• BIST 88.735
  • Altın 229,528
  • Dolar 6,0368
  • Euro 6,8881
  • Ankara : 26 °C
  • İstanbul : 26 °C
  • İzmir : 26 °C
  • Trabzon : 25 °C
  • Antlaya : 0 °C

atalarımız hiç şeker yemedi

10.10.2007 10:37
Dr.Tuncay ACEHAN

Dr.Tuncay ACEHAN

 

 ramazan bayramına eskiden şeker bayramı diyenler vardı…

 

ramazan bayramı ile  ingilizce  “sugar”dan gelen şeker arasında ne alaka  varsa ???!!!

 

peygamberimiz bizim şimdilerde bol bol tükettiğimiz beyaz şekeri hiç görmemişti; yememişti…

 

adem peygamber de hiç saf şeker yememişti…

 

isa peygamber de…

 

mevlana, alparslan, osmangazi, fatih, plevne kahramanı osman paşa,  baltacı mehmet paşa da, önümüzdeki bayramda bizim çuvallar dolusu yiyeceğimiz şekeri hiç tanımadılar; tatmadılar…

 

ne mutlu onlara…! 

 

     

doğal tatlılar

 

yüz yıl önce çubuk köylerinde şeker değil; tatlandırıcı olarak doğal şeker ihtiva eden bal, pekmez, kuruüzüm kullanılırdı…

 

helva,   pekmez ve kepekli undan evlerde yapılırdı…

 

tahin şekerle değil;    pekmezle karıştırılırdı…

 

hoşaf,   kayısı ve üzümün doğal şekeriyle tatlandırılırdı…

 

sabah kahvaltısı şekerli çay ile değil;   tarhana ile yapılırdı…

 

çocuklara, bayramlarda  akide ve bonbon şekerler değil;   kavrulmuş nohut, hedik ve mendil hediye edilirdi…

 

 gelişen teknoloji ve sanayii maarifetiyle,  çay şekeri olarak bildiğimiz beyaz kristal  şeker, dünyada ilk defa 1811 yılında üretilmeye başlandı... yani, bu muzır buluş, insanoğlunun hayatına,  200 yıl önce  girdi… ( girmez olsun da; son girdiği olsun...!)

 

beyaz unla karşılaşmamız daha da yeni…

 

yani atalarımız, milyonlarca yıl, şeker ve şekerle üretilen tatlılar olmadan da hayatını ve neslini sürdürdü…

 

 un ve şeker içeren maddeleri, yani karbohidratları,ya doğal veya yapay(işlenmiş) olarak tüketiriz...

 

doğal olanları sebze, meyve, baklagiller ve tahıllardan alırız...

 

 bunlar sağlıklıdır ve metabolizmamızın önemli yapı taşıdır, çocukların büyüme ve gelişmesine  proteinlerle birlikte çok önemli  katkı sağlarlar...

 

 uzun zaman tok tutarlar, şişmanlatmazlar ve içerdikleri bol lif sayesinde bağırsakları temizlerler...

 

yapay karbonhidratlar ise, özellikle rafine edilmiş besin maddelerinde bulunur... bunlar, beyaz un,  beyaz saf şeker  ve sentetik yağdan yapılan gıdalardır...

 

 

şeker çıktı; pankreas bozuldu

 

 allah ,  insanı öyle yaratmış ki, ne yersek yiyelim karaciğerimiz o gıdayı glükoz denilen karbohidratların  ilk elementi basit şekere çeviriyor… beynimiz ve organlarımız yakıt olarak sadece glükozu kullanıyor...

 

ancak glükozun uzun süre ve yüksek dozajda dolaşımda bulunması sağlık açısından son derece tehlikeli ve risklidir...

 

 tabiatta doğal olarak bulunan nişasta(tahıllarda ve baklagillerde), fruktoz ve galaktoz (meyve’de)  laktoz(süt’te) selüloz(yeşil bitkilerde) glikojen (hayvanlarda)  en az iki ve bazen binlerce basit şeker elementlerinin (glükoz, galaktoz, fruktoz) bir araya gelmesinden meydana gelir ve bu bileşik şekerler kana direkt geçemezler…

 

 parçalanmaları ve primer (kök) element  glükoz haline dönüşmeleri için uzun zamana ihtiyaç vardır…

 

oysa ki, beyaz rafine şeker, yani glükoz, daha ağza alındığı anda dilaltından, yemek borusundan ve mideden hızla kana geçmekte,  adeta yüksek oktanlı jet yakıtı gibi vücudu alarme etmekte, kılcal damarlara zarar vermekte, pankreastan yüksek oranda ani insülin salınımı ile metabolizma bozukluklarının önünü açmaktadır…

 

 bu durum, milyonlarca yıldır pankreasın hiç yaşamadığı ve şimdilerde yoğun olarak yaşamakta olduğu metabolik bir zulümdür…

 

insan pankreansı, son birkaç yüzyıldır bu beyaz rafine şekerin endüstriyel  işkencesi ve tecavüzü  altında inim inim inlemektedir… 

 

şeker : zehir

 

bilim adamları ve sanayiciler, şeker kamışı ve şeker pancarından, saf glükoz, yani  rafine şeker üretmeselerdi; ne lazım gelirdi ?  hiiiç bir şey lazım gelmezdi... insan, daha mutlu ve sağlıklı olurdu...   çocuklarımız daha sıhhatli yetişirdi...

 

keşke şu şekeri hiç icat etmeselerdi…

 

keşke, şekerleme ürünler, kola, çikolata, yapay tatlılar hayatımıza hiç girmeselerdi…

 

 şeker olmasaydı da...

 

keşke çocuklarımız sabahları tarhana içseydi…

 

 bu bayram, pankreaslarımızı ve çocuklarımızı şeker denen zehirden , tatlı denen düşmandan lütfen uzak tutalım…

 

n’olur, lütfen…!!!

 

ilgilenenler için ayrıntılar:

 http://www.forumvefa.com/archive/index.php?t-41456.html

http://arsiv.sabah.com.tr/2004/05/29/cpsabah/iyi101-20040523-102.html

 http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2004/11/14/yazarlar/yazarlar13.html

10.10.2007

 

 

 

Bu yazı toplam 858 defa okunmuştur.
Yorumlar
tuncay acehan
12 Ekim 2007 Cuma 05:49
milli eğt,. md.
ufuk bey, bu milli eğitim müdürlüğü meselesini anlamadım...
şaka mı, ironi mi?
çubuk platformu ile ilgili bir iğneleme mi**?
bi, anlatıversen...
tuncay acehan
12 Ekim 2007 Cuma 05:30
ufuk neşeli'ye
ufuk kardeş…
şeker yasağı benim yazımdaki çerçevede tatbik edilebilse, kola’cılardan çikolatacı’lara kadar; ülker’den cevher’e kadar; rahmetli şekerci hamit togay’dan baklavacı müzeyyen derin teyze’ye kadar bir çok sektör menfi etkilenirdi…
hatta bizim sektör bile olumsuz etkilenirdi…
açıkçası, şekerleme ile ilgili hiçbir firmayı, üreticiyi ve tüccarı kayırmam veya tutmam mevzubahis değildir…
gaye, toplumun ve bilhassa yeni neslin sağlık konusunda doğru yönlendirilmesidir… bizden üç-dört kuşak öncesi nesil, saf kristal şekeri hiç tatmadıkları için çok şanslıydı… benim bahsettiğim dönem, onların zamanıdır… babana bir sor, istersen...
çocukken ben de senin gibi, bisküi arası lokum+gazoz, keçiboynuzu ve elma şekeri yedim… bugünün bebeleri de cips, kola, çikolata yiyorlar…
ama, yanlış…! doğru olan, eskisiydi…
bak, o yüzden her sabah deli danalar gibi, dışarılarda koşup duruyoruz…
senle beraber taaa karagöl’e kadar yürüdük…
derdimiz neydi? işte, o yediklerimiz şeker ürünleri yüzünden…
28 ekim’de miğre dağına yürüyoruz…
gel de o yediğimiz lokum ve elma şekerlerinin kalan borcunu ödeyelim… zekai erkan'ı da çağır...
ama bu sefer yine düşüp bayılma !!!
tuncay acehan
12 Ekim 2007 Cuma 05:26
müslüm demir'e
müslüm hocam,
senin kadar derin edebiyat ve şiir müktesebatım yoktur…
bu dizelerin sahibinin ismini bağışlar mısın, lütfen..!
ayrıca, bu şiir her ne kadar “elleri şekerden yapış yapış çocukların” tarafsız ve eleştirisiz bir fotoğrafını veriyorsa da, ilköğretim çocukları adına şekere karşı verilen koruyucu sağlık mücadelemize omuz vereceğini ümid ediyorum…
iyi ve şekersiz bayramlar...
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Cubuk Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 9110397 / cubukhaber06@hotmail.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim