• BIST 87.143
  • Altın 219,609
  • Dolar 5,8507
  • Euro 6,6489
  • Ankara : 23 °C
  • İstanbul : 25 °C
  • İzmir : 26 °C
  • Trabzon : 25 °C
  • Antlaya : 0 °C

Güneş Ne Zaman Doğacak?

26.01.2008 15:20
Tarık Sezai Karatepe

Tarık Sezai Karatepe

Sular, ta topraktan donmuş;
komşu evlerin bahçelerinden, uzak yakın camilerden güğümlerle su taşımışlar;
bu aylar sürmüştü;
nihayet bahar gelmiş, bu sefer de patlayan boruların tamiri aileyi canından bezdirmişti;

mühendis, acemiliğini onlardan çıkarmış; bodrum katını kömürlük yapmıştı.
“Bacım, bizden iyi mi bilecen” demez mi!
Nice sonra “bizim parti”den belediye reisi seçilecekti.

Abla, iki kardeşinin arasına girer, ense köklerinden tutar, sağ salim eve getirirdi.
Kışın eğlencesi, Kongre İlkokulu"nun yanındaki inişte, çantayı altına alıp kaymaktı;
daha usta olanlarsa bidon parçasıyla buz üstünde manevra yaparlardı.

Kömür tevzide darası alınan at arabaları yokuşlarda kayış atar; nefes nefese kalan at, bir sicim darbesiyle kalkar; bu sefer de dermanı kesilir, buzun üstüne diz kırar, kan revan içinde kalırdı.

Bahar; eşeğe bağlanan dönme dolapların mahalleye gelişiyle başlar; meraklı çocuklar on kuruşa “iki dönme”nin keyfini yaşarlardı;
dondurmacılar, çemenciler, çökelikçiler, boncukçular…. hep baharı beklerlerdi.

Çingene kadınlar, boylarından büyük bohçaları kapının önüne serer, yüz liradan başlayan pazarlık,
“Hadi seni mi kırayım”larla onbeş"e kadar inerdi. Veresiye defteri tutmazlar, öbür gelmeye hesaplar denkleşirdi; mahallenin yasası hakimdi.
Hiçbir ana, Çingene"ye borç takıp, kızının helal çeyizine haram katmayı düşünmez, “Ağlayanın malından gülene hayır gelmez”di.

O da okulluydu artık; anasının cebine doldurduğu “kan üzüm”lerini; dayanamaz, sınıfındaki oğlanlara dağıtır, kavurmaları bölüşür, bazen de “bölüşemezdi(!)”

Soyadı gibi “Şimşek” olan Mustafa öğretmen, kafasını kalorifere çakar, anası hesap sormaya gelince de “Ben mi vurmuşum, en iyi öğrencim!” deyip savuştururdu.

Afet öğretmenin, “İmam Hatip"e gidip de ölü mü yıkıycan!” fırçası, abisinin gönül dünyasını darmadağın etmiş, anasının bin dereden su getirmesiyle ikna olmuş, ertesi gün öğretmenine “Ben İmam Hatip"e gideceğim!” demiş,
bu, hayatının kırılma noktası olmuştu.

Gazete kağıdını, hamur sürerek kese kağıdı yapar, bakkallara satarlardı;
Bir seferinde Cumartesi Pazarı"na “boş araba”ya çıkmışlar; kırmızı topları, Lessi"nin diş darbesiyle patlamış, bu işten de vazgeçmişlerdi.
“Üç gıdıklı şişman çocuk” çarpım tablosunu ezberlemiş; öğretmenin hediye ettiği, ortası beyaz çizgili mavi silgiyi, bir iple boynuna asmıştı.

76"nın Ağustos"u…
İmam Hatip, sınavla öğrenci alıyor; anası, yaza rastlayan Ramazan"da, kimbilir kaçıncı iftarını kayıt sırasında açıyordu!
Nihayet abisi, İmam Hatipliydi!

Sokaklar, anlamsız bir kardeş kavgasına adım adım sürükleniyor; sağ ve sol izm"ler gençleri
“vuruşturarak” nemalanıyor;

bunun bir “Siyonist oyun” olduğunu haykıran çevreler,
Mehmet Zahit Kotku"nun “Tasavvufi Ahlak”ının satır aralarında,
“Önce ahlak ve maneviyat, tek çare: ağır sanayi, şahsiyetli dış politika…”
heyecanını ilmek ilmek, nakış nakış Anadolu"ya işliyor,
“Barışın garantisi biziz!” diyorlardı.
Kıbrıs zaferiyle doruğa çıkan olumlu hava çoktan dağılmıştı.

Kan ve gözyaşının mimarları, bir hiç uğruna yok ettikleri fidanların başı dumanlı analarına:

“Aslında aynı merkezden yönetiliyorduk, adımız farklı idi sadece, sizden özür dileriz!”
deme erdeminde bile bulunmuyorlardı.
Biri Çankaya"da Rus votkası, diğeri Rüzgarlı"da Türk rakısı içiyordu;

fark bu kadardı!

Bu yazı toplam 991 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
selda...
27 Ocak 2008 Pazar 21:17
emeğinize sağlık hocam.
hocam çok güzel yazmışsınız yazılarınızın devamını heycanla bekliorus emeğinize yüreğinize sağlık hocam....
tuncay
27 Ocak 2008 Pazar 20:41
yazılarıyla tek olan insan
Merhaba hocam yazılarınızı yazılarınızı okudum.Doğayla ilgili milleti bilgilendiren yazılar yazdığınız için kendinizle gurur duymanız lazım.Yazılarınızdan doğayı ve hayatı çok sevdiğiniz belli oluyor.Hoşçakalın hocam.İyi tatiller........
umut
27 Ocak 2008 Pazar 19:33
umut@hotmail.com
sezai bey yazınız çok güzel.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Cubuk Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 9110397 / cubukhaber06@hotmail.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim