çok sayıda kişiye çevreyi kirletmekten dolayı yüklü miktarda ceza kesildi.

 

4 kişiden oluşan sivil çevre kontrol ekibi vatandaşların şikâyetleri doğrultusunda belediye yetkilileri tarafından kurulmuş.

 

Başlattıkları bu çalışmayla çevreyi sahip çıkmak ve daha güzel, daha temiz bir ilçe oluşturmayı amaçladıklarını kaydeden yetkililer, "Vatandaşlarımızın şikâyetleri doğrultusunda oluşan çevre kontrol ekibimizle yerlere tükürerek insan sağlığını tehdit eden kişi ya da kişilere engel olmaya çalışıyoruz" şeklinde ifadelerde bulunuyorlar.

 

Ayrıca, tespit edilen kişilere kanunların kendilerine verdiği yetkilere dayanarak Kabahatler Kanunu’na göre cezai işlem uyguladıklarını vurgulayan yetkililer, vatandaşların yere tüküren ve çöp atan kişi ya da kişileri 153 numaralı telefonları arayarak ihbar edebileceklerini de dile getiriyorlar”
 

Ne güzel bir uygulama değil mi?

 

Çubuk Belediyesi Zabıta Müdürlüğü’nde de böyle bir uygulama yapılsa dünyanın sonu mu olur? 

 

Bu arada Belediye Başkanı Dr. Tuncay Acehan tarafından sevindirici bir proje ortaya atıldı,

Örneğin bir ilçemizde; belediye çevreyi kirletenlere yönelik yeni bir çalışma başlatıyor.

 

“İlçenin 40 Yıllık Çöp Sorunu Çözdük”

Başkan Dr. Tuncay Acehan yaptığı bir basın toplantısında, “İlçenin kırk yıllık sorunu olan vahşi çöp depolama yöntemini sona erdirdik. Bu nedenle çöp transfer istasyonu yaptık ve artık günlük toplanan yaklaşık 130 ton çöp Mamak çöplüğüne sevk ediliyor.

 

Yıldırım Evci, Kışlacık ve Çöp İstasyonlarındaki değişimleri inşallah birlikte gezip göreceğiz.” Dedi.

. İnşallah başarılı olur...

 

En büyük temizlik, önce kirletmemektir. Kirlettiğiniz şeyi tekrar temizlemek zordur. Bakın şimdi çırpınıyoruz, ‘Hep beraber ilçemizi çöpten temizleyelim ve temiz tutalım.  Kirletmeseydik, böyle sorunumuz olmayacaktı.

 

“Temiz ve Yaşanabilir bir Çubuk için” el ele...

cop1-vert-002.jpgcop3-vert.jpgcop3-vert.jpg

 

Bu yazı toplam 1102 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Çubuk Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 9110397 / cubukhaber06@hotmail.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim