• BIST 86.439
  • Altın 232,624
  • Dolar 6,1280
  • Euro 6,9913
  • Ankara : 35 °C
  • İstanbul : 29 °C
  • İzmir : 32 °C
  • Trabzon : 27 °C
  • Antlaya : 0 °C

ÇOCUK TERBİYESİ VE EĞİTİMİ

08.12.2011 22:20
Emekli Müftü Abdurrahim Somuncu

Emekli Müftü Abdurrahim Somuncu

    

               Çocuklar bir toplumun geleceğinin temel taşlarıdırlar. Bir toplumun sağlamlığı o toplumun çocuklarına vereceği eğitime bağlıdır.Çocuğun hafızası bir kameraya benzer. Çocuklar, aile ortamından, çevresinden veya okuduğu eserlerden, sanal âlemde, gördüklerine göre şekil almaktadırlar. Anne babaların devlet ve milletin devamı için, neslini iyi yetiştirmesi asli görevlerinden olmalıdır.

         Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadisi şeriflerinde “Hiçbir anne ve baba çocuğuna güzel edepten (terbiyeden) daha üstün bir miras bırakamaz” buyurmuşlardır.

         Anne babalar; kendilerinin yaşamadığı şeyleri çocuklarına yaptırmaya çalışmamalıdırlar. Bir baba çocuğuna  “sigara içme” diyor, Ama kendisi sigara içiyorsa, çocuğun, O,babanın sözünü dinlemesi beklenir mi? İmamı Azama (R.A.)  dayandırılan bir hikâye vardır. Şeker hastası olan bir adam, Büyük İmama gelir. Hastalığını anlatır. İmamı Azamda o anda, tatlı yiyormuş. Hastanın Kırk gün sonra gelmesini istemiş. Hasta, kırk gün sonra gelince, İmamı Azam, kendisine gelen zata, tatlı yeme demiş. Adam şaşırmış  “Ya İmam kırk gün önce tatlı yeme deseydin, ben şurada, burada barınma sıkıntısı çekmezdim demiş.” İmamı Azamda “sözümün etkili olabilmesi için ben 40 günden bu yana, tatlı yemedim” demiş.

         Hz. Ömer (r.a) bir gece yarısı, insanların gece yaşayışlarını, öğrenmek için sokaklarda gezerken, bir evden sokağa şöyle bir ses yansır.

         —Anne, süte su katma, günah olur.

         —Kızım süte su katarsak sütümüz çoğalır, der Kızıda,

         —Anne sen duymadın mı? Halife Ömer süte, “su katmayın,” buyuruyor.

         —Kızım gecenin bu yarısında Ömer bizi nereden görsün.

          —Anne bizi halife Ömer (r.a) görmüyorsa, Allah görüyor, diyor. Daha sonra (Hz. Ömer bu kızı kendi torununa gelin olarak almıştır).

         Biz neslimizi bilgili, ahlaklı, erdemli, edepli yetiştirmek zorundayız. Çağın gelişmelerine ayak uydurmalarını sağlamalıyız.

         Tarihimize göz attığımızda, yükselme devirlerinde yetişen neslin, bize bizden sonrakilere örnek teşkil edecek işler, yaptıklarını görüyoruz. 

Mimar Sinan’ın çocukken Kayseri’nin bir köyünde suyolları yaptığı ve suyu, akıttığı, taş ve çamurdan binalar inşa ettiğini tarih kitaplarından okumakta ve öğrenmekteyiz.  Devlet bu çocuğu, eğitime almış ve yetiştirmiştir. Bundan sonrada Mimar Sinan’ın yapmış olduğu harika eserlerle, dünyanın takdirini kazanacak bir mimar haline gelmiştir.

Fatih Sultan Mehmet (merhum), İstanbul’un fethi için, Edirne’ de saraydaki havuzda oyuncak gemileri yüzdürmüş, fetih sırasında kullanılan topların yiv ve setlerin hesabını Macar mühendisi Urban ile birlikte yaptığı bilinen tarihi bir olaydır.

Çocuklarımıza eşit muamele yapmalıyız. Hazreti Peygamber Efendimiz (S.A.V) Hz. Hasan’ı sağ dizine, Hz. Hüseyin’i de, sol dizine, oturturlardı.

Müftüler seminerinde iken, Elazığ Akıl Hastanesini ziyarete gitmiştik. Akıl hastanesinin baştabip’i buradaki hastaların bir kısmının, hastalık nedeni olarak “Bu hastalar, çocukken Öcü geliyor, İğneci geliyor gibi, sözlerle korkutulmuş çocuklar olduğunu, söylemişti” Bu sözlerle korku içinde büyüyen çocuklar, zamanla şuuraltı korkuları, nedeniyle, akli dengesini kaybetmek durumunda kaldıklarını bizlere anlamışlardı.                                                                 

 Çocukların eğitiminin korku ile ümit arasında olmaları, kanısına vardığımı Hicr süresi 50 ve 51 ayetlerinden anlamaktayız. Akıl hastanesi baştabibinin ilave olarak, “akıl sağlığı bozulmuş bir kısım çocukların ise, zamanla anne-babası tarafından her istediği yerine getirilen, bir süre sonrada bu çocukların, bazı isteklerine ulaşamadıklarından, akli dengelerinin bozulduğunu” söylemişlerdi. Oradaki Baştabip bizlere “Anne-babaların bu yanlış davranışlarını, bulunduğunuz, her ortamda, hatta camilerde dahi, halka anlatmamızı” bizlerden istemişti.

         Bizler çocuklarımıza güzel ve kalıcı şeyler öğretmek zorundayız. Çocukların hem din, hem de dünyasını öğretmek görevlerimizdendir. Satırlarıma son verirken, Yüce Mevla’dan her yönüyle bizlere sağlıklı, hayırlı nesiller, nasip etmesini dilerim. Allah’a emanet olunuz.

Bu yazı toplam 1175 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Cubuk Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 9110397 / cubukhaber06@hotmail.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim