• BIST 93.616
  • Altın 209,603
  • Dolar 5,3413
  • Euro 6,0898
  • Ankara : -1 °C
  • İstanbul : 9 °C
  • İzmir : 11 °C
  • Trabzon : 10 °C
  • Antlaya : 0 °C

HİZMET YERİNE “ASFALT PARASI” YAĞIYOR!..

07.01.2015 12:06
GÖRÜNEN KÖY...   Şuayip Yaman

GÖRÜNEN KÖY... Şuayip Yaman

Büyükşehir Belediyesi’nin İlçemize hizmetleri, 2014 yılı sonlarına doğru “Yol Harcamalarına Katılım Payı” bir başka ifade ile ‘asfalt parası’ olarak gelmeye başladı.

Mücavir alan sınırları 2004 yılında 5216 sayılı yasanın yürürlüğe girmesiyle genişleyen Büyükşehir Belediyesi’nin, Başkent’in merkezinde gerçekleştirdiği hizmetleri, sınırları içerisindeki en ücra köylere kadar götürdüğünü kaydeden Büyükşehir Belediye Başkanı Gökçek, “Alt yapıdan ulaşıma, içme suyundan sosyal projelere kadar A’dan Z’ye her konuda ihtiyaçlar doğrultusunda tartışmasız en iyi hizmeti veriyoruz” diye konuşmuştu.


2004 yılında Ankara’ya 8 ilçenin dahil olduğunu anımsatan Başkan Gökçek, şunları söylemişti: “Bu ilçelerin Büyükşehir sınırlarına dahil oldukları günden bugüne, gelirlerinin yüzde 35’i Büyükşehir’e aktarılıyor. Onun da yüzde 10’u ASKİ’ye gidiyor. İlk dönemler bu ilçelerde de ‘bize hizmet gelmeyecek’ denildi. 2004-2012 yılları arasındaki yatırım oranlarına baktığımızda ise bunun böyle olmadığını net olarak görüyoruz.

Aldığımız karşılığında yaptığımız yatırımın oranı ortalama 15-20 kata çıktı.

Büyükşehir Belediyesi sınırlarına dahil olan ilçelerde arsa fiyatlarının değerlerinin de en az iki kat arttığını ifade eden Başkan Gökçek, ilçelerin kendi bütçeleri ile hayata geçiremeyecekleri dev parklar, atık su arıtma tesisleri, kaliteli asfalt ile açılan yeni yollar, çocuk, gençlik ve aile yaşam merkezleri, hanım lokalleri gibi projelerle yaşam konforunun yükseldiğine dikkat çekti.
“Kaşıkla alıp kepçeyle veriyoruz” diyen Başkan Gökçek’in yaptığı açıklamaya göre ilçemize yapılan hizmetler şöyle sıralanıyordu:


Kent merkezine 44 km uzaklıktaki Çubuk’tan 1 geldi, gelen 1’in yerine 12.4 katı hizmet verildi;

 

·         Çubuk Ankara Yolu 6 şeride çıkarılarak kent merkezi ile ulaşımı daha konforlu hale getirildi,

·         İlçenin yüz yıllık alt yapı sorunu çözüme kavuşturuldu.

·         Aile Yaşam Merkezi, Hanım Lokalleri, BELMEK ve BELTEK kursları ile sosyal hareketlilik yaşanandı.

·         İlçede inşa edilen 11 adet park ile de 562 bin 52 metrekare yeşil alan kazandırıldı” denilerek övünülüyordu.

dscn0226.jpg

Ama kazın ayağının hiçte böyle olmadığı görüldü. Demek ki yapılan hizmetler bedava yapılmamıştı. Her şeyin bir bedeli vardı. Yarın bu hizmetler için de birtakım tebligatlar gelirse hiç şaşırmayın...

asfalt05.jpg

Bunun içinde halka salmalar tabiri caizse “Deli Dumrul” vergileri salınacaktı. Şimdilik bunlardan ilki, “Yol Harcamalarına Katılım Payı” olarak karşımıza çıktı. Bakalım bundan sonra sırada hangileri var?

asfalt07.jpg

Çubukluların asfaltla başları dertte..Bu zihniyetle giderse, neyle değil ki..

Çubukluların şimdiki en büyük sorunu, “Yol Harcamalarına Katılım Payı’nı nasıl öderiz?

Büyükşehir bir yola veya caddeye asfalt döküyor ve yıllar sonra adresinize bir tebligat geliyor. Falanca yasanın bilmem kaçıncı maddesi uyarınca, “Yol Harcamalarına Katılım Payı” olarak payınıza şu kadar para düşmektedir.

asfalt08.jpg

Sanki vatandaşlarda deve yüküyle para varda...

 

Bir de ödemeleri teşvik etmek ve çabuklaştırmak için tebligatta ; “ tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde peşin ödenmesi halinde yüzde 25 indirim uygulanır” diye bir ibare var.

dscn0227-001.jpg

Ayrıca bu bedel ile ilgili, “30 gün içerisinde Ankara Vergi Mahkemeleri Başkanlığı nezdinde davada bulunulabilir.” Diye de vatandaşlara yol gösteriliyor. Sanki davalar bedavadan açılıyor? Avukatlık ücreti hariç, en az 200 lira dava harcı var.

 

 Ha birde; ‘Yol Harcamalarına Katılım Payı’ ödenmediği takdirde taşınmazın tapu kaydına kısıtlama şerhi konulur” şeklinde de bir uyarı var.

 

Yani Yol Harcamalarına Katılım Payı’nı ödemezseniz mülkünüzü satamazsınız, (kredi almak için bankalara) ipotek edemezsiniz! Bunun meali ise, Yol Harcamalarına Katılım Payını“ ya ödeyeceksiniz, ya ödeyeceksiniz” demektir.

dscn0228.jpg

Vatandaşa, vatandaşın İller Bankası’ndaki hesabından aldığınız parayla hem asli hizmet vereceksiniz, hem yollardaki asfalt üzerine Ankara Büyükşehir’in amblemini yazarak reklam yapacaksınız, hem de çatır çatır parasını alacaksınız. Sonrada vatandaşla dalga geçer gibi şuraya başvurabilirsiniz diye dalga geçeceksiniz.

 

Peki, vatandaştan çeşitli kalemler altında alınan vergiler nerede veya nereye harcanıyor?  Büyükşehir bunun hesabını neden vermiyor?

 

Üstelik ilçenin cadde ve sokaklarına atılan asfaltın ne olduğu, ne zaman ve nasıl döküldüğü belli değil.

asfalt09.jpg

Şimdi aynı tebligatlar bütün konut ve işyerlerine yağmur gibi yağmaya başladı. Sıkıysa ödemeyin.. Gerçi Akyurt ve Kalecik ilçelerinin vatandaşları tepkilerini dile getirip ödemeyeceklerini ifade ediyorlarmış. Ama Çubuk halkı genel olarak bu uygulamadan memnun.. Çünkü Çubuk İlçesi, iktidarın ve Büyükşehir’in kalesi ve bütün hizmetler ilçeye sağanak gibi yağıyor, Çubuklular hizmet almaktan bıktı (!)  Birkaç çatlak ses duyuluyor, ama onlar da sustu, onlarda kuzu kuzu gidip ödeyecekler. Bu konuda Ankara ve çevre ilçelerden çok ciddi yakınmalar ve itirazlar geliyor. Ama nafile Büyükşehir gaza bastı bir kere.. Kim tutar Büyükşehir’i...

asfalt10.jpg

Ama öyle bedava yok. Hani ne derler, “tatlı tatlı yemenin acı acı tebessümü olur.”

Büyükşehir asfalt attıkça birtakım yağcılar ve yağdanlıklar “Aferin Büyükşehir’e bizim sokağı da asfaltladı” diye seviniyordu.

 

“Asfalt Katılım Payı” olarak çıkarılan bu borç tebligatları;

·         Nedir?

·         Neye göre hesaplanmıştır?

·          Asfaltın maliyeti ne kadardır?

·         Bunun ne kadarı vatandaştan hangi nedenle toplanmaktadır?

·         Belediyenin asli görevi zaten yolları asfaltlamak değil midir? Bunlar maalesef bilinmiyor, vatandaşta bilmek istemiyor.

Devletten bir sürü ödenek, elektrik, su, doğalgaz, emlak vergisi adı altında ve tapu devrinde alınan paralardan ve diğer bir sürü vergiyi vatandaştan alan kamu ve belediyenin dökülen asfaltın parasını da vatandaşından talep etmesi hizmetten ziyade cezalandırma değil midir?

Mademki, Büyükşehir yaptığı asli (asfaltlama) hizmetten para alacaktı, neden vatandaşa, “siz asfalt istiyor musunuz? diye sormadı. Para karşılığı ‘asli hizmet’ nerede görülmüştür. Hizmetten para veya başka bir bedel aldığınızda o hizmet, hizmet olur mu?   

Örneğin doğalgaz hizmet midir?

 

Gerçek demokrasi ile yönetilen hukuk devletlerinde bu tür hizmetler bedelsiz yapılır. Neden? Çünkü o ülkelerin vatandaşları, devlet kendilerine bu tür hizmetleri sağlasın, yapsın diye vergi öderlerde ondan..

 

Oysa bizim ülkemizde iktidarlar vatandaşı ne yazıktır ki, hep “yolunacak kaz “ gibi görüyor. Ve Anayasamızın “sosyal devlet” ilkesini çiğniyorlar.

 

Sonuçta yolunacak kaz olduk! Onlarda kümesteki kazları bir güzel yoluyorlar!

 

30 Mart Yerel Seçimleri’nden sonra Büyükşehir Belediye Başkanı, “Hizmete oy oranına göre en fazla oy veren ilçeden başlayacağım” demişti. Oy oranına göre en fazla oy (yüzde 70.76 ile) Çubuk ve Çamlıdere ilçesinden çıkmıştı. Gökçek, Çamlıdere birinci, Çubuk ikinci diyordu ama. Çubuk’un nüfusu Çamlıdere’den kat kat büyük olduğu için Çubuk aslında birinci sırada idi.

 

Çubuklular, Büyükşehir’den hizmet Çubuk’tan başlayacak diye merakla beklerken bir de ne görsünler cezalandırmalar Çubuk’tan başladı.

 

Büyükşehir hizmetle cezayı karıştırmış olacak ki, bir de üstüne üstlük Çubuklular sessiz oldukları için (Çubuklunun kafasına vurun elinden ekmeğini alın) hizmete, pardon cezalara önce Çubuk’tan başladı.

 

Çünkü 10 yıldır Çubuk’a hizmetler yağmur gibi yağmıştı. Çubuklunun hiçbir sorunu yoktu!..

 

                                                           Varan I 

Büyükşehir Belediye Başkanı Gökçek’in ilk hizmeti UKOME’ nin de desteği ile ilçenin üç caddesine  ‘Sınırlı Süreli Park Bölgesi Levhası’ koymak oldu.

 

Çünkü buralardaki esnaf anketlerde çift yön istemişti. Siz misiniz çift yön isteyen!..

 

Oy oranına göre en fazla oy veren Çubuk’a, Büyükşehir’in talimatıyla Atatürk, Kıbrıs ve PTT caddelerine UKOME tarafından “Sınırlı Süreli Park Bölgesi Levhaları” kondu. UKOME tarafından süre belirtilmediği için İlçe Trafik ekipleri sabahtan akşama kadar normal park eden araç sahiplerine 80 lira, ters istikamette park edenlere ise 160 lira park yasağı cezası kesiyor. Yetkililerden alınan bilgiye göre; Bu cezalar haftada 35 bin, ayda ise 150 bin lirayı buluyormuş...Buda Çubuklulara yakışır doğrusu.. Nerede böyle bir ceza var, söyler misiniz? Bu cezalar ancak ve ancak Çubuk’ta olur...

           

                                                           Varan II                                 

 

Gökçek’in Çubuk’a ikinci büyük hizmeti “Yol Harcamalarına Katılma Payı”  oldu. 1981 de çıkan bir kanunu yürürlüğe koydu. Şimdilerde cadde üzerinde ev ve işyeri olanlara, “Yol harcamalarına Katılma Payı” olarak tebligatlar gönderiyor. Sokaklara ise Çubuk Belediyesi gönderecekmiş... Hani asfalt asli görevdi? Çünkü her asfalt atıldığında yağcı ve yağdanlık birtakım esnaf ve muhtarlarımız tarafından Büyükşehir’e teşekkür yazıları, afişler ve ziyaretler havada uçuşuyordu. Örneğin:

asfalt86.jpg

“Çubuk ve Küçük Ali Mahallesine vermiş olduğunuz büyük hizmetlerden dolayı Büyükşehir Belediye Başkanımız Melih Gökçek’e teşekkür ederiz.” Küçük Ali Mahallesi Derneği)

Ve yine;

asfalt85.jpg

“Ödüller şehri Ankara’nın mimarı Melih Başkanımıza asfaltımız için teşekkür ederiz.” Akkuzulu Mahallesi). Örnekleri çoğaltmak mümkün...

 

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı Fen İşleri Dairesi Başkanlığı Yol ve Asfalt Şube Müdürlüğü 2464 sayılı Belediyeler Kanununun 86. ve 94. maddeleri gereğince cadde ve bulvarlarda bulunan mesken ve işyerlerine “Yol Harcamalarına Katılım Payı ile ilgili “İhbarname Tahakkuk Fişi” göndermeye başladı.

 

Örneğin Mehmet Akif Ersoy Caddesi’nde bir apartmanda oturan mesken sahibine 827,88 lira ‘katılım Bedeli’ tahakkuk ettirilmiş, vatandaş bu meblağı peşin öderse yüzde 25 indirimden yararlanabilecek, taksitle ödemek isterse bu meblağı 206,37 liralık 4 eşit taksitle ödeyebilecek.

 

Apartmanların birinci katlarında oturanların Yol Katılım bedelleri diğer katta oturanlara göre daha düşük.

 

Eğer ev veya işyerinizin aynı anda bir sokak ve bir caddeye cephesi varsa her ikisinden de ayrı ayrı ‘Yol Harcamalarına Katılım Payı’ ödemek zorundasınız.

 

Yine altında işyeri olan bir apartmandaki mesken sahiplerine “Yol Harcamalarına Katılım Payı” daha yüksek gelmiş... Örneğin bu apartmanda oturan bir mesken sahibi, “Apartmanın altındaki markete 700 lira, bize ise 828 lira asfalt katılım bedeli geldi. Evi satsak 50 bin lira etmez, oysa market bizim evlerden daha büyük ve 700 lira asfalt katılım bedeli gelmiş. Üstelik bizim evi satsak 50 bin lira etmez, ama market 300 bin lira eder, kıstas neye göre yapılıyor” diyor.

 

ÇUBUKLU VATANDAŞLAR, “Yol Harcamalarına Katılma Payı” ile ilgili olarak ellerine ulaşan faturalardaki faiz tutarının da oldukça yüksek olduğunu söylüyorlar. Kamuoyunda “asfalt parası” olarak bilinen ve Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği faturalarda “Yol Harcamalarına Katılım Payı” olarak ifade edilen asfalt paraları vatandaşın tepkisine çekmeye devam ediyor.  

 

Asfalt Kullanım Parası ve Ayıplı Mal

 

Büyükşehir Belediyesi;

 

  • İller Bankası’ndaki hesabımızın yüzde 35’ ini,
  • Tabela Vergileri (cadde ve bulvarlardan alınan),
  • İçme Suyu ve Atık Su bedeli,
  • Pazar Ruhsatı paralarını ilçe halkından çatır çatır almakta, vatandaş faturayı ödemediği zaman da 5 iş günü sonrası da açma kapama parası olarak faiziyle birlikte almaktadır.

 

Hani ödenen vergiler vatandaşa yol, su, elektrik, altyapı (asfalt), okul, cami, fabrika vs. gibi hizmet olarak dönecekti?

 

Şimdilerde vatandaşa asfalt kullanım parası gelmeye başladı.

asfalt13.jpg

İlçenin bazı sokak ve caddelerinde bordür taşları  40 cm. yükseklikte.. Bu yüzden yaşlılar ve engelli vatandaşlar inip-çıkmakta zorluk çekiyor. Keza sağlam insanlar bile...

asfalt14.jpg

Bordürler havada duruyor. Oysa bordürün ortasında bir çizgi var. O çizgiye kadar asfalt atılması gerekir. Yani bordürün üst düzeyi ile asfaltın arasında 13 cm. kalması gerekiyor. Dünyada böyle.. Örneğin Bengaldeş de, Uganda da ve hatta Kongo da böyle..Yani merdiven yüksekliği 13 cm. dir.

asfalt15.jpg

Kaldırım yapıyorsunuz, asfalt bir yanda koca koca taşlar bir yanda.. Alt yapı çalışmıyor. Kanalizasyonlar neden ikide bir tıkanıyor veya kapanıyor. Alt yapı çalışmaları neden kontrolsüz ve denetimsiz yapılıyor. Bu kanalizasyonların yanına inşaatlar yapılıyor. Bu inşaatların kum, çakıl ve atıkları bu kanalizasyonları dolduruyor. Tüm şikâyetlere rağmen bu çalışmalar kontrolsü ve denetimsiz yapılıyor? Neden?

 

Evinizin önündeki yolda kanalizasyon tıkandığında ASKİ’yi çağırdığınızda kanal açma aracı bedava gelmiyor, para istiyor.

 

Ayrıca yollardaki altyapı denetimsiz ve kontrolsüz yapıldığı için, yeni atılan asfaltlar doğalgaz, içme suyu ve elektrik kablolarının yer altına almak için sık sık kazılıyor. Yol yarma parası da  inşaat sahiplerinden alınıyor. Bu yüzden ilçede kazılmadık yol ve dolaysıyla asfalt yok. Bu nedenle de vatandaşın arabası tamirciden çıkmıyor.

 

Atılan Asfalt ‘Ayıplı Malat’tır

asfalt13-002.jpg

Çıkma asfalt (Bir yerlerden sökülüp, ziftle karıştırılıp atılan asfalttır. İlçenin çoğu yerine bu asfalt atıldı. Bunun parası ya indirimli ya da hiç ödenmez.

 

Örneğin bir buzdolabı aldınız. Ambalajından çizik çıktı. Veya bir pantolon aldınız bunun da fermuarı bozuk çıktı. İşte bunlara “Ayıplı Malat” denir. Bunlar tekrar gözden geçirilir.

asfalt16-001.jpg

 

Kanalizasyon arızalı ASKİ gelip kazıyor. Konuta doğalgaz bağlantısı yapılacak doğalgazcılar geliyor kazıyor. TEK’ ciler geliyor topraklama için kazıyor. Vs. Yollar kazı kazana döndü.

asfalt17-001.jpg

Her yıl bir yerlere alt yapı tamamlanmadan tabiri caizse keyfi asfalt atılıyor. Sanki asfalt bedava, yoldan, tarladan toplanıyor.

asfalt18-001.jpg

Denetim ve kontrol mekanizması olmadığı için bir taraftan asfalt atılıyor. Ertesi gün orası kazılıyor. Üstelik hiçbir kimsede, “kardeşim yolu neden kazıyorsunuz” diye sormuyor.

asfalt19-001.jpg

Eeee her yıl asfalt parası diye kapımıza dayanacak bu belediyeler anladığımız kadarıyla.

 

Sırf asfaltta değil, aynı şey kaldırımlar içinde geçerli.. Tamam yasal dayanak varda bu yasal dayanak ne kadar kamu menfaatini gözetiyor? Zaten verginin, vergisinin, vergisini alan bu ülkede alınan vergilerin amacı nedir o zaman?

 

Aşağıda; yapılan asfalt ve yol çalışmasının ayıplı mal tarifine uyan, bir kısım hataları ve noksanları kısaca açıklanmıştır. Şöyle ki;

 

1- Yol üzerinde bulunan kaldırımların büyük kısmı 35-40 cm yüksekliğindedir. Bu yükseklik insan ergonomik yapısına aykırıdır. Kazalara yaralanmalara sebep olabilir ve olmaktadır. Bu yükseklik kaldırım taşlarının üzerindeki çizgiden de anlaşılacağı gibi Karayolları, TSE, AB standartlarında yazıldığına göre yaklaşık 13 cm.’ dir. Bu yükseklik ayrıca toprak dolgu sebebiyle maliyet artışına ve fazla ödemeye sebep olmuştur.

asfalt21.jpg

2- Kaldırım taşlarının bir kısmının altı boştur. Bu taşlar her an yerinden çıkabilir. Açık seçik bir imalat hatası vardır.

asfalt26.jpg

3- Kaldırım taşlarının çoğu yerde aşırı yüksek olması sebebiyle yapılan engelli rampalarının kullanımı aşırı meyil sebebi ile mümkün değildir. Bu durumda engelli vatandaşlar arabalarını yolda trafik içinde kullanmakta, tehlikeli bir durum ortaya çıkmaktadır.

 

4- Dökülen asfalt kalitesi düşüktür. Aradan geçen kısa süre içinde bile üzerinde çok sayıda arızalı görüntüler ortaya çıkmaktadır. Asfaltın içindeki mucurlar görünmektedir.

asfalt27.jpg

5- Yol seviye (Nivelman) çalışması iyi yapılmadığından orta seviyede bir yağış sırasında bile yol üzerine çok sayıda gölcükler oluşmaktadır.

asfalt28.jpg

6- Yol üzerinde bulunan mazgalların bir kısmı değişik ölçülerde ve tıkalıdır. Bunun sebebi, yol yapımı sırasında mazgal ağızları uzunca bir süre korumasız olarak açık bırakıldığından sonra gelen diğer imalatçılar tarafından toprak ve taş ile dolmuştur. Orta seviyede bir yağış sırasında bile yollar üzerinde adeta nehir oluşmaktadır.

 

Bu durumda yukarda kısaca açıklanan sebepler doğrultusunda yapılan yol, asfalt çalışması 4077 sayılı kanunun (BORÇLAR KANUNU) ayıplı mal maddesindeki tanımlara tam olarak uyduğundan ilgili kişilerin bu türlü ayıplı bir mal için ödeme yapması hukuk açısından uygun değildir.

 

2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu gereği istenilen ödeme, 4077 sayılı kanunun ayıplı mal kavramını ortadan kaldırmaz. Kamuda üretim yapan kurumlarda yaptıkları üretimin kalitesine ve standartlara uygunluğuna dikkat etmek zorundadır.

asfalt30.jpg

İlçede asfalt atılıp da kazılmayan sokak ve cadde var mı? Gösterebilir misiniz? Yollara atılan gerçek asfalt olsaydı? Üzerinde bir işlem yapılır mıydı? Asfaltı atan Büyükşehir, üzerinde altyapı ve doğalgaz çalışması yaptıran Büyükşehir değil mi? O zaman bu atılanlar nedir? Vatandaşa kesilen ceza bunun için midir?

asfalt31.jpg

İlçede asfaltı kazılmayan sokak ve cadde var mı? Gerçekten asfalt atıldı ise, neden kazılıp duruyor.

 

Vatandaşlar, “Yol Katılım Payı”nı ödemezse ne olur, asfaltı mı kaldırırlar? Kaldırsınlar zaten araçlarımızın amortisörleri patladı patlayacağı kadar. Üstelik yolların hali hele yağmur yağdığında içler acısı, bazen nereden yürüyeceğimizi şaşırıyoruz, Hani bunlar asli görevlerdi? Bir de para mı istiyorlar?” Diye şikâyet etmektedir.

            Hani Alınan Vergiler Vatandaşa Hizmet Olarak Dönecekti?

 

Hani alınan vergiler vatandaşa; Yol, su, cami, okul, köprü, fabrika, alt yapı, asfalt vs. olarak geri dönecekti? Son uygulamalara bakılırsa ödenen vergiler vatandaşa tabiri caizse ceza olarak dönüyor.

 

Bu keyfi yapılan asfaltlamaların, kazıların denetçisi kim? Bu nasıl adalet? Uygulama da farklı

 ilçelerden hatta farklı illerden benzer durumlara rastlamak mümkün..

 

Bu işe hukukçular ne diyor? Tüketici cemiyetleri ne diyor?

 

O ünlü reklamdaki şu söz aklıma geldi, “Asfalt ağladı be!..”

 

Şimdi de Çubuklu vatandaşlar ağlıyor. Vatandaş ağlıyor ama boşuna ağlıyor. Neden mi? İlçenin sokak ve caddelerine asfalt atıldıkça çevre sakinleri ve hatta bazı mahalle muhtarları, “Asfaltınız hayırlı, uğurlu olsun..” diye elektrik direklerine bez afişler asıyor, Büyükşehir’e teşekkür mesajları iletiyorlardı. Çubuk Belediye Başkanına teşekkür plaketi bile veren muhtarlar vardı.

 

Hatta bazıları, “Çubuk, Çubuk olalı böyle asfalt görmedi” diye yağcılık ve yağdanlık yapıyorlardı.

 

Çubuklular şimdi geçin o asfalt teranelerini sizler, “Asli göreve böyle asfalt kullanım parası gördünüz mü?

 

Şimdi görün bakalım asfaltı, nasıl olurmuş1..

 

Yeni Yol İçin Asfalt Parası

 

Yol yapımı belediyelerin asli görevi.. Ama bunun için, “Yol Harcamalarına Katılım Payı” yani “asfalt parası”, çoğu zaman haksız olarak alınıyor. Peki, bu para adil bir şekilde alınıyor mu? Bu paraya itiraz edilebiliyor mu?

           

Belediyelerce veya belediyelere bağlı işletmelerce;

 

  • Yeni yol açılması,

 

  • Mevcut yolların yüzde 40 nispetinde veya daha fazla genişletilmesi,

 

  • Kaldırımsız ve bakımsız bulunan yolların, kaldırım veya parke kaldırım haline getirilmesi veya asfalt yapılması, kaldırım veya şose halindeki yolların da parke, beton veya asfalta çevrilmesi,

 

  • Mevcut kaldırım veya parkelerin sökülüp yeniden düzenlenmesi, için inşa, tamir ve genişletilmeye tabi tutulan yolların iki tarafında bulunan gayrimenkullerin sahiplerinden belediyelerin meclis kararı ile “Yol Harcamalarına Katılma Payı” alınabiliyor.

 

Oysa Çubuk’ta yukarıdaki gibi bir işlem yapılmamış, asfalt üzerine asfalt atılmış, çoğu yerde de drenaj bile yapılmadan asfalt atılmıştır.

 

 

                                                           Asfalt Nasıl Atılır?

 

Hiçbir yerde vatandaş asfalt istiyor diye asfalt atılmaz. Önce asfalt atılacak cadde veya sokaktaki her parselin önüne elektrik, telefon, alt yapı (kanalizasyon, içme suyu, yağmur suyu), doğalgaz bağlantıları yapılır. Başka bir eksik yoksa o zaman asfalt atılır. Vatandaşta belediye, elektrik, telefon ve doğalgaz şirketlerine bunların bedelini öder, ruhsatını alarak arsasına kazmayı vurur inşaatını yapar. Ne yol kazılır ve ne de kaldırımlar sökülür. Gelişmiş Avrupa ülkelerinde durum böyle işliyor.

 

Bizde asfalt atılıyor. Sonra asfalt çalışanları asfaltla, bordür taşlarının arasını 20 cm.’den başlıyor ve 3 m.’ ye kadar kazıyorlar.

 

20-30 cm kazılan yerlerde yeşil ot bitiyor. Bayağı da güzel manzara oluşturuyorlar hani..

asfalt39.jpg

3 metre kazılan yerler yaya kaldırımı için sökülüyormuş.. Böyle mantık olur mu? mademki oraya yaya kaldırımı yapacaksınız, önce yaya kaldırımı yapsanız, sonra da asfaltı atsanız da, tüyü bitmedik yetimin hakkı zayi olmasa.. Çünkü kaldırılan asfalt ı gidip çöpe atıyorlar, bir işe yaramıyor. Ne israfçı bir toplum olduk. Hani ne demişler , “ayranı yok içmeye, tahterevalli ile gider tuvalete”...

 

Sonra da terk edip gidiyorlar. Sonradan buralar çöp ve yağmur suyu ile doluyor. . Buraları kapattırmak için tekrar görevlileri bulmak zorundasınız. Hatta torpil bulmak zorundasınız.  

 

Bizde ne oluyor; Önce asfalt atılıyor. Sonrada vatandaş evini yapıyor. Yolu kazıp, içme suyu alıyor, doğalgaz hattı döşettiriyor. Gerçi belediye yol yarma parasını alıyor.

 

Ayrıca doğalgaz almak, toprak hattı döşemek için, bozuk kanalları tamir etmek için de asfalt kazılır. Peki bu asfalt bedava mı, tarladan mı toplanıyor?

 

Asfalt kazıldığında oradaki asfalt, asfalt olmaktan çıkıyor. Asfalt tarladan mı toplanıyor, yoksa bedava olarak gökten mi yağıyor?

 

Mademki ilçenin sokak ve caddelerine asfalt atıldı, ilçede kazılmadık bir yolu gösterebilir misiniz? Gösteremezsiniz, çünkü yok.  

 

Yetkililer vatandaşlara asfalt mi istiyorsunuz, alın size asfalt demişlerdir. Formaliteden öteye geçmemiştir. Büyükşehir Esenboğa Havaalanı-Ankara yolu arasındaki asfaltı Çubuk’ta atsın, tebliğ edilen miktarın iki katını alsın.. Ama maalesef atamaz. Çünkü Büyükşehir Belediyesi Çubuk ve Çubuk halkına hep başka gözle tabiri caizse hem oy deposu ve hem de yolunacak kaz gözüyle bakmıştır. Hani Çubuk hizmetlerin en güzeline layıktı. Biz yanlış anlamışız aslında cezaların en güzeline layıkmışız da haberimiz olmamış...

 

Yol harcamalarına katılma payı tahakkukunun hizmetin tamamlanarak halkın istifadesine sunulmuş olmasından sonra yapılması gerekiyor (Danıştay 9. Daire, 30.11.2006 tarih, E. 2005/2712, K. 2006/5081)..

 

Çubuk ilçesinde hizmet tamamlanmamıştır. Asfalt atılan yerler sürekli olarak kazılmaktadır. Mademki ilçeye asfalt hizmeti verildi. Sokak ve caddeler; doğalgaz ve alt yapı hizmetleri için hala neden kazılmaktadır. O zaman bu hakiki asfalt değildir? Geçici asfalttır. Asıl asfaltın atılması gerekir.

 

Hizmet bitmeden para almak neyin nesidir ve nerede görülmüştür. Yoksa bu uygulama Çubuk’a mahsus bir uygulama mıdır?

 

Diğer ilçelere nazaran nede olsa Çubuk halkı ses çıkartmamaktadır. Çünkü ilçede sadaka kültürü ile yaşayan yaklaşık 6 bin aile vardır. İlçe siyaseti de bunlara göre belirlenmektedir.

asfalt30.jpg

Üstelik atılan asfalt bordür taşlarının yarısına kadar da değildir. Neredeyse her taraf çıkma ve yapıştırma asfalttır. Asfaltın taşları görünüyor. Asfaltın yağ gibi kayması gerekir.

asfalt33.jpg

Asfalt Katılım Payı’nın Hesaplanması ve Dava Açılması

 

Ayrıca harcamalar, yolun iki tarafında bulunan gayrimenkul sahiplerine paylaştırılmış olmalı. Katılma payı, yola cephesi bulunan gayrimenkullerin vergi oranında (EMLAK DEĞERİ) alınıyor ve bu bedel vergi değerinin yüzde 2’sini geçemiyor.

 

Örneğin, belediyenin yol harcaması tutarı 1 milyon TL, yoldan faydalanan gayrimenkullerin vergi değerleri toplamı 20 milyon TL olsun. Bu durumda, 1 milyon/20 milyon= 0.05 katılma payı oranı bulunuyor. Yol cephesi bulunan ve vergi değeri 100.000 TL olan bir gayrimenkul sahibinin ödeyeceği katılım payı ise 100.000 x 0.005 = 5.000 TL

 

Ama harcamalara katılma payı vergi değerinin yüzde 2’sinden fazla olamayacağı için gayrimenkul sahibinden tahsil edilecek tutar, 5.000 TL değil (100.000) x %2=) 2.000 TL olacak.

 

                        Yol Katılım Bedelinin Hesaplanması

 

Yol Katılım Bedeli, yolun genişliğine göre hesaplanıyor.

 

Genişliği 12 m. olan yoldan 8900 lira yol katılım bedeli alınıyor. Bina veya inşaatın  karşısında kamusal alan 8camii, okul, kamu kurumu, park, yeşil alan varsa bu bedel ikiye katlanıyor.  Yani Yol Katılım Bedeli,17.800 lira oluyor.

 

Arsa sahibi veya müteahhit inşaat yapmadan önce İnşaat ruhsatı gerekli kalemleri yerine getiriyor, dolaysıyla için yol katılım bedelini de peşinen ödüyor. Kanalizasyon için ise ASKİ’ye bedel yatırıyor. ASKİ’de büzü döşeyip kanalı bağlama parasını inşaat sahibinden alıyor.

 

Parselin yola bakan cephe uzunluğu x yol genişliği : 2 x 43 = ... Bu hesaplama genişliği 6,7,8, 10 ve 12 m. olan sokaklardaki arsalar için yapılan hesaplamadır. Bu bedeli ilçe belediyeleri alıyor.

 

Caddelerdeki arsalarda durum farklıdır. Şöyle ki;

 

Parselin yola bakan cephe uzunluğu x yol genişliği : 2 (yolun 12 m. den yüksek olması gerekir) x 55 =... şeklinde hesaplanır. Bu bedeli de Büyükşehir Belediyesi alır.

 

Bunlara ek olarak ayrıca yol yarma bedeli alınır.

 

Diyelim ki inşaatı bitirdiniz, kendiniz oturuyorsunuz veya sattınız. Asfalt kullanım bedeli yukarıdaki örneklerde olduğu gibi tekrar sizden veya daireyi alandan tekrar alınır. Tabiri caizse “bir çeşit, Deli Dumrul Vergisi”...

 

Bu açıklamalara göre haksız bir şekilde asfalt parası alındığını düşünüyorsanız  (30 GÜN) içinde vergi mahkemesinde dava açabilirsiniz;

 

            Vatandaş nasıl itiraz edecek, nasıl dilekçe verecek?

 

            Konu: Yol katılım payı

                                    Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanlığına:

 

Başkanlığımızın yol harcamalarına katılma payı ihbarnamesi, tahakkuk makbuzunu almış bulunuyoruz.

 

Bu makbuz ile yol ve asfalt yapılmasına katılma payı istenmektedir.

 

Belediyenin bu talebi, aşağıda açıklanan sebeplerle yeterli yasal dayanağa sahip değildir.

 

1- Sözü edilen yol harcamalarına katılma payı 2464 sayılı belediye gelirleri kanunun üçüncü bölüm madde 86 (değişik birinci cümle 12/11/2012 – 63609) Yol katılım payı, yoldan istifade eden gayrimenkul sahiplerinden meclis kararı ile alınır demektedir. Burada meclis, ilçe belediye meclisi veya büyük şehir belediye meclisi konusunda bir açıklık yoktur. Çubuk belediye meclisinin bu konuda aldığı bir karar bulunmamaktadır.

 

2- Ayrıca 2464 sayılı kanunun madde 86 – b bendinde mevcut yolların %40 nispetinde veya daha fazla genişletilmesi halinde katılım payı alınır demektedir. Mevcut yollarla genişleme % 40 nispetinden çok daha azdır.

 

(Yukarıdaki paragrafta açıklanan yasal açıklamalara ilave olarak üretilen mal ve hizmet, 4077 sayılı tüketiciyi koruma kanununun ayıplı mal maddesinin (BORÇLAR KANUNU ) çok sayıdaki tarih ve açıklamalarına aynen uymaktadır.)

 

 

Vatandaş, “Gerçekten Asfalt Atsınlar, Parasını da Alsınlar” diyor...

 

Vatandaş her şeye rağmen iyi niyetini muhafaza ediyor.

 

Yol harcamalarına katılma payı tahakkukunun hizmetin tamamlanarak halkın istifadesine sunulmuş olmasından sonra yapılması gerekiyor. Çubuk’ta böyle bir durum henüz gerçekleşmemiştir.

 

Üstelik İlçe de alt yapı çalışmaları henüz bitmemiştir. Başlangıç aşamasındadır. ‘Halk istiyor’ diye, halkın gözünü boyamak için formalite asfalt atılmıştır.

 

İçme suyu, yağmur suyu, pis su, kanalizasyon ve doğalgaz bağlantıları nedeniyle cadde ve sokaklar hala kazılmaya devam etmektedir. Üstelik atılan asfalt bordür taşlarının dibindedir. Oysa asfaltın bordür taşlarının ortasındaki çizgiye kadar atılması gerekirdi.

 

En önemlisi de Çubuk İlçesine atılan asfalt kullanılacak kalite ve standartlarda değildir. Asfalt hizmeti tamamlanmamıştır. Büyükşehir kendi hatasını ve yanlışlarını Çubuk İlçesi halkına ödetmek istemektedir.

 

Yukarıdaki bilgiler ışığında Büyükşehir Belediyesi hangi ölçü ve kıstasa dayanarak Çubuk halkından “Yol Harcamalarına Katılma Payı” istemektedir.

 

“Zifti-ne zıkkım” Adam gibi yapsın da başımız üstüne olsun..” anlamında bir deyimdir.

 

Kanalizasyon ızgaraları, yağmur suyu, pis su kapakları yol üzerine rast gele ve ortalara konmuş, ızgaralar da genelde yolun ortasında, akan yağmur suları bu ızgaralara gitmiyor. Dolaysıyla yağmur yağdığında yollarda gölcükler oluşuyor. Yani alt yapı denetimsiz ve kontrolsüz yapılmış..

 

Çubuklular yıllarca asli görevlere şak şak yaptı. Asfalt atıldığında yağcı ve yağdanlıklar asfalt için teşekkür afişleri yaptırarak direklere ve işyerlerinin önlerine astılar. Mükâfat geliyorum dedi.

 

Çubukluya, Gökçek yaparsa iyidir, güzeldir. Ama bozulanı yaptı, pardon yapmaya çalıştı.

 

Hani oy oranına göre en çok oy veren ilçeden hizmete başlanacaktı?

 

Asfaltlar genelde çıkma asfalt. Çünkü ilçede atılan asfalt genelde tam olarak karıştırılmadığı için atılıyor ve içindeki taşlar üste çıkıyor. Biraz yağmur yağsa o yollar delik deşik olur.

 

Asfalt, yol çalışmaları bitmeden atıldığı için, sonradan doğalgaz, içme suyu, kanalizasyon için kazılıyor. Peki, asfalt neden altyapı çalışmaları bittikten sonra atılmıyor. Alt yapı bitmeden atılan asfalt neyin nesidir? Hizmet midir, yoksa vatandaşı yolunacak kaz olarak görüp, asfalt atarak , asfalt kullanım parası almak mıdır?

 

Bu bir israftır. Yüce dinimiz İslam’da ise israf haramdır.

 

 Cevap Bekleyen Sorular?

 

  • Büyükşehir Belediye Meclisi, “Yol Harcamalarına Katılma Payı” alınması ile ilgili bir karar almış mıdır? Aldıysa ne zaman almıştır ve 30 Mart Yerel Seçimlerinden önce neden uygulamaya koymamış ve seçim sonuçlarını beklemiştir?

 

  • Metropol Yasası’nda caddeler Büyükşehir’e sokaklar ise ilçe belediyelerine bağlı iken, Büyükşehir Belediyesi sokaklara da karışarak hukuki manada yetki tecavüzü yaparak haksız tahakkukta bulunmuş mudur?

 

  • 2013 yılında çıkan “Torba Yasa” ile Yol Harcamalarına Katılım Payı’nın tahsili (katılım bedelinin tahsili)  belediyelerin takdirine bırakıldığı halde, Büyükşehir takdir hakkını neden vatandaş lehine kullanmamıştır?  

 

Buna rağmen Çubuk İlçesi’nde neden yasal zorunluluk olarak yansıtılıyor? Örneğin;

 

a) Çankaya Belediyesi Asfalt Katılım Payı olarak her konuttan rayice göre 200 lira alırken, Büyükşehir Belediyesi Çubuk’tan kriteri belirsiz oranlarda en az 400 lira ve üzerinden Asfalt Kullanım Payı alıyor. Çubuk İlçesi Çankaya2dan daha mı zengin? Ya da Çubuk İlçesi ne yaptı da bu denli cezalandırılıyor?

 

İlçe halkı fakir ve yoksulluk içindedir. Askerden gelenler boş ve işsizdir. Üniversite mezunları bile ilçede iş imkânı olmadığı için, ailelerine bir katkı yapmak için mecburen çevre ilçelerde vasıfsız eleman olarak asgari ücretle çalışmak zorunda kalmaktadır.

 

İlçe esnafı ise kimi zaman siftah yapamadan kepenk kapatmaktadır.

 

İlçe halkı yoksulluk ve fakirlik içinde kıvranırken, bir de üstüne üstlük bir de Asfalt Kullanım Payı’nı ödemek zorunda bırakılmaktadır.

 

Kısacası vatandaşların söz konusu ihbarnameleri ödeyecek ne gücü ve ne de takati olamadığı gibi gönderilen ihbarnamelerin de hiçbir yasal dayanağı mevcut değildir.

 

Kriteri, neye göre alındığı belli olmayan, genel olarak komşu taşınmazlarla dahi farklılık gösteren bedellerle üstelik kamu hizmeti karşılığında yasal dayanak oluşturulmak suretiyle borç salınmıştır.

 

Talep edilen bedel emlak değerinin yüzde 2’sini kat ve kat aştığı gibi Büyükşehir Belediyesi Kanunu’na göre söz konusu mahallelerdeki sokaklara asfalt atımı Çubuk Belediyesi görev ve yetkisindedir. Bu nedenle yetki gaspı suretiyle talep edilen bedelin yasal dayanağı olmadığı açıktır.

 

AYRICA;

 

29 Mayıs 1981 gün ve 17354 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan 2464 sayılı Belediye gelirleri Kanunu’nun 86. maddesinde yer alan “Yol Harcamalarına Katılma Payı, belediyelerce veya belediyelere bağlı müesseselerce aşağıdaki şekilde inşa, tamir ve genişletilmeye tabi tutulan yolların iki tarafında bulunan veya başka bir yola çıkışı olmaması dolaysıyla bu yoldan yararlanan gayrimenkullerin sahiplerinden 06.12.2013 gün ve 28489 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan 6360 sayılı kanunun 28. maddesi ile bu maddenin “Yol Harcamalarına Katılma Payı” alınabilir şeklinde değişmiştir.

 

Buna göre 06.12.2013 tarihinden sonra “Yol Harcamalarına Katılma Payı” alınması veya alınmaması belediye meclis kararına göre olacaktır.

 

Yol yapımı gibi yerel hizmetler karşılığı belediyelere her ay ödenen ve belediye gelirlerinin yüzde 50’sini oluşturan genel bütçe vergi gelirlerinden gönderilen paylar gibi özel devlet yardımlarının, asfalt katılım payı giderinden düşürülmesinin yasal zorunluluğu karşısında , yurttaşın alacaklı bile olması söz konusudur.

 

Yasal gerçeklere dayalı resmi uygulamalar ortaya koymaktadır ki, belediye gelirlerinin ortalama olarak yüzde 48’i, büyükşehir belediyelerinde yüzde 55’i genel bütçe vergi gelirlerinden gönderilen paylardan oluşmaktadır.

 

Ayrıca, genel bütçe gelirlerinden alınan paylarla birlikte, bazı bütçe ve fonlardan yapılan kaynak aktarmaları da bulunmaktadır.

 

Yol harcamalarına katılma payında asıl olan bu yollardan faydalananın yükümlülüğüdür. Asfalt katılım payında yükümlü olmak için asfalt yoldan faydalanmak asıldır. Evinin önünde asfalt olmayanlara bile “Yol Harcamalarına katılım Payı tahakkuk ettirilmiş ve tebligat gelmiştir.

 

Bu yoldan yayalar ile ulaşım olarak toplu taşım araçlarını kullanarak faydalananlardan yükümlü çıkarılamaz. Ayrıca Ankara'da olduğu gibi Ankara Büyükşehir Belediyesi, görev ve yetkisi bulunmayan sokaklarda hiçbir hizmet yapmadan yani yasanın tanımı ile hizmeti tamamlamadan, keyfi olarak hem de yasal ilan ve tebliği koşullarını yerine getirmeden, hukuksuz tahsilat yoluna gitmiştir.

 

T.C. Danıştay 9. daire e. 1998/3784 k. 1999/3152 T. 21.09.1999 özetle “harcamalara Katılma Payı gayrimenkul değerinin yüzde 2’inden fazla olamaz ve vergi değerlerine orantılı olarak hesaplanır.”

  

İptali talep edilen ihbarnameler bu yönüyle de açıkça  hukuka aykırı olup iptali gerekir.

 

 

ÖZET: Ankara Büyükşehir Belediyesinin ilçe halkından yol katılım payı istemi, 2464 ve 4077 sayılı kanunlar (BORÇLAR KANUNU) açısından uygun değildir. Yeterli yasal destek yoktur. Üstelik ilçenin yollarına atılan asfaltta asfalt değildir. Atılmayan asfaltın, bir başka ifade ile gerçek olarak verilmeyen hizmetin bedeli olur mu? Ekteki fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere atılan asfaltın durumu ortadadır. İlçeye daha adamakıllı bir yağmur yağmamıştır, yağdığında asfaltın içler acısı durumu ortaya çıkacaktır.

 

İşin en ilginç yanı da hiç asfalt atılmayan, evlerinin önünde çorak ve kilit taş olan meskenlere de “Asfalt Kullanım” parası gelmekteymiş.. Bu da işin ciddiyetsizliğini ortaya koyuyor. Kimi sokaklardaki meskenlere de cadde gibi muamele yapılıp yüksek paralar tahakkuk ettirilmiş.. Tahakkuk işleminde de tutarsızlıklar ve adaletsizlikler varmış. Cadde ve sokakların maliyetlerinin farklı olması gerekirmiş?

 

İkinci defa tebligat gelenler bile varmış; bir mesken sahibinin meskenine hem bulunduğu sokak üzerinden ve hem de arkadaki caddeye göre tebligat gelmiş...

 

Büyükşehir üstelik hiç asfalt atmadığı, kilit taş olan meskenlere de asfalt katılım bedelini hangi kıstasa göre talep etmektedir? Verilmeyen hizmetin parası olur mu?

 

Bu da gösteriyor ki Çubukluların Büyükşehir’e verdiği oylar ceza olarak yağmaktadır. Çubuklular bunu hak ediyor mu? Evet hak edenler var, hem de çok ama hak etmeyenler de var.

 

                                               Çözüm TBMM’de...

 

Başkentliler, ellerine ulaşan yüksek meblağdaki ‘Yol Harcamalarına Katılma Payı” tebligatlarına tepki gösterirken, geçtiğimiz yılın sonlarında Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nde ‘2014 yılı asfalt metrekare birim fiyatı’ görüşülmüş.

 

CHP Grubu indirim istemiş, AK Parti sıraları, “Belediyelerin bütçe açıkları var” demiş. BBP Meclis Üyesi İbrahim Uyar ise, vatandaşların şikâyet ettiği asfalt katılım bedeli ücretinin, TBMM’de yapılacak yasal değişiklikle çözülebileceğini söylemiş.

 

Büyükşehir Belediye Meclisi gündemine gelen Başkanlık Yazısı’nda, 2014 yılında vatandaşlardan alınan asfalt metrekare birim fiyatlarının, 2013 ile aynı olması teklif edilmiş. CHP Grup Başkanvekili Doğan Yılmazkaya, “2013 yılında hesaplanan fiyatlara da vatandaşlar tarafından yüksek olduğu şikâyetleri geliyor. Bunun tekrar komisyonda değerlendirilmesi uygun olabilir mi” demiş.

Meclis Başkanvekili Ali İhsan Ölmez, komisyona gitse bile, asfalt bedellerinin 2013’ün gerisine düşme ihtimalini sıfır olarak nitelendirerek, “Asfalt gideri olarak Belediyenin gelir kalemi üzerinde en ufak bir siyasi polemik konusu yapmayız. Bütün belediyelerde bütçe açıkları var” ifadelerini kullanmış, CHP Altındağ Meclis Üyesi Ali Ergin’in, “Vatandaş geliyor, ‘benim mahallemde sokağımda son beş yılda hiç asfalt serimi yapılmadı ama bedel isteniyor’ diye şikâyet ediyormuş. Bu meselenin enine boyuna komisyonda tartışılması lazım” derken, BBP Meclis Üyesi İbrahim Uyar ise konunun TBMM’de çözülebileceğini söylemiş ve eklemiş: “Büyükşehir Belediyesi birkaç yıldır asfalt parası almadı. Sayıştay denetimi sonunda bu parayı almayan memurlardan, yasal yollardan alınması gibi bir karar çıktığı için belediye almak zorunda kalmış. Vatandaş bu parayı ödemekte sıkıntı çekiyormuş. Bu konuya TBMM’de yapılacak yasal değişikliklerle ancak çözüm üretilebilirmiş. Burada çözüm üretilmesi mümkün gözükmüyormuş.” 

Konuşmaların ardından Başkanlık Yazısı, oy çokluğu ile kabul edilmiş...”

BBP Belediye Meclis üyesi İbrahim Uyar’a katılmamak mümkün değil.. Asfalt kullanım parası için çözüm tabii ki TBBM’ dir. Çünkü orada Türk halkı için iyi ve güzel kararlar alınır!..

Kendilerinin maaş artışı gündeme gelince 30-40 saniye gibi rekor bir zamanda kıyak kanun çıkartanlar, iş vatandaşa gelince nasıl da alttan alıyorlar, nasıl da işi yokuşa sürüyorlar ve çıkmaza düşüyorlar. Hani ne demişler, “El elin eşeğini türkü çağırarak arar”. Bizim ki de aynen öyle.. Maalesef bizleri bu zihniyet yönetiyor. Ama ağlamaya sızlanmaya gerek yok. Onları biz seçiyoruz...

İlçenin de şu andaki en büyük sorunu “Yol Harcamalarına Katılım Payı” tebligatlarındaki asfalt paralarının ödenmesi.. Çünkü cep yakar cinsten.. Hemen öderseniz, Büyükşehir bunu alışkanlık haline getirir ve “Çubuklular nasıl olsa ses çıkartmıyorlar. Diğer tebligatları da gönderelim” derler. Örneğin; Yürüme parası, kaldırım parası, hava alma parası gibi...

 

                                   Çubuklular Ne Zaman Uyanacaksınız? 

Çubuklular artık değerlerinize sahip çıkmanın zamanı geldi de geçti bile..yediğiniz bu kaçıncı darbe.. Yıllarca, “adam sende” dediniz. “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın dediniz”. Ama o yılan şimdilerde geldi ve maalesef sizi de soktu. Ne zaman akıllanacaksınız? Uyanın artık. Haklarınızı demokratik yollardan aramasını öğrenin. 

Yaşanabilir bir Çubuk için herkes el ele vermeli.. Yoksa yarın çok geç olabilir.

Ey siyasiler;

Masa başında oturmakla siyaset olmaz. Oturup yapıştığınız o deri koltuklardan kalkın da halkın sesine kulak verin!.. Artık uyanın ve ilçenin dağ gibi birikmiş sorunlarına sahip çıkın ve çözüm bulun..

Çubuk’ a ve Çubukluya sahip çıkın...

Yoksa ilçe elden gidiyor. Ya adam akıllı ilçeye yakışır bir siyaset yapın, ya da beceremiyorsanız siyaseti bırakın, yapacaklar gelsin...

Siyasetçinin görevi; Halkın şikâyetlerini dinlemek, ihtiyaçlarını saptamak ve giderilmesi için gerekli önlemleri almak, gelecek için programlar hazırlamak, geçmiş programlarda ortaya çıkan  durumları değerlendirmek değil midir?

Ey Çubuk Halkı;

Çubuk’tan giden gidene, bir zamanların yaşanabilir, yeşil Çubuk’u sizlerin ve siyasilerin sorumsuzluğu ve vurdumduymazlığı yüzünden gittikçe yaşanamaz bir hal almakta..Böyle giderse çocuklarınızın ve torunlarınızın geleceği çok karanlık..

Çubuk’tan Giden Gidene...

Kısacası diğer konularda da (bunlara tekrar değineceğim) ilçe hızla kan kaybediyor. Çubuk’tan giden gidene..Çubuklu siyasiler ve vatandaşlar ise sadece bu olanları seyrediyor. Çubuklular genel olarak günü kurtarma peşinde.. Ama yarın bu değirmenin suyu bitecek. Kendileri, çocukları ve torunları aç kalacak, haberleri yok.

Ankara’da Deniz Bitti, Çubuk’ta İse Okyanus Var...

Bilindiği üzere 23 Temmuz 2004 tarihi itibariyle “Metropol İlçe” olduk.

Metropol olmaya olmuştuk da. Ama hizmet alamadık.  Çünkü;

Yani Çankaya’da ne varsa Çubuk’ta da o olacaktı. Nitekim oldu da!.. Çankaya’da vergi ne ise Çubuk’ta da o oldu. Çankaya’nın birkaç istisna dışında suyu ve elektriği kesilmedi. Ama Çubuk’un hep kesildi. Kısacası Çubuk vergide Çankaya, hizmette ise mezra oldu.

METROPOL bir kentin; Yolları düzgün, binaları estetik, sokakları temiz, kent möblesi, yeşil alanı boldur. Her şeyden önce her yaşam alanı belli bir ruha sahiptir. İçinde yaşayanlarda güvencededir. Bu durum aynı zamanda modern ve gelişmiş olanın göstergesidir.

Metropole gireli yaklaşık 10 yıl geçmesine rağmen Çubuk İlçesi henüz Metropol’e benzeyen bir özelliğe sahip olamamıştır. Kısacası ilçede Metropol’den eser yok.

Sahip çıkılmazsa Çubuk olsa olsa birilerine rant kapısı olur.

Büyükşehir Belediye Başkanı Gökçek, 24 Temmuz 2004 Perşembe günü Atatürk Parkı önünde Çubuklulara yaptığı teşekkür konuşmasında, “Ankara’da ne varsa Çubuk’ta da o olacak” demişti.

Ve hatta Taksiciler, kamyoncular, otobüsçüler ve köylüler birkaç kuruşluk rant için bu konuşmayı elleri patlarcasına alkışlamışlardı. Gökçek o gün verdiği vaatlerin hangisini yaptı?

O günü kaleme almış, verilen vaatlerin sözde kalacağını ifade etmiş ve hatta yazımın bir paragrafında, “Karaman’ın koyunu, sonra çıkar oyunu” demiştim.

Demeye kalmadı. İlçeye yağmur yağmadı ama Büyükşehir’den vergiler, asli göreve katılım payları (asfalt ve atık su bedeli gibi) üst üste gelmeye başladı. Bu gidişle daha neler gelecek. Bekleyip göreceğiz.

Oysa Başkan Gökçek, gerek 2009 ve gerekse 2014 yerel seçimlerinde en fazla oyu Çubuk’tan almıştı.

Gökçek ilçeye minnet borcunu böyle mi ödeyecekti?

Çubuklular olarak Büyükşehir’in yapması gereken alt yapı, asfalt gibi asli çalışmalarına şak şak yaptık. Şimdilerde içilemeyen ve küf kokan sularımız yüzde 9 zamlanmasına rağmen yakında uzun süreli kesintilere uğrayacak. Asfalt kullanım paraları gelmeye başladı ve cüzdan yakıyor. Sessiz kalırsanız bunları diğerleri takip edecek. Ben buna Metropol’ün Kazıkları” diyorum. Büyükşehir’i izlemeye devam ediniz!..

İlçenin Metropol olmaktan dolayı başına gelecekleri müteakip defalar dile getirdim. Ne etkililer, ne yetkililer ve ne de Çubuk halkı dinlemedi, dikkate almadı. Hatta bir kulaklarından girdi diğerinden çıktı. Netice her olayda olduğu gibi yine haklı çıkacağım.  Keşke ben haksız çıksaydım.

İleride yine değineceğim ve iddia ediyorum:  Çubuk, Ankara’nın en geri kalmış kasabası, bu zihniyetle giderse ki gidecektir. Çünkü ilerlemek ve çağdaşlaşmak için hiçbir gayret ve çaba yok.

Çubuk İlçesi Metropole girmekle sosyal, kültürel, ahlaki ve manevi değerlerini kaybetmeye başladı. Hayvancılık ve Tarım bitirildi. Askeri Garnizon ilçeye üniversite gelecek diye Çankırı’ya gitti. Askerlik Şubesi Abidinpaşa’ya taşındı. Ceza Evi yıkıldı. 192 işyeri ve 92 fabrikayı Akyurt’a kaptırdık. Turizm, gibi ekonomik değerlerini ve vasıflarını da birer birer kaybetti. Askerden gelen gençler işsiz, üniversite mezunları işsiz, iş bulanlar ise vasıfsız eleman olarak çevre ilçelerde asgari ücretle çalışıyorlar. Madde bağımlıları hızla artıyor.

Bu nasıl bir Metropol İlçe? İlçe uçuruma doğru sürükleniyor. Siyasiler ve sorumsuz ilçe halkı ise bu durumu seyrediyor. Çubuk bir zamanlar Ankara’nın en zengin ve güzel ilçesi iken, Metropol İlçe olduktan sonra en geri kalmış ilçesi olmuştur.

Çubuk İlçesinin düzlüğe çıkması için, Metropol kanunları esnekleştirilmeli.. Bu konuda şimdiye kadar bir ışık görülmemiştir. O halde:

·         Çubuk, Çankırı gibi  ‘Kalkınmada Öncelikli Yöre’ olmalı,

·         Ya da Çankırı’ya bağlanmalı” .. Çubuk için başka kurtuluş yolu yok. Başka alternatifte yok.

Büyükşehir 30 Mart 2014 yerel seçimleri öncesi Çankırı’nın Şabanözü ilçesine asfalt attı. Yakınlarınız varsa telefon açın sorun orada da asfalt parası alınıyor mu?

Alınmaz çünkü Şabanözü, “kalkınmada öncelikli yöre”.. Orada teşvik var. Orada muafiyet var.

Çubuk’ta ne var? Hizmet yok, olsa da parasız hizmet yok.

Çubuk’u çok seven ama geçmiş yönetimlerin yarattığı Çubuk’a şimdilerde yabancılık çekiyorum, bu anlayışın değişmesini istiyorum. Sizi bilmem ama eski insanları sevecen ve saygılı, misafirperver, yeşili bol, suyu içilebilir, dereleri ve mahalle çeşmeleri şarıl şarıl ve sürekli akan, yaşanabilir o güzel ve Yeşil Çubuk’umuzu geri istiyorum.

Sizlerde aynı görüşte değil misiniz?

Çubuklular olarak hepimizin ideali ilçemizde, ülkemizde ve tüm dünyada tam manasıyla çağdaş ve medeni bir toplum olarak yaşamak değil midir? 

Peki 25-35 yaşında olup da hiç çalışmadan yan gelip yatarak, sadaka kültürü ile geçinenlerin bunu önlemeye hakları var mı?

Önce ilçe siyasileri, sonra sivil toplum örgütleri ve meslek odaları ilçenin dağlar gibi birikmiş sorunları için ellerini değil, bütün gövdelerini taşın altına koymaları gerekir.

İlçenin çok sayın siyasetçileri, sivil toplum örgütleri ve akilleri Kış uykusundan uyanıp, konuyu seçim öncesi milletvekillerimize iletir ve Meclis’te görüşülmesini sağlarlarsa asfalt paraları ödenmeyebilir.

 

Yoksa ödemek zorunda kalırsınız. Bu da zamanla Büyükşehir’de alışkanlık yapar. Nasıl olsa Çubukluların sesi çıkmıyor, hemen ödüyorlar diye sizlere yeni vergiler ihdas edip, gönderirler.... Benden söylemesi...

 

Milletvekili milletin vekilidir, en büyük görevleri de kendilerine, akraba ve yandaşlarına menfaat sağlamak değil, milletin derdiyle uğraşmak olmalıdır.

 

Şayet seçtiğimiz milletvekilleri bizim derdimizle uğraşmayacaksa, bizde derdimizle uğraşacak milletvekili ve milletvekillerini seçebiliriz. Şimdiye kadar buna tevessül etmedik. Ama artık bıçak kemiğe dayandı ve iş başa düştü. Ve zorunlu hale geldi.

 

 

Ankara’nın milletvekili çıkartamayan tek ilçesi Çubuk’tur. Güzel ilçemizin bu makûs talihini yenelim. Yoksa dün olduğu gibi bugün ve yarın da sırtımıza binmeye devam ederler. Çubuklular ne dersiniz?

 

Ankara 2. Bölge de 15 milletvekilimiz var. Bunlara öyle veya böyle oy verdik.

 

Bunların 9’u AKP; 4’ü CHP ve 2’si de MHP’den.. Önümüzde (7 Haziran 2015) Genel Seçimleri var. Her seçim arifesinde ülkemizin her köşesindeki bir yere birtakım seçim yatırımları yapılır. Sizler buna ister seçim yatırımı, isterde seçim rüşveti deyin.. Bunlar; altyapı olur, fabrika olur. Bunlar yapılır, onsan sonra da faturası sizden çıkar. Hiç değilse bir hizmet gelir.

 

Sayın Çubuklular, uyanma vakti geldi de geçti bile... 2015 seçimlerinde kendi vekilimizi bir başka ifade ile Çubuk’tan bir milletvekili ve hatta milletvekilleri seçelim, bununu için yeterli gücümüz var. haklarımızı artık onlar savunsun...Artık yeter diyelim...

 

7 Haziran 2015 Genel Seçimleri ilçe için bir fırsat.. Bu seçimlerde ilçeden bir veya birkaç milletvekili çıkartalım. İthal milletvekillerine artık dur diyelim. Bunun zamanı geldi de geçti bile...

asfalt20-002.jpgasfalt29.jpgasfalt28.jpgasfalt27.jpgasfalt26.jpgasfalt25.jpgasfalt24.jpgasfalt23.jpgasfalt22.jpgasfalt21.jpg

asfalt30.jpgasfalt32.jpgasfalt33.jpgasfalt36.jpgasfalt37.jpgasfalt39.jpgasfalt40.jpgasfalt41.jpgasfalt42.jpgasfalt43.jpgasfalt44.jpgasfalt45.jpgasfalt46.jpgasfalt47.jpgasfalt48.jpgasfalt49.jpgasfalt50.jpgasfalt51.jpgasfalt52.jpgasfalt53.jpgasfalt54.jpgasfalt55.jpgasfalt56.jpgasfalt57.jpgasfalt59.jpgasfalt60.jpgasfalt61.jpgasfalt62.jpgasfalt63.jpgasfalt64.jpgasfalt65.jpgasfalt66.jpgasfalt67.jpgasfalt68.jpgasfalt69.jpgasfalt70.jpgasfalt71.jpgasfalt72.jpgasfalt73.jpgasfalt74.jpgasfalt76.jpgasfalt78.jpgasfalt77.jpgasfalt79.jpgasfalt80.jpgasfalt81.jpg

Bu yazı toplam 5576 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Akinci
13 Ocak 2015 Salı 18:27
18:27
Elinize, yüreğinize ve de kaleminize sağlık. Her şeyi en ince ayrıntısına kadar yazmışsınız. Biraz uzun ve tekrarlar var. Yazınızı tekrar düzenler ve benzer fotoğrafları azaltırsanız daha çok okunur diye düşünüyorum. Sonuca gelince onu da yazmışsınız Meclis'ten döneceğini anlayan Melih şimdiden almayabiliriz demeye başladı tabi onun yerine araba sahiplerinden 15 lira aylık asfalt kullanım parası alacağını söylemeye başladı. Onun uygulamasının da Haziran seçim sonrasına kalacağına göre vede asfalt parasını almayacağım dediği için Çubuk'lu hemşehrilerimiz "ALLAH razı olsun" derler. Bildiklerinden şaşmazlar. 2015 seçim sonrasında Şuayip bey şu asfalt kullanım ücretine ilişkin bir yazı yazsa diye beklerler.
ÇOK MUTLUYUM ÇOK
12 Ocak 2015 Pazartesi 10:22
10:22
ASVALT AĞLADI BEE..
BEN OLSAM GELECEK SECİMLERDE DAHA ÇOK OY VERİRİM AKP YE. ALT YAPI KATILIM PARASI GELSİN DİYE...
Müslahattin
11 Ocak 2015 Pazar 14:46
14:46
Zamanında Aziz Nesin'e çok kızardık.Üzülerek söylüyorumki adam çok haklıymış.Sürü toplumuyuz, deve kuşu gibi başımızı kumdan çıkarmak istemiyoruz.Yapılan her türlü haksızlığa,hırsızlığa,yolsuzluğa rağmen.Takım tutar gibi parti tutuyoruz.Bu yüzden büyük-küçük yöneticilerin yaptığı her türlü yanlış işleri dahi savunur olduk.Bal tutan parmağını yalar mantığında düşünmeye devam ediyoruz.Ne zaman ki bal tutan parmağını yaladığında o parmak kırılır mantığını oturtursak düzeliriz...Bu da şu zamanda zor görünüyor. Çünkü insanlar iktidar yanlısı da,muhalifet yanlısı da doğruya doğru diyemiyor ,yanlışa yanlış diyemiyor..
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Çubuk Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 9110397 / cubukhaber06@hotmail.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim