• BIST 87.143
  • Altın 219,966
  • Dolar 5,7960
  • Euro 6,6036
  • Ankara : 34 °C
  • İstanbul : 30 °C
  • İzmir : 31 °C
  • Trabzon : 26 °C
  • Antlaya : 0 °C

İSLAMOĞLU NE DİYOR!

13.10.2014 17:37
Şakir Arıkan / yazar

Şakir Arıkan / yazar

Milli Türk Talebe Birliği başkanlığı yapmış Tuncay Acehan’ın Belediye Başkanı; çocukluğundan beri edebi/kültürel/düşünsel faaliyetlerin içinden gelen Murat Aslan’ın Çubuk İlçe Milli Eğitim Müdürü olması ile birlikte Çubuk’ta kültürel faaliyetler noktasında beklentiler yükseldi. Çubuk’un öz evlatları olan bu ikiliye,  milli ve aksiyoner edebiyatın mümbit kalesi olan Kahramanmaraş’ın yetiştirdiği   güzel insan Kaymakam Cemal Şahin’de eklenince burada halk, özellikle  gençlik üzerinde geleceğe yönelik çok güzel kültürel hizmetlerin yapılacağına inanıyorum.  

Gençleri bilgiyi, ama süzülmüş, sorgulanmış bilgiyi  kaynağından alacakları ortamları oluşturmak; planlı seminerler, paneller ve konferanslar düzenlemek bu işin en başlıca faaliyetleri olsa gerek.

Birazcık geçte olsa  Çubuk’ta bu anlamda bir kıpırdanma oluyor gibi. Yazın İslami düşüncenin en önde gelen büyüklerini, deyim yerindeyse “Abileri”ni ağırlayan bu  üçlü, dünde  1990 yıllardan bu yana alim düzeyindeki bilgi ve birikimlerine  kurumsal bir yapı kazandıran ülkemizin ve İslami dünyanın tanınmış şahsiyetlerinden Mustafa İslamoğlu’nu ağırladı.

Mustafa İslamoğlu hakkında detaylı bilgiyi “google” hazretleri üzerinden kolayca erişebilir, Hilal TV’den sohbetlerine ulaşabilirsiniz. Ben burada iştirak ettiğim yemek ve sonrasındaki sohbetten aldığım kısa notları sizinle paylaşmakla yetineceğim:

  • Tuncay Acehan ile Mustafa İslamoğlu’nun 27 yıl ara verilmiş hukuku Tuncay Beyin Datça’da doktor olarak görev yaptığı döneme dayanıyor.
  • Mustafa İslamoğlu dün Çubuk’a ilk defa geldiğini söyledi. Giderken ki memnuniyetine bakılırsa bu son olmayacak.
  • Bekir Ağalar Konağı sanırım ilk deva düşüncel bir seminere ev sahipliği yapıyor. Bu kapsamda belirtelim,  bu tür faaliyetler için ses ve oturma düzeneği için portatif takviyeye ihtiyaç var
  • Pensilvanya’da Fethullah Gülen ve en yakın ekibi ile tarafından “Biz dışarıdan  nasıl görünüyoruz?” kapsamında aldığı davetle yaptığı görüşmeden; “Bir din adamı ile değil, siyasetçi ile görüştüm” çıkarsaması önemli
  • İslamoğlu, İnsanın “maya” ile dönüştürülmesi  gibi dolaylı anlatımla başlaması ve araya Çubuk turşusunun salamura edilmesi teşbihi de eklenince uzun, biraz da sıkıcı bir giriş yaptı. Sonra daha açık ve yerinde  tasvirler yapsa da dinleyicilerin yeniden odaklanması biraz zaman aldı
  • Çocukların internet, akıllı telefon gibi teknolojik araçlardan korunması için “iradenin inşası” programını bütün veliler yakından takip etmeli.
  •  İslami öğretinin başarısı için İslamda Toplam Kalite Yönetiminden bahsederken “kalite” kelimesinin   Kur’ani karşılığının “Kerim” sıfatı olduğunu söyledi ki, bu karşılaştırmayı ilk defa duydum. Herhalde Kerim”in “vaadini yerine getiren” anlamından yola çıkarak bir benzerlik kurdu. Neden olmasın! Düşünmek lazım.
  • Can alıcı soru: 2002’den bugüne kişi başı milli gelir 4-5 kat artarken İslami hayatın, imanın kalitesi arttı mı? Salonla birlikte müttefikin ileyh: HAYIR . SONUÇ: Müslüman kimliğine duyulan güven azaldı. Muhafazakar democrat hükümete ve İslami davanın yolcusu olanlara bol (!!!!...) işareti ile selamlıyoruz.
  • IŞİD ve benzeri yapılanmaların tarihi bir derinliği yoktur ve olmayacaktır. Bu  ve diğer sebeblerden yapaydır ve Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar gibi GDO’lu bir din sunarak, dünyada İslamafobinin  artmasına sebebiyet vererek İslami  gelişinin , büymenin önüne set çekmektedir.
  • Toplantının soru-cevap kısmında Çubuk İmam Hatip Lisesinin akademik ilahiyatçı müdürü Emrullah Kılıç’ın ancak “İslam ve Gelenek” veya “ Gelenekselleştirilmiş Din” başlığı altında sorulabilecek sorusu ve bu soruya Mustafa İslamoğlu’nun istemeden de uzatarak verdiği cevap, bu tür toplantılarda “soruda yerindelik”, “cevapta kıvraklık”  mefhumunu gündeme getirdi. Hülasa salon çok sıkıldı.
  • Bu soruya müteakip, soru ararsından yakalanan kelimeler üzerinden  “Kur’an’ı her kes anlayabilir mi” tarzı soruya -ki bunu İslam alemi yüzyıllardır tartışıyor- Mustafa İslamoğlu’nun cevabı netti: “Kur’an’ı herkes okuyup anlayabilir, ama hüküm çıkarmak alimlerin işidir”
  • “Kimse kendi yorumunu din diye dayatmasın”. Gerçek bir hikayeden alınmış müslüman olan İngilizle, Türk arkadaşı arasında geçen dialog 1200 yıllık ayrıştırılmış ümmeti özetler nitelikteydi.
  • “İman varsa, imkan vardır”,  yeise son.
  • Müslümanlar ihtilaf ahlakını Hz Ali’nin  Hz Osman’a karşı sergilediği tavırda aramalı.
  • Kur’an’da Hz Peygamber’e atfen sadece Ankebut Süresi 51. Ayette geçen mucize örneği verilmişken, bu mucizelerin sayısı önce  İbn-I Hişam ile 3, İbni Hanbel ile 30, sonrasında ise israilliyatın artışı ile miladi 1300 yılında 3000’e çıkmıştır.
  • Dinde geleneğe de yer vardır, cemaate de, yeterki din bu olgulara hakim olsun, dinileştirsin.
  • İSLAMDA  MEZHEPLİLİK VARDIR, MEZHEBÇİLİK YOKTUR
  • İSLAMDA CEMAATLİLİK VARDIR, CEMAATÇİLİK YOKTUR!

Bence dünkü sohbetin özü ve mesajı son çıkarımlarda.

Teşekkürler Acehan! Teşekkürler Çubuk! Yine bekleriz Mustafa İslamoğlu!

Farklı hedef gruplar için bu ve benzeri değişik formda faaliyetlere düzenli ve bilinçli olarak devam. Bir oda dolusu altın değil, bir oda dolusu Zeyd bin Haris, Sa’d Bin Vakkas  bizi kurtaracak. Lazım olan altın, sonra zaten elde edilir. 

Bu yazı toplam 3479 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
keşkeler ne acı
15 Ekim 2014 Çarşamba 13:57
13:57
ANA SAYFA
YAZI ARŞİVİ
SOHBET İZLE
İLETİŞİM
SİTE İÇİ ARAMA
DESTEK OL!







Mustafa İslamoğlu’nun babası: Keşke onun babası olmasaydım




Daru’l Hikme’den Muhammed Zahid bey, Mustafa İslamoğlu’nun babası Ahmed İslamoğlu’nu ziyaretlerini anlatıyor. Okurken insanın vicdanı sızlıyor. Bir babanın çaresizliğini görüyorsunuz adeta. Nuh Aleyhisselam’ın oğlunu gemiye alabilmek için çabalaması gibi O da oğlunu delalet kuyusundan çıkarmak için gayret ediyor. Her gleenden oğlu için dua istiyor. Oğlunun bir kitabını bile evine sokmamış. Ve en acısı da: ‘Keşke onun babası olmasaydım’ demek zorunda kalıyor…

İşte o hatıra:

Ahmed İslâmoğlu Hoca’yı ziyaretimize gelince; Elhamdülillâh daha önce hiç duymadığımız şeyleri Ahmed İslâmoğlu Hoca’dan duyduk. Hoca kitaplarla dolu bir odada hasta bir şekilde yatmasına rağmen bizim geldiğimizi görünce toparlandı ve önemli nasihatlerde bulundu. Hoca’da beni en çok etkileyen sünnet-î seniyyeye olan bağlılığıydı. Şeker ikram ettiğinde, iki adet şeker alanlara; ‘Ya bir tane daha şeker al, ya da bir tanesini geri bırak. Allah tektir teki sever’ diyerek çok tatlı bir üslûpla bizleri karşılamıştı. Çayımızın şekerini nasıl karıştırmamız gerektiğinden, saatimizi sağ kolumuza takmanın daha uygun olacağına kadar pek çok konuda bizleri bilgilendirdi. Talebe olmamıza rağmen sakal bırakmamız konusunda da ciddi teşvikleri ve duaları oldu. Dedim ya hasta olmasına rağmen bizimle özel ilgilendi. Bunda kendisinin de mürşidi Yahyalılı Hacı Hasan Efendi’nin evlâdları olmamızın payı elbette büyüktü. Yani Ahmed İslâmoğlu Hoca bizim hem büyüğümüz, hem muhterem bir hocamız hem de ihvanımızdı. Rabbimiz Hoca’ya sağlık sıhhat versin.

Ahmed İslâmoğlu Hoca’yı ziyaret ettiğimiz günler, oğlu Mustafa İslâmoğlu’nun hayli etkili olduğu, hatalı görüşleri insanlara empoze etmekte tavan yaptığı günlerdi. Kendi adıma konuşayım, Ahmed Hoca’nın oğlu Mustafa İslâmoğlu ile alakalı bir iki şey söylemesini temenni etmiyor değildim. Ahmed İslâmoğlu Hoca’nın, oğlu ile alakalı söylediklerini duyduğumuzda ben de dâhil hepimiz hem çok üzüldük, hem de tabir-î caizse ağzımız açık kaldı. Ahmed Hoca’nın, Mustafa İslâmoğlu ile alakalı söylediklerini birkaç paragrafta ele alalım;

Bilindiği gibi Ahmed İslâmoğlu Hoca, Ali Eren’e yazdığı mektupta oğlu Mustafa İslâmoğlu’nun saptığını ve insanları da saptırdığını yazmıştı. Ahmed Hoca’nın bizim yanımızda söylediklerini duyunca bu mektubun kesinlikle doğru olduğuna kanaat getirdim ve zerre kadar şüphem kalmadı. Ahmed İslâmoğlu Hoca, Mustafa İslâmoğlu’nun hidayeti için bizlerden dua istedi ve ekledi; ‘Mustafa’nın hidayeti için ziyarete gelen dostlarımdan özel dua istiyorum.’ Gerçekten de üzücü bir tablo ile karşı karşıyaydık. Hatta bir ara ‘Keşke onun babası olmasaydım’ şeklinde hepimizi derinden yaralayan bir ifade kullandı. Bir babanın evlâdı hakkında bunları söylemesi ne kadar da acı değil mi? Rabbimiz Ahmed Hoca’nın ve dua istediği zatların dualarını kabul buyursun da Mustafa İslâmoğlu’na hidayet versin.

Ahmed İslâmoğlu Hoca, Mustafa İslâmoğlu’nun kustuğu zehirlerden de bahsetmeyi ihmal etmedi. Çünkü hidayeti için dua istenilen birisinin bir şeyler yapmış olması lazım ki hidayet çizgisinden uzaklaşmış olsun ve hidayeti için dua edilsin. Öyle değil mi? Ahmed Hoca benim çok dikkatimi çeken ve sizin de şaşıracağınızı düşündüğüm şu ifadeleri kullandı; ‘Bugüne kadar Mustafa’nın bir tane bile kitabını evime sokmadım, sokmam da.’ Ardından Mustafa İslâmoğlu’nun kitaplarında kullandığı yöntemlere de değinerek kelimeleri şeytanca kullandığını, birçoklarına hiç fark ettirmeden zehrini empoze ettiğini açıkça dile getirdi. Eğer Mustafa İslâmoğlu’nun batıl düşüncelerinden dönmezse kendisiyle birlikte peşinden giden onbinlerce insanı da helâk edeceğini anlattı. Ahmed Hoca’nın anlattığı şeyler son derece önemli olmakla birlikte bir o kadar da üzücüydü maalesef…

Ahmed Hoca’nın temas ettiği bir diğer husus ise Mustafa İslamoğlu’nun tasavvufla ilişkisine dairdi. Şimdi bazılarınız Mustafa İslâmoğlu’nu tasavvuf ve tarikat münkiri olarak görüyor olabilirsiniz ve doğal olarak da; ‘Mustafa İslâmoğlu ve tasavvuf? Ne alaka?’ diye sorabilirsiniz. Mustafa İslâmoğlu sanılanın aksine baştan beri tasavvuf münkiri olan veya tarikata mesafeli duran birisi değildir. Kendi resmî sitesinde yer alan bilgide ifade edildiği gibi Mustafa İslâmoğlu küçük yaştan itibaren Yahyalı Dergâhı’ndaki manevî havayı tenefüz eden birisidir. Bildiğiniz gibi Mustafa İslamoğlu’nun edebiyatçı yönü de var. Ahmed İslâmoğlu Hoca’nın naklettiğine göre Mustafa İslâmoğlu’na mahlasını Yahyalılı Hacı Hasan Efendi vermiş, Mustafa İslâmoğlu da silsilede yer alan mürşidlerden Mahmud Sami Ramazanoğlu Efendi için şiirler yazmıştır. Bu bilgileri bizzat Ahmed İslâmoğlu Hoca ziyaretimiz sırasında anlatmıştır. Gelin görün ki Mustafa İslâmoğlu bugün rabıta konusunda beşik şeyhi Ferit Aydın’ın kitaplarını tavsiye edebilecek kadar yozlaşmıştır. Ahmed Hoca’nın isteği üzerine Mustafa İslâmoğlu’nun hidayeti için dua ediyoruz.

BABALARA KULAK VERİN!
Değerli kardeşlerimiz bu babalara kulak veriniz. Bakın mesela Edip Yüksel’in babası da kendi oğlunun bir mürted olduğunu açıklamıştır. Edip Yüksel’in uyarak sapıttığı Reşat Halife’nin babası da oğlunun kafir olduğu ve katlinin vacip olduğu fetvasını vermiştir.

Bu çok acı bir tablodur… Ancak bu kişileri takip edenler, bu kişileri en iyi tanıyan babalarına kulak versinler. Bir kişinin çocuğu hakkında bu ifadeleri kullanması hele hele Allah’a tevekkülde zirve olan bir insanın “keşke benim çocuğum olmasaydı” demesi çok basit bir hadise değildir. O yüzden bu insanları takip edenler bir değil bin kere daha düşünsünler.

Bu arada bizlerde Ahmed İslamoğlu’nun isteği üzerine oğlunun hidayeti için çok dua ediyoruz…

Rabbimiz, neslimizden inkârcı, küfür ehli kimse yaratmasın… Böyle acılar yaşatmasın…

www.ihvanlar.net

-MUSTAFA İSLAMOĞLU’NUN BABASININ YAZDIĞI MEKTUP-

-MUSTAFA İSLAMOĞLU HAKKINDA SİTEMİZDEKİ DEŞİFRELER-









Paylaş


Etiketler:ahmed islamoğlu hoca, ahmed islamoğlu hocaefendi, Ahmet İslamoğlu, mustafa ilamoğlu cbbeli hoca, mustafa ilsamoğluna babası, mustafa islamoğlu, mustafa islamoğlu 2012, Mustafa İslamoğlu 2014, mustafa islamoğlu babası, Mustafa İslamoğlu babası kimdir, MUSTAFA İSLAMOĞLU BABASI REDDİYE, Mustafa İslamoğlu kimdir, mustafa islamoğlu sohbetleri izle, mustafa islamoğlu son kitabı, mustafa islamoğlu son sohbeti, mustafa islamoğlu videolar, MUSTAFA İSLAMOĞLUNA BABA, mustafa islamoğluna babasından reddiye, mustafa islamoğluna reddiye




16 Yorum

erbat

02 Şubat 2014 18:10


benim anlamadigim bi sey var bu islamoglunun tv kanalini kim finanse ediyor




Anonim

08 Ocak 2014 16:41


hicbir insan %100 dogru yada hatasız degildir mustafa islamoglununda cok guzel yaklasımları oldugu gibi hatalı yonleride var biz takım tutar gibi cemaatcilik yapıyoruz benim hocam dediyse dogrudur gibi işte tamda burada kaybediyoruz.oysa herkes belirtilen farklı goruşleri duşunup irdeleyip kurana bakıp sonrada hadislere ona gore degerlendirmelidir



engin

08 Ocak 2014 18:54


evet hiçbir insan hatasız değildir ama hoca sıfatıyla yaptığı hatalar ona inanan insanları etkiliyorsa burda durmak gerekir.

adam kaderi inkar ediyor, ve çevresindekileri de buna inandırıyor. peki o insanların vebalini kim üstlenecek? kaybettikleri imanları ne olacak? kusura bakmayın ama bu iyimser bakılabilecek bir konu değildir.

vatandaş alim kadar bilgili değildir. ve böyleleri de öyle ince yerden sokarlarki bidati şirki hiçkimse anlayamaz. haa sizin hadisten, kurandan değerlendirme yapacak bilginiz olabilir ama bu sadece sizi ilgilendirir. kaldı ki hadis, kuran, sünnetten hüküm çıkaracak bilginiz varsa m. islamoğluna gerek de kalmıyor değil mi?

kaldı ki 1400 yıldır yaşanan, herşeyiyle açığa kavuşmuş islam dininde sen yeni birşey veya farklı birşey bulduğunu söylersen ya yalan söylersin yada sapıtmışsın demektir.

fazla da yazmaya gerek yok açıkçası kimin ne olduğu kime hizmet ettiği bellidir. yıllardır islamoğlu ve onun gibileri deşifre edilmiştir. ben yukarıda sadece kader konusunu verdim isterseniz böyle 50 tane sapık görüşü var.
http://www.ihvanlar.net/tag/mustafa-islamoglu/

siz ona uyup peşinden gidecekseniz saygı duyulur. ama müslümanların imanını itikadını bozacak söylemlere kimse saygı duymaz.




Ravza-i cinan

08 Ocak 2014 20:18


Kardeşim!Bu yorumu (konu hakkında)alenen yapanların okumadan,kafadan yorum yaptığını mı sanıyorsun?Kader konusu İMAN meselesi,senin veya bir başkasının imanı elden gitmesin diye bu reddiyeler yapılar.Tam bir iman için İman konusunun hepsine İman etmek ve inanmak gerekiyor.Ben hoşuma gideni alayım yok bu hoşuma gitmedi onu almayayım meselesi doğru değil (eğer inanıyorsak)Selam ve Dua ile…




sakarya

18 Şubat 2014 22:52


s.a. anonim:) engin kardeşinin sözlerine can ı gönülden kulak versen en dogru yol oldugunu dusunuyorum.. kanaatımce bende engın kardesımızle aynı acıdan bakıyorum bu olaya… hukuk fakultesındekı yardım eden bır ögrencısıne cevabını okumustum bana o anda sozlerı cok seytanıce gelmişti.. özellikle 3 MUHAMMED kitabına hala takıntılıyım … eger Peygamber Efendımız den bahsetmeye calısmıssa O nun 3 özelligı degıl bır cok guzel özellikler onda mevcuttur ve ınsanın kafasını cok karıstıracak bırcok konu baslıkları da gordummm…. saglıklı dusun … DİNİN mi yoksa bır sahsıyete mı koru korune baglanacaksın .. tercıh senın.. vesselam….





Mehmet hekim

08 Ocak 2014 15:40


ALLAH CC kimin hidayette kimin dalalette olduğunu en iyi bilendir…
Kasas (28) Suresi/ 56. ayette bu hususta şöyle buyurur:
-(Resûlüm!) Sen sevdiğini hidayete erdiremezsin; bilakis, Allah dilediğine hidayet verir ve hidayete girecek olanları en iyi O bilir.




kubra

08 Ocak 2014 10:26


Tanimasi icin babasi olmasi yeterli değil mi,herhangi bir kitabını okumasına gerek yok,adam teravih namazinin bidat oldugunu soyluyor bu kadari da fazla,evet Efendimiz ummetime farz olur diye surekli kilmadi ama bidat diye tabir etmek de anca mustafa islamoglu gibi kucuk beyinlerin dusuncesi..




Anonim

07 Ocak 2014 21:17


hiçbir kitabını okumayan biri onun sapmış olduğunu nasıl anlayabilir




Takdim

07 Ocak 2014 12:13


Alimden zalim, zalimden alim hikayesi..




hassan

07 Ocak 2014 02:38


Herşey tamam da böyle bir zatın “keşke” demesine kanaat getiremiyorum. Allah onlardan razı olsun istikaametten ayırmasın hepimizi




Servet LALE

07 Ocak 2014 02:28


Mustafa islamoğlunun anadoluda islami hareketler isimli eserlerini okurken dikkatimi çeken bir yönü olmuştu.sahabi hayatlarından bahsederken eleştirel bir yorum tarzı görmüştüm.halbuki onlar hakkında bediüzaman Saidi Nursi HZ.leri kilu kal etmeyin diyordu.bu durum cayı dikkattir.




engin

06 Ocak 2014 16:14


çevremde gördüğüm kadarıyla, gülen hareketinde bayan sohbetlerinde mustafa islamoğlu anlatılır. ondan örnekler verilir.
Allah hepsine hidayet versin.



yakup

06 Ocak 2014 18:17


Ceahaletininzi izhar ediyorsunuz.mustafa islamoğlunun gülen cemaatiyle hiçbir alakası yok.zaten kendisinin cemaati var.beş milyon insanın hakkına bir çırpıda nasıl giriyorsunuz



engin

07 Ocak 2014 02:50


birbirleriyle alakaları olmayabilir. ben sadece çevremde gördüklerimi söyledim. bu tüm ülkeyi bağlamaz değil mi?
belki de birkaç örnek verilmiştir detayını bilemem. ama 1-2 tanede olsa onun ismi geçmiştir.





ibrahim

06 Ocak 2014 22:47


bEN GÜLEN MENSUPLARININ HİÇ İSLAMOĞLU DİNLEDİKLERİNE ŞAHİT OLMADIM Kİ ONLARA TERS GELEN BİRİ



SEYFULLAH

07 Ocak 2014 09:03


BENDE ÇEVREMDEKİ GÜLEN CEMAATİ SOHBETLERİNDE MUSTAFA İSLAMOĞLUNDAN SIKCA BAHSEDİLDİĞİNE ŞAHİT OLDUM, ÖZELLİKLE HRİSTİYANLAR CENNETE GİREBİLİR SAÇMALIĞINDA ÖN PLANA ÇIKIYOR







Yorum süresini dolmuş sayfa :(




ÖZEL MENÜ

efendi tasavvuf tasavvuf reddiyedeneme


Son Yazılar
Yunanistan’ın başkentinde ibadet edilecek cami yok
Koçtaş Ay yıldızı klozet kapağı yaptı
Bu söz Mahmud Efendi Hazretlerine ait değildir
Hıristiyanlar Müslümanların kafasını kesti
Quenn tuvalet kağıdında Allah lafzı
Terörist israil askerleri Mescid-i Aksa’ya saldırdı
Atatürk’ü ilah kabul edenler
Rüya nedir? Rüyanın çeşitleri nelerdir?


efendi


tasavvuf











KİTAP ÇALIŞMALARI

HIRİSTİYANLIĞIN GERÇEK YÜZÜ
FRENK MUKALLİTLİĞİ
İNGİLİZ CASUSUN İTİRAFLARI
¤ Azəricə
¤ English Islam
¤ Foi islamique
¤ Коран и Евангелие


İhvanlar.net Ehli sünnet müdafaa hattı

İhvanlar.net EHLİ SÜNNET MÜDAFAA HATTI © 2014
No Selefi
14 Ekim 2014 Salı 16:26
16:26
Başbakan defalarca yerel yönetimleri uyardı. SİZİN İŞİNİZ DİNİ HALKA ÖĞRETMEK DEĞİL dedi. Din eğitimi ne zaman diyanetten belediyelere geçti. Diyanetin yıllardır sunduğu dini bilgileri geleneksel kabul edip hangi yorumlara teslim ediyoruz insanları? Yazar birinci paragrafta övülmesi gereken makam sahiplerini abartılı bir şekilde övmüş. Alta geçince ise adeta benim bu şahısla sorunum var dercesine, isim vererek sorusunu beğenmemiş. Soruyu beğenmeyen yazarı, konuşmacının yanıtına da tatmin etmemiş. PKK yı IŞİD le terbiye edenler Çubuk’u da sayın yazarla mı ıslah etmeyi düşünüyorlar?
DİNLEYİCİ
13 Ekim 2014 Pazartesi 18:24
18:24
YORUMUNUZDA DEĞİNDİĞİNİZ SORU VE CEVAPTA YERİNDELİK KIVRAKLIK FİKRİNE KESİNLİKLE KATILMIYORUM.BENCE TOPLANTINI EN CAN ALICI BÖLÜMÜ ORASI İDİ ÇÜNKÜ HOCA ORADA SON DÖNEMLERDE ZİHNİMİZİ MEŞGUL EDEN HADİSLERLE İLGİLİ MESELE HAKKINDAKİ SORUSU SALONDAKİLERİN PÜR DİKKAT KESİLMESİNE SEBEP OLDU.VERİLEN CEVAP DA GAYET YERİNDE İDİ.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Cubuk Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 9110397 / cubukhaber06@hotmail.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim