• BIST 1.198
  • Altın 487,136
  • Dolar 7,9168
  • Euro 9,3577
  • Ankara : 11 °C
  • İstanbul : 16 °C
  • İzmir : 16 °C
  • Trabzon : 19 °C
  • Antlaya : 0 °C

Aşırı Terleme Depresyonu Tetikliyor

07.04.2010 15:08
Aşırı Terleme Depresyonu Tetikliyor
Havaların ısınmasıyla birlikte koltukaltı, yüz, eller ve ayaklarda kendini gösteren aşırı terleme birçok psikolojik sorunu da beraberinde getiriyor.

Günlük  hayatın en alışılageldik sosyal davranışları olan yüzyüze bakarak konuşma ve el sıkışma büyük bir işkence haline geliyor. Kat kat giyinmenin mümkün olmadığı bahar ve yaz aylarında, koltukaltlarında oluşan ter izleri rahatsızlık verici görüntüye neden oluyor. Kişi, rahat hareket edemez hale geliyor, kolunu kaldıramıyor.      

Ev ziyaretlerinde ise ayakkabıların çıkarılması gerekliliği önemli bir rahatsızlık oluşturuyor. Terleyen ayaklar, yere basıldığında veya alta alınıp rahatça koltukta oturulduğunda ter izi bırakıyor.

 

BULAŞICI HASTALIK TAŞIYOR HİSSİ YARATIYOR

Sosyal fobi içinde değerlendirilen bu tarz terleme sorunları, insanları sosyal ortamlardan uzaklaştırıyor ve insanlarda şiddetle kaçınma davranışı meydana geliyor. Yıldırım, kişilerin bulaşıcı bir hastalık taşıyormuşçasına kendini karantinaya aldıklarını belirterek, "Terleme sorunu yaşayan insanlar, insan içine çıkmaz istemez. Arkadaşlıklarına mesafe girer. Sevgili edinemez. Çünkü çok terlemektedir ve bu durum son derece rahatsız edicidir. Öz güven kaybı oluşur. Kişi, giderek daha da kötü hissetmeye başlar. Depresyon kaçınılmaz hale gelir” dedi.

ERGENLİK DÖNEMİNE DİKKAT

Aşırı terlemeyi psikolojik açıdan en tehlikeli hale getiren dönem ise ergenlik dönemi. Sosyal ve özel ilişkilerin merkez oluşturduğu bu dönemde, aşırı terleme, gençlerde yoğun bir kısıtlanmaya neden oluyor, utanma başgösteriyor. Buna bağlı olarak, kaçınma davranışı ortaya çıkıyor. Ergen, ne sınıfta rahat konuşabiliyor ne de arkadaşlarıyla düşünmeden vakit geçirebiliyor. Sevgili edinemiyor. Uzmanlar, bu soyutlanma sonucunda derin bir özgüven kaybının oluştuğunu ve buna bağlı olarak kişilik temelinde yoğun hassasiyet ve kırılganlık meydana geldiğini belirtiyor.

AŞIRI TERLEME KENDİ KENDİNE İYİLEŞMİYOR

Aşırı terlemeyle ilgili mutlaka doktora gidilmesi gerektiğini vurgulayan uzmanlar, hiperhidroz (aşırı terleme) tanısı konmuş kişilerde bu hastalığın kendi kendine iyileşmesinin mümkün olmadığını kaydediyor. Eğer hiperhidroz başka bir hastalığa bağlı olarak ortaya çıkıyorsa (ikincil hiperhidroz), söz konusu hastalığın iyileşmesi ya da tedavisi ile geçebiliyor.

Aşırı terleme, ameliyat tedavisiyle önleniyor. Ameliyatın etkisi ameliyat sırasında, sinirin kesilmesi veya sinire klips takılması ile hemen başlıyor. Ameliyat sırasında ellerin kuruduğu farkedilir ve aynı zamanda sempatik baskının kalkması sonucunda ellerdeki damarlar genişlediği için oksijenlenmeleri artar ve ısınır. Hasta ameliyattan aşırı terleme sorununundan kurtulmuş olarak uyanır.

Ameliyattan iki yada üç hafta sonrada, geçici  terleme boşalmaları olabiliyor. Genel başarı oranı ise yüzde 93-98 arasında.

CERRAHİ DIŞI TEDAVİ SEÇENEKLERİ

* Botoks – sık tekrar gerekiyor. (4-6 ayda bir)
* Liposuction (koltuk altı terlemesi için) - koltuk altı yağ dokusunun çıkarılması işlemi.
* İontoforez; (düşük voltaj elektrik uygulaması – özellikle el terlemesi için) Bazı hastalar her hafta, bazıları da en geç ayda bir defa uygulamaya ihtiyaç duyuyor. Yan etki olarak bazen avuç içlerinde soyulma, işlem sırasında batma-şok hissi bazen çok rahatsız edici olabiliyor. Etkisi çoğu zaman geçici oluyor.
* Kremler, losyonlar, aluminyum klor ajanlar - Etkileri geçici ve çok başarılı bulunmuyor.
* Ağızdan alınan ajanlar (depresyon ilaçları, vb) - Bu ilaçlar bazen kendileri de aşırı terlemeye neden olabiliyor. 
* Diğer ilaçlar – kalp ilaçları (Propranolol) ve kolinerjiklerin etkisi düşük ve genellikle kısa ve çoğu hasta bu ilaçları uzun süre kullanmıyor. 

CERRAHİ TEDAVİ SEÇENEKLERİ

* Kapalı cerrahi (Endoskopik Torakal Sempatektomi (klipsli ETS)) – En sık kullanılan yöntem.
* Açık cerrahi – Standart cerrahi işlem olduğu için hastane yatış süresi uzun ve ameliyata ait (ağrı, vb) sorunlar daha sık görülüyor. ETS yapılamayan (akciğerlerinde aşırı yapışıklığı olanlarda) tercih ediliyor ve başarı oranı ETS ile aynı.
 




 

     

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Çubuk Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0312 9110397 / cubukhaber06@hotmail.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim