• BIST 94.571
  • Altın 209,919
  • Dolar 5,3320
  • Euro 6,1113
  • Ankara : 13 °C
  • İstanbul : 15 °C
  • İzmir : 18 °C
  • Trabzon : 14 °C
  • Antlaya : 0 °C

İlk teravih coşkusu

01.09.2008 13:24
İlk teravih coşkusu
Çubuk'ta, Camii Kebir ve Mevlana Camilerinin de aralarında bulunduğu camilerde ramazan ayının ilk teravih namazı kılındı.

Vatandaşların Camii Kebiri doldurduğu teravih namazına, Festival için gelen yabancı  konuklarında katıldığı görüldü.Teravih Namazından Önce İlçe Müftüsü Ali Canbolat'ın Ramazan Ayı'nın önemini anlattığı vaazı vatandaşlar tarafından dikkatle dinlendi.Merkezi sistemle diğer camilerdende dinlenilen vaazda müftü Ali Canbolat"  İnsanlıgı karanlıklardan çıkarıp aydınlıga kavuşturan, Rabbimizin son mesajı Yüce kitabımız Kur'an-i Kerim, bu ayda yeryüzüne inmeye baslamış ve böylece insanlik için yepyeni ve mutlu bir dönem baslamıştır.

Bu gerçek. Kur'an-i Kerim'de şöyle bildirilmiştir:

"Ramazan ayı ki onda Kur'an, insanlara yol gösterici ve doğruyu yanlistan ayırıcı belgeler olarak indirildi."
Kur'an-i Kerim Ramazan ayında inmeye başladığı için bu ay, bir anlamda Kur'an ayıdır. Kur'an-ı Kerimi Peygamberimize getiren büyük melek Cebrail, her yıl Ramazan ayında Peygamberimize gelir ve o güne kadar nazil olan Kur'an ayetlerini karşılıklı olarak birbirlerine okurlardı. Peygamberimizin bu dünyadan göçtügü yılın Ramazanında bu durum, son olarak ve iki defa gerçekleşmiştir.
Ramazan ayında camilerimizde ve evlerde okunan ve cemaatin büyük bir manevi zevk ve huşû içinde dinledigi mukabele ve Kur'an hatimler; Cebrail ile Peygamberimiz arasinda yapilan mukabelenin devam ettirilmesidir .

Bu vesile ile Kur'an okumanin fazileti ve manasini anlamaya çalışmanın önemini belirtmekte fayda vardır. Kur'an okumak ve okunan Kur'an'i dinlemek sevabı çok olan bir ibadettir .

Peygamber Efendimiz:

"Kim Allah'ın kitabı Kur'an'dan bir harf okursa onun için bir sevap vardir. Her sevabin karsiligi da on kat verilecektir"

buyurarak Kur'an okuyanlara verilecek sevabın miktarını belirtmiş, ayrıca Kur'an-iıKerim'in okuyucularına şefaat edeceği Peygamberimiz tarafından bildirilmistir.
Şöyle buyuruyor:
"Kıyamet günü oruç ve Kur'an kul'a sefaatçi olurlar.
Oruç: - Ya Rabbi, ben onu gündüzleri yemekten ve zevklerinden alikoydum, simdi beni ona sefaatçi kil, der .
Kur'an:
-Ya Rabbi, ben onu gece uykusundan alıkoydum, şimdi beni ona sefaatçi kıl, der.

Her ikisi de şefaat ederler. ,.

Kur'an-i Kerim, insanligin kurtulusu için gönderilen son ilâhî mesajdir.Onu okumak ibadettir.Ancak sadece okumak yeterli degildir. Müslümanin asil görevi, Kur'an'i okuyup manasini anlamaya çalismak ve onun gösterdigi nurlu yoldan yürümektir.

Kur'an-i Kerim'in gönderilisindeki sebeb ve hikmeti,yine Kur'an'dan ögreniyoruz.
Yüce Allah söyle buyuruyor:
"Ey Muhammed! Sana bu mübârekkitabi (Kur'an'ı) ayetlerini düşünsünler ve aklı olanlar öğüt alsınlar diye indirdik." 
 Alemlere rahmet olarak gönderilen, yaratilmislarin en faziletlisi, Allahin en sevgili kulu, son peygamber, Hz. Muhammed Aleyhisselâm'a peygamberlik görevi bu ayda verilmistir. Mekke yakinlarindaki Hira magarasinda "oku" emri ile baslayan ilk Kur'an ayetlerini Hz. Muhammed'e teblig eden büyük melek Cebrail (a.s.) daha sonra ona "Sen Allah'in Rasûlüsün (Peygamberisin) ben de Cebrailim" diye hitap ederek onun insanligin kurtulusu için peygamber olarak görevlendirildigini bildirdi. Hz. Muhammed (s.a.s.)'in bu kutsal göreve baslamasi ile karanliklar içinde bocalayan insanlik için nurlu bir ufuk açildi. Onun kalplere yerlestirdigi iman isigi sayesinde cehaletin yerini ilim, zulmün yerini hak ve adalet, kin ve düsmanligin yerini insan sevgisi aldi ve gerçek anlamda huzur ve kardesligin temelleri atildi.
3. Bin aydan daha hayirli oldugu Kur'an-i Kerim'de bildirilen ve mü'minlere Allah'in en büyük lütuf ve ikramlarindan biri olan "Kadir Gecesi" de bu ayin içindedir. Bu gece, müslümanlarin iyi degerlendirmesi gereken büyük bir fırsattır.
İslâm"ın beş şartından biri olan, insanı nefsini nasiri arzularından ve maddî ihtiraslardan kurtarıp yücelten ve âdeta melekleştiren oruç ibadeti. bu aya tahsis edilmiştir.
Ramazan gecelerinde cemaatin büyük bir coşku ile kıldığı teravih namazı da bu aya mahsus bir ibadettir. Oruçlunun derin bir huzur ve manevî zevk duyduğu sahur ve iftar sofraları da bu aya ayrı bir anlam kazandıran özelliklerdir. İşte böyle özellikler ve manevî güzelliklerle dolu mübarek Ramazan ayı, mü 'minler için manevî değeri çok büyük bir rahmet mevsimidir. Bu ayı, Yüce Rabbimize ibadet ederek ve insanlara iyilik yaparak değerlendirdiğimiz takdirde kazancımız büyük olacak ve ebedî saadetin kapıları bize açılacaktır. Bu ayı. "Evveli rahmet, ortası mağfiret, (günahların bağışlanması) sonu da cehennemden kurtuluş"  olarak nitelendiren Peygamberimiz. ayrıca mü'minlere su müjdeyi veriyor:
"Ramazan ayı gelince; cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar kösteklenir."
Bu hadis-i şerifin ifade ettiği bir mana da şudur:
Ramazanda kendisini cennete götürecek iyi isler yapan mü'mine cennetin kapıları açılmış, cehenneme götürecek kötülüklerden sakındığı için de cehennem kapıları ona kapanmış demektir. Oruç sayesinde nefsine hakim olup şeytana uymadığı için de şeytanı etkisiz hale getirmiş olur.
Esasen Ramazan kelimesinin sözlük anlamı da, oruçlunun günahlardan arınacağını ifade etmektedir.
Söyle ki:
Ramazan; yaz aylarının sonunda ve güz mevsiminin başında yağan ve yerdeki tozları temizleyen yağmur anlamındadır. Bu yağmur, nasıl yeryüzünü yıkayıp tozlardan temizliyorsa, Ramazan ayı da mü'minleri günahlardan öylece temizler.
Diğer bir anlamı da yanmaktır .Buna göre Ramazan ayı oruçlunun günahlarını yakarak yok eder demektir.
Her iki mananın birleştiği nokta; oruçlunun bu ayda günahlardan arınacak olmasıdır."dedi.

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
MÜMİN OLMAK İÇİN NAMAZ YETMEZ
02 Eylül 2008 Salı 08:41
ÇOCUKLAR CAMİLERE GELSİN
Dün akşam Fatih Sultan Mehmet Camii'nde teravih çıkışı,pencereyi açarak çocuklara "Allah Belanızı versin s... ol git" diye bağıran 60 yaşlarındaki sakallı kişiyi kınıyorum. Camiinin içi ve bahçesi çocukların sesleriyle cıvıl cıvıldı. Bazı çocuklar namazlarını da kılıyordu. Çocukların camiilerden kovulması yerine onların daha uslu durması için belki namazdan önce onlara hediye verilmesi ve tavsiyede bulunulması yeterli olabilir. Cem Karaca bir beyanında şöyle diyordu. " Çocukken camiiye gittim bacağımdan rahatsızlığım bulunduğu için düzgün oturamıyordum,bir ihtiyar baçağıma tepti burası Allahın evi düz otur dedi, bu tekme 60 yıl camiye küsmeme neden oldu".Çocuklarımızı camilerden kovmayalım,küstürmeyelim.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Çubuk Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 9110397 / cubukhaber06@hotmail.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim