• BIST 1.112
  • Altın 504,262
  • Dolar 8,3508
  • Euro 9,7324
  • Ankara : 8 °C
  • İstanbul : 13 °C
  • İzmir : 15 °C
  • Trabzon : 18 °C
  • Antlaya : 0 °C

ÇAĞDAŞ VE MODERN ÇUBUK’TA ÇÖP MANZARALARI...

18.08.2020 14:52
GÖRÜNEN KÖY...   Şuayip Yaman

GÖRÜNEN KÖY... Şuayip Yaman

İlçemizde 26 yıldır çöp atmaya ve çöp toplamaya modern bir çözüm bulunamadı. Şu salgın dönemlerinde bile çöp hala ilkel usullerle ve zamansız atılıyor.

İlçede köklü bir çözüm bulunamadığı için her yıl havaların ısınmasıyla birlikte çöplerin alınması da başlı başına bir sorun olmaya devam ediyor.  

 

Neredeyse hem de ne sorun, her tarafı çöp götürüyor. Hemen hemen her gün her sokak ve caddede aynı çöp manzaralarını görmek mümkündür.

 

 Çöp deyip geçmeyiniz. İçinde her türlü zararlı maddeyi (mikrobu) ihtiva eden çöpler “Kuzey’in Parlayan Yıldızı” ve “Çağdaş ve Modern Çubuk” sloganlarıyla anılan ilçe de ilkel usullerle atılıyor ve alınıyor.

Belediye yönetimleri şimdiye kadar maalesef, “gücümüz bu kadarına yetiyor” veya “Saldım çayıra Mevla’m kayıra...” zihniyetiyle hareket etmiştir.

 

İlçeye yakışır bir temizlik için; Temizlik İşleri Müdürlüğü’nün kadrosu tamam mı, bu konudaki planlamanız hazır mı, çalışanların ne gibi sorunları var? Zabıta ile koordineli olarak çalışılıyor mu? Bunları bilmek zorundasınız. Ayrıca bu birimleri personel, modern araç ve gereçle desteklemek ve görevli personelin arkasında durmak zorundasınız. Çün kü 23temmuz 2004 tarihinden beri ‘Metropol İlçe’yiz.

 

Çünkü temizlik ve çöp konusu bir kentin hayati değerleridir ve bu yüzden çok önemlidir. Üstelik bir kentin olmazsa olmazlarıdır. Bu nedenle Temizlik İşleri Müdürlüğü çalışmalarında yalınız bırakılmamalı, tabiri caizse kaderine terk edilmemeli..

 

Gelişmiş Avrupa ve ABD ülkeleri yüzyıldır çöp toplamayı disiplin ve kontrol altına almış, vatandaşlarını bu konuda eğitmiş, bu nedenle de yanlış yapanı affetmiyor, cezalandırıyor iken; biz ise “oy” kaygısı uğruna çöp sorununa gereken önemi veremiyoruz.

 

Bizde, cadde ve sokaklara izmarit, kâğıt, çöp, poşet v.b. maddeler atılmaması gerekirken, tam tersi bir hareket var.

 

İlçe halkı genel olarak sorumsuz ve duyarsız. Bu yüzden çöp atım saatleri dışında rahatlıkla çöp atabiliyor. Ve hatta hemen her saatte çöplerini istedikleri gibi her yere atabiliyor. Bu da ilçede çevre ve görüntü kirliliğine sebep oluyor.

 

İLÇEYİ ÇÖP GÖTÜRÜYOR BİRİLERİ SEYREDİYOR...

 

Çubuk Belediyesi tarafından yaklaşık 16 yıldan beri uygulanan poşetli çöp toplama sistemi iflas etmiş durumda. Çünkü vatandaşın kullandığı poşetlerde belirli bir numune yok.

 

Vatandaş çoğu kez şeffaf poşetlere çöpünü koyuyor. Çöp poşeti dayanaksız olduğu için daha evden veya apartmandan çıkmadan poşetin içindeki sıvı merdivenlerden akmaya başlıyor.

 

Eski başkanlardan Adem Tuğluca döneminde kalın poşetler kullanılıyordu. Hatta bir süre bu poşetler vatandaş alışsın diye ücretsiz dağıtılmıştı. Şimdilerde her çeşit poşet kullanılıyor. Bu yüzden çöp poşetlerinde bir standart getirilmeli...

 

Vatandaşlar genel olarak cadde ve sokaklara normal çöp konteynırı sistemini isterken Belediye’nin bu isteğe kulak tıkaması ilçedeki çöp sorununun hat safhaya çıkmasına neden olmuştur.

 

Sadece belirli yerlere çöp konteynırı koymakla çöp sorunun çözemezsiniz...

 

Zaman zaman arayarak sıkıntılarını dile getiren vatandaşlar Belediye poşet sistemi ile çöpünü topluyor. Ancak ilçede bu sistem yürümüyor. Poşetler de standart yok. Çoğu çok ince, şeffaf ve çabuk deliniyor diyorlar.

 

Bu sistemin yürümediğini yeni Başkanımız da görüyor ve biliyor. Ama bu sistemde ısrar ediliyor.  Bu ısrar üzerine olan Çubuk halkının emeğine ve sağlığına oluyor.

 

Her yıl vatandaştan vergi olarak alınan milyonlarca lira temizlik için özel bir şirkete veriliyor. Ancak kentte çöpten geçilmiyor. Özellikle ana arterler... Temizlik işçileri, var gücüyle ve sürekli olarak çalışıyor. Ama plansız ve programsız. 

  

Çubuk’’ta başıboş köpek - kedi sorunu, otopark ve trafik sorununun hat safhada olduğunu da belirten vatandaşlar “Her yıl “Uluslar arası Turşu ve Kültür Festivali”  yapan Çubuk’un bu sorunlarını çözememiş olması büyük bir eksiklik. “Kuzey’in Parlayan Yıldızı” ,  “Çağdaş ve Modern Çubuk’a yakışmıyor” diyorlar.

 

İLÇEMİZDEKİ HERGÜN RASTLANAN ÇÖP MANZARALARI:

 

İlçenin aynası konumunda olan Ankara Bulvarı’nın Çubuk çıkışının sağ tarafında sıralanan apartmanların çevresi çöpten geçilmiyor.

 

Çubuk Orman İşletme Şefliği istinat duvarının kenarı izmarit ve cam şişe kırıklarından geçilmiyor. Oysa burada Sayın Cumhurbaşkanımızın ağaç dikimini canlandıran büyük bir fotoğrafı var.

Çubuk Devlet Hastanesi Başhekimlik girişindeki müracaat memurluğunun hemen yanı başındaki rögar kapağının altında bile yıllardır aynı çöp var.

Ankara Bulvarı’ndaki poliklinikler girişinin yanındaki kafeteryanın bahçesinden yola sarkan sarmaşıkların altı çöp...

Ve yine polikliniklerin Başak Sokak girişindeki 3 konteynır her gün öğle saatlerinde doluyor. Buraya çevredeki apartmanlar ve işyerleri çöplerini atıyor. Konteynıra atılan sıvı atıklar konteynırdan yere sızarak görüntü kirliliğine neden oluyor...

Eski hastane önündeki ağaçlar yola sarkmış vaziyette. Kaldırımdan geçen insanlara rahatsızlık veriyor. Bunların budanması gerekir.

Eskiden Çubuk Devlet Hastanesi’ne bağlı iken sonradan Ankara İl Sağlık Müdürlüğü uhdesine geçen 5 kat 10 dairelik lojman hala atıl durumda. 

Lojmanın ve bahçesinin çevre temizliği yıllardır yapılmıyor. Bahçesi çöplük. Çevre sakinlerinden aldığım bilgiye göre gençler zaman zaman burasını bir şeyler içmek için kullanıyormuş.

Yıllar önce Çubuk Gevher Nesibe Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi eski müdürlerinden

Emine Ayla Çiftçi bu lojmanı istemişti. Ama verilmemişti.

 

Lojman’ın tadilat ve tamiratı zamanında yapılmış olsaydı, şu salgın günlerinde  Hastane’nin bir yarasına merhem olurdu.

 

Eski Hastane arkasındaki boş alan şimdilerde park alanı olarak kullanılıyor. Son model aracını buraya park eden bir Allah’ın kulu da buradaki çöplüğü görmüyor!..

İlçede merkezindeki camilerin istinat duvarlarının çevresi çöplük.. Cami avlusunun kameli yelerinde oturan cemaat bunları görmüyor...

Yürüyüş Yolu’ndaki oturma banklarının önünde çöp kovaları olduğu halde burada oturan vatandaşlar çekirdek kabuklarını ve izmaritleri zaman zaman yerlere atıyor.

Fitness aletlerinin yanındaki plastik oturma banklarının içi çöp kutusu olmuş..

Bir zamanlar koruma altına alınan ve suların şarıl şarıl aktığı Çubuk Çayı “suya hasret”. Şimdilerde çevreden gelen atık suların birikmesiyle kirlenmiş ve pislenmiş, dere yatağı çöpten geçilmiyor.  Çubuk Çayı’ndan su içen Güverciler ölüyor.

Yeşil Çubuk Parkı’ndaki kafeteryanın önündeki havuz yosun kaplamış. Görüntü ve çevre kirliliği yapıyor. 

Örnekleri daha da artırabiliriz...

EN BÜYÜK TEMİZLİK KİRLETMEMEKTİR

Kirlettiğiniz şeyi tekrar temizlemek zordur.

Bakın şimdi çırpınıyoruz. Hep beraber ilçemizi çöpten temizleyelim ve temiz tutalım. Kirletmeseydik, böyle sorunumuz olmayacaktı.

Ama ne yazıktır ki, çevremizi kirletmeye devam ediyoruz. İnsanların bulunduğu her yerde temizlik başlı başına bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.

TEMİZLİK İLE İLGİLİ BİRİMLERDE KORDİNE ŞART...

Özellikle Belediye Temizlik İşleri ve Zabıta Müdürlüğü ekiplerinin  koordineli olarak yürüteceği çalışma ile kent merkezinde bulunan köprü ve gelişi güzel sokak köşelerine özellikle de boş arsa ve yol kenarlarına zamansız çöp bırakan vatandaşlara cezai işlemler artırılmalıdır. Bunun zamanı geldi de geçti bile...  

Artık insanların anladığı dilden konuşmak elzem olmuştur.

Ancak bu tedbirlerle tüm cadde ve sokaklar ile ana arterlerdeki evsel, endüstriyel ve ambalaj atıklarının zamansız çıkarılması engellenebilir.

Yukarıdaki birimler zaman zaman halkla özellikle de okullarla ortak “Temizlik Kampanyaları” düzenlemeli...

BELEDİYE ZAMANSIZ ATILAN ÇÖPLERE KARŞI MÜCADELEDE KARARLI OLMALI...

 Bundan dolayı da zamansız çöp çıkaranlara karşı uygulanan cezai müeyyideleri de etkin şekilde takip etmeli ve zamansız çöpe kesinlikle para cezası kesilmeli. Kesinlikle ayrım yapılmamalı..

 İzmarit, sigara paketi, kâğıt ve kuruyemiş kabuğunu yere atana, yere tükürene de para cezası uygulanmalı.

 Özellikle kahvehane önleri ve birtakım gençlik merkezlerinin önü izmarit çöplüğü olmuş durumda. Yetkili birimler kontrol ve denetim yaparlarsa görürler.   

HALKIN ANLADIĞI DİLDEN KONUŞMALI...

 Çünkü vatandaşlar temizlik ve çöp atma konusunda ikaz levhaları, broşürler ve belediye hoparlöründen müteakip defalar uyarıldı ve aydınlatıldı. Buna rağmen sorumsuz ve vurdumduymaz birtakım şahıslar uymamakta direniyor. O zaman o vatandaşlarla anladığı dilden konuşmak lazım. Yani cezai müeyyide...

 Belirli yerlere konulan ikaz levhaları formaliteden öteye geçmiyor. Duyarsız vatandaşlar bu uyarı levhalarının bulunduğu yerin hemen altına çöp dökmeyi bir marifet zannediyor...

 Konuya ne denli ciddi bakıldığını içeren ve zamansız çöple alakalı uyarı metni bulunan el broşürleri ilçemizdeki tüm ev ve iş yerlerine ulaştırılmalı, vatandaşlar bu konuda bilgilendirilmeli. Ayrıca bu uyarıcı metinlerin bulunduğu el broşürleri Belediye hizmet binalarındaki broşürlüklere de konmalı.

Bu kapsamda apartman yöneticileri ile toplantılar yapılmalı..Bu toplantılara her mahallenin muhtarı da katılmalı... Apartman yöneticilerinden çöple ilgili kurallara uyulması için imzalı taahhütname (tebliğ-tebellüğ belgesi) alınmalı...

Hazırlanan bildirgeler apartman yöneticilerine imzalattırılarak, onlara da sorumluluk verilmeli..Kurallara uymayan apartmanlara cezai müeyyide uygulanmalı. Bu suretle apartman sakinlerine de sorumluluk yüklenmiş olur.

Çöpler genelde binaların istinat duvarlarının önündeki kaldırımların üzerine veya yol kenarlarına özellikle de boş arsalara atılmaktadır. Oysa buralar kamuya aittir. Buralara çöp atılmamalı. Çünkü görüntü ve çevre kirliliğine neden olmaktadır.

Çöpler kalın poşetlerle ağızları sıkıca bağlanarak, temizlik işçilerinin görebileceği şekilde binaların girişinde bulunan ve üzeri kapaklı, temizliği ve taşınması kolay olan plastik çöp bidonlarına 20.00-22.00 saatleri arasında konmalı ve burada muhafaza edilmeli. Çöpler temizlik işçileri tarafından buradan alınarak çöp toplama aracına atılmalı.. Bu suretle çöplerin hem sıvıları yere dökülmemiş, hem kaldırımlar işgal edilmemiş ve hem de yol (yaya) ve kaldırımlar (araç) trafiğine kapatılmamış olur.

Zamansız, özellikle gündüzleri çöp atıldığında (çoğu şeffaf ve ince poşetlerde olduğundan); Bu çöpler atıldığı andan itibaren kedi, köpek, tavuk, horoz ve çeşitli kuşlar tarafından yırtılıyor, karıştırılıyor.

 En son olarak da hurdacılar tarafından yırtılıp, karıştırılıyor. Sonuçta çöpün suyu akıyor, çevreye mikroplar saçılıyor. İlaçlama da yapılmadığı için kötü bir görüntü ortaya çıkıyor. Üstelik buralarda çocuklar oynuyor. 

TEMİZLİK BİLİNCİ KÜÇÜK YAŞLARDA BAŞLAR...

Temizlik bilinci küçük yaşta başlar. Okullarda öğrenciler temizlik konusunda sürekli bilinçlendirilmeli. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile koordinasyon sağlanmalı.. Okullar tarafından her yıl eğitim ve öğretim yıllarının başlangıç ve bitiminde ‘Temizlik Kampanyaları’ düzenlenmeli, Belediye de bu kampanyalara destek vermeli.    

İlçe Müftülüğü ile koordinasyon sağlanarak, müftülüğün camilerde özellikle Cuma günleri düzenlediği vaaz ve hutbelerde temizlik ve çöp konusu işlenerek, cemaatin bu konuda bilinçlenmesi sağlanmalı. Özellikle cemaatinin camii çıkışı yerlere tükürmesinin önlenmesi için imamlar tarafından “ikaz” edilmesi de başlı başına bir görev olmalı...

 

Özellikle Yaz aylarında sokak ve caddeler zaman zaman köpüklü ve hatta parfümlü ve ilaçlı suyla yıkanmalı. Çünkü Metropol bir ilçeyiz. Metropol bir ilçenin tertemiz olması gerekir. Bu uygulama Avrupa ülkelerinin çoğunda hemen hemen her gün ve saat 24.00’den sonra yapılıyor. 

·        

Zamansız çöp çıkaranların ve gelişigüzel çöp atanların; Alo 153 Belediye İletişim Merkezi’ne ihbar edilmesi ve bu konuda vatandaşlarımızın Belediye’ye destek sağlaması tarihi bir görev olmalıdır.

 

Bu suretle vatandaş yurttaşlık görevini yerine getirmiş olur. Kurallara uymayanlarda kendilerini yalnız hissederler. Neticede onların da sayısı azalacağından yasalara ve kurallara uymak zorunda kalırlar.

·        

Belediye sokak ve caddeleri kamera sistemi ile izleyerek, zamansız çöp atanları tespit edebilir. (Bu sayede asayiş ve güvenlikle ilgili diğer olaylar da kontrol altına alınabilir.)

·        

Araç sahipleri başta sigara küllüğü olmak üzere çeşitli atıkları ve çöpleri sokak ve caddelere boşaltıyor, atıyor ve hatta fırlatıyor. Bunlar otokontrol sistemi ile denetlenebilir.

·        

Bir Çin atasözü vardır;

 

“Herkes evinin önünü temizlerse, her yer tertemiz olur” İnsanlar temizlik kültürü konusunda bilinçlendirilmeli. Bu atasözünün aslında Müslüman atasözü olması lazım. Ama kimin umurunda.

 

Yüce Peygamberimiz bir hadisinde, “Temizlik İmandandır” Bir diğer hadisinde de, “İslam temizlik temeli üzerine inşa edilmiştir” buyurmuşlardır.

·        

ÇUBUK PAZARI BİRGÜN ÖNCEDEN (ÇARŞAMBA GÜNLERİ) TEMİZLENMELİ...

 

Birtakım Pazar esnafı hala çürük meyve ve sebzeleri gelişigüzel yerlere atıyor. Genel olarak hijyen kurallarına da riayet etmiyor. Bu da görüntü ve çevre kirliliği yapıyor. Pazar esnafı bu konuda uyarılmalı. Esnafın bağırarak satış yapması önlenmeli. Pazar esnafı ile temizlik konusunda sık sık toplantılar yapılmalı.

 

Sayıları az olmasına rağmen kurallara riayet eden Pazar esnafını tenzih ederim.

·        

Ayrıca ekmek satan bazı büfeler, lokantalar, yiyecek satılan yerlerin çevreleri toz ve pislik içinde ve kontrol yok. Bunlar sık aralıklarla denetlenmeli ve uyarılmalı..

 

SOKAK SATICILARI ANONSLARDA DİKKATLİ OLMALI...

 

Sokak ve caddelerde sokak satıcılarının kullandıkları hoparlörlerin ses seviyeleri ayarsız, bu da gürültü kirliliğine neden oluyor. Özellikle işten gelip istirahata çekilen vatandaşlar ve hastalar rahatsız oluyorlar.

 

Satıcıların kullandıkları ses cihazlarının arkasında yazılı olan güç 10 Watt civarında olduğu takdirde satıcılar, çevreyi rahatsız etmeden tanıtım ve satış yapabilir. Zabıta da bunları kolaylıkla kontrol edebilir.  

·        

SOKAK DÜĞÜNLERİ GÖRÜNTÜ VE ÇEVRE KİRLİLİĞİNE NEDEN OLUYOR...

 

Yol trafiğe kapatılıyor. Silah ve havai fişekler atılıyor. Müzik seviyesi de çok yüksek. Çoğu müziklerin de ne olduğu belli değil ve bizim kültürümüze de ters.

 

Allah esirgesin düğün yapılan yerde bir yangın olsa itfaiye giremez, acil bir hasta olsa  ambulans giremez.

 

Konuyla ilgili olarak Belediye, boş arsalarda veya yerleşim yerleri dışında ve yeterli büyüklükte, beton zemini ve elektriği olan toplantı çadırları yapabilir. Buraları da cüzi bir ücret karşılığı kiraya verebilir.

 

Diğer masa, sandalye ve mutfak malzemelerini de düğün sahipleri tedarik edebilir.  

 

ÇÖPLER ÇUBUK ÇAYINA ATILIYOR...

Alış-veriş yapan vatandaşlar genel olarak ellerindeki atıkları Çay’a atıyor veya fırlatıyor.

Diğer günler de ise Çay kenarından geçen vatandaş elindeki çöpü rahatlıkla ve hiç utanıp, sıkılmadan Çay’a atabiliyor. Belediye görevlileri neredeyse hemen her gün buradan geçiyor, bunları görmüyor mu?

 23 Temmuz 2004 tarihinde “Metropol İlçe” olduk.

Belediyenin eli kolu bağlıdır. Bu nedenle her sorunun çözümü için neredeyse Büyükşehir’den icazet alması gerekir. Gerçi şimdilerde daha yapılan iyi bir şey yok. Ama eskilerde yapılan her iyi hizmeti biz yaptık, beğenilmeyen hizmetleri ise Büyükşehir yaptı diyerek kendilerini temize çıkartıyorlardı. Önümüzdeki günlerde neler olacak? bekleyip göreceğiz

Arıtmanın Atıkları da Çubuk Çayı’na Akıyor...

 

Arıtmanın atık suyu da Çubuk Çayı’na akıyor. Zaten uzun süredir akmayan Çay adeta çöp ve pis su göledini andırıyor ve buradan çevreye pis kokular yayılıyor. Çubuk İlçesi’nin adeta aynası olan Çubuk Çayı’nı b.k götürüyor. Belediye yetkileri seyrediyor. Hani “Çubuk Çayı” ıslah edilecekti?

 

Çubuk Çayı boylu boyunca çöplerle dolu..

 

Özellikle Atatürk Caddesi üzerindeki marketlerin önü çöpten geçilmiyor.

 

İnşaat atıkları ve molozlar Belediye’nin tabelalı uyarılarına rağmen hala gelişigüzel atılıyor. Bu tabelalar formaliteden öteye geçmiyor.

 

Moloz atanlar için geçtiğimiz dönemlerde çok yüksek cezai müeyyide uygulanması gündemde idi. Belediye bunu hayata geçiremedi.

 

Şimdi de güzelim turistik yerlerimize tabela ile ikazlar yapıldığı halde buraların çevrelerine hala moloz atılıyor. “Kabahatler Kanunu”na göre cezai müeyyideler de var. Ama bunu kimse takmıyor.

 

Kısacası Çubuk İlçesi “ÇÖP KENT” olma yolunda..

 

Belediye yetkilileri sadece seyrediyor. Ne iş yapıyor? Paramız yok diye ağlayıp, sızlanıyor... Peki, niye geldiniz, oturmaya mı? Oturun bakalım. Şunun şurasında ne kaldı ki?  4 yıl, 8 ay  26 gün kaldı. Bir şey kalmamış!!!

 

ÇEKİRDEK ÇİTLEME KÜLTÜRÜ...

 

Yerlere çöp atan ve tükürenler önce uyarılmalı, uymayanlar hakkında cezai müeyyide uygulanmalı. Hatta direkt olarak para cezasına çarptırılmalı.. Çünkü birtakım insanlar bu uyarılara hala kulak tıkamakta ısrar ediyorlar.

 

Geleneksel olarak düzenlenen Festivallerde kültürün sadece adı var. Bir de “Çekirdek Çitleme Kültürü”.. Hatta eski bir belediye başkanımız parklarda çekirdek kabuklarını toplamak için çekirdek makinesi bile aldırtmıştı. Bir diğer başkanımız da, “Bırakın insanlar çekirdek çitlesinler, kabuğunu yerlere atsınlar önemli değil, temizlik işçilerimiz var, temizlerler” demişti.

 

Özellikle de tatile giren öğrenciler başka faydalı mekânlar olmadığı için, parklardaki kameli yelerde günlerini geçiriyor. Oturdukları bankları çiziyor. Her kameli yenin yanında çöp kovaları olduğu halde yedikleri içtikleri şeylerin atıklarını yerlere atıyor ve kirletiyorlar.

 

Yerleri neden kirlettikleri konusunda ikaz edildiklerinde ise, “Size ne, yere istediğimizi atarız. Siz de kim oluyorsunuz, karışamazsınız. Üstelik çöpçülerin işi ne, dünyanın parasını alıyorlar, temizlesinler” diyorlar ve hatta kendilerini ikaz eden sağduyulu vatandaşlara küfür ediyor ve hatta dövmeye bile kalkışıyorlarmış.

 

Peki, bu çocuklar bu cesareti nereden ve kimden alıyorlar? Gençliğe okullarda böyle mi eğitim ve öğretim veriliyor? Gençler aile, okul ve çevre ortamında saygı, sevgi, sağduyu ve temizlik konusunda eğitilmeli.

 

 Zaman zaman tabii ki gündüzleri Parkı geziyorum. Aynı sahneleri bende fazlası ile görüyorum. Kameli yelerin içindeki bankların çoğu yazılmış veya çizilmiş, her birinin önünde çöp bidonları olduğu halde kabuklu yemişler, poşetler, kesekağıtları, meşrubat kutuları ve pet şişeleri yerlere saçılmış durumda..

 

 Oysa Avrupa veya ABD ülkelerinde yere bir şey attığınızda dünyanın cezasını yersiniz. Ama bizde ‘oy kaygısı’ olduğu ve belediye başkanlarımızda genel olarak her şeye oy penceresinden baktıkları için bu tür davranışlara ses çıkartamıyorlar. Oy nelere kadir değil mi?

 

Örneğin yıllar önce bir Festival akşamı Çarşı İçi’nde geziyor ve ilginç fotoğraf kareleri çekiyordum. Yerler özellikle Atatürk Caddesi ve Atatürk Parkı çitlenen çekirdekler ve kabuklu yemişler yüzünden adeta bir samanlığı andırıyordu. O ara korumaları ile karşıdan gelen başkanla karşılaştım. Yerdeki çekirdek kabuklarını çektiğimi görünce, “ya abi ne olur, bunları da büyütmeyin, sorun yapmayın, temizlikçiler ne güne duruyor, süpürürler olur biter” demişti.

 

Bir ilçenin belediye başkanı böyle derse vatandaş ne der? Allah öyle toplumları ve o tür belediye başkanlarını ıslah etsin!..

 

 ÖNLEMLER VE ÇÖZÜMLER...

     

Tüm kirliliklerin, çöpün ve pisliklerin önüne geçebilmek için “Kent Temizliği”, “Çevre Koruma”, ve “Park Bahçe”  birimleri kurulmalı, bunlara eğitim verilmeli.

·         

“Temizlik Gönüllüleri” birimi kurulmalı.

   

Belirli günlerde okullarda veya mahallelerde “Temiz Çevrem Kampanyası” düzenlenmeli..

        

ÇÖPLER KESİNLİKLE AYRIŞTIRILMALI...

 

Sulu ve diğer çöpler genelde aynı pazar poşetine konarak atılıyor. Bu çöpler gündüz kedi-köpek, tavuk-horoz ve kuşlar, akşamları da hurdacılar tarafından karıştırılıyor. Yerler mikrop yuvası oluyor.

 

En önemlisi de çöpler ayrıştırılarak alınmalı. Bu suretle geri dönüşümleri sağlanır, ilçe ve  ülke ekonomisine bir katkı sağlanmış olur..

·        

Çöplerin ayrıştırılarak toplanması çok önemli bir olay.

 

Burada en büyük görev ise ev hanımlarımızla çocuklarımıza düşüyor.

 

Çöplerin ayrıştırılması; Bunu 3 grupta toplayabiliriz;

 

1-) Evsel Atıklar (Mutfak atıkları): Yaş çöpler: Yiyecek hazırlanırken sebze – meyvelerin doğrama aşamasında ve tabakların temizlenme sırasında ortaya çıkan çöplerdir.

 

2-) Ambalaj Atıkları:

 

a) Kartonlar: Süt, meyve suyu ve yumurta kutuları bu grupta yer alır. Bu kategorideki çöpler geri dönüşümde kullanılabilir.

 

b) Pet şişeler: Kola, gazoz ve su gibi içeceklerin şişeleridir. Geri dönüşüm için uygundur.

 

c) Cam şişeler: Çeşitli alkollü – alkolsüz içecekler ve maden suları şişeleri cam şişelerdir.   Kırılma ihtimali nedeniyle diğer çöplerden ayrı bir yerde tutulması gerekir.Buna ek olarak metalleri de bu gruba alınabilir..

 

d) Boş teneke kutuları: Yağ, peynir, zeytin ve konserve kutuları tenekeler arasında yer alır. Kesici madde olduğu için diğer çöplerden ayrı tutulması gerekir.

 

Çöpleri ayrıştırarak evde hijyen sağlarken, aynı zamanda geri dönüşüme katkıda bulunursunuz.

 

3-) Kızartmalık ‘Atık Yağ’lar:

 

Evlerde kullanılan her çeşit atık yağ sulara, toprağa, lavabo gibi ortamlara döküldüğünde çevre tahribatına yol açmaktadır.

 

Konutlardan çıkan artık kızartmalık yağlar; İlçe sınırları içerisinde ya bir firma tarafından toplanarak geçici depo alanında veya mahalle muhtarlıklarına yerleştirilecek atık yağ fıçılarında toplanabilir. Bunu yapan Ankara ilçeleri mevcuttur. Çubuk İlçesi’nde de neden yapılmasın...

 

  İLAÇLAMALAR ZAMANSIZ YAPILIYOR...

Çubuk Belediyesi tarafından zaman zaman, sivrisinek ve haşerelere karşı ilaçlama çalışmasına yoğunluk verdiğini ve yetkililer tarafından yapılan açıklamalarda ise, merkez ve çevre mahallerde başta sivrisinek olmak üzere karasinek ve hamam böceği gibi halk sağlığını tehdit eden zararlı haşerelerle mücadele etmek için kısıtlı sayıda personel ve araçla ilaçlama çalışması yapıldığı ifade ediliyor.

Temizlik işinde çalışan personel ve araçların sayısı artırılmalı..

Oysa ilçemizin yüzölçümü 1.250 km2 (daha önce 1.362 km2. idi) ve merkez ile birlikte (7’si merkez olmak üzere) 84 mahalleden ibaret. Yetersiz personel ve araçla geniş bir çevreye yayılmış ilçeye gerçek bir ilaçlama hizmeti verilebilir mi?

Ayrıca sadece belirli arterler ilaçlanıyor. Çöp toplanan yerler anında ilaçlanmıyor (daha önceleri anında ilaçlanıyordu). Sonradan buralar mikrop saçmaya devam ediyor. Buralarda çocuklar oynuyor. Bu da ishal ve yüksek ateş gibi salgın hastalıklara neden oluyor. Bu konuda dikkatli hareket edilmesinin sağlanması gerekir.     

Vatandaşlar zamansız çöp atmama konusunda Belediye hoparlörlerinden sürekli olarak uyarılmalı. Bazen yapılıyor. Ama vatandaş anlamıyor... Özellikle duyarsız ve sağduyusuz vatandaşlar bildiğini okumaya devam ediyor.

 

ALO 181 ÇAĞRI MERKEZİ

 Çevre ve Şehircilik Bakanlığı atıkların çevre ve insan sağlığına zarar vermesini önlemek için başlattığı çalışmalara hız vermiştir.

Kamu spotları ile duyarlılığı artırıcı faaliyetler içinde olan Bakanlık, ALO 181 Çağrı Merkezi’nde kurdurduğu birimle de vatandaşların bu konuyla ilgili sorularını 24 saat yanıtlıyor.

 

Çöpte en büyük sorumluluk vatandaşlara aittir. Vatandaşlar kendilerine yapılmasını istemedikleri şeyleri başkalarına yapmamalı.. Sorunlar karşısında böyle düşünürsek, her sorunun altından kalkarız.

 

Gerçek bir Müslüman, vatanını, çevresini, yaşadığı mahalleyi, sokağını, binasını, dairesini, odalarını, mescidini ve tabii ki giyimini ve bedenini mümkün olduğu derecede temiz tutmalı. 

 

Maddi temizlik kolay sayılır, çöpler toplanır, su veya süpürge ile yerler temizlenir, halılar temizlenir.

 

Ama çöpler balkondan pat diye aşağıya atılmaz, kilim, yolluk, halı çırpılmaz, izmarit ve kabuklu yemiş kabukları rast gele atılmaz. Yere tükürülmez. Bu amaçla;

 

Çevremizi temiz tutalım.

 

Çocuk ve gençleri ‘temizlik elçisi’ olarak görevlendirelim.

 

İlçenin temiz tutulması için hazırlanan kalın çöp poşetlerinden dağıtalım.

 

Vatandaşlara dağıtılacak broşürlerde, “Çöpünü hiç düşünmeden sokağa atan, işyerini süpürüp tozlarını sokağa boşaltan bir Çubuklu, bu kente ne yaptığının farkında mıdır acaba?” ifadelerine yer verilmeli...

 

Unutmayalım ki; “Herkes evinin, işyerinin önünü temizlerse her taraf tertemiz olur.”

 

KENDİMİZE YAPILMASINI İSTEMEDİĞİMİZ ŞEYLERİ BAŞKALARINA YAPMAYALIM.

  • Vatandaş sokağa sigara izmaritini, boşalan sigara paketini atmamalı,

 

  • Yediği kuruyemişin kabuğunu rastgele yere atmamalı,

 

  • Gribal durum nedeniyle veya aklına geldikçe boğazında ne var ne yok hepsini sokağın tam orta yerine çıkarıp, tükürmemeli,

 

  • Ve işyeri sahibi bırakın kapı önünü temizlemeyi, pisliğini, çerini-çöpünü ne varsa kapısının önüne bırakmamalı...

 

  • Kentimizi temiz tutalım, kirletmemeniz yetmiyor, kirleteni uyaralım.


“RÜZGÂRA TÜKÜREN KENDİ YÜZÜNE TÜKÜRÜR”

Yere tükürme yoluyla verem, kronik bronşit, zatürree, grip gibi hastalıklara neden olup bazen ölüme bile davetiye çıkarmış olmuyor muyuz?

 

İnsan kendi evinin içine tükürmeyi aklından ve hayalinden bile geçirmezken, dışarıda rastgele her yere tükürmektedir.

 

Konuyla ilgili bir Kızılderili atasözü var; “İnsanlar yere tükürürse kendi yüzlerine tükürmüş gibi olurlar.” diye.

·        

Belediye Çöp araçlarının üzerine bir defa da “En iyi temizlik kirletmemektir” diye yazılmalı...

 

HER APARTMANA “BİR ÇÖP KONTEYNIRI”

İlçemizde en kısa zamanda ‘Yeraltı Çöp Konteynırı Sistemi’ne geçilmeli...

‘Yeraltı Çöp Konteynırı Sistemi’ne geçmeden önce geçici bir önlem olmak üzere her apartmanın önüne çöp konteynırı konmalı ve apartman yönetimine zimmetlenmeli.

Ardından da zamansız çöplerle mücadele adına da yeni bir proje geliştirilebilir. Daha temiz bir Çubuk’a kavuşmanın önündeki en büyük engellerden biri olan zamansız çıkarılan çöpler, çevre kirliliğinde önemli rol oynuyor. Bu meseleyi ortadan kaldırmak adına ferdî çöp konteynırları uygulamasının hayata geçirilmesi için bir adım atılması gerekir.


Zamansız çıkarılan çöpler hem sokaklarda yığınlar halinde çevre kirliliğine sebep oluyor, hem de sokak hayvanları ve hurdacılar tarafından dağıtılarak bu kirlilik yayılıyor. Üstelik çocuklar buralarda oynuyor.

 

Belediye Temizlik İşleri Müdürlüğü, bu durumun önüne geçebilmek ve daha temiz bir çevre için binaların kapı önlerine 100-120 litrelik plastik kapaklı, iki tekerlekli, ısıya ve aşınmaya dayanıklı konteynır dağıtımı yapılması konusunda çalışmalara başlatmalı.


Belediye Başkan Yardımcısı Lokman Kılıç zaman zaman çöp toplama konusunda gece gündüz çalıştıklarını söylüyor.

 

Belediyenin geçtiğimiz yıl başlattığı "Çöp Ekspres" uygulaması da yeterli olamadı. Daha doğrusu yanlış anlaşıldı.

Temizlik işçileri sabahtan akşama zamansız atılan çöpleri topluyor. Ve siyah-kalın büyük poşetlere koyarak ağızlarını da sıkıca bağlıyor. Çöp toplama araçları da gelip bu torbaları alıyor. Bu çalışmalara zaman zaman şahit oldum. Oysa bu uygulama ne kadar iyi niyetle yapılırsa yapılsın vatandaşların suiistimaline açık bir proje idi..

Ayrıca bu tür bir uygulama zamansız çöp atımını teşvik eder ve artırır. Vatandaş nasıl olsa toplanıyor diye her an çöpünü rastgele atmaya başlar. Nitekim öyle de oluyor. Gündüzleri cadde ve sokaklarda zamansız atılan çöplere rastlamak mümkün..

 KIZILCAHAMAM’DA “YER ALTI ÇÖP KONTEYNIRI” DÖNEMİ BAŞLADI

Kızılcahamam Belediyesi ilçe içerisinde bulunan Ana caddelerde “Sokağa Çöp Bırakma” devrine son veren yeni bir uygulamayı hizmete koydu.

Soğuksu Caddesi üzerinde belirlenen ve daha önce kazılıp betonlaşan çukurlara yer altı çöp konteynırları koydu. Kızılcahamam Belediyesi, yeni geçilen bu sistem ile ana caddelerde hoş olmayan çöp bidonlarını kaldırmayı hedefliyor. İlçemizde de böyle bir uygulama başlatılsa kötü mü olur? 

VATANDAŞLARDA SORUMLULUK ALMALI...

Bütün bunların sonucunda milletvekillerimiz çalışmıyor, yöneticilerimiz, idarecilerimiz uyuyor, diye yerli-yersiz dert yanmamalı ve her şey devletten beklenmemeli, vatandaşlarda kendilerinde bir sorumluluk hissetmeli...

Önce kendimizi eğitmeli ve aldığımız bu eğitimi sosyal hayata geçirmeliyiz, önce ailemizden başlamak üzere herkese örnek olmalıyız...
 

Temizliğin daha da öne çıktığı şu salgın günlerinde;

Haydi, Çubuklular “Temiz ve Yaşanabilir bir Çubuk için” el ele...

“TEMİZLİK İMANDANDIR”

“Temizlik İmandandır” Hadisi yanlış hatırlamıyorsam eski Başkan Süleyman Haksever döneminde “Çöp Toplama” araçlarının üzerine yazılmıştı.

Sonraları bu yazı ne hikmetse araçların üzerinden kaldırıldı. Şimdilerde ‘Sağlıklı Temiz bir Çubuk İçin Ele Ele” yazıyor. Evet, kâğıt üzerinde sadece böyle yazıyor. Ama Belediye yetkilileri dahil kimse bu söze riayet etmiyor.

Çağ atladık. Gerçi buna da itibar eden, uyan yok. Çünkü her şey oy’a odaklanmış durumda.. Belediye başkanları oy kaybederiz diye cezai uygulamalara başvuramıyor.

İlçede temizlik kurallarına hiç mi hiç riayet edilmiyor. Bu bir eğitim ve kültür meselesidir. İlçe halkı genel olarak her derste olduğu gibi, bu dersten de (0) almıştır.

MEDYA DA ZAMAN ZAMAN;

“ Yere Tükürene, İzmarit Atana 30 lira Ceza”

...300 bin nüfuslu ilçeyi gezen 4 kişilik sivil ekip, yerlere tükürenlere, izmarit ve çöp atanları tespit edip 30 lira ceza kesiyor. ... Yere çöp, sigara izmariti atan ve tüküren kişilere “Kabahatler Kanunu” gereğince 30 lira para cezası uygulanıyor.”

Yere İzmarit Atana Para Cezası

 “İzmarit, sigara paketi, kâğıdı yere atana 50 TL para cezası kesilecek.”

YERE ÇÖP ATANA PARA CEZASI...

 

ABD ve Avrupa ülkelerinde yere çöp atmanın cezası ağır para cezası...

Örneğin ABD’de bırakın çöpü, sigara izmaritini yere atmanın bedeli 10 dolar - 1000 dolar civarında.”  Gibi haberlere sık sık rastlamak mümkündür.

Avrupa ve Amerika ülkelerinde yere ufacık bir izmarit ve çöp atın, bakın başınıza neler geliyor. Bu kıtalarda kurallar var ve herkes riayet ediyor. Bu nedenle de yerler pırıl pırıl ve tertemiz.

Geçtiğimiz yıllarda Amerika’ya bir yakınını ziyarete giden bir vatandaşımız konuyla ilgili olarak yaşadığı olayı şöyle anlattı;  Gittiğim kentin caddesinde yürürken canım sigara içmek istedi. Sigarayı içtim. Sıra sigarayı atmaya gelmişti. Fakat etrafta sigarayı söndürecek ne bir şey ve ne de çöp vardı.

 En sonunda sigarayı ayakkabımın topuğunun altına koyarak söndürdüm. Bu defa da izmariti atacak yer aradım. İzmariti atacak bir yer de bulamadım. Daha doğrusu her yer öylesine temiz ve pırıl pırıldı ki, izmariti yere atmaya kıyamadım.

Sanki çevremdeki insanlarda benim sigara izmaritini nereye atacağıma kilitlenmiş, beni izliyorlardı. En sonunda söndürdüğüm izmariti cebime koydum. Eve geldiğimde de cebimdeki izmariti çıkartıp çöpe attım.

Türkiye’de olsaydım. İstediğim yere ve hatta parmağımla fiske yaparak en uzak mesafeye atmaya çalışırdım. Almanya’ya giderken yanıma bir kutu (10 paket) sigara almıştım. Bir haftada ancak 2 paket sigara içebildim. Çünkü Amerika’da da her yerde sigara içemiyorsunuz, kurallara riayet etmek zorundasınız.”

İlginç bir olay değil mi? Bizde neden böyle değil?

Bizde de kurallar var, Kabahatler Kanunu’na göre müeyyide de var. Ama uygulanmıyor. Bu nedenle yolda gezerken gördüğünüz sahnelerden mideniz bulanıyor.

Üstelik birilerine göre onlar gavur, bizler ise Müslüman’ız !!! Acaba kim Müslüman?

Çöp konusunda kural yok, yasak ve ceza yok, böyle olunca uyan da yok. 

         YERLER MİKROP YUVASI...

Sıcakların artmasıyla birlikte çöpler de sorun olmaya başladı. Şimdilerde herkes çöpünü evinin önüne koyuyor. Hem de istediği saatte. Vatandaş evindeki bir iki poşet çöpe bile tahammül edemiyor. Çünkü çöpler havaların sıcak olması münasebetiyle koku yapıyor.

Çöp poşetlerinin çoğu çok şeffaf ve ince.. Çöpleri önce kedi, köpek, zaman zaman kargalar karıştırıyor. Sonra hurdacılar karıştırıyor. Çöp aracı gelince, bu kez de temizlik işçileri elleri ile atarken çöplerin suları yerlere akıyor. Buralar mikrop yuvası oluyor. Belediye ekipleri zaman zaman sokak ve caddelerde ilaçlama yapıyor. Ama bunlar da çare değil.. Çünkü Belediye yetkilileri bataklığı kurutmak varken, siz sivrisinekle mücadele ediyorsunuz. 

Çöpler gelişigüzel alınanca her taraf mikrop yuvası oluyor. Sonra çocuklar burada oynuyor. Mikrop kapıyor. Haydi hastaneye.. Bu konuda ciddi vakalarla karşılaşan ve hatta çocukları ölümden dönen aileler var. Üstelik Belediye Başkanımız doktor, bunları çok iyi bilir.

Başkan ve belediye meclisi üyeleri hala “cicim ayları” yaşıyor. Bu nedenle henüz kolları sıvamadılar.

Ama bir sıvasınlar siz o zaman görün, nasıl çalışıyorlar!!!

                        TEMİZLİK KAMPANYALARI DÜZENLENMELİ...

İlçede yaklaşık 65 okul var.

Belediye ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliği ile  her yıl okullar açıldığında bir de okullar tatile girerken temizlik kampanyaları düzenlenmeli..

Okullardaki ‘Temizlik Kolları’  çevre temizliği konusunda hassas olmalı..

İlçe Müftülüğü; camilerde yapılan vaaz ve hutbelerde temizlik konularına ağırlık vermeli..Çünkü Yüce İslam Dini’nde, “ TEMİZLİK İMANDANDIR ”

Temizlik kampanyalarına ilçede faaliyet gösteren işyerleri de aktif olarak destek ve yardım etmeli..

İlçe bir bayram havasında, çöplerden temizlenmeli. İnsanlar birilerini çöp atarken ikaz edebilmeli. O zaman çağdaş ve modern bir Çubuk, yaşanabilir bir Çubuk için bir adım atmış oluruz.

Yoksa gelişigüzel dökülen ve alınan çöpler bize çok pahalıya mal olabilir.

Bazı vatandaşlar işin kolayını seçip çöpleri konteynırın, çöp bidon ve yerlerinin içleri yerine yanına veya biraz uzağına rast gele bırakıyorlar.

Çöplerin toplanması, belediyelerin öncelikli hizmet alanlarından biridir. Halkın çöp atma konusunda bilinçlendirilerek çevre kirliliğinin önlenmesi için halen gelişigüzel çöp atanların gerekli şekilde uyarılması, uymayanlara ise cezai müeyyideler uygulanması gerekmez mi?

                                   ANKARA’NIN İLÇERİNDE DURUM FARKLI...

Ankara’nın diğer ilçelerinde zabıta çevre seferberliği ilan ediyor. Zabıta ekipleri ilçelerin kenar semt ve mahallelerinde kaçak döküm yapanları tespit ediyor. Ve çevreyi kirletenlere bu atıklar, bir defaya mahsus dökenlere kaldırtıyor.

Yol kenarlarına, vatandaşların arsalarına, tarlalarına, bahçelerine kaçak dökülen hafriyat, inşaat ve yıkıntı malzemelerini dökenler, zabıta tarafından tek tek tespit ediliyor. Bir defaya mahsus cezai yaptırım uygulamadan dökülen atıkları dökenlere kaldırtıyorlarmış.

Çevreyi kirletenler atığını kaldırıyor. Çevreyi tekrar kirlettiğinde ise Kabahatler Kanunu’na göre cezalandırılıyorlar.

 Ama ilçemizde durum farklı. Belediye özel mülkiyete özel arsaya Çöp Konteynırı koyuyor. Çevre apartman sakinleri de kendi apartmanlarının önünü bırakıp bu konteynırlara çöp atıyor. Bazen de konteynıra yaklaşmayıp, çöp poşetini basket atar gibi konteynıra uzaktan atıyorlar. 

Belediye’nin önderliğinde, “Gelecek Nesillere Çevre Bilincini Aşılamak İstiyoruz” sloganı ile çevre temizliği kampanyaları düzenlenmeli..

                                        TEMİZLİK İŞÇİLERİ HORLANIYOR...

Belediyenin en faal personelleri “temizlik işçileri”.. Ama en mağduru da onlar...

Temizlik işçileri her türlü mağduriyete ve imkânsızlıklara rağmen Yaz-Kış dur - durak demeden kendilerine tevdi edilen görevleri en iyi şekilde yapmaya devam ediyorlar. Kendilerine maaş olarak verilen parayı fazlasıyla hak ediyorlar.  

Yüce Peygamberimiz Hazreti Muhammed’in bu konuda: “İşçinin ücretini alın teri kurumadan önce ödeyiniz.” Şeklinde bir hadisi vardır. Ama kimin umurunda...

 

İlçenin tüm cadde ve sokakları bir defaya mahsus olmak üzere Temizlik İşleri tarafından çöp ve atıklardan temizlenmeli, sonradan buraların sorumluluğu oradaki mesken ve işyerlerine verilerek, çöp ve diğer atıkları atanlara cezai müeyyide uygulanmalı...

 

Temizlik işçisinin görevi rüzgârla savrulup yere düşen kâğıt, poşet ve yaprakları almaktır. Sorumsuz insanların attıkları izmarit, poşet, kuruyemiş kabukları, su ve meşrubat petlerini toplamak zorunda değildir. 

Aldığım bilgilere göre Çubuk Belediyesi’nde, “70’e yakın (şirkete ait) temizlik işçisi görev yapıyormuş”.

Şirket işçileri çok zor şartlarda ve asgari ücretle çalışıyorlar. Görevleri olmadığı halde ellerinde süpürge ve çöp arabası ile o sokak senin, bu cadde benim zihniyetiyle izmarit, poşet, kağıt, pet v.s. topluyorlar. Çünkü temizlik işçisinin görevi sorumsuz ve vurdumduymaz vatandaşların rastgele attığı çöpleri toplamak değildir.

Bu da yetmiyormuş gibi görev yerleri olmayan boş arazilerdeki çöpleri bile topluyorlar.

Bunların yanı sıra birde akşamları çöp araçları ile saat 8.00’de cadde ve sokakların çöplerini alıyorlar. 22.00’den sonra da ikinci kez çöp alıyorlar. Aynı yerden tekrar geçmelerine ne gerek var. Ama onlar sorumluluk sahibi ve özverili insanlar. Yani “çöp başaklaması” yapıyorlar. Bunca meşakkate rağmen vatandaşlardaki sorumsuzluk ise dizi boyu.  

Şirket işçileri çok zor şartlarda adeta aç-susuz çalışıyorlar. Sosyal güvenceleri bile yok. Bu yüzden sağlıkları her an tehlikede.. Belediye’den ekmek yok, aş yok, çay yok. Kendi imkânları ile karınlarını doyuruyorlar. Oysa bunlara en azından bir öğle yemeği (bir kase sıcak çorba) ve çalışma alanlarında çay ikramı yapılabilir. Ama kim yapacak? Ey Belediye yetkilileri ve ey temizlik şirketi bu vebalin altından nasıl kalkacaksınız?

Asgari ücretle çalışıyorlar. Üstelik her an işten çıkartılma riskleri de var. Çok yazık. Bu işçilerin durumlarının en kısa zamanda iyileştirilmesi, kadroya alınmaları ve bu suretle sosyal ve ekonomik çeşitli haklara haiz olmaları gerekir.

 Vatandaşların ilçemizde temizlik işçilerine bakışı ise çok farklı..Temizlik işçileri için , “işleri ne boş boş gezip, dünyanın maaşını alıyorlar” diyorlar.                                            

İLÇEMİZ ÇOK GÜZEL AMA...

Çubuk İlçesi doğal güzellikleri bakımından, Ankara’nın, Türkiye’nin ve hatta dünyanın en güzel ilçelerinden birisi.. Parmakla gösterilecek bir dünya harikası. Burası gelecek kuşaklara bırakabileceğimiz, Allah’ın cömertçe bahşettiği ender güzelliklerden birisidir.

İlçe halkı genel olarak, çöpleri rastgele yerlere atarak veya tükürerek, hem çevre ve görüntü  kirliliğine neden oluyor ve hem de vatandaşların sağlığı ile oynuyorlar.

 

İlçemizde Ankara’nın ilçelerinden farklı olarak İnsan ve çevre sağlığına hiç mi hiç önem verilmiyor.

Yukarıdaki medeniyet dışı yaşadığımız olayları, Avrupa ve ABD’nin gelişmiş ülkelerinde görmek kesinlikle imkânsızdır.  Buralarda belediyeler vatandaşın rahatı için ne gerekli ise onu yapar, ihmal ederse büyük tepki alır. İnsanları ise bu kurallara uymak zorundadır. Birisi yanlış yaparsa hemen ihtar edilir, hatta polis bile işin içine girer. Kurallar çok katıdır.

Dileğim bizde böyle bir anlayışı benimseriz.

ÇEVREYİ KİRLETEN İNSANOĞLU...

Gökler, yeryüzü, denizler, güneş, ay, gece, gündüz, yeryüzünde biten ekinler, zeytin, hurma, üzümler ve her çeşit meyve ve bitkiler insanlar için yaratılmıştır. İnsanoğlu emrine sunulan bu nimetlerden ancak çevreyi koruyarak istifade edebilir, çevreyi kirleterek, tahrip ederek istifade edemez.

Çevre kirliliğinin önlenmesi ve temiz bir çevreye sahip olunması insanlık için, tabiattaki bütün canlılar ve dünyamız için hayati önem arz etmektedir. Zira insanoğlu çevre ile iç içedir. Çevremizi iyi korumadığımız zaman hayatımızı sıhhat ve afiyet içinde devam ettirmemiz zorlaşır.

Çevreyi insanlar kirletmektedir. İnsanların kendi elleriyle kazandıkları yüzünden karada ve denizde bozulmalar ortaya çıktı (Rûm Süresi 30/41)

Gelecek nesillere, yaşanabilir daha güzel bir “ÇUBUK” bırakmak zorundayız. Bu nedenle Belediye temizlik ve çöple ilgili kurallar koymalı, bunların takipçisi olmalı ve gerekirse cezai uygulama yapmaktan geri kalmamalı, vatandaşlar da daha duyarlı olmalı ve kurallara uymalı ki, Her yer tertemiz olsun...

Yukarıdaki nedenlerle:

  • Öncelikle Belediye’nin Temizlik İşleri ve Zabıta kadrosu büyütülmeli. Araç, gereçle desteklenmeli...

 

  • Sağlıklı ve temiz çevre çalışmaları yapılmalı.

 

  • Çöp toplama ve temizlik konusunda hassas olunmalı, mümkünse her sokak ve cadde de göstermelik olarak değil, çöplerin ayrıştırılarak atılması özendirilmeli. Özellikle; kâğıt, şişe, meyve ve sebze atıkları ve atık yağlar için ayrı çöp kovası ve kutuları ile yağ biriktirme bidonları tahsis edilmeli ve sayıları artırılmalı. Hatta bu uygulamalar her ev ve apartmanda yapılmalı..

 

  • Çöplerin bizzat vatandaşlar tarafından çöp yerlerine değil belirlenen saatlerde direkt olarak çöp araçlarına atılması sağlanmalı. Bu uygulama bazı Avrupa kentlerinde uygulanıyor.

 

Bunun için mahalle sakinlerine çöp araçlarının hangi saat ve dakikada evlerinin önüne geleceği bildirilmeli, vatandaşların da o saatten önce evlerinin önünde hazır bulunarak çöplerini araca bizzat kendilerinin atmaları sağlanmalı.. Bu uygulamalar modern ve çağdaş bir kentte olması gereken uygulamalardır. Ama bu tür uygulamalar ilçedeki bir takım kendini bilmez, yaratıkların işine gelmez. Böyle bir uygulamayı çok lüks olarak görüyorlar. Çünkü pislik içinde yaşamaya alışmışlar, uygarlık ve medeniyet onları hiç mi hiç ilgilendirmiyor. Kurallara harfiyen riayet edenleri tenzih ederim.

 

  • Balkonlardan çöp atılmamalı, balkonlardan halı, yolluk, kilim ve sofra bezi çırpılmamalı, atanlar hakkında cezai müeyyide uygulanmalı. Bu manzaralara hemen her gün rastlamak mümkün...

 

  • İnsanlarımız hemen her gün cadde ve sokakta, parkta, araçta nerede olursa olsun elindeki sigaranın izmaritini yere atar, aracının küllüğünü ve elindeki poşeti, araç hareket halinde iken kelebek camını açarak havaya savurur, yediği herhangi bir şeyin poşetini, kabuğunu yere atar. Bunlara maalesef insan demek, ahlaki ve toplumsal kurallara uyan insanlara hakaret olur. Bu tür yaratıklara cezai müeyyide uygulanmalı.

 

  • Koskoca adamlar bile camii çıkışında “gak” diyerek yere tükürürler. Zaman zaman camilerde düzenlenen mevlitlerden sonra kendilerine ikram edilen şeker, lokum ve çeşitli içeceklerin ambalaj ve plastik bardaklarını cami avlusuna ve rastgele yerlere atarlar.

 

Sanki orası Allah’ın evi değil de babalarının çiftliği.. Bu tür davranışta bulunanlar evlerinde de aynı davranışı sergiliyorlar mı ? Çok merak ediyorum. Yoksa onların çöpleri yere atma ve yerlere tükürme özgürlüğü mü var? Varsa bu özgürlüğü onlara kim veya kimler veriyor? Onlara neden müdahale edilemiyor? İsterseniz bir karışın, başınıza neler geliyor.

 

Gerçek din adamlarını tenzih ederek anlatıyorum. Bir gün sohbet ettiğim bir din görevlisine, Hocam, bazı vatandaşlar vatandaş bağ, bahçe ve ahırında çalışıyor.

Çalıştığı o elbise ile evine giremiyor. Çünkü eşi ve çocukları o elbise ile eve girmesine izin vermiyor. Ama o elbise ve çorapla “Allah’ın Evi” camiye rahatlıkla girebiliyor.

Yine birtakım vatandaşlarda camiden çıkarken gak diye yere tükürüyor. Bu nasıl iştir? Konuyla ilgili olarak hutbe de cemaate bir ikazda bulunsanız vatandaş üzerinde bir etkisi olmaz mı? dedim.

Hoca, Sizler köşenizde yazarsanız daha iyi olur. Biz ikaz edersek müşterileri kaçırırız dedi.

Cemaate müşteri gözüyle bakan zihniyete bakın...

Bu zihniyetle ne değişir?

Yaşanabilir bir Çubuk dileğiyle...

dscn0017-tilecop.jpgdscn0219-tilecop2.jpgdscn6998-tilecop3.jpgdscn7996-tilecop4.jpgdscn9306-tilecop5.jpgdscn9633-tilecop6.jpgdscn9682-tilecop7.jpgdscn9724-tilecop8.jpg

Bu yazı toplam 3055 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Ali Varlık
21 Ağustos 2020 Cuma 09:43
09:43
Sen de olmasan bunları yazacak başka kimse yok Şuayip Bey; diğer güzide! basıncılar kendi dertlerine düşmüş kendi ticaretlerinin derdindeler.Sen ise kimseden çekinmeden yazıyorsun.
Ahmet Keskin
20 Ağustos 2020 Perşembe 09:47
09:47
Eline sağlık Şuayip Bey; çok güzel yazmış ve fotoğraflamışsınız.Mevcut belediye yönetimi kimse ile kötü olmayalım anlayışı ile kimseye ceza yazdırmıyor.Sen belediye olarak kanunların sana vermiş olduğu yetkiyi vatandaşların sağlığı için kullanacaksın.
Yılmaz ŞAHİN
19 Ağustos 2020 Çarşamba 21:59
21:59
Bu yazı ve resimler i aynen onaylıyor ve altına imzamı atıyorum
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Çubuk Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 9110397 / cubukhaber06@hotmail.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim